Salı, Temmuz 20, 2010

üstüme yıkıldı,dağ gibi hasret..

Gün batımında KAYAKÖY..
Bana az geldi ama herkes sormaya başladı hani yeni yazı diye :) Oysa son yazıdan bu yana günler nasıl geçti bilmiyorum.Bir yoğunluk bir yoğunluk anlatılacak gibi değil. Aradan seçip yazıyorum ortaya karışık ama esas yazı pazar günü yaptığımız Kabak yürüyüşüdür herhalde... Onu da bir sonraki yazıda yazabileceğim ancak.Bugün işteydim ve bütün gün bu yazıyı yazmaya çalıştım.Her zamankinden daha farklı geçiyor bu sene yaz günleri..Oldukça da sıcak, soğuk geçen günlere nisbet yaparcasına, gündüz dışarı çıkmak istemiyor insan.



Bu hafta misafirleri geçirdiğimizde cuma gecesi gittiğimiz Çin Restaurantı.. Hem çalışta hem de yemeklerini güzel.. Çin böreği benim ve Çağılın en sevdiklerinden.. Çin mantısı da güzeldi, belirteyim. Ana yemek içinde demir tava yedik ama fotoğrafı kötü çıkmış..Böreği ekstra istedik, paylaştık, hatta Çağıl ikinciyi istedi..


Ersan ve ailesi (teyzemin oğlu) geldiğinde çarşamba günü saat iki olmuştu. O gün evde yemek hazırladım ve Çalışta bir otelde kalan eşinin annesi , ablası ve oğlunu da bize alarak onları yolda karşıladım. Ersan çok önceden gelip Fethiye de tatil yaptığından son halini falan hiç bilmiyordu.
Bu yüzden hep nasıl büyüdüğünden ve değiştiğinden sık sık sözettik.
Her yer yanıp tutuşurken benim balkonum ve bahçem serindi, yemekten sonra da kıpırdamadık.Hem sohbet ettik hem de keyif yaptık biraz. Biz Ersan'la beraber büyüdük, o benden iki yaş büyük ve teyzemde öğretmen olduğundan genelde aynı ortamlara beraber girdik çıktık, bu İstanbulda da devam etti. O evlendiğinde teyzemlere yakın oturduğundan iş hariç yine aynı çevredeydik.Ta ki on sene önce biz buraya gelene kadar. Yine de her istanbul ziyaretimizde görüşürdük. Onlar da ani bir kararla geçen sene eşinin memleketi olan İzmit' e yerleştiler.Bu yüzden normalde çok sevinmeme rağmen onları her istanbula gittiğimde göremeyeceğim diye çok da üzüldüm. Neyse ki kışın gittiğimde Ersan İzmite uzaklığından dolayı çalıştığı özel okula daha yakın diye arada istanbulda kaldığından görüşme imkanımız oldu. Onunla görüştüm ama eşini de onun kadar severim ve onunla aynı şekilde görüşemediğimden çok özlemiştim.Bu ziyaret sayesinde hem çocuklarla hem de Güngör'le görüşme imkanımız oldu.
Çocuklarımız sanalda devamlı biraradalar, bu yüzden görmek hariç birbirimizden her daim haberimiz var ama gelmeleri hepimizi çok mutlu etti. Tabii ki onları otele gönderemezdim hatta gitselerde gidip alırdım.

Bu arada eşinin ailesini de otelde ağırlayıp oldukça iyi ilgilenen arkadaşlarıma da çok teşekkürler :)) buradan..

Bu kadar ayrıntılı anlatmamın bir sebebi onları çok sevmemizden ve de çok güzel zaman geçirip bizlere eski günleri hatırlatmalarından dolayı mutlu olmamızdır.Evimiz şenlendi, kalabalık bir aile olarak her yere iki araba gittik :)) ve en önemlisi Çağıl'ın sınavı açıklandığında birlikte kutladık :)) Ben yine de sonuçlar kesinleştiğinde paylaşacağım sizlerle,çünkü daha tercihler kısmındayız,puanı güzel ama sonuçlar belli değil.Sadece İstanbul olabiliyor diye müjde vermek isterim ama sanırım 2 tercihi olabilir dışarıdan, biri Ankara -iyi bir üniversite-belki biri de Eskişehir.. (Minimalist'in yanına :)

O gün akşama doğru Uzunbey telefon etti, biz Uzunbeyle tanıştığımızda benim ilk tanıştırdığım kişi aileden Ersan olduğundan onlarda iyi arkadaşlar. Hazırlık yapmamı ve hep beraber pikniğe gitmemizi önerdi. Onu işten alacaktık ama işleri bitmeyince o bizim olduğumuz koya geldi :))


Aksazlar da akşam saatlerinde girişi kapatmışlar , bu yüzden Letonya arkasındaki ilk koylardan olan Küçük Samanlık koyuna gittik. Adam başı 2 lira verip içeri giriyorsunuz. Biz köşklerde rahat oturamadığımızdan masalara geçtik,mangalımız ve her şeyimiz yanımızdaydı zaten. Günün geç saatlerine kadar orada piknik yaptık, denize girdik. Yoksa oradan da temin edebiliyorsunuz malzemeleri.Dönüşte ben otelde kalanları otele bıraktım, onlar Uzunbeyi takip edip eve gittiler. Geç saatlere kadar oturduk.. Sohbet ettik. Uzunbey bile geç yattı.. O geceden masa resmi hiç yok, hep onları çekmişim..Bu yüzden piknik görüntülerimiz yok.Kayaköy
Ertesi gün onlarla beraber yine otele uğrayıp diğer misafirleri alıp bu sefer Koca Çalıştaki Mutlu restauranta kahvaltıya gittik.Dünya çok küçük derler ya, onlar karı koca öğretmen. Güngörde eskiden özelde şimdi devlette çalışan bir öğretmen. Ersan hala özel de çalışıyor. Arabalardan indik, bir araba yanaştı otoparka 34 plaka ve içinden bir genç kız inip Ersan'a -aa öğretmenim, babam da sizi gördüğüne çok sevinecek falan dedi :)) bizde öğrenci velisi sandık.Meğerse Ersan'ın çalıştığı vakıf okulunun genel müdürü imiş :)) Bizle tanıştırdı, genel müdür çok hoş bir beydi, sekiz senedir her sene buraya gelirmiş, ailecek tatillerini burada geçirirlermiş, belki de Fethiyeyi bu kadar sevmesi hoşumuza gitti... Ailecek biraz sohbet ettik, biz kahvaltımızı ettik, ve deniz faslından sonra onlarla vedalaşıp Kayaköye geçtik.
KAYAKÖY

Kayaköydeki bir ağacın yaprak kenarında oluşan çiçeği..Çok ilginç geldi ve adını da bilemedik , ilk defa gördüğümüz bu ağacın..
Kayaköyde Bülent'in yerinde mola verdik. Sonra kendimizi taşlara vurup yukarıdaki küçük şapele doğru tırmandık. O kadar hoşumuza gitti ki akşam gün batımına kadar oralarda dolandık,tekrar bir deniz kaçamağı yaparız diye mayolarımızı dahi çıkaramadan hem de. Kayaköye gelen herkes gibi orayı çok sevdiler ve bende bildiğim oranda oranın özelliklerini anlattım.Şapele kadar çıkamadık ama ona çok yaklaşmışken dönmek zorunda kaldık diyebilirim.

O gün geç vakit eve döndük ve ertesi günü Bodruma erken gidecekleri için erken yattık. Gündüz yaptığımız kahve keyiflerinden fotoğraflar bunlar. O sabah LYS sonuçları açıklandığından Çağıl bize kahvaltı sonrası deniz keyfinde katıldı.

Sabah bir heyecan bir heyecan.. tv karşısında bekledik,bazen de balkonda..

Bu fotoğraflarda misafirler gelmeden önce Uzunbey, ben ve Ares tarafından yaptığımız yürüyüşten.. Oyuktepe koyları..


2. Karagözler..
Fethiye -Çalış


Karşıdan görüntü..

Geçen pazartesi ve salı işte yeni bir çalışmamız vardı,iki gün boyunca Kayadaydım.. Özellikle beşten sonra çıktım ki bürodan sıcakta insanın konuşacak hali kalmıyor, ilk gün yedibuçukta, ikinci akşam dokuzda döndüm. O saatten sonra Kipadan alışveriş yapıp eve geldim.çarşamba ve perşembe misafirlerleydim. Cuma günü de misafirlerim gittiği gibi işe geldim.Cuma sabahı erken kalkıp onlara krep yaptım, en ezineli beyaz peynirlisinden ve çilek reçellisinden, hatta çocuklar için çikolatalısından ve Bodruma uğurladım.O gece Çalışta Chinese Breeze'deydik.Cumartesi temizlik günümüzdü ve gece sevdiğim insanlarla, sevmediğim bir yere gitmek zorunda kaldım.Davetini geri çeviremeyeceğimiz biriydi, kaç senedir gitmediğim,sahibine uyuz olduğum bir yere gitmek zorunda kaldım,bilenler bilir,adını yazıp sinirlenmeyeceğim.. ama ,aması var işte, yemek tabağından daha yüksek ve yuvarlak kenarlı bir tabak düşünün,değişik bir şey yapalım uğruna herşeyi o tabakta servis yapan bir restaurant,yemekleri eh idare eder ama yaptığı bir çeşit yemek ( safranbolu kebabı mesela 37 lira) hiç haketmediği bir yere konuşlanmış olduğundan herkesin gidip yerinden etkilendiği bir yer, beach plaj diye havalara girmiş ama misafirimizin özellikle istediği Tortellini' sini menüden çıkarın hiç değilse dediği yer olarak en azından bizi tekrar davet etmeyeceğini umduğum yer olarak kalacak. ( Yazmayacaktım ama bilin ve kazıklanmayın buraya gelirseniz- Şat Restaurant-ÇALIŞ) -Orayı sevmediğim için fotoğraf yok-


Konuklarla muhabbetimiz çok iyi olduğundan gece güzel geçti, o ayrı :))

Pazar günümüzü ayrıca yazacağım çünkü fotoğrafları bu yazıya sığmaz, Kabak Koyu yürüyüş yazımı Likya Yolu gezginleri ve Kabak hayranları çok beğenecektir diye düşünüyorum :))

Bu hafta :
-21 temmuz saat 19.00 da Ahmet Ümit Fethiye Kültür Merkezinde Kitap İmza Günü var.
Ölüdeniz Belediyesi ve Natür Kitap Evi İşbirliğinde..
-26 temmuz da kayaköy sarnıçta Bülent Ortaçgil konseri var.Saat 21 .00 de.Giriş 30 lira.

Gelecek hafta:

Pastoral Vadi Ekolojik Restorasyon Kursu da bir yandan start almayı bekliyor.Eğer bir terslik olmazsa oralarda olacağım..İzlenimlerimi paylaşırım sonra sizinle..

... ... ... ...

Fethiye Pastoral Vadi
Ekolojik Restorasyon Kursu*
31 Temmuz-5 Ağustos

Latin ve Türkiyeli eğitmenlerle Pastoral Vadi'nin güzellikleri içinde doğanın ritimlerini içeren, eğlenceli oyunlar eşliğinde beş günlük yoğun bol uygulamalı doğayla uyumlu yaşam biçimi tasarım kursu.

Kurs ekolojik restorasyon, permakültür ve eko-turizm konusunda yıllarca değişik ülkelerden deneyimli Latin ve Türkiyeli eğitmenler Agustin Sepulveda ve Emet Değirmenci ile yapılacaktır.

Kurs sırasında ele alınacak ana başlıklar; Akdeniz bölgesindeki insan gereksinmeleri dikkate alınarak su, enerji, yasam alanı (ev/tesis) yiyecek ve ekonomi/eko-turizm olarak ele alınacaktır.

Kursun amacı nedir?
Akdeniz bölgesinin asıl geliri turizm olduğu dikkate alınırsa günümüzün küresel iklim krizi gerçeği sırasında gittikçe azalan kaynaklar, günden güne artan kuraklık, sel baskınları ve eko çeşitliliğin kaybolması, kirletilen doğa ve ekonomik olarak zorlanan insanları gündeme getirmiştir. Dolayısıyla hem var olan, hem de yeni kurulacak turizm işletmelerinin ekolojik, ekonomik ve sosyal olarak yeniden revize edilmesinin gerekli olduğuna inanıyoruz. Bu kursla bir taraftan yaşamınızı doğrudan etkileyen sorunlara çözüm bulurken diğer taraftan da ekolojik olarak kendine yeterli olmanın tadına ve doyumuna varacaksınız. Böylece bugünkü ekolojik ayak izinizi azaltabileceğiniz gibi aynı zamanda gelecek nesillerin yaşamına katkıda bulunacak bilgi ve beceriler edineceksiniz.

Kurs nasıl yürütülecek?
Kurs sırasında var olan bir/iki tesis pilot proje alanı olarak ele alınacaktır. Atıklarının değerlendirilip ekonomiye ve çevreye kazandırılmasından, suyu ve enerjisine kadar verimliliği, insanların etkinlikleri sırasında ürettikleri ve tükettikleriyle bilinçli ağlar geliştirmesi ve yerel ekonomi ve kültürün ekolojik ve toplumsal olarak restorasyonu dikkate alınacaktır.

Yaparak öğrenme önemli olduğundan mümkünse herkesin uygulamalarda aktif rol almasını bekliyoruz.

Kurs aynı zamanda her türden katılımcıya açık olup katılanlar öğrendikleri uygulama, bilgi ve becerileri, kendi yaşamlarında (ev, bahçe ya da çiftliklerinde) yaşama geçirebilecek şekilde dizayn edilmiştir. Eğitim sırasında olası çözümleri görebilmeniz için mümkün oldukça bolca görsel malzeme ve uygulamaya yer verilecektir.

Bu yoğun eğitim sırasında öğleden sonraları uygulamaya ayrılmıştır. Uygulama sırasında kursiyerler iki gruba ayrılarak iki değişik pilot proje alanında çalışacak ya da fiziksel durumları elverişli olmayanlar gözlem yapacaktır. Her günkü uygulama değişik konuları içermekle birlikte isteyenler beceri geliştirmek istedikleri alana göre uygulama yerini seçebilecektir. Uygulamalar sonunda yarım süre ile her iki grup bir araya gelip edindiği deneyim ve bilgileri geniş grupla paylaşacaktır.


Günlük program suresi: Yemek ve çay molaları dahil sabah 9 dan aksam 5 e kadar.

Akşam yemeğinden sonra sosyalleşmeye her günkü konuyla ilgili yuvarlak masa sohbeti ve eğlence!

Kursta interaktif öğrenme ortamı:
Ekolojik yaşam canlıların karşılıklı birbirini desteklemesi ve interaktif çabasını gerektiriyor. Kendi yaratıcı potansiyelinizi küçük katkılarla ortaya çıkarmaya ne dersiniz? Böylece bireysel ve toplumsal anlamda yaşamınızı ekolojik çeşitlilikle daha ahenkli hale getirebilirsiniz. Dolayısıyla kurs kaydı sırasında katkı koyabileceğiniz alanı bilmek isteriz. İsteğinize ve yeteneğinize göre bizden bazı öneriler:
- Kurs öncesi kendi isminizi doğal bir malzeme üzerine yazıp kolye halinde getirip takarsanız baştan birbirimizin adını daha kolay öğrenebiliriz
- Sabahları Yoga/Taichi göstererek grubun güne daha zinde başlamasına yardımcı olabilirsiniz
- Çaylar ve molalarda enstrümanınızla müzik yaparak ortama ahenk katabilirsiniz
- Ayrıca sizin sunacağınız başka önerileri de duymak isteriz....


PROGRAM AKISI:
31 Temmuz: Açılış ve programın halka tanıtılması
Dünyadan Ekolojik Restorasyon örnekleri- Agustin Sepulveda'nın konuşması
Görsel malzemelerle ekolojik restorasyonu ve yapacağımız beş günlük kurs programının Fethiye halkına tanıtımı ve Emet Değirmenci’nin Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayınlanan Kadınlar Ekoljik Dönüşümde kitabının tanıtımı ve imza etkinliği. Bu bölüm ücretsiz olup herkesin katılımına açıktır!


Kokteyl ve sergi:
Dünyanın çeşitli yerlerinden ekolojik restorasyon örnekleri

Etkinlik yer ve zamanı: Fethiye Kültür Merkezi, öğleden sonra saat 2-5 arası


Beş günlük eğitim sırasında ele alacağımız konular

Ağustos 1, 2010: Yeni kurulacak otel/tesisde dikkat edilmesi gereken noktalar ve var olan bir tesisi etüt etme
· Su kullanımı, enerji, verimliliği, atıkların yerinde dönüşümü, çevresiyle sosyal ekolojik ve ekonomik olarak uyumu
· Eko- turizm: Akdeniz de ve dünyada doğru ve yanlışlar
· Kırsal da agro turizm, kette bio /eco-otel' lerin çevre, ekonomi ve sosyal yapıyla uyumu.

Eko-turizmde ekonomi: Sosyal ve kültürel olarak kendine yeterli EKONOMİ yaratmak
Etik olarak çevresine sorumlu eko-turizm nasıl olmalı?
Sosyal ve kültürel zenginliklerin tanıtılmasındaki doğru ve yanlışlar
· Yerel üretim ve tüketime yönelik pazarlar ve bunların bölgesel, ulusal ve uluslararası ekonomiyle bağlantıları
· Dünyanın çeşitli ülkelerinden yöreye adapte edilebilecek örnekler

Uygulama:
Grup 1: Yeni kurulacak bir tesis
Grup 2: Var olan bir tesisin ekolojik/karbon ayak izini çıkarma

Agutos 2: SU tüketimi, sağlık, koruma ve geri dönüşümü:
· Arazi topografyasına göre suyu yer altında ve üstünde en verimli şekilde kullanma teknikleri
· Ekolojik sulama teknikleri
· Atık gri suyun geri kazanımı ve siyah suyun iyileştirilmesi
Uygulama:
Grup 1:Su hendeği ve su konturları yaratma
Grup 2:Gri suyu kullanarak yenebilir bitkilerle bir bahçe oluşturmak

Ağustos 3: Kendine yeterli YİYECEK üretimi için toprağı tanımak
Bitkiler, ağaçlar ve hayvanların projeye entegrasyonu
· Akdeniz iklimine uygun yenebilir yerel bitkileri tanıma
· Komşuyla paylaşılan yenebilir bitkilerden estetik çitler/sınırlar oluşturmak
· Atıkların dönüştürülmesi ve değişik yöntemlerle doğal gübre (kompost) yapma teknikleri
· Sivrisineklerle doğal mücadele yöntemleri

Uygulama:
Grup 1: İklim ve arazinin durumuna göre yenebilir bitkiler ve şifalı otlardan bir bahçe tasarımı
Grup 2: Toprağı biyolojik atıklarla zenginleştirmek: Atıklardan doğal gübre (kompost) yapma.

Ağustos 4 :Yerel malzemelerle doğaya ve iklime uygun sağlıklı YAŞAM ALANI oluşturmak:
· Pasif enerji kullanarak ekolojik ısıtma ve soğutma yöntemleri
· Akdeniz'e uygun geleneksel Türkiye mimarlığını tanımak ve Latin Amerika’dan öğrenmek
· Binanın izolasyonu ve manto lamada ve kullanılacak sağlıklı ve doğa dostu malzemeleri tanıma
Uygulama:
Dönüşümlü malzemeler (şişe, alüminyum kutu, araba lastiği vb malzemeleri mimaride estetik olarak kullanımı
Ağustos 5: ENERJİ ve enerji verimliliği
· Akdeniz’de güneş, rüzgar, hidrotermal ve biyo enerjinin ekolojik ve ekonomik olarak verimliliği
· Latin Amerika ve İskandinavya dan insani boyutta yenilenebilir örnekleri
· Enerji bilançosu çıkarıp alternatif önermek

Uygulama:
Grup 1: Çatıya günes paneli ya da rüzgar tribünü yerleştirme
Grup 2: Kompost yığınından duşta kullanılacak su için ısıtma sistemi kurma
Ağustos 6: Değerlemdirme ve kutlama: Bu bölümde halka açık olup ücretsizdir. Ancak kursa kayıt yaptıranların konaklama gideri kurs ücretleri içinde değerlendirilecektir.

Daha fazla bilgi ve kayıt için:
Pastoral Vadi:
http://www.pastoralvadi.com/eng/index_eng.html
Tel: Phone : +90 252 633 6627
"Ahmet Kizen" ,
*. Program permakültür ve eko-turizm uzmanı Emet Değirmenci tarafından hazırlanıp kurs Şilili eko restorasyon uzmanı Agustin Sepulveda işbirliğiyle yapılacaktır.
... ... ... ... ..
Bugün BURCU'NUN DOĞUMGÜNÜ.. Yine bir 20 temmuz ve yine uzaktayız. Daha güzel şeyler yazmak isterdim ama ellerimden dökülen kelimeler bunlar oldu. İyi ki doğdun Burcu, sana yaşgünü hediyesi olarak ben gelmek isterdim..
-Bana bakma aşırı sıcaklar sanırım beni böyle hüzünlü yapan, :) yaramadı herhalde.. Demek ki neymiş sadece sarı sarı yapraklar insanları hüzünlendirmezmiş..
not: 1 - Bu cümleden sonra eklemek istedim ki bazen içimden geçenleri yazamamışım bloğa.. Bazen başkaları ne düşünür diye dürüst olamamışım sanki. Daha sade ve daha umarsız yazmayı hayal ediyorum kendim için. İnsan hayatında sadeleşmeye gitmeli. Olabildiğince kendi içinde yapmalı bunu.Bugün farkettim ki başka insanlar bazen beni çok bağlıyor, ya da hep bir şeyler için hesap veriyor- vermeye zorlanıyorum. Yani başkası için hesap olmayabilir ama bana hesap gibi geliyor, ben başkalarına kendimi anlatmayı sevmiyorum.Beni olduğum gibi kabul etmeliler, başkaları için tutum değiştirmemeliyim.Sırf bunun için bile arşivimi herkese açık tutuyorum ben beş senedir oysa orada en saklılarım ,en gizlilerim var.Yani okurken bazen geçmişi, bunu niye buraya yazmışım ki gibi bir hisse kapılıyorum.Bazen çok kızmışım,hıncımı kelimelerden almışım. Bazen neye kızdığımı bile hatırlamadığım yazılar var, saçma geliyor şimdi ama yine de orada olmalarını seviyorum işte. Orada hasret var, özlem var, ayrılık var. Kısaca ben varım.
Başladığımdan beri başkaları için yazmadım ben. Burası yazarken benim rahatladığım bir yer.Kimse okumasaydı bile yazardım..
Ve bugün yine canım sıkıldı, bugün bir tanıdığımız bana Çağıl'ın dayısı (uzman rehber ya) tercihlerini yapacak sen niye araştırıyorsun ki dedi.. İyi de ben hala insanlara neden araştırdığımın hesabını vermek zorundamıyım..?Sadece o da değil ki.. Herkes bugün bana takmış gibi.. İyi de ben yanlış olabilirim ama bunu bana söylemek için herkes sözbirliği edince benim inat damarım daha çok tutuyor..Bırakacağım varsa da bu sefer bırakamıyorum. Hem bence bu işleri başkalarına bırakanlar o işleri önemsemeyenler, ben öyle olmak istemiyorum. Hoşuma gidiyor bunlara bakmak, keşke bazen davranışlarımıza da link verebilsek yazılarımızdaki gibi, neden böyle yapıyorsun diyor mesela,uzun uzun açıklama yerine link ver görsün neden öyle olduğunu.. Artık nerden verirsin linki bilmiyorum ama :P Yani neden böyle yaptığımın açıklamasını nasıl yapayım ki..? Sadece bunun için tek çocukla kaldım ben desem.. Onunla ilgilenmek bana keyif veriyor, onu düşünmek beni mutlu ediyor desem, hadi olmadı düşkünüm evet aklım onda olacak o okuldayken desem.. Benden uzak bir şehirde olmasına başkaları kadar kolay alışamayacağım desem. Gizli gizli onu özleyeceğim desem. yokken buraları bana dar gelecek desem.Manyak derece de dünya bir yana o bir yana desem anlarlar mı ki..?
Onu o kadar boğduğumu düşünmüyorum birde.Bunları düşündüğüm gibi uygulamıyorum ki , yani normalde yazdıklarım okuyunca abartı geliyor sanırım. Ya da dışarıdan bakarken nasıl görünüyor bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.Bizde böyle.
İşte böyle blog, kendimi sana anlattığım kolaylıkta başkalarına anlatamıyorum demek. Muhtemelen ben başaramıyorum. Bazen ortadan yok olasım geliyor, kimseyi aramadan, şu kaybolma hissi beni bu kadar çok rahatlatmasa, bazen bundan bile korkuyor oluyorum itiraf edeyim.
Canım sıkıldığında kaybolsam, bir daha ortaya çıkmasam. Kimseye hesap vermesem, kimseden de hesap sormasam ne güzel olurdu..!!
Geçen günkü piknikten güzel bir şarap vardı, kalkıp onu içeyim ben. Bu sıralar hatlarda tutukluk var, insanlarla bağlantım gidip gidip geliyor ...
5 gün evden çıkmasam ne güzel olur :)) beş gün kesmez ıssız bir adaya gitsem .. Ya da birileri beni rahat bıraksa.. ne güzel olur.
Saat: 4.56 yine asi gece kuşu modlarındayım. Burcum normal bir doğumgünü yazısı olmadı farkındayım ama yanında olsam bunları benden böyle dinleyeceğinden bugün piyango sana vurdu, sana anlatır gibi yazdım bende..Doğum günün kutlu olsun benim küçük kardeşim.Sanırım beni bu dünya da en çok dinleyen sensin. Blog bile senin kadar dinlememiştir beni..
Seni özledim.. Senle konuşmayı da.. Eski yazılardan birine link vereyim ve oradan tekrar hatırlatayım seni ne çok sevdiğimi..
Herkese "Hayırlı " günler dilerim..

11 yorum:

Begonvilli Ev dedi ki...

Çok ilginç ve güzel yerleri anlatmışsınız. Kayaköy, tarihi, doğası ve otantik özellikleri ile muhteşem bir yer. Ben ilk gördüğümde çok etkilenmiştim. Hatta dönüşte epeyce bir araştırma yapmıştım oralar hakkında. Mübadele yıllarına ait çok güzel kitaplar bulup okumuştum. Özellikle doğaya ve diğer insanlara saygılı mimarisine hayran kalmıştım. Yukarıdaki şapeli,nefis peyzajını hiç unutamıyorum. En kısa zamanda tekrar gitmek isterim. Fotoğraflarınız harika.

YEMEK VAKTİ AYLİN dedi ki...

tatilimi daha o kadar çok varki...bu sene fethiyede de deil seçim antalya tarafı oldu bu resimleri gördüm gene şimdiden pişman oldum ,fethiyeyi görünce içimde bişi sızlıyor sanki acaba ordamı yaşadım önceki hayatımda:)

düşünce bahçesi dedi ki...

fethiyesel anlatımlar çok ilgimi çekti.
ağustosta ovacıkta tatil yapacağız.
her tarafıda gezmeyi istiyorum.
koyduğun resimler çok güzel.
orada yaşamak ayrıcalık. çok şanslısınız..

Leylak Dalı dedi ki...

Sevgili Asortik,
Son bölüme yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. İnsanlar neden hep başkalarının hayatına burnunu sokar ve akıl verir ki? Ben onların kendi içlerinde kendileriyle kavgalı olduklarını ve bunu başkalarına bulaşarak yatıştırmaya çalıştıklarını düşünüyorum. O yüzden sıkmayın canınızı bu tatsız insanlar için, sonuçta Çağıl sizin canınız ve ne isterseniz yaparsınız onun için. İnanın ayrılığa da bir süre sonra alışacaksınız (tecrübe konuşuyor:), küçük oğlum kendi kanatlarıyla uçmaya başlamış diye gururlanacaksınız üstelik.
"Meyveli ağacı taşlarlar" diyerek bitireyim ve küçük kardeşinize nice yıllar, oğluşa da gönlünce bir okul dileyeyim...

Beyaz dedi ki...

Offff çok güzel yerler. Biz İzmit'te sıcaktan, nemden nefes alamıyoruz. Nasıl güzel gözüküyor orası öyle tepeden tepeden :)

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Küçük annem teşekkür ederim güzel yazı için... Ben senin mutlu olduğunu bilmek istiyorum sadece her zaman, bunun dışında her şey boş. Ersan abimlerle birlikte güzel günler geçirmişsiniz bu seni mutlu ettiği kadar beni de mutlu etti mesela... Çağıl da hayırlısıyla iyi bir bölüm kazanacak...Yüzdünüz yüzdünüz kuyruğuna geldiniz az biraz daha sabır sadece. sonucu o kadar güzel olacak ki bütün sıkıntılara değecek...

Asortik Krep dedi ki...

Begonvilli ev, teşekkürler ..

Sevgili Aylin, Fethiye kendine has bir bölge ve arabayla gelinmesi gereken bir yer..rehber kitaplar elinizde bolca gezeceksiniz..

Düşünce bahçesi, teşekkür ederim, sizde beğeneceksiniz eminim..

Leylak Dalı, hayatımdan çıkarmak göründüğü kadar kolay değil,başkalarının demesiyle olmuyor işte..Biraz bu konuda saygı istiyorum sadece..

Beyaz, sorma ya..Çok güzeldir gerçekten..

Burcum, bugün yine beni duygulandırdın..Seni çok özledim..

Zehra Gürgen dedi ki...

Ah Asortik, ben linkte vermek istemiyorum. Açıklama yapmam hakkımı ve eleştirilemeyecek şeyleri eleştirenleri kınama hakkımı kullanmak istiyrum.O şarap hala duruyorsa bu akşam bana da lazım.
Aslında yarında lazım..ve hatta diğer günde..
kesinlikle doğru yerdesin, Çağıl'la ilişkinde bence tabii gördüğüm kadarıyla çok sağlıklı..
çok iyi bir genç yetiştirmişsin...
ve dostluğun arkadaşlığında çok güzel, sesindeki yumuşak ve sakin tını bile yeter..

bence olduğu gibi, doğru birisin..bu nedenle seni tanımaktan mutluyum. bırakılamayacak değerli buluyorum.bir tek çok çalışıyorsun görüşemiyoruz :( tek kötü tarafın bu ::)))

Çınar dedi ki...

Ne güzel bir yolculuğa çıkardın beni yine Fethiye'de. Ve Kayaköy yıllar önce yanlışlıkla keşfettiğimiz hayran olduğumuz bir yerdi.

Oğluna sonsuz başarılar dilerim umarım istediği bir yer olur ve severek okur. O zaman hasrette kalsan onun adına çok mutlu olacaksın eminim.

Sevgiler

Asortik Krep dedi ki...

Zehracım, hele canımın sıkkın olduğu bu saatlerde yorumun beni duygulandırdı..BENDE SANA AYNI DUYGULARI BESLİYORUM, KIŞIN ŞÖMİNE BAŞINDA ŞARAP İÇELİM BİZ EN İYİSİ :))

Çınar, şu iş hayırlısıyla bitse artık çok rahatlayacağım..Umarım bizim istediğimiz gibi de biter :))

endiseliperi dedi ki...

asortik krep,
ne çok olmuş sizinle görüşmeyeli. yine nefis yemekler, güzle yerler, çiçekler, arkadaşlar, buluşmalar... ne zamandır insanlara hava atıyorum sizin şu lokumlu milföylerden yapacağımı söyleyerek. bugün yapacaktım ama lokum almayı unutmuşum yine.

ve asortik krep, bazen bir görmeme ve görülmeme, kimseye bulaşmamak, kimseye de açıklama yapmamak için insanlarla daha az görüştüğümü düşünüyorum.

arçil nedeniyle ben de çok benzer eleştirilere maruz kalıyorum. onunla ilgili her ayrıntıyı düşünmezsem duyacağım suçluluk duygusu ile, düşünürsem onun kişiliğinin zayıf olacağı endişesinden duyduğum suçluluk duygusu yarışıyor ve ben bencilce onunla fazla ilgilenmeyi seçiyorum.



sevgiler.