Perşembe, Ocak 04, 2007



Tatilimiz güzeldi..Biz her zaman tatile çıkamadığımız için genelde işle ilgili bir şey konuşmamaya çalıştık..Aynı işte çalışan bir karı-koca için bu zor bir durum ama başardık..Üç gün boyunca Çağıl bizim kankamız oldu :)) Çünkü otelde onun yaşında genç yok denebilecek gibiydi..Burada kalmamamızın bir sebebi de Fethiye' de herkes tanıdık olduğu için tatil yapamamamız..Bir şekilde muhabbet gelip işe dayanıyor :) Gerçi Antalya depoya gittiğimizde hemen otoparkta 3 Fethiyeden tanıdığımız araba, bir evli olmayan ama elele dolaşan bir çift :) -ben tanıdım ama görmezden geldim ağzım çok sıkıdır benim , sormayın söylemem - Çağıl'ın öğretmeni ve otoparktaki arabalardan birinin sahibini gördük..

Aslında söze evin önünden arabaya bindikten sonra başlamalı..Pazar sabahı yani eski yılın son günü, Kurban Bayramının ilk günü akşamdan ve bir gün önceden hazırlık yaptığım için erken denebilecek bir saatte yola çıkabildik..Antalya için Fethiye' den iki yol var..Biri yayla yolu,dağlardan diğeri sahil yolu Kalkan ve Kaş 'tan gidilen..Yayla yolu kısa 2.5 saat sürüyor ama hem etraf bomboş hem de yağışlı olduğunda kardan yol kapanabiliyor..Bu yüzden daha önce de gittiğimiz sahil yolunu tercih ettik..O kadar güzel manzaraları var ki insan resim çekmeden duramıyor..Aşağıdaki resimleri ben çektim çoğunu da arabadan..Hava da çok güzeldi..Etrafa bakına bakına 3- 3.5 saatte Kemer'e vardık..Marinanın hemen arkasında olduğu için otele giriş yaptık ve Çağıl'ın en çok sevdiği kısım olan yemek faslına girdik..Otelde çoğunlukla Almanlar ve beşte bir oranda Türkler vardı..Kış olduğu için ve genelde kapalı mekanlarda olduğumuz için otel kalabalık geldi..Çoğu kez restaurantların küçük olmasından dolayı masa sırası bekledik..Onun dışında kapalı havuzu taş çatlasa 4 kişiyle paylaştık..Saunaya hep yalnız girdik ve oğlumun en çok sevdiği masa tenisini devamlı oynadık..Bir gün Kemer'i dolaştık sahilde biraz..Bir gün Antalya'ya gittik öğleden sonra..Ancak Koçtaş'ı bulamadık onun yerine Tekzen'i gezdik..Birde Uzunbey beni Depo'ya götürdü..Orayı gezerken asılma depoya gider diye bir espri yaptı ama yeni nesil Çağıl Bey bizim espriyi anlamadı :P Depo aslında Deepo diye yazılıyor ama ben Depo diye yazıyorum..İngilizce isimler hoşuma gitmiyor alışveriş merkezlerinde..Depo işte; Deepo diye de yazsan Depo, Depo diye de yazsan Depo! Bir de Beylikdüzünde var uydurmasyon bir isim..Beylicium ismine sinir olduğum için içini gezmedim..

Neyse otelde bol bol masa tenisi oynadık oğlumla..Tatilin en keyifli yanı buydu..Ben bol bol yolda fotoğraf çektiğim için benle dalga geçtiler hep..Çağıl Uzunbey'e Antalya'ya gittik, iki nokta yanyana deyip durdu..Ben cümlelerde iki noktayı yanyana kullanıyormuşum diye :) Ben de hiç alınmadım valla. Öyle kullanmayı seviyorum , kime ne ki! Evde de açık büfe yemek istiyormuş bizim evin küçük erkeki..Haftada bir olabilir diye cevap verdim ama akşamları saat yediden sonra nasıl olacak o iş bilmem artık..Annemle ve Burcuyla hemen hemen hergün iki defa konuştuk..Antalya'da Depo' dan kendime çok güzel bir spor ayakkabısı aldım..Uzun uzun yürümeyi düşünüyorum ya artık yardımcı olsun diye..Oğluma da çok güzel bir GS forması aldık..

Uzunbey'le Çağıl'a tatile gitmeden buradan yılbaşı hediyelerini almıştım zaten..Onu da anlatayım da benim çatlak ayakkabıcımla tanışmış olasınız..O nereye geçerse bende o mağazaya geçiyorum ..Artık birbirimize alıştık hatta Uzunbey'le Çağıl'ı yalnız gönderebiliyorum..Bu cümleden onlara güvenmediğim anlaşılmasın çünkü ben modelini beğenmediğim bir şeyi oğlumun ve eşiminde giymesini istemem..(amma kontrolcü olmuşum ama Uzunbey'le zevklerimiz uymaz, ona karışamıyorum..Bende Çağıl' a karışmaya çalışıyorum şimdilik,çoğunlukla da beğeniyor..Aslında büyüdükçe zevkimi, daha çok beğeniyor diyelim)Bu satış elemanı kıza gittim arifeden bir önceki gün güya Akdeniz' de yaşıyoruz ama yani deniz memleketi ve hava çok güzel yani çok zorlasan terlikle bile dolaşırsın..Bütün terlik çeşitleri raflardan kalkmış..Ona, bana terlik lazım dediğimde ne o Havaii' ye mi gidiyorsun dedi..Hoş gidebilirim de artık burada alıştım bu muhabbetlere ..Sen bana erkek Ceyo terliklerinden iki tane veriver dedim ve kışa bıraktığım için bu alışverişi kendime uyuz oldum..Normalde gelecek sezon alışverişimi yaz bitmeden yaparım da ben..Birde çıkmışken Uzunbey ve Çağıl'a kazak ve bir iki üstbaş da aldım bayram için hediye..

Cuma biliyorsunuz ki Tijen'le buluştuk, cumartesi de bavul hazırladım..Hazırlarken aklıma hep Ayçiçeği geldi nedense :) O da bavul hazırlamayı anlatmış ama ben mi yaşlanıyorum yoksa çok mu yorgundum bilmem bu sefer bana çok zor geldi..Herkese bir valiz ayarladım..Kendime ve herkese bir makyaj ve banyo ürünleri çantası yaptım..Bilgisayarı da aldık ama girmedik orada..Net bağlantısı yoktu odalarda ve otelde..Bir tane havuz için spor çantası aldım omuza asılan..Çünkü havuz kıyafetiyle yukarı çıkmadık hep aşağıda duş alıp ,iç çamaşırlarımızı soyunma odasında değiştirdik..Asansör vardı her kata ama kış olduğu için ıslak ıslak gezilmiyor.Kendime cüzdanım ve cep telefonlarım için küçük bir çanta aldım yanıma..Böylece yemekte de masa üstüne bile konduğundan yer ayarlamak için iyi oluyor..Hem de derli toplu duruyor cepler..Her gün için ayrı kıyafet aldım spor ama şık..Ona göre de gümüş takı..Gündüz ve gece için yeni aldığım deri botlarımı, spor için ayakkabı, oda ve duş içinde terliklerimi..Bunları ayrıntılı anlatıyorum çünkü her otelin sistemi ayrı olabiliyor..Ben terliksiz basamam yere..Hele ıslak zeminlerde sağlıklı değil hijyen açısından..Yatarken yatağın yanına koyarım gece kalkarsam da ayağıma giymeden çıplak ayak gezemem..Otelin en beğendiğim yanı manzarasıydı..Bir tatil maceramızda böyle bitti.Döneceğimiz gün hava yağmurluydu ama sahil yolu yine de çok güzeldi..Eğer arabayla yola çıkanlardansanız mutlaka bu yolda bir sefer yapmanızı öneriyorum..Tek dikkat etmeniz gereken bayramın ilk günlerinde yemek yerleri kapalı olduğundan istediğiniz saatte yemek bulamayabilirsiniz..Bize geçen sene öyle oldu da..Bu sene bildiğimizden temkinli gittik..Bisiklet ,motorsiklet ya da araba yolculukları için önerimdir..Sahil yolunu kullanın lütfen.
Üsteki resim Kaş'ın eşsiz dalış noktalarında ki batıklardan birinden..Alttaki resim ise Fethiye 'nin deniz altı güzelliklerinden..

Yılbaşı partilerini okuyunca aklıma geldi ki ilk gece oteldeki yılbaşı yemeğine katıldık..Uzun masalarda başkalarıyla oturmak zorunda kalınca haliyle etrafı süzüyorsun..Biz gittiğimizde hemen hemen tek boşluk kalan bir masaya oturmak için izin istedim ben tamamı İstanbul' dan katılan 8 kişilik hanımlar topluluğundan..Aramızdaki 4-5 sandalyeyi boş bırakarak oturduk ve masanın bir başında benim erkekler diğer başında bu yaşı bizden büyük (sanırım) kızlar ordusu otururken aramıza Ukraynalı olduğunu sandığım 3 hatun geldi oturdu..Bir ortayaşlı ama çaktırmayan bir hatun, bu kadını görünce Uzunbeye dönüp bir daha bana asortik deme bak kadının ojeleri bile elbisesinin üç ayrı tonunda diyerek gösterdim..Onun yanında ve Çağıl'ın dibine bizim mankenlere beş basan güzellikte ve uzun boyuyla bir genç kız, birde yanımda biraz abartılı bir gece kıyafetiyle yine bir sarışın ortayaşlı hatun geldi..Ben kıskanç bir kadın değilimdir hatta önce ben bakarım insanlara güzel mi diye :) Yanımda oturan sarışın kadın beni öyle süzdü ki en sonunda Uzunbey bile dönüp bu kadın devamlı sana bakıyor demek zorunda kaldı..Neden bilmiyorum ama devamlı bana baktı..Bu yüzden ben bakamadım bu zayıf ve kokana kadına..Hatta daha sonra otelde karşılaştığımızda da bana selam verip durdu..Ben biraz rahatım ya bu konularda sanırım garip ve değişik geldim :) Bu arada ben siyah bluz ve ceket ikili triko takım ve üstüne burada bir arkadaşımdan aldığım örgü şalı giydim..Herkeste ayrı modellerde şal vardı ama en güzeli benimkiydi..Çünkü siyah ve üstünde kocaman kocaman pembe örgü çiçekler vardı..Bir ara yayınlarım örgü sevenler için.
Esas anlatmak istediğim ben odaya Uzunbey'e ceket almaya gidipte masaya geldiğimde gördüğüm kadını Beyoğlu'unda gece sokakta bile göremeyeceğiniz bir kıyafetle ve süper bir miniyle oturur buldum..Şimdi bir masa düşünün 16 kişilik ve bu masada ki tek erkekler benimkiler :)) Kadın o kadar iddialı giyinmişti ki Uzunbey'e bu kadının bu geceyi yalnız noktalamayacağını söyledim gülerek..Tabi biz yemekten sonra Disco'ya gitmediğimiz için nasıl bittiğini bilemedim ama o kadının sabah kahvaltı kıyafetini görünce akşam kıyafetinin normal olduğuna karar verdim..Gözler lensli ,saçlar sapsarı ve göğüsler fora..Anlayın işte..

15 yorum:

renkler dedi ki...

Çok güzel bir tatil geçirmişsiniz bence. Ben de masa tenisi oynamayı çok severim oğluşla. Gerçi pek oynayamam ama eşim çok başarılıdır. Bu arada evde açık büfe fikri ne hoş! Tabi erkekler için hoş, yoksa kaç çeşit yemeği hangi arada derede yapacağız. Yine de arada bir haftasonra böyle bir hoşluk yaratılabilir... Bu arada Ukraynalıları gözümde tam anlamı ile canlandırabiliyorum:-)

Adsız dedi ki...

Tatilinizin güzel geçtiğine sevindim, mutlu yıllar...

Adsız dedi ki...

depo gercekten cok ucuz.gecen ramazan bayramında 20 mılyona adıdas ayakkabı gormustum orada.Bizim hemşehriler antalyayı cok sever.Çünkü dediğin gibi sadece 2 saat.Bu arada ben depo espirisini anlayamadım ya...

Adsız dedi ki...

Asortikcm,aynen sinir oluyorum bu yabancı isimlere.Beylikdüzündeki o alışveriş merkezini bende gördüm..İnsanlar okuyabilecek mi onu da düşünmüyorlar hiç bu isimleri verirken..Ve çıplak ayakla yürüyebilememe..Benim içinde imkansız,hele hele bir otel odasında iğrenirim çook.Mercimek de hiç bana çekmemiş.Şıpıdık gezmekden çok hoşalnıyor yer meken önemsiz...=(

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

ne güzel tatil geçirmişsiniz asortik. bahsettiğin yolu ben de çok severim. koylar, denizin rengi, manzara çok hoş.kumluca ya yaklaşırken orman içinde biri bitmeden diğeri başlayan virajlardan da tırsarım. 15 yıl önce kemer tugev de iki aylık bir seminere katılmıştım, yazın sıcağında. o sıcağa rağmen astığım çamaşırlar kurumamıştı ve yapış yapış nemi beni çok şaşırtmıştı. bizim buralarda sıcaklarda bile nem sorunu yaşamayız. bir de ılık denize girmek.. serinlemek amacıyla girersin oysa bu gerçekleşmez. darısı nice tatillere olsun inşallah..

Adsız dedi ki...

Alt posttaki fotograflar beni benden aldi Asortik, tam su aralar olmak istedigim yerlerin resimlerini koymussun, bu aralar mumkun oldugunca gelmemeye calisiyorum ben buralara:) baktikca daha cok bunaliyorum!
Deppo'ya son gidisimde ben de ugramistim accayip ucuz ve tum markalarin bulundugu bir yer ya, tam benlik, bayilmistim. Mutlu yillar yeniden.

Asortik Krep dedi ki...

Renkler, ben eskiden spor yaptığım için kıyısından köşesinden her dalı biraz bilirim..Bu da bazen kurtarıcı olabiliyor..

Nilüfer, teşekkür ederim..Umarım sende güzel geçirmişsindir..

Aqua, şimdi İstanbul desen uygun ve kaliteli satılan her yeri bilirim ben..ama buralara daha yeni alışıyorum çünkü alışverişe hala İstanbula gidiyorum..Kuaför için bile 3 sene buralarda kendime göre yer bulamamıştım..Senin dediğin ayakkabılardan bende gördüm ama benim tarzım su geçirmeyenler..Haliyle diğerlerinden farklı fiyatlı ama onu da iyi bir indirimle aldım sayılır :))
Depo aslında bir eleştiri..Türkçeyi korumak adına birebir dili ingilizce olmayan herşeyin adının Türkçe olmasını istiyorum da ben..Oraya direk depo deseler daha az havalı mı olurdu acaba..Sonuçta orası bir Akmerkez değil..

Age35, halk iki türlü okuyor Beylicium 'u..Bence marka bilinirliğini azaltıyor böyle şeyler..Kafa karıştırıyor.
Ben başka bir eve giderken de yanıma ayağıma giyecek bir şeyler almaya çalışırım..Ayakkabı çantam vardır yani..Kokoş bir şey değil ama kendim boyadım..Kumaş boyasıyla :))

Yalnızlar Kraliçesi, Akdeniz maalesef çok sıcak.. bende bazen soğuk denizleri özlüyorum ama Sarımsaklı kadar da değil..Burcu Bozcaadanın da çok soğuk olduğunu söyler hep..Ben burada sadece Gökova' da çok soğuk denize girdim..Meğer su kaynağı varmış.

Asortik Krep dedi ki...

Elma, bende sevdim Depo'yu :))

Asortik Krep dedi ki...

Aqua, Burcu şimdi dikkatimi çekti senin espri diye sorduğun şeyi ben anlamayıp eleştiri diye cevap vermişim :)
"Asılma depoya gider" derlerdi kızlar, biz küçükken erkekler kızlara laf attığında..İstanbul' da..Burada anlatılmak istenen esasında İETT otobüsleri son seferlerinde duraklardan yolcu almaz, yan tarafa da "depoya gider" diye bir tabelaları olurdu..Şimdi var mı bilmem uzun süredir görmedim..Uzunbey'de depoya gittiğimizde bu espriyi yaptı ve Çağıl bunu anlayamadı..Bende zamane çocuğu ne olcak dedim, gülüştük :))

zeyno dedi ki...

Fotoğraflar yine harika Asortik...
Yabancı isimlere ben de tahammül edemiyorum , ha bir de o bayanı görmek istedim nedense, çok mu meraklıyım...

bocuruk dedi ki...

Ne güzel bir tatil yapmışsınız. Allah içinize sindirsin. En son Antalya'ya gidişimizde biz de sahil yolundan gitmiştik. Finike'de çakıl taşlı küçük bir koyda denize girmiştik. Normalde taşlı denizi sevmem ama orası çok hoşuma gitmişti. Arabayla tatil için yolculuk yapmayı çok özledim. Fotoğraflarına da bayıldım. Sağlıklı, mutlu ve huzurlu yeni yıllar dilerim :)

Asortik Krep dedi ki...

Zeyno, en az benim kadar hem de :))

Asortik Krep dedi ki...

Bocürük, o kadar çok çalışıyoruz ki tatil zamanı da alabileceğimiz en fazla keyfi yaşamak istiyoruz..Ben yine de arada küçük molalar vermeyi severim de, Uzunbey tam bir işkolik :)

cenebaz dedi ki...

Allah içinize sindirsin. Ben de otellerde yere basma konusunda takıntılıyımdır. Ne otel odasında ne banyoda asla yalın ayak dolaşamam. Mutlaka terlik götürürüm.

böğürtlengözün annesi dedi ki...

Geçmiş bayramın ve yeni yılın kutlu olsun. Ne güzel tatil geçirmişsiniz ve ne güzel anlatmışsın, okuyunca sanki bende sizinle tatile gelmiş ve o yeni yıl gecesi sizinle aynı masayı paylaşmış gibi oldum :)