Pazartesi, Mayıs 02, 2011

bu evrende bir tozsun...

ÖLÜDENİZ
 Baba beni mimlemiş, blog serüvenin nasıl başladı diye.Bir uzun hikayedir aslında, kendimce açıklamaya çalışacağım.
İnternette değişik ve güzel paylaşımları çoğunlukla Mutfakcamı Burcu'dan buluyorum.Daha doğrusu o beni bulaştırıyor.Blogları da bir gün Burcudan öğrendim.Abla bu adrese gir ve mutlaka oku dedi.Blogspotu onunla keşfettim.2005 yılının temmuz ayında ilk onu ve "sugibinin" eski bloğunu okuyarak başladım.Okuyorum yorum yazıyorum falan ama hiç blog yazmayı düşünmüyorum çünkü çok yoğun çalışıyorum aynen şimdi olduğu gibi.
Sonra bir gün burcu bana blog açtığını ve yazmam gerektiğini söyledi. Yazmadım tabii ki. Bozuldu ama vazgeçmedi.Bir kere daha blog açtığını ve yazmazsam kızacağını söyledi.Onu kırmamak adına evet dedim.
Ben kabul edince kızma ama ben sana "Asortik Krep" adını verdim, sen bir şehirli krepsin bende akıtmayım dedi. Kendisi sade, gösterişsiz ve yalın olan herşeyden keyif aldığından ve beni gösterişli ve süslü bulduğundan Asortik lakabını takmış. Bana göre ben doğal bir kadınım. 2005 kasım ayında başladığım bu doğal serüvenimde hala sürüyor :))

AKYAKA (sağdaki)- En sevdiğim fotoğraflardan biri olarak uzun süre bilgisayarımın masaüstünü kapladı.En sevdiğim olabilir, beni müthiş etkileyen bir fotoğraf.
Blogda daha çok hayatımı, Fethiyenin güzelliklerini ve güncel medya olayları hakkında  yazılar yazıyorum. Özellikle sergiler ve sanatsal etkinlikleri takip etmeyi sevdiğimden ve bir çoğunun organizasyonunda kendim çalıştığımdan hem arkadaşlarımı haberdar etmek adına hem de kendime küçük notlar düşmek adına bloğa koyuyorum.
Yemek kültürü, el sanatları ve bahçe herhalde vazgeçilmezlerim.Yaşadığım yeri seviyorum ve buraya gelenlere de buranın güzel yerlerini tanıtmak bir başka hedefim.
Bu yazıya seçtiğim fotoğraflar bu 5.5 senede blogda kullandığım en sevdiğim kendi kapak fotoğraflarından seçme.
Blog benim için müthiş bir tecrübe oldu aslında. Hayat sadece yaşadıklarımızdan ibaret değil. Bloglar bambaşka bir dünya. Buradan kankalarım oldu, yeni  kardeşlerim oldu, arkadaşlarım oldu,tanıştıklarım oldu, kapıştıklarım oldu, hayatıma girdiği hızda çıkanlar oldu, dostlarım oldu, hepsi için blog dünyasına müteşekkirim aslında.Hepsi çok güzel hayat tecrübesi oldu bana.Bloglar öyle bir şey ki yazdıklarınız sizin kişisel şifrelerinizi ele veriyor, kişi hakkında zor yanılıyorsunuz. Benimde yanıldıklarım oldu, şaşırdıklarımda oldu ama hayat hepsini sindirmek için bir fırsat tanıyor hepimize.



                                                                    Bahçemden-ÇALIŞ
Sevmediklerime gelince,hakaret içeren yazılar yazıp, yorumlar bırakıp, altına adını bile yazamayanlar, en az saygı duyduklarım. Etik olarak insan yazdıklarının arkasında olmalı, ama dedim ya,yazılarıyla kişilikleri örtüşmeyenler gün gelip açığa çıkıyor ve sırıtıyor bir yerden.

Mimarsinan Köprüsü-BÜYÜKÇEKMECE
 Blog hayatımda kimseye bana link versin diye link vermedim.Önce okuduklarımla başladım, sonra bana link verenlere  link verdim, ilk yazıya başlayanlardan beğendiklerime ilk ben link verdim ki benden giden bir sürü insan onu tanısın, yalnız bırakmasın. Aynı nedenlerden bir çok bloğun ilk izleyicisi oldum. Zor zamanlarında mutlaka uğradım, iyi günlerinde olmasam da olur dedim. Yorum yazarken mutlaka iki kere düşünürüm yazmak için ve her aklıma geleni yazmam. Yazdıktan sonra mutlaka iki kere okurum-yazılarımı da. Yazmak sorumluluk ister, samimi ve doğal olmayanları elerim genelde. Eskiden bakmazdım ama şimdi izlediğim blog sayısı yükselince arada link verdiklerimi eliyorum ki yerine yenilerini alayım.Dörtyüz küsür linkim var,hepsini de okumaya çalışırım.Artık blog eklerken blogger uyarıyor beni bu linkler yüzünden.

ÇALIŞ  PLAJI

Daha çok yazıyorum tabii ki.Yazmak benim için önemli.Kendim ve ailem için yazıyorum.Babam, annem , kardeşlerim ve ailem oradan okuyorlar. Yazmayı seviyorum, bir kere çok özel bir sebepten yazmaya kısa bir ara verdim ama bir daha ara vermeyi düşünmüyorum.Yazmak beni besleyen ve rahatlatan bir şey.Yazılarıma ve bloğuma saygı göstermeyene bende saygı göstermem. Yazdıklarım çok önemli değil ama paylaşımlarım önemli benim için.Onlar benim gerçek hayatta paylaşamadıklarım çoğu zaman.Etrafında bir dolu insan olan biri için önemi bu bence. Genelde çok az kimseyle bu bloğu yazıyorum diye paylaşmışımdır.Kimseye söylemem pek.Keşfedilmek gibi bir problemim de yok.Bu  blog için kimseye hesap vermek zorunda  değilim.Bu yüzden sorarlarsa yalan söylemem ama kel alaka birine de gidip buranın adresini vermem. Yazdıklarımla ilgili yüzümde izler aranmasından, gerçek hayatta hesap sorulmasından, kardeşime ve arkadaşlarıma sataşılmasından, başka bloglara yazdığım yazılara yorum yazıp laf sokulmasından- lafına güvenen adam benim  bloğuma gelip yorum yazar- hiç hoşlanmam.Gerisi kişinin ve yazdıklarının önemine göre bir şekilde halledilir. 

Yazı yazan biri yorumlara etik olarak cevap vermeli, yazılarına uzun ara vermemeli, saygılı  olmaya çalışmalı ve tıpkı evine gelen misafirler gibi diğer insanlara davranmalıdır. Alıntı yaptığı kaynakları göstermeye özen vermeli, başka bloglara hit almak üzere sataşmamalıdır.Hoş bunların yapıldığını görüpte izlemeye devam ediyorsanız da sağ köşedeki  çarpıdan (X) bloğu kapatma lüksünüz olduğunu hatırlatmak isterim.

 
Benim balkon- ÇALIŞ

Senelerdir yazıyorum.Blog dünyasında kimler geldi kimler geçti diyebilecek kadar çok kişi tanıdım.Kapatma kararı verenlerin çoğunun kapatmak için saydığı nedenlerin çoğunu yaşadım. Bir kısmını gözlemledim.Keşke herkes yazabilse, gidenler geri dönse.Onlara o kadar alışıyorsunuz ki sanki blogdan değil de sizin hayatınızdan çıkıyorlarmış gibi oluyorlar. Yoklukları gerçekten belli oluyor.Bir kere çocukları yeğeniniz, kendileri ve sorunları sizin hayatınız gibi oluyor. Zamanla unutulsa da bazen eski yazıların yorumlarına tıklayıp onların izini sürmeye çalışıyorum.Bazen çok beğenip izini kaybettiklerimizde oluyor.Eskiden blogger da bu kadar teknik kolaylık yoktu, şimdi blog yazmak daha kolay ve güzel.Arada sanırım yazılarıma ya da fikirlerime kızıp linklerini vermekten vazgeçenler oluyor.Bunları pek önemsediğimi söyleyemem. Bence hepimiz diğerlerinin alanında birer rengiz. Ne kadar çok renk varsa bu hayatta o kadar güzel bir ortam olduğu inancındayım.Bu yüzden fikirleri bana hiç uymayan farklı dünyalardan insanların bloglarına linkler veriyorum. Onlarla dünyamın zenginleştiğine inanıyorum.
                                                                                                             Balkonum-ÇALIŞ

Arkadaşlarım hangi fikirden olursa olsun benim için önemli. Bu yüzden linklerim sizleri şaşırtmamalı ya da izlediklerim. Ben onları öyle seviyorum. Göründüğümüz kadar net olmadığımızı da  sizlere hatırlatmak istiyorum.Yazdıklarımız her ne kadar kişiliklerimize ait ipuçları versede mesela ben sinirli bir boğa olabilirim gerçek yaşamda. Yazılardan göründüğü kadar yumuşak başlı hiç değilim.Kırk yaşındayım. İstanbullu bir Akdenizliyim. İnsanları ve çalışmayı seviyorum. Çalışırken keyif yapmaktan ve etrafımdaki insanlarla iyi geçinmekten hoşlanırım ama  sınırını bilmeyenler için de bir sınır çizgim vardır, bu ne yazılarda ne de hayatta zorlanmamalıdır benim için.
Bu blogda daha çok Çağıl ve Ares'le ilgili yazdım çoğu zaman.Onlar benim hayatımın merkezi oldu doğal olarak.Şimdi ne Çağıl bu bloğun başlangıcındaki yaşında ne de Ares. Bu bloğun temel konusu sanırım özlemdi, hala da öyle.
Kendimi yazdım arada,çoğunuz sevdi, sevmeyenler için yapabileceğim bir şey yoktu. Sevdiklerimi yazdım, bana enteresan gelenleri,gündemi yakalamaya çalıştım.Arada sinirlenip içimi döktüm.Çoğu zaman hüzünlendim ama sinirlerim bozukken kötü yazıyorum farkındayım.Yani  insanın keyifli yazısıyla keyifsiz zamanları farklı oluyor doğal olarak :) Çoğu zaman yazmak moralimi düzeltti,özlemlerimi giderdi benim için.Sayaç uzmanı oldum :) Hergün kimler girmiş,nerden gelmiş bakarım.Bazılarınızı çok seviyorum,saklamam, bazen de çok özlüyorum :)
Ares,aramıza katıldığında 2.5 aylıktı.
Asortik değil Asortik Krep'im. Ya da krep denmesinden hoşlanırım. Asortikliğim lüks yaşamımdan değil keyfi sevmemden ileri gelir. Bu ikisinin karıştırılmasından uyuz kapabilirim.
Uzun bir yazı oldu,niyetim bu değildi açıkçası. Yazı yazarken keyfimin kaçtığını da nasılsa satırlardan anlayacaksınız,saklamanın gereği yok.Yazı yazmayı seviyorum.Tıpkı paylaşmak gibi. Özlemlerimi, sevdiklerimi değil herzaman herşeyi benimle paylaştığınız için de teşekkür ediyorum.
 Gemiler Koyu- KAYA

Ne zaman istesem yanıbaşımdaydınız, umarım bende sizleri hayal kırıklığına uğratmamışımdır. Bazen sadece kendim ve sevdiklerm için burdaydım, umarım diğer zamanlar gibi bunu da hoş görürsünüz.

Beraber yaptığımız her işten gurur duydum,(kemoterapi koltukları almak,çekirdek kampanyası, mavikuş destek hareketi gibi dayanışmalar) arada kaybettiğimiz değerlerimiz de oldu, onları unutamayız,yazdıklarını da.Benim için çok kıymetliler.

Fotoğraflı yazılarımı seviyorsunuz, bende :)  Fotoğraf koymadan yazmayı unuttum sayenizde. Bence de fotoğraflarla bu blog daha güzel.
 ÇALIŞ

ve diğer fotoğraflara yazmaya kalkarsam bu yazı bitmeyecek. Oysa blog benim için uzun zamandır  aile demek, bloglardan konuşabiliriz ama bu herhangi bir yerde tanışmamızın verdiği samimiyeti ve güzelliği geçmeyecek anlamına gelmemeli.Sizleri görmesemde beni gördüğünüzü ve izlediğinizi biliyorum.Bu da beni mutlu ediyor. Teşekkür ederim ayrı ayrı hepinize :))
Ve  Baba ! Sana da mim için teşekkür ederim ama izninle benim linklerim dahil ,  cevaplamak isteyen blogları mimlemek istiyorum. 
Üstteki foto : Koca Çalış Plajı
Aşağıdaki foto: Bahçemden.   

Sarnıç- KAYA
Kaktüs'süs olmaz :)
Bahçemden
İçmeler-MARMARİS
Şovalye Adası- Fethiye
Rumeli Hisarı-İstanbul
Vişne Likörü benim hayatımda olmazsa olmazlardan :) Öğrendiğimden beri kendim yapıyorum.
Kaputaj Plajı-Kaş


Büyükçekmece' de gün batımı


Günün şarkısı olmadan bu blog olmaz :) Benim sevdiğim gruplardan... Yüksek sadakat.

21 yorum:

cerenim.com dedi ki...

Ne güzel bir yazı olmuş, gitmeden önce tekrar bakıp,faydalanacağım :) teşekkürler

derya dedi ki...

Güzel bir müzik eşliğinde harika fotoğraflar. Balkonunuza da bayıldım orada oturup hiç kalkmak istemeyeceğim bir yer.

Tibetin annesi dedi ki...

ne kadar uzun zamandır yazıyormuşsun, hiç farketmemişim :) buralarda yeni olduğum zamanlarda bana kucak açanlardansın ve yolum fethiyeye düşerse muhakkak tanımak istediklerimden... :)

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Asortiğim ben sırf bu balkonda seninle kahve keyfi yapmak için Fethiye'ye gelmek istiyorum:) Nasıl güzel olur seninle sohbet:)

novella / विश्व dedi ki...

balkona ve ares'e bittim :) burada olmayı, seni okumayı da hep sevdim. iyi ki başlamış serüvenin... sürsün yüreğin, kalemin, gözün, nefesin yettiğince dilerim...
sevgiler...

serpil dedi ki...

Okumadığım hiçbir yazın yok, bu yazı da ne kadar yalın ve duygu yüklü, çok sevdim.
Resimler çok güzel, Gemiler Koyu rüya mı gerçek mi, ben bugün o bankta oturmayı çok isterdim, çok yorucu stresli bir gün oldu benim için.
Baharlanan İstanbulundan sevgiler :))

Sittirella dedi ki...

Uzun zaman olmuştu bir gönderine yorum yapmayalı... çok beğenerek okudum Krep, söylemeden geçemedim.
Fotoğraflar da birbirinden şahane.
Huzurun, mutluluğun asla bozulmasın dilerim :)
Sevgilerimle.

Anne ve Bebisi dedi ki...

Seni okumak buyuk keyif.. Sen hep yaz :))

baba dedi ki...

Asortik krep;
Dostum, teşekkür ederim.
Bir mim bir mimden çıkıp, hafta sonu gezi röportajı gibi olur:)
Müthiş bir yazı, resimler harika.
İnsan şu blog aleminde boşu boşuna asortik krep olmuyormuş.
O balkonunda ben vişne likörü içmezsem kötü olurum.
Yalnız Ares’i bağlayacaksın. Benim hanım, köpeklerden ve bütün hayvanlardan korkar:)

Koyun bile elleyemezJ

baba dedi ki...

Asortik krep;
Dostum, teşekkür ederim.
Bir mim bir mimden çıkıp, hafta sonu gezi röportajı gibi olur:)
Müthiş bir yazı, resimler harika.
İnsan şu blog aleminde boşu boşuna asortik krep olmuyormuş.
O balkonunda ben vişne likörü içmezsem kötü olurum.
Yalnız Ares’i bağlayacaksın. Benim hanım, köpeklerden ve bütün hayvanlardan korkar:)
Koyun bile elleyemez:)

laleninbahcesi dedi ki...

sabahıma bu yazı ile başlamak bana inanılmaz keyif verdi... Yazılarınızı hep keyifle okudum dilerim hep yazarsınız hep okuruz...
Sevgimle

bilge ve annesi dedi ki...

Sevgili Asortik krep, bu güzel fotoğrafları bir arada görmek samimi cümleleri okumak yine her zamanki gibi iyiki tanımışım seni dedirtti. Tanımışım diyorum çünkü gerçekten tanıdığımı hissediyorum, hayranlığım, sevgim ve özlemim bundandır diyorum.Yine ve yine iyiki varsın diyor ve öpüyorum, sevgilerimle

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Çok güzel fotolar.. B.çekmecede gün batımını pek severim..

zeynep dedi ki...

süperdi ellerine sağlık..
yazmaya fazla ara vermemeli"ye takıldım..
çok doğru arkadaşım..

Zeugma dedi ki...

Burada anlattıkların aynı zamanda başarılı bir blog yazarı olabilmenin sırları..
''Blogunda insan evine gelen misafirmiş gibi davranmalı..''
En çok da bu sözüne yürekten katılıyorum.
İyi ki yazıyor ve paylaşıyorsun...
Daha nice yıllara...

buraneros dedi ki...

Daha önce de benzer bir yorum yazmıştım. Şu an aynı cümlelerin tekrarını büyük bir iştah ve zevkle yapıyorum. Şunun altını özellikle çizmem gerek: Blog ruhunu, mantığını ve işlevselliğini en doğru ve en şık şekliyle yansıtan blogların başta gelenlerinden biri Asortik Krep...
Ve bir kez daha tekrar etmeliyim ki; enerjinize ve disiplininize hayranım:))... Bana da bulaşsın diye sıklıkla ve büyük bir zevkle uğruyorum.:))

bilge dedi ki...

NE GÜZEL ANLATIMDI O HELE RESİMLER TEKRAR FETHİYEYE GİTTİĞİMİ SANDIM BENİMDE BLOG AÇMA HİKAYEM CAN DOSTUM DALGALARI AŞMAK SAYESİNDE OLDU BENDE NE YAZACAĞIM DEDİĞİMDE YAPTIĞIN İŞLERİ ANLATIRSIN DEMİŞTİ..İYİKİ SİZİN GİBİ BLOG ARKADAŞLARIMIZ VAR NE MUTLU BANA SEVGİLERİMLE...

oyumben dedi ki...

Resimler çok başarılı. Huzur veriyor bünyeye.

Asortik Krep dedi ki...

Cerenim; gelmeden önce bana yazacaksın ben aydınlatacağım-eğer istersen :)

Deryacım,senin Ankara gezilerinde beni cezbediyor :) Balkonum istediğiniz zaman hazır, sizi bekliyor :)

Tibetin Annesi, Çok memnun olurum :)

Kirpikteki Gözyaşı, mutlaka bekliyorum :)

Novella, teşekkür ederim.Bende burada ve sizlerle olmayı hep sevdim :)

Serpilcim,Gemilerde o bank gerçekten rüya gibi değil mi..? Fethiye'nin her yeri çok güzel.Bazen görüntülemeye yetişemiyorum ve yazdıkların için teşekkür ederim.

Sittirella, teşekkür ederim,evet uzun zamandır yokluğunu hissetmiştim..

Anne ve bebişi, canım ,teşekkür ederim.

Baba, ben teşekkür ederim mim için.Olmasa yazmazdım sanırım bu şekilde.O balkonda istediğin zaman likör içeriz, Ares'e yukarı çık dediğimizde söz dinleyip odaya çıkıyor ,böylece eşinde rahatça oturur.Belki de çocuklar severse eşinde yaklaşır,bilinmez ki :)) Korkutmadan gönlünü alırız ,merak etme.

Lalenin bahçesi, teşekkür ederim, bende sizi izlemekten çok keyif alıyorum :)

Bilge ve Annesi, sizi burada görmek beni hep keyiflendirdi,teşekkür ederim :)

Mavi tutku, beni de, nasıl özledim anlatamam...

Zeynep, soğumadan sıcak sıcak yenmeli :)

Zeugma, gitmediğine seviniyorum,üzülürüm-üz gidersen...

Buraneros, çok teşekkür ediyorum.Yazı yazmak disiplin ve sorumluluk ister diye düşündüğümü daha önce de yazmıştım.Beğenin ve güzel cümlelerin için teşekkür ederim.

Bilge, ben dalgaları aşmakla tanışan ender ve şanslı insanlardan biriyim :)) O resimler beş senede sevdiklerimden..Beğendiğine sevindim.

Oyumben, beğendiğinize memnun oldum :) Hoşgeldiniz...

LEZZETLİ SOMUNLAR dedi ki...

Anneler günün kutlu olsun canım..

aysencifci dedi ki...

Asortik anneler gününü kutlarım. O ne güzel resimler öyle! Zorla emeklilikte bizi Fethiye'ye yerleştireceksiniz:)D
Sevgilerimle,
Ares yakışıklısını çokkkkk öptüm.