Pazartesi, Temmuz 02, 2012

Gündüz Güneşe Gece Yıldıza...*



Sadece pazar, o da işimiz yoksa karavana gidip denize giriyoruz.Dün güneşi orada batırdığımın da resmidir.Pazar sabahı altıbuçukta uyandım.Uzunbeyi uyandırmamak adına bahçeye çıktım.Bir buçuk saat sonra içeri girdiğimde Uzunbey oturmuş beni bekliyordu.Biraz mutfağı toparladım biraz oyalandım, ben bir an önce denize gitme isteğinde olduğumdan hemen giyinip hazırlandım.Karavan Koca Çalış'ta olduğundan genelde bizde yoğun olduğumuzdan denize ancak haftada bir zaman ayırabiliyoruz.O da arkadaşlarla başka randevumuz ya da işimiz  yoksa.Her sabah eve daha yakın olan tarafta yaz kış yürümeye çalıştığımızdan plajın diğer ucu olan Koca Çalış'a pek gidemiyoruz.
Çalış Plajında sabahları deniz çarşaf gibidir, ben dalgalı deniz severim gerçi ama o sabah çarşaf gibi denizde yüzmek istedim.Sonra dalgalı halinde yüzmek istedim.Gerçi ben denizin her halinde yüzmek isterim :) Yeter ki su olsun.
Pazar pazarından yumurta alıp karavana geçtik, Uzunbey bize kahvaltı hazırlarken ben denize girdim,yüzdüm, yüzdüm,yüzerken Uzunbey gelip beni almak zorunda kaldı denizden.Karavan zaten kumun bittiği kısımda, plaj geniş olduğundan deniz kısmı seçilemiyor.

Çay keyfiyle kahvaltı devam etti.
Sonra Ares'i de denize sokmaya gittik.


Plaj taşlık, kumla karışık taş.Caretta caretta'larında üreme yeri. Bu bölgede üremelerinin sebebi bu plajda martıların olmaması.
Ares pozu.
Mendos (solda) Babadağ sağda, Fethiye manzarası.
Kızıl kirpiklerine kurban olduğum :)) İçimden o kirpikleri öpmek geliyor bazen.
Tipik Asortik Krep pozu :)
Öğleden sonramı plajda uyuyarak ve kitap okuyarak geçirdim.Akşam üstü beş çayımızı atlamadık tabii ki.Bir ara Uzunbey yandaki plaj komşularıyla kavun-rakı merasimi yapıyordu :) Ben en sevdiğim saatler olan akşamüstünü deniz kıyısında etrafı seyrederek ve fotoğraf çekerek geçirdim.Hoş ben deniz kenarının her saatini seviyorum ya neyse.
Fethiye Körfezinin Göcek Adaları kısmı görüntüsü...




Ay çıktığında plajda olmak, diğer taraftan güneşin batması çok güzeldi.
-Romantiklik mi bu ?  :)

Kızıl ada .

Tatil konusunda bir kaç yazı öncesi Özge'ye verilmiş bir sözüm vardı. Onun ve Fethiye'ye gelmek isteyenler için bir kaç adres vereceğim.Normalde bizler tavsiye üzerine insanları bir yerlere yollamak istemeyiz,tatillerle ilgili insanların beklentileri yüksek olduğu için ve kimseye kefil olmak istemediğimizden ve otel sahibi olmadığımızdan, hep tereddütle yer tavsiye ederiz.Bizlere bunlar çok sorulur, benim bloğum zaten gittiğim yerlerin bir çeşit tanıtımı gibidir, yapabileceğim en azından benim gittiğim yerlere giderseniz bir sorun olduğunda rica edebilme lüksüm vardır diye düşünürüm.Bu yüzden Özge'ye söz verdiğim üzere bir kaç adres paylaşıyorum.Böylece bana özelden mail atmanıza gerek kalmadan bu sayfadan bakabilirsiniz.Bir sorun olursa beni arayın :)) Bana uğrarsanız  bir kahve de sözüm olsun.

Ölüdeniz'e yakın otel :  http://www.celayhotel.com/   Hisaörönü-Ovacık

Çalış'ta otel :   http://www.ibrahimbeybutikhotel.com/index.html 

Çalışta apart : http://www.kiralikesyaliev.com/   1+1 eşyalı, mutfağı dahil 4 kişi için eşyalı,havuzlu  ev.

Yanıklarda apart : http://www.kiralikesyaliev.com/detaylar_oasis.html   kiralık eşyalı havuzlu, 4 kişiden fazla konaklamalar için dubleks villa ve apart.

Üzümlü'de villa : http://www.uzumlu.com/   Başımı dinleyeyim istersem denize giderim tarzı, yüzme havuzlu,  eşyalı villa.

... ... ....


*Başlık:
"Dolu dolu yaşa hayatı,
 Dilini keşkeler sarmasın.
 Ve öyle birini sev ki;
 Gündüz güneşe, gece yıldıza ihtiyaç kalmasın. "

Can Yücel

... ...

BUGÜN GÜNLERDEN MADIMAK...!!! 35 yıldız da orada yandı, ruhları şad olsun.




Listede yakmadık diyen partinin avukatları var, bir bakın  bakalım kimler savunmuş sanıkları...
-Listeyi blog yayımlamıyorsa maille gönderebilirim. asortikkrep1@gmail.com
Birde sayaçtan bloğa yorum yazıldığını görüyorum ama blog onayı için girdiğimde yorum gözükmüyor.Yorum saatleri birbirini tutmuyor, bu da demektir ki yorumlarımız bile kontrol altında. Hala  uyuyanınız varsa haberiniz ola.
Güncelleme: Tam bu son cümleleri yazdım bir mail geldi,izninizle paylaşıyorum.
Son çıkarılan yasa ile ilgili olarak "Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu" adı altında, tıpkı RTÜK gibi bir kurul
e-mail gönderilerini ve Web sitelerini denetim altına alarak,
muktedirlerin hoşuna gitmeyen gönderi ve siteleri
takip ederek, gerekirse istediklerini sorgulayıp yargılayabilecekler.
Kısacası fasit bir sansür uygulaması aşamasına daha geçilmiş
bulunuyor.

Bana gelen bu iletiyi  ben de sizlerle paylaşmak istedim.

Ülkemizde BTK ( Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ve İnternet
Üst Kurulu "denetleme" başlığı altında bir çok özel çalışma
yapmaktadır.

Bu denetlemeler çağımızın etkin iletişim araçları olan
E-mail,Facebook,Twitter ve benzeri alanları da kapsamaktadır.
Bu noktada hükümet karşıtı yazılan,paylaşılan ve yorumlanan her konu
için takip başlatılması söz konusudur.

Savcılıklar ;
"Siyasi ve ideolojik içerikli haber paylaşmında bulunmak, yazılı ve
resimli paylaşımlarla devlete ait kurum ve kuruluşları aşağılamak,
devlet büyüklerine karşı küçük düşürücü paylaşımlarda bulunmak,
Başbakan'ı ve partisini hedef alan paylaşımlarda bulunmak,
kamuoyunu hükümet ve Başbakan aleyhine olumsuz yönlendirmeye dönük
onur kırıcı ibarelerin kullanıldığı ifade ve paylaşımları yaymak"

suçlamaları ile dava açabilirler.
Sonuç olarak kişisel güvenliğiniz ve hürriyetiniz için yukarıda
belirtilen konularda dikkatli olmalısınız...................................................................................


Şimdi o yukarıdaki avukatlar Madımak Davasından tutuklu, kameralarda yüzü , adları tutanaklarda geçen kişileri savunacaklar hiç bir şey olmayacak, ben adlarını paylaştığım için savcı bana dava mı açacak..? Bunu mu demek istiyorlar..? ....? 





Not: Bu arada aşağıdaki yazıda bulunan Atatürk Orman Çiftliği imza kampanyasına sık sık bakıyorum arkadaşlarım imzalamış mı diye..Bir çoğu daha imzalamamış :( 

13 yorum:

Red Riding Hood dedi ki...

Deniz, kum, güneş :) Ares tadını çıkarıyor :))) İyi tatiller Asortiğim.

*kelebekana*-* dedi ki...

aresli pozlara bayıldım ..çok güzeller ..keyifli zamanlar ...

Sevil Aslan dedi ki...

ahh deniz diyorum maviliği kokusu beni mest eder herzaaman..hele aksam gunes batarken denıze gırmenın keyfıı bambaska..resimleriniz çok ama çok güzel...bol bol yüzün keyfine varın..:)

esradan dedi ki...

"Dolu dolu yaşa hayatı,
Dilini keşkeler sarmasın.
Ve öyle birini sev ki;
Gündüz güneşe, gece yıldıza ihtiyaç kalmasın. "
ne kadar güzel ve anlamlı bir dörtlük...deniz...mehtap...en kısa zamanda bizde ordayız.iyi tatiller

fiamma dedi ki...

Ares hep ıslak:)) denizi seviyor:)) Resimler günbatımı çok güzel ve taşlar aklımı aldı.Haftada bir de olsa bu manzarayı solumak güzel olmalı.

Sansür konusunda daha aydınlanamadık kimsenin haberi yok, bende bu konuda yazdım bloğumda ama ne faide:(

Asortik Krep dedi ki...

Red riding, şeker biz çalışıyoruz ama evet haklısın tatil gibi birazda.

Kelebekana, dünyada bebeklerden sonra ruhları en temiz olan hayvanlar sanırım :))Herşeyi gözlerinden okuyorsun :))

Asortik Krep dedi ki...

Sevil Hanım, bende denizi çok seviyorum.

Esra, bekliyorum o zaman :))

Fiamma, zaman işliyor,yakında çıkar kokusu, yapılan değişiklikleri anlatmaya zamanımız yetmiyor,hangi aksaklığı anlatalım.

sessiz balik dedi ki...

ben bloga yazarken hep bir çekinceme duyuyorum zaten ama sen yanmasam ben yanmasam demiş de şair ; haksız yere yanmak da istemez hiçkimse değil mi ?

Asortik Krep dedi ki...

Sessiz balık, hakaret yazmadan gerçekleri yazmak gerekiyor.Tıpkı benim yaptığım gibi.Bela okuyup,küfür yazmak çözüm değil.

öykü dedi ki...

Bu senın bırlıkte gezıyormuscasına hıssetıren yazılarına bayılıyorum:))

Ordaymıscasına hıssedıyorum kendımı

Bı de o kopege ben kocaman sarlırım kı:)
operım onu:)
canım benım

Oglak Kizlari dedi ki...

Yine dolu dolu bir yazı teşekkürler.

Deniz özleyen anne Çiğdem

Defne Soysal dedi ki...

Aynı mehtap şu anda karşımda senin çektiğin fotoğraftaki de ayno ayın görüntüsü. Bulunduğumuz yerler çok uzak olsa da baktığımız ay,güneş aynı.Nasıl bir ironidir bu? Fotolar çok güzel.Şiir de. Ares'de.

Adsız dedi ki...

Çok teşekkür ederim bilgiler için.Ama özelden mail atan ben değildim.Oğlum rahatsızlandığı için ,uzun süre internete giremedim.Yazınızı, henüz şimdi görebildim.Eğer oralara gelirsek bir kahvenizi içmek isterim.Ama 3,5 yaşındaki oğlum kahveyi sonuna kadar içmeme izin vermeyebilir.Çok hareketli çünkü:)İstanbul a yolunuz düşerse bende kahve içmeye beklerim.Özge