Cuma, Kasım 15, 2019

Kanser günlüğü..

4. kemoterapiyi aldım. Dinlendim.dün dışarı çıktım. İlk dışarı çıkınca ayakları titriyor insanın.Boru değil kemoteropi ağrısı bu. Artık böyle yazacağım.Çünkü anlamayan bir güruh var ortada. Sizi 6 saniye dinliyor, ya cümlenizi tamamlamaya çalışıyor, ya da siz söyledikten iki saniye sonra aynı olayı soruyor. İnsanlar mı değişti ? Biz ne zaman bu kadar çekilmeyen insanlar olduk? Her şey görüntü.Görüntü var ses yok.Bir dönem bloglarda temizlenme yazıları okuyordum.Şunu hayatımdan çıkardım, bunu çıkardım. Facebook' umu temizledim falan. Ermiş onlar bence.Bu kadar öngörülü olduklarını tahmin etmiyordum.

Bu dönem 70 yaş insan-kadın - erkek  yaş grubunun arasına düştüm. Allahım, birbirini kıskanmalar, arkadan iş çevirmeler, sidik yarışı, bir anaokulu halleri... Şimdi önlemleri alıp temizliklere,uzaklaşmalara ancak başlayabildim. WhatShap gruplarına hasbelkader düşmüşüm. Toplanıp birbirlerine haber vermeden yakın arkadaş ! grubu ile buluşup, sonra ektikleri kişiler görsün diye bunu grupta paylaşan insanlardan  bahsediyorum. Evet, doğru okudunuz. Kandırıp,resim çekilip sonra da aman doğaçlama oldu bu diye buluşanlardan. Sonra doymayıp, bir ertesi gün tekrar başka yerde buluşup resim çekilmeler. Bunları size yazıyorum, çünkü huyumu biliyorum.Gidip gruba yazıp Dr bu ne? diye bağırasım geliyor. Ben kanser tedavisi görüyorum. Beklentim hiç değilse motivsyonumu bozma.. Bize uygun gördükleri davranış bu. Bilmem anlatabildim mi? Ha buluşup buluşmamaları umrumda değil.. Zaten gitmek istemiyorum ama benim takıntım da bu insan davranışları.Bunları birbirlerine yapmalarına dayanamıyorum.Bana yapması şart değil ve bunlar arkadaş ya da biz öyle sanıyoruz.Neyse temizlik başladı.Herkes hakettiğini yaşar. Ben çok adil olmakla tanınan biriyim :) Ölene kadar ismime leke sürdürmeyeceğim.

Hazır dedikodu yapmışken, instagrama bunu yazamam diye buraya yazayım dedim. Çok mecbur kalırsam alıp karşıma kendilerine soracağım ama bugünkü dersimiz insan davranışları. İstanbul' dan Fethiye' ye geçiyorum. Ayrıca blogları herkes okumuyor şu an ve rahat yazmayı özlemişim.
Şimdi Fethiye'deki köylü komşu dedikodusu bu. Mayısta gittim.Kanseri yenmişim, süt alıyorum ondan. Evin etrafına ot dikerek pazarda satan biri bu. Eskiden evliyken eski eşim,pazara kadar arabasıyla onu bırakırmış,iyilik yaparmış yani,  ben gayrimenkul işi yaptığımdan belirli saatlerde evden çıkmıyorum.Fethiye zaten sıcak, sabah daha geç çıkıyorum falan. Tabii artık işine yaramıyorum ya beni pek sevmiyor. Zaten döndüğüme de çok sevinmiş gibi gelmedi, kalkmış bana kanserken bile güzelsin dedi ... Ha ha ha :))) Kahkaha atasım var. Gülünce bu kadın niye güldü diye bakan bir insan güruhu da olduğu için kahkaha atmadım ama oha oldum yani. Saçın yoksa sana bakmaya korkan bir kitleden bahsediyorum. Bakışlarından ben korkuyorum, kanserden değil. Ölümden korkmuyorum, yaşamak istediklerimi yaşamadan gitmekten korkuyorum.

Bundan sonra bloğu kanser günlüğü yapacağım. Etrafa söyleyemediklerimi buraya yazacağım. Aynı takma isimlerle yazdığımız günlerde ki gibi. Ey blog sen ne günler gördün be !  2005 Kasımından beri yazıyorum. 14 yıl olmuş. Ne güzel olmuş da yazmışım.Daha çok dertleşmişim. Hayatımı anlatmışım. Kendime kodladığım, ancak ben okuyunca anlayacağım bir dili de var, itiraf ediyorum.Yani blog içinde blog.

Eski günlerle ilgili itiraflara gelirsek de. Son bir kez yazıyorum. Bir daha da yazmayacağım. Hani ileride bir şey olursa... Ben yanlış insan sevmişim, sahiplemişim, mutlu olmaya çalışmışım.Bunu bu hastalığı yaşarken anladım. Kanser bir yandan da hayatı temizlemek demek, yanlışlarını farketmek, geçmişin sorgulamasını yapmak. Dönüp yanlışlarını düzeltmek için belki çok zorlu bir şans..Adına ne derseniz deyin. Evli iken hasta olsaydım, çoktan ölmüştüm. Bu hastalık zayıflık kaldırmıyor bunu anladım.Sevgide, ilgide, kişilikte, hayatın her alanında.

Hayata dönüp baktığımda en güzel taraf çocuğum. Sonra ailem. Gerisi boş.Bunları yaşamda karşınıza gelmeden birde ben yazmak istedim. Yani tüm zenginliğiniz kişiliğiniz ve aileniz.Onları içinizde besleyin.Gerisi boş.

7 yorum:

Anonim dedi ki...

Eski bir kanser hastasi olarak günlügünüzü okuyacagim. Dediklerinizde haklisiniz. Kanserin ya da benzer olaganüstü anlarinin bize ögrettigi- hissettirdigi- en önemli sey gercekten kendimizi daha iyi tanimamiz.

Güclü durusunuzu, dürüstlügünüzü, ailenize duydugunuz derin sevgiyi cok derinden hissediyor size yolunuzda iyi tecrübeler diliyorum.

Sevgiler

Nilgün K.

Asortik Krep dedi ki...

Nilgün K. Hızlı cevaplara bayılırım :)

Editör dedi ki...

Allah şifa versin...
Beslenmenize dikkat edin.Bol açık hava ve sizi yormayacak işler yapın.

parıldayan çiçek dedi ki...

İnsanların gerçek yüzlerini görünce iki yüzlülük deyin bencillik deyin. Aslında hep insanlar öyle. Siz farklı bakış açısıyla baktığınız için. 70 li ergenler gözlemi iz beni gülümsetti. Acil şifalar.

fatma dedi ki...

İnşallah geçecek hastalığınızda, bu negatif zamanlar.
İnsan belli yaştan sonra daha sorguluyor hayatı hele de böyle bir hastalıkla karşılaşınca. Evet, ayrılık bu günlerde güçlü durmak içinmiş.
Sizi çookk uzun zamandır takipteyim ve yine sağlıklı günleri de yazacaksınız, buna inanıyorum.

Sevgiler

Kiremithanem dedi ki...

Severek okuyorum okuyacağım sadece rengi beyaz olsa sayfanın ya da daha açık bir ton yazıyı bir yerden sonra bırakmak zorunda kalıyorum.
Sevgilerimi bırakıyorum takipteyim.

sessiz balik dedi ki...

Merhaba ,
Sana kendimi çok yakın hissediyorum . Yazdıklarını yazmışım gibi. Temizlik dediğin şeyi yapmış birisiyim , acaba kendimi çok mu yalnız bıraktım diyordum ki , senden "onlar ermiş" lafını duyunca yaptığımın doğru olduğunu bir kez daha anladım . Evladınla sınamasın hayat ablacım . Yazılarını bekliyorum , ve de iyi haberlerini , dilerim bir İstanbul seyahatimde de birer kahve içebilelim. Sevgiyle...