Çarşamba, Ekim 19, 2011

geceler,ben ve deniz

Havaların soğuduğunu Ares'in artık kanepeye oturmasından anladık.Bütün yaz banyo ve parkede yatan Ares iki gecedir kanepede uyumaya başladı.
Dağlarda da kar var,zirvelerde ama biz hala gündüz kısa kollu gezebiliyoruz.Hatta bu sabah iki turist vardı Çalışta denize giren.Geceleri serin artık ama evde hırka giyiyorum otururken.
Bahçe görüntüleri zamanı geldi, ilk bulduğum fırsatta kendimi bahçeye atmayı düşünüyorum,oysa evde çok işim var.Eşyalardan çok sıkıldım.Sadeleşmek istiyorum bu ara. 
Eskisi kadar telefonla konuşmayı sevmiyorum.Son zamanlarda sevdiklerim bundan şikayet ediyorlar.Burcuyla olsun Annemle olsun çok konuşurdum ben.Artık konuşmadığımı farkettim.Telefonla konuşmayı sevmiyorum .Çağılda bazen arıyor.
Telefon açıp -Alo ben senin İstanbulda yaşayan oğlun Çağıl diye lafa giriyor mesela.İş görüşmeleri de sıkıyor beni .Uzun zamandır iş içinde fazla konuşmuyorum.Çok özlediğimde  sevdiklerimin sesini  duymak beni hırpalıyor düşülenenin tersine,çok özlediğimde arayamıyorum işte.Sesini duyduğumda atlayıp gidesim geliyor,kafam karışıyor,motivasyonum bozuluyor.Bu yüzden daha az arıyorum.
Eski mailleri okuyorum bazen, canım sıkıldığında mesela.Burcuyla yazışmışız.Neler yazmışız, dertleşmişiz, şikayet etmişiz hayattan, gülmüşüz komik olaylara,kızmışız, dedikodu yapmışız :)
Şarkılar var, not almışım.Linkler yollamış arkadaşlarım, onları dinliyorum mesela.En çok sevdiklerimde bahçe slaytları var.Çiçek ve bahçe görüntüleri sevdiğimden.
Bu gece uykum yok.Gece kuşu halleri yani.Daha da yazsam yazarım aslında...
Bazen merak ediyorum mesela, benim sevdiklerim benim onları sevdiğim kadar beni seviyor mu..? :)  Ben onlar beni sevsin diye onları  sevmiyorum ama merak ediyorum. Bu gece karmaşık bir yazı oldu farkındayım.Fazla uzatmadan
bu haftaki etkinliklere geleyim en iyisi...
21 Ekim cuma gecesi Genco Erkal "Nereye gidiyoruz" Tiyatro oyunu saat: 20.00 FBKM
Salonda görevliyim,sanırım kapalı gişe oynayacak oyun,çok az bilet kaldı :)
23 Ekim Çaış Karnavalı Ekim 2. el pazarı
23 Ekim pazar günü saat 10.00 da Cumhuriyet Kadınları Fethiye Şubesi Tanışma Kahvaltısı var birde.
-Yakamoz Restaurant -Fethiye-
ve
Banu Avar Fethiye de konferans verecek...
24 Ekim pazartesi günü " Kaçın Demokrasi Geliyor" saat 17.30 da FBKM de.
Günün şarkısı 
Zaten keyfim yoktu, geceyarısı şehitleri de duyunca sabahladım tabii ki.Zammış,güncellemeymiş,bakanmış,sözcüymüş oğlunu ,sevdiğini toprağa veren bir kadına bunlar neyler ki..?
Edenler ettiğini bulsun, göz yuman ve çanak tutanlar ise daha beter olsun.

3 yorum:

Kiraz Limanı dedi ki...

Bazen susmak bir çok şeyi anlatan bir eylem olur..En azından benim için.En yakın arkadaşım bana birlikte susabildiğimiz ve neden sustuğumuzu sormadığımız için arkadaşız demişti..Yazdıklarınızı okurken hatırladım birden.

Bebekten dolayı çok fazla yazamadım..Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.Bu yaz planlarımın arasında Fethiye'ye uğramak var sırf sizi görebilmek için :)

Sevgiler,
Yurdanur

Anonim dedi ki...

şehitler...beni benden aldı..Allahım hiç bir anneye çocuğunun ölümünü yaşatmasın..bunlar insan,hayvan(canını yakarsan acıtır)değil..ne diyeceğimi bilemiyorum..hasta oldum..

Zehra Gürgen dedi ki...

Bende telefonla konuşmayı sevmiyorum.Annem ve kız kardeşim en uzun konuştuğum iki insan bazen onlarla da dinleyici olarak sürdürebiliyorum..
Susmak bir başlangıçtır..