Çarşamba, Temmuz 07, 2010

Taa uzak yollardan..

Gün geçtikçe eski tatları arıyor insan.Şimdi bakınca Smirnoff meyveli votka mı çıkardı demeyin, o benim yaptığım anneanne usulu meyvesuyum. Marttan beri daha sağlıklı yaşamaya ve biraz kilo vermeye çalışıyorum. Kilo verdim, çok değil ama biraz beni rahatlatacak kadar. Bazıları için çok olabilir ama benim için bir başlangıç sayısı.Yani yine kiloluyum başkalarına göre ama gören aaa kilo vermişsin diyecek kadarda zayıfladım.
Zayıflarken dikkat ettiğim şey,
1-kendime göre davrandım,başkalarının durumuna göre hareket etmedim.
2- hamurişini ve tatlıyı kestim, günde 1-1.5 litre su içtim.Su içmediğim zamanlarda kilo veremedim.(Kilo vermenin esası su içmeye dayanıyor.İçmediğiniz taktirde sadece aç gezmekle yetiniyorsunuz. )
3-yemeklerde bir öğün ekmek yedim diğer öğünleri ekmeksiz yemeye dikkat ettim.
4-baharda özellikle uzunbeyle fırsat buldukça yürüdük hatta fırsat yarattık yürümek için. Şimdi çok sıcak olduğundan yürünmüyor belki yüzmeye başlarım.
5-bizim gibi kilolu insanlar zayıfladıklarında sarkma tehlikesi olduğundan kesinlikle spor yapmalı diyorum eğer benim gibi spor yapacak zamanınız yoksa da profesyonellerden yardım isteyeceksiniz ki bende öyle yaptım.

Zen'de bulunan starvac diye bir program var.Bu program hem bölgesel zayıflamada hem de selilütlerde etkili. Bu program nisan da beş hafta sürdü. Zen, diet programını bana bıraktı.Diet kısmını kendim hallettim.Evet itiraf ediyorum senelerdir biliyordum ama canım yapmak istemiyordu. Çünkü başkaları için zayıflamak istemiyordum, zayıflayacaksam kendim için yapmalıydım. Aslında uzun zamandır karar vermiştim ama en son sıkıldım insanlardan.Çünkü sadece zayıf oldukları için başkalarına laf söylemeyi beceri sananlar yüzünden, işte biraz çaba gösterdim, gitti bir oniki kilo kadar. Üç haneli rakamlardan iki hanelilere indim :) Kendim için ama..

Başta zor oldu, çünkü yemek kültürü fazla gelişmiş insanlar anlar ancak ne demek istediğimi,yemek yemek bir sanat, keyifli ve hoş zamanlar olmalı,mümkünse de yemekler güzel olmalı. Ben başlarda savaş gibi gördüm. Bu savaşçı ruhumda olmasa hiçbirşey yapamam sanırım bu dünyada.. :P Ne kadar az yersem kardır dedim kendime.. ve az yemeğe alıştırdım bünyemi.
İçki de içtim ,okudunuz zaten.. ama içki içmek kalori için tehlikeli.. Haftada bir kereden fazla olmamasına dikkat ettim ve bir kadeh,kaçamakla iki kadehi buldu bazen. Benim gibi sosyal yaşantısı olan biri için zor. Hele bir nisan ayı geçirdim ki evlere şenlik, doğumgünleri, yemekler, dost toplantıları.. Yine de ritmi bozmadım.Beş haftalık programı hiç sektirmeden bitirdim. Arada yosuna girdim ki özellikle göğüs kısmı için toparlayıcı oldu.Bu zaten benim starvac programıma dahildi.Bu yüzden özel durum gerektirmedi.

Beş haftalık dönem bitince de bırakmadım,koruma programındayım şimdi. Yalnız iş ve çağılın sınavı nedeniyle 2-3 haftadır programıma ara verdim.
Benim programım haftada üç gündü.Şimdi haftada bir gidip kendime özel programıma devam ediyorum.Bunu kişinin kilosuna ve durumuna göre Zen ayarlıyor.

Şimdi bir bölüm atladım. Önümde bir kaç bölüm var :)) Arzu ediyorum ki biraz daha verebilirsem çok mutlu olacağım.Hoş veremezsem de mutluyum,çünkü başladığım zaman tamamen sağlık açısından kilo olayına yaklaştım. Ne kadar verebilirsem kardır dedim kendime. Ancak doksanlı kilolarda olmak beni rahatlattı.Sağlık açısından güzel bir şey.Estetik olarak da inceldim, bazı kıyafetlerimi verdim bile.. Bazılarını da küçülttüm.Çünkü biraz daha vermek istiyorum.Eğer rahatsız edecek bir durum olmazsa tabii ki..

Olaya daha sağlıklı yaşamak adına bakıyorum.Çünkü hayatta en sevmediğim insanlar kilo takıntılı olanlar. Başkalarınında hayata kendileri gibi baktığını düşünüyorlar. Oysa ben sağlık açısından korkuyorum. Neyse şimdi bir duraklama devresindeyim.Dikkat ediyorum ama eskisi kadar sıkı bir dönem değil. Kilomun oturmasına dikkat ediyorum ki almayayım.. ama eskisi gibi yemiyorum .. Kilo veren herkesin dediği gibi çok sıkı değil ama şu anki kilomu koruyorum.

Başkalarına göre hareket etmediğim için rahatım, hamur işi de yedim bu dönemde. Yalnız spor kısmı sıcaktan eksik kalıyor. Son bir haftadır çok sıcak buraları. Festivalden ve tüm bir yılın yoğunluğundan sonra erken kalkıp yürümekte mümkün değil.Bu yüzden ikinci bölümde kendimi denizlere vurasım var :)) İlk fırsatta öğlene kadar denize gidip öğlende işe geçeceğim.Bir dönem yapmıştım.Yine yapmak istiyorum.Yeni programa girdiğimde sizlere yazarım artık.İlk bölümü yazmadım, bekledim çünkü biraz sonuçlansın. On iki kilo iyi bir rakam aslında ama ruhum değişmedi gördüğünüz gibi :)) takıntı yapılacak bir şey değilmiş yani.Gerçi ben öyle tiplerden uzak durmaya çalışıyorum -hiç işim olmaz, hayatı kafasına göre yaşamalı insan bedenine göre değil..! Hoş bunu da farketmeyenler, görmemezlikten gelenler de oluyor, olsun ya herkes kendi köşesinde yaşıyor işte, ben kilo verdim onlar için değişen bir şey oldu mu..? Olmadı ama karşına geçip hep böyle irimiydiniz diyebiliyor ilk tanıştığın biri..? Sana ne..!!! Sanane kuzum..! Hayat benim, rahatsız oluyorsan bakma, hatta bana da bulaşma ki rahat edeyim değil mi..?

Farkındayım... Alışılagelmiş bir rejim yazısı değil bu ama ben zaten alışıla gelmiş bir "şişko" olmadım ki şimdi de aynı olayım. Neyse benim yolum uzun. Daha vermem gereken kilolar var. Daha durmak istediğim noktayı şimdilik bilmiyorum,sadece biraz daha vermek istiyorum.
Ha eklemek isterim ki starvac sistemiyle fit göründüm, sarkmadım, hatta toparladı beni, linkte gerekli teknik bilgi var, ben işin estetik kısmıyla ilgili söyleyebilirim ki çok kilo verdim ama starvacla da inceldim.Teşekkürler Zen. Dağıldığım zamanlarda oldu, beni vücutsal olarak toparladığı gibi ruhsal zamanlarda da toparladı, büyük destek verdi, orta şekerli kahveler içirdi :)), fal baktı, dinledi, bazen kızdı, bazen başkalarına karşı korudu, bitkisel çaylar yaptı,her yönden destek verdi. Hayatı boyunca kilo vermeyi düşünmemiş birine kilo vermenin bilincini yerleştirdi..Teşekkürler Selma.. Sen olmasan bu kadar olmazdı.

Şimdi gelelim bu konunun başına, meyve suyuna. Şekerli ve kalorili içecekleri, özellikle içki içmeyi seviyorum ya içkiye bir çare bulamadım.Seviyorum ama az içmeye çalışıyorum ya da içeceğim zaman başka şeyleri yemiyorum falan. Meyvesuyu ya da light içecekleri içememek adına evde kendime bu içeceği yaptım.Normalde de bazen dışarıda kola içeceksem de max ya da zero içiyorum.Çok nadir, yazında bu sıcakta ayran içilmiyor,yoksa bir dönem bol bol dışarıda yemek yerken cola yerine ayran içtim. Metobolik denge sıvısı var annem içer sık sık, ünlü bir doktorun. Ben o malzemelere - yani elma, karabiber,karanfil,tarçın kabuğu- olan karışıma ki bu tarif nette var sanırım , gözkararı kuru kayısı, bu mevsim çıkan kara erik, ve taze kayısı ve maydanoz ekledim. Tarçın kabuğunu biraz arttırdım ve kaynattım. Soğuyunca erikleri ve kayısıları içinde ezdim.Böylece tam meyvesuyu oldu.Şişeye koyup soğuttum.Bu sıcaklarda ki burada susayınca su falan kesmiyor,özellikle bir şey içmek istediğimde onu içtim yemeklerde ve sonra. Ev üyeleri beğenmedi sanırım ama ben şekersiz olduğundan bayıldım.Hem sağlıklı hem de şekersiz olması işime geldi.Sık yapmaya karar verdim kendim için.Maydanoz suyunu içemem çünkü o şekilde .Ödem attırıcı bir özelliği var ya arada içmek iyi olur.

Bu ikramlar festival için yapıldı.Festivalde yemek standı açtık. Berna bana lokumlu milföy yapsana dedi, olur dedim çünkü benim için çok pratik. Buzdolabımda her zaman milföy hamuru vardır acil bir durum için. Daha önce yazmış olabilirim ama Zehra'da (cafe derin) yazsana blogda deyince fotoğrafladım.
Uzunbey bu marka lokum almış,aslında cevizli ya da fıstıklı lokum olmalı.Bu ikram benim özel spesyalim. Lokumlar gözüme az gözükünce ikiye kestim.Aslında kesilmese süper olur :) Yani mümkünse 1 tane cevizli lokum bir kareye olmalı..

Bir milföy hamurunu dörde kesiyorsunuz.Her kareye bir lokum yerleştirip bohça şeklinde kapatıyorsunuz.Bohçanın altı tepsiye gelecek şekilde olacak.Milföy hamuru yağlı olduğundan tepsiyi yağlamıyorum. Yalnız püf noktası hamurlar dizildikten sonra hamurun üstüne bıçakla iki kesik atıyorsunuz. Dikkatli bakarsanız tepside göreceksiniz.Birde başka malzeme de olur ama lokumlu milföyde bohçalar kenarlardan akmasın diye açık olmadan dizilmeli,üstüne yumurta sarısı olmalı ve kızarmış olarak çıkmalı.Benim yaptığım gibi yanlış görüp kızarmadan çıkarmayın ve yumurta bittiği için üstünü yumurtalamadan atmayın. Çıkardığınız gibi de pudra şekerini üstüne döküp soğumasını bekleyin.

Afiyet olsun..


Lokumlu milföy..



Bunlarda cafederin Zehra'dan gördüğüm sütlü poğaçalar ama fazla kızarmışı :))

Her sene yaptığım vişne likörü .. Geleneğim oldu artık :) Bunlar artanlar, normalde meyvesuyu şişelerine yapıyorum. Bu sene şekerini az tuttum,çok şekerli olmuştu geçen senekiler.

Festivalimize her sene katılan Sunay Akın,insan her sene anlatacak değişik konuyu nerden bulur ki..? Sunay Akınsa bulur.Burada da kendi hayat hikayesini anlatan sunucuyu arada durdurup konuyu geniş örneklerle betimliyor :)) Yanında da Meltem Vural.

Seyirciler kalabalık,yoldan sesini duyanda gelip bakıyor bu kim diye.Bu sene daha bir coşkulu ve iyi gördüm.. Yan standlarda da kitap imzaladılar.

Cafe derin - Zehra bu güzellikleri yapmış, Mavi kuş standında festival için.Akşamdan bana bir şeyler yapacağım derken bu kadar güzel şeyler getireceğini düşünmemiştim aslında.Evet biliyorum herzaman güzel şeyler yapıyor ama o kuşları ve kekleri görmeniz hatta yemeniz lazımdı.Kime göstersem ay bunlar da ne güzel deyip hayretle baktı.Biz giderken uğrayıp öğlende Çağılla teslim aldığımızda Çağıl, göz ucuyla kutuyu açıp baktı ve anne inanmayacaksın bunları en az 3-4 saatte yapmış dedi.

mavikuş kurabiyelerimiz :)) herkes dönüp bir daha baktı..

Bizim festival ilk gün Hisarönü karnavalıyla başladı. ikinci gün bizim etkinliklerimiz başladığından ve ben yoğun olduğumdan cuma gecesi ilk gidebildim,bizim kızlarda geldiler, hepsi bizim de blog kızları demek istediğim.. Gülen ve Zehra...
Cuma gecesi önce Fethiyede kültür merkezinde olan söyleşide buluştuk.Sunay Akın- Meltem Vural 'ı izledik.Sonra hep beraber yukarıya çıktık yani Hisarönüne.Akşam saatleri güle oynaya Gülen'inde yazdığı gibi güzel geçti.Derin bizim için kurabiyelerden sattı. Zehra yemek standını dizdi,Gülen'de getirdiklerimizi boşalttı.Bende seyrettim dermişim :))
Hep beraber akşam toplandık ve Zehra ile yakın oturduğumuzdan onu alıp eve döndük.
Cumartesi günü hem evde temizlik günüydü,unutmuşum kapı çalınıp yardımcımı görünce hatırladım :) hem de o gece yemeğe davetliydik özel bir sosyal klüp başkanlığına arkadaşımız geçti, devir teslim törenine davet edildik.
Gece ancak 12 de yemek bitti ve Ölüdenize gidip Çağıl'ı aldık.
Pazar sabahı yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz çantanın sahibi arkadaşımın çocuğunun doğumgünüydü.. Pastamızı ve hediyelerimiz alıp sabah beraber kahvaltıya gittik.Öğleden sonraki partilerine kalamayacağımız için sabahtan kutladık.
O gün yani pazar günü sabahtan kahvaltı- daha öncede gittiğimiz Yanıklardaki cevizaltı restaurant, öğleden sonra Girdev Yaylası Kuş Gözlemi ve akşam Ölüdeniz Festivaline giderek kendimce yine bir rekor kırdım.
Mavi Kuş standı.. Bu sefer ağırlık yiyecek ve giysideydi,çünkü 30 ağustosta kermes yapmayı düşünüyoruz.
Şimdiye kadar yazmaya fırsat bulamadığım Ölüdeniz Yunus parkı olayımız var ki son hızla burada savaşıyoruz.. Hatta İngilizler çoğunluklu olmak üzere yürüdüler de.Ben o gün müsait değildim ama elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum.
Olay şu ki gerçekte yunuslar küçük bir havuzda gösteri yapsınlar diye tutuluyor.Oysa bu yunus parkları belli standartlarda ve denizin içinde olmalı.Bu havuz eski bir otelin küçük havuzu.Hiçbir özelliği yok ve yunuslar için tehlikeli. Bunun için yürüyüş yaptılar Ölüdenizde..
Facebook sayfası.. ve imza kampanyası.. (kapandı ama görün istedim)
Son durum şu, ruhsat daha çıkmadı ama kaymakamlık bir sakıncası olmazsa eğer ruhsat verecek, oysa sakıncası var ve buradan kolay ruhsat çıkmaz diye düşünüyoruz.Oysa bu işletme bakanlıktan izin alma peşinde, umarım bu izin çıkmaz yoksa o iki yunus bile bile ölüme bırakılacak havuza değil. Eğer izin çıkarsa da ne olacağını kestiremiyorum.. İngilizler bu olayı çok önemsiyorlar hatta Türklerden çok. Millet para kazanma derdinde buralarda yunuslarla uğraşacak zamanı yok ,herkes turizm yapma derdinde.Bu sene gerek havalar gerekse krizden dolayı işler kötü. Ancak şimdi iş yapmaya başladılar..
Yarın gece FIG yemeğimiz var, FIG burada kurduğumuz yaşayan yabancıların oluşturduğu bir grup. FETAV' ın alt grubu.Biletler 15 lira. Bir kısmı FIG'e kalacak. Destek olmak için gitmeyi düşünüyoruz.İkinci el satışları ve öğrencilere bursları ilk FIG ile başlamıştık Başlamıştık diyorum, çünkü kuruluş aşamasında ve elim değdiğince yanlarındayım..
Cuma gecesi Kaya Sarnıç restaurantta Rembetiko gecesi var, gitmeyi düşünüyoruz..
Yarın sabah Çekmeceden çok eski ahbaplarımız geliyor tatile, sabah onları karşılayacağım kısmet olursa.. Bende değil otelde kalacaklar ama çocukluğumdan hatta Demirköyden tanışıyoruz,akrabalarım gibiler.. Annemle babamın yakın arkadaşları..
Geçen hafta festivalde de annemlerin eski komşusu Hisarönünde tatile gelmiş, altlı üstlü on sene komşu oturduk aynı evde ben evlenmeden.. Sık görüştüğümüz bir aileydi onlarda.. Giderken arkalarından baktım ve bir film şeridi gibi geçti hayatım gözlerimin önünden..
Bugün sabahtan beri bu yazıyı yazmaya çalışıyorum. Günlerim çok yoğun geçiyor.Bu sene sanırım ben hiç durulmayacağım.Hayatım çabuk geçiyor sadece, buna üzülüyorum ve uzaklarda olduğuma bazen kızıyorum. Bu buradan keyif almamı önlemiyor ama yine de özlüyorum ..
Dikkat ederseniz Çağıl' ın sınavıyla ilgili bir şey yazmıyorum. Bu ayın onbeşinde puanlar açıklanacak,hayırlısıyla bekliyoruz sonuçları.Şimdilik bir terslik yok diyebilirim.. Belli olsun ilk sevdiklerimle paylaşacağım :))
Puanlar gelince tercihler yazılacak ama en azından puan belirleyici olduğundan yaklaşık sonuçlar tahmin edilebilecek,oysa şimdi herşey belirsiz.
Pazar günü kuş gözlem gezisine gittim ya, bundan sonraki yazı Girdev Gölü olacak,nefis fotoğraflar çektim. Bir yazıya sığmayacak fotoğraflar olduğundan ikiye böldüm.
Günün kitap tavsiyesi : Aycan Alp'in Kuresel Tezgah ve Turkiye (teşekkürler Aysetun)

18 yorum:

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Yazacak çok şey, yazmak için hiç güç var :( Yorgun ama mutluyum. Deniz mevsimini açtım. Bir eksikle plaj blog toplantısı yaptık bugün. Bil bakalım eksiğimiz kimdi :P Verdiğin kiloları hayretle gözlemliyor ve azminden dolayı seni kutluyorum. Seni çok seviyorum. Gerisini de 'yüzyüze' konuşuruz :)

ÇAY SAATİ dedi ki...

Sağlıklı yaşam için yaptığınız çabaları takdirle karşılıyorum.Okuyunca insanı motive ediyor.Uyguladıklarınızı severek yaptıktan ve hayatınızın bir parçası olarak uyguladıktan sonra başarı kaçınılmaz..Hayattaki güzellikler dediğimiz yiyecekler hep orada duruyor,kaçmıyor...))Herseyi yiyeceğiz ama ölçü önemli..Sevgiler.Aida

Leylak Dalı dedi ki...

Seni kutluyorum Asortiğim, hem verdiğin kilolardan, hem kilo vermeye bakışından, hem de içine pekçok şey sığdırabildiğin yoğun yaşamından dolayı. Örnek alınacak bir kadınsın. Kilo konusunda darısı başıma diyorum, evet ben de usandım bıktım ilk görenin "Merhaba" demeden "Aaa çok kilo almışsın" demesinden, bu bir özür mü, ayıp mı çözemedim. Belki şişman olmaktan hoşnudum kime ne yahu:)) Her neyse, ben Çağıl'a gönlü nereyi istiyorsa orayı kazanması dilekleriyle bitireyim yorumumu. Çook sevgiler...

bilge ve annesi dedi ki...

Sevgili Asortik Krep, keşke orda yaşıyor olsaydım diye geçirdim yazını okurken. Ben hayatım boyunca hiç zayıf diyebileceğim bir kiloda olmadım, kemikliyimdir de. Ama dediğin gibi sağlık dışında hiç endişe duymadım. Yaz tatillerini sevmiyorum toplanan tüm akrabaların tek konuları bu.Şu kadar kilo verdim, şunu giydim, ayyy senin halin ne olacak. Sabır sabır diye içimden geçiriyorum sırf kalpleri kırılmasın diye. ben böyle düşünürken onlar en acımasız eleştirilerini yapıyorlar ama. Zorla insanı bedenine küstür böyleleri diyorum çünkü her tatil dönüşü sinirlerim bozulmuş oluyor. Neyse tebrik ediyorum az dediği 12 kilo bence hiç de az değil, darısı başıma. Sevgilerle..

Sunthing dedi ki...

Oww tebrik ederim, ben de şubat başından beri diyet ve düzenli sporla evlendikten sonra aldığım 11kiloyu vermeyi başardım, Bayaa bi farklı görücez birbirimizi demek :) Bikaç ayda bu kadar yol katettiğimi görünce neden bu kadar zamandır girişmemişim bu işe diye hayıflandım, L lerden S lere inmek harika bir hismiş doğrusu. Bebiş olaylarına girince yine alıcam gerçi ama naapalım tekniği kaptım, veririm heralde yine kolayca ;)Görüşmek üzere

Aylin dedi ki...

bayılıyorum yaşadığınız yere,etkinliklerinize okudukçaiçim açılıyor işyerindeki sıkıntılardan uzaklaşıyorum...

kilo vermek ,sağlıklı yaşam devam edilebildiğinde çok güzel şeyler insanı genç ve din tutan...devamını dilerim

Asortik Krep dedi ki...

Gülen, cumartesi bana gelsenize :)
Yüzyüze görüşelim.. Blog kızları toplantısı yapalım benim evde..

Aida, zayıflamaya başladığımda farkettim ki genler bu konuda çok önemli..Mesela benim gibi birisi hayatının her döneminde dikkat etmezse kesinlikle kilolu biri olur, bu kaçınılmaz..Beni de fazlası sıkıyor, biraz dikkat etmek en kararı.

Leylak dalı, açıklanmasına az kaldı, sabırsızlıkla bekliyoruz.. Diğer kelimelerin içinde teşekkürler.Bizraz zayıfladım,sıcaklar basmadan da iyi oldu neticede.

Bilgenin güzel annesi, bende kemikliyim :)) iri kemikliyim yani,ama biz böyle güzeliz bence :)) biraz daha verip sonra almayı düşünüyorum yavaş yavaş :))
şaka ya, bir daha yüzü geçmek istemiyorum aslında.. Zor oluyor.
Korkuyorum sağlık açısından.Yoksa diğerleri umrumda bile değil,herkes kendine baksın :P


Sunthing,seni farklı görürüm ama ben çok değişmedim sadece ölçülerim biraz küçüldü :)) tanırsın yani..:P

Aylin, çok teşekkür ederim.Bende çok seviyorum buraları..
Burada yaşamak çok keyifli, siz istemesenizde o keyif kısmına çok çabuk alışıyorsunuz.. Sevgiler Turkuaz Kıyılardan...

Adsız dedi ki...

hiç bu açıdan bakmamıştım..başkasının kilosundan bana veya başkalarına ne??kilolu arkadaşlarım var..hiçte onlara ahkam kesmiyoruz hiçbirimiz.çok sev
diğim bir arkadaşım var..bayağı kilolu ve çok güzel))ona kilo yakışıyor gibi geliyor bana..zayıflasa sanki bukadar güzel olmaz..))sağlık için tabiki olay farklı..Allah kolaylık versin.güzelliğiniz hiç bozulmasın))eylül

minimalist dedi ki...

senin gibi bu kadar yogun hemen hergün bir davette olupda ve de şimdiye kadar hiç rejim yapmamış bir kişinin bu kadar çok kilo vermesi süper bi şey. Çok çok tebrik ederim. İnşallah hedeflediğin kiloya ulaşırsın ki ulaşacağına eminim. Kesinlikle bu kilo verme konusunda seninle hemfikirim.

Buarada o lokumlu tarifde pek bir güzeldi hem çok kolay hem leziz ; denemek lazım.

Asortik Krep dedi ki...

Eylül, herkes öyle demiyorum zaten,arada öyle olanlar sırıtıyor,üstlerinden akıyor ne maksatla yaklaştıkları ,bunları anlıyoruz,şişmanız ama aptal değiliz demek istemiştim :))

Minimalist, sanırım bende ilk defa bu kadar kilo verdim..Hep almıştım oysa :))
Lokumlu tarif süperdir,dene istersen ya da sen gelince ben sana yaparım..

Mimosa Café dedi ki...

tebrik ederim kilo vermen konusundaki azminizden. muarım devamı gelir. etkinlik için hazırlanan yiyecekler çok sempatik. yapanların ellerine sağlık. sevgiler.

Asortik Krep dedi ki...

Mimosacafe, yiyecekler arkadaşalrın ürünü, herkes bir köşesinden tutmasa ortaya böyle paylaşımlar çıkmazdı.

Adsız arkadaşım, adımı kullandığın için yorumunu buraya yazamadım.. Sizin adınızın geçmemesi sizi unuttuğumdan değil,sadece bu festivalde ben çok çalışmadım ve az bulunduğumdan, keyfim olmadığından ve koşturmacadan dolayı fotoğraf bile çekmemişim,standları bile dolaşmamışım.Bu yüzden çok fazla anlatacak şey bulamadım.Bir daha ki sefere adımı kullanmayıp kendi adınızı yazarsanız yorumunuzu yayımlayabilirim.

Asortik Krep dedi ki...

Fatoşum yazmış..Doğal olarak benim gerçek adımı kullandığı için de yorumunu başka yere kopyalayarak ancak cevap yazıyorum..

"Asortikrepim (buraya benim gerçek adımı yazdığın için yayınlayamıyorum yorumu Fatoşçum, adımı yazarak bunu demek istemiştim,niye alınıyorsun.Burada gerçek ismimi kullanmıyorum ya..) ,
ben adımı kullanarak yazdım,fatoş diye yazdım bizlerde festivaldeydik,bütün arkadaşlarımızla beraber,ilk günü sende vardın,yaşar hanım,aysel hanım,deniz hanım,deniz hanımın kardeşleri ve çocukları daha sayabilirim,oradaki mavi kuşları,aslında yazılıp yazılmamakta önemli değil bizler bu işi zaten gönüllü yapıyoruz ama mademki burada kısada olsa bir yazı yazmışsın bizleride hatırlaman,sevindirirdi bizleri,bir anda sanki orada bizler yokmuşuz gibi olmuş,kusura bakma arkadaşım insan sevdiğine sitem eder sevgiler....."

Fatoşum, Hiç böyle algılanacağı aklıma gelmedi..Bu yüzden yazdıklarım nasıl anlaşılırsa anlaşılsın buradan düzeltiyorum, evet aynen Fatoşun yazdığı gibi çok kalabalıktık. hem senin adın sık sık geçer pazar yazılarında,eskileri bilmediğin için bence burada dikkatini çekti.Özrümü kabul et, ben sadece çok fazla isim kullanmamaya çalışıyorum,çünkü izin almadan yazmak istemiyorum. Sana da dikkatini çekerse her fotoğrafta koyabilirmiyim diye soruyorum..Sen bana bakma bu aralar yine çok yoğunum,atlamışım..Siz olmasanız bu işler olmaz,bunu her zaman buradan paylaşıyorum,ben gidip seyrediyorum onları diye..
hadi affet beni şeker :)
Bundan sonraki yazılarda bütün akrabalara kadar yazıcam..Hadi affet beni .. ama bak gerçek adımı kullanmadan yaz,yorumu o şekilde yayımlayamıyorum tamam mı..?
Asortik krep diyeceksin bana. :))
Öpüyorum yarın öğlende dernekte görüşürüz..

fatoş dedi ki...

asortik krebim tabiki affettim seni ama çok üzüldüm yazını okuyunca,orada çok kişinin emeği olduğu için ,yarın görüşürüz canımcım...

Asortik Krep dedi ki...

Fatoş'um, beş senelik arşiv yaptıklarınızla dolu,üzülecek bir şey yok, allah daha beter üzüntülerden korusun.Yeni mavikuşları anlatışım,eskileri unuttuğumdan değil onlar burada yeni ve bizim arkadaşlığımıza ihtiyaçları var.. Sizleri unutmak mümkün değil, sadece yazıda bahsetmekle de yaptıklarınızı anlatmam mümkün değil, her zaman sizleri yazıyorum,eskileri bir oku istersen..

Adsız dedi ki...

Selam :))

Ne yalan söyliyeyim seni gıpta ile izliyorum bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun valla bende son zamanlarda bebek durumundan enerji diye birşey kalmadı:( Sadece yemek yerken enerjiyi buluyorum :)) Sanırım senin verdiğin 12 kiloyu ben alacağım :))
Kilo konusunda takıntılı olanlardan biri de bendim sadece kendi üzerimde tabi ki, kilo konusunda birini eleştirmek bence dünyanın en acımasız davranışı, ben o eleştiriyi kendime yapardım.Kilolu insanların yanında kilo aldım göbeğim çıktı dediğimde,onlardan gelen tek şey "benim halime bak ben şişmanım sende hiçbirşey yok denirdi" ne kadar kötü bir davranışta bulunmuşum kendimi eleştirirken meğer onları üzmüşüm. Özür dilerim :((
Çok zayıf olduğum dönemlerde bile kendimi kilolu görüyordum bu yüzden psikiyatrisden bile destek aldım. Sonuç sıfır herkes zayıf bir ben şişmanmışım gibi gelirdi..Ne sinir bozucu durum ,herşey fethiye ye gelince değişti gerçek sevgiyi buldum ve kilo almaya başladım ve eski fotolarıma baktıkça resmen ıghhh diyorum hastalıklı bir tip duruyor o foto da:)) Şimdi daha da çok alıyorum bebekten dolayı ama çok mutluyum :)) Mutlu olduktan sonra sağlığı engellemedikçe kilo problem değilmiş :))
Ayrıca Asortik Krebim :)) bence sen dünyanın en estetik insanısın kimsenin senin kilolarını gördüğünü sanmıyorum o ışıl ışıl gözlerini görmekten başka :))

Bu arada Hisarönünde ki lokumlu miflöyleri tattım süperdi. Tarif için de teşekkürler..Ellerine sağlık ve o güzel yüreğine sağlık..

Sevgiler

Nurdan :))

nihansu dedi ki...

Çok güzel düşünceler paylaşmışsınız. Öncelikle tebrik ediyorum sizi azminizden ve bunu öylesi doğal ve içtenlikle ifade etmişsiniz ki.. Ve kesinlikle katılıyorum insan önce kendisi için zayıflamayı istemeli. Ve sonrasında yapılan aktiviteler ve sergilenen beceriler. Hepsine keyifle bakıp okudum.

Asortik Krep dedi ki...

Nurdancım, ne zaman istersen söyle milföy yaparım senin için.

Nihansu, teşekkür ederim..