Perşembe, Ağustos 18, 2011

Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı *

Dikkatimi çekti, son yazılarıma gelen seni son zamanlarda melankolik görüyorum cümlelerine uzun uzun cevaplar verip üstüme alınmışım sanki öyleymiş gibi.Kimse kusura bakmasın ama benim gibi sosyal çevresi bu kadar çok ve yoğun insanda  melankoli ne arasın diye düşünürken şu linke rastladım.Eğer ben yazılarımda böyle gözüküyorsam yuh bana...Ben kendimi hiç anlatamamışım demektir.
Bunu dün akşam yazdım.Bugünde aynı düşündüğümden silmeden devam ediyorum.Evet arada bunalıyorum, insanlardan sıkılıyorum ama bu içlerine giremediğimden değil çok girdiğimden oluyor :) On yıl önce tanıştığımız bir kadın bana geçtiğimiz günlerde tanıştırıldığımızda ben sizi tanıyorum dedi. Nerden diye sordum- ne yazık ki çünkü ben günde en az 2-3 kişiyle tanışıyorum onu hatırlamam mümkün değil, sonra da iddiası beni gülümsetti ve hoşuma gitti.Ben olsam bu kadar iddialı bir cevap veremezdim.Hem kişi hatırlamıyorsa hatırlamıyor,bu suç olmamalı ve ne olur tekrar tanışsak, simasını hatırlasam bile adı mümkün değil aklıma gelmez on yıl önceki birinin.
Bu satırlara kadar ilk defa okuyup ne kadar ukala diyenler için de ben işimi doğru yapmaya çalışırım, isimleri ezberlemem,isim ezberlemeden de kelime haznemle durumu idare ettiğim zamanlar çok olur.Öyle yapmak zorundayım çünkü insanın hem işini takip edebilmesi hem de tanıştığı kişileri aklında tuttabilmesi çok zor.Hem ben eski tanıştığım biriyle yeni tanıştığıma aynı şansı tanırım.Belki biraz daha samimi davranırım o kadar.O an benimle iletişimi çok önemlidir benim için.Laf mı sokmaya çalışıyor yoksa samimiyet mi kurmaya çalışıyor bende ona göre davranırım.Her ikisi de beni bağlamaz,iş yapıyorsak beni sevmek zorunda değil,sadece işini kolaylaştırmak adına yardımcı olurum.Genelde severler ama..Samimiyetime inanırlar.
Kelimelere çok önem veririm birde ben.Cümlede kullanılan kelimelerin vurgusu ve tonlamalar önemli benim  için.Tüm ilişkimizi bu vurgular ve tonlamalar belirler.Önem verirsem peşinden giderm, benim için önemli biri değilse de umurumda bile olmaz.
Sıkıldım, evet çünkü bence çok çalışıyorum.Aynı yerde çalıştığın eşi idare etmek bile zor bir kadın için.(Alışık değilsiniz değil mi böyle cümlelere..? Sadece işsel yoğunluğumuz yok bizim, kişisel yoğunluklarımızda var, hepsi beraber toplanınca bunalıyorsun zaten.Eşimde çok çalıştığından arada bunlar yaşanıyor yani eve gidememek, en az haftanın üç gecesi dışarıda olmak.Bu aralar yardımcım da yok.Evdeki işlerde bana bakıyor.Ben zamanında çalışmadım,çocuğumu büyütürken, bu yüzden iş yapmayı bilirim ama insanın iş yapacak zamanı ve keyfi olmadığı zaman iş yapamıyor.Evde de bir köpekle yaşarsan her gün süpürülmesi gereken bir evin oluyor.Bu yüzden bana akıl vermeye çalışanlara uyuz oluyorum.Evde bol zamanda her işini bitirip bana şunu şöyle yapmalısın diyenlere de.
Romantik bir resimle başlayan bir yazı böyle olmamalı diye düşünenlere zaten canım burnumda, bu kadar
işin arasında tertip edeceğim kadın kolları gezisi için onca hazırlık yaptım,kendime zaman yarattım, işlerimi ayarladım ama birinin ihmali yüzünden kalacağımız yerde bir sorun çıktı, bize yer ayarlayamamışlar.Oysa ben yarın arkadaşlarımla Eskişehirde geziyor olacaktım. Porsukta tekne gezisi yapacaktım, bilim ve arkeoloji müzesine gidecektim,Kent parkta korsan gemisinde resim çektirecektim, lületaşı müzesini gezip Odunpazarında yeni açılan mumya müzesine bakacaktım. Gece barlar sokağında piyasa yapacaktım.Tüm hazırlıklarım şu anda Eylülü bekliyor,gezi eylüle ertelendi, bende bu yüzden Kayseride ki arkadaşımın kızının düğününe gidemiyorum.Geziyi ben düzenlediğim için de bu geziyi de  iptal edemiyorum.Kayseri planı yattı.Eskişehir eylüle kaldı.


*  Başlıktaki söz Özdemir Asaf'tan.

5 yorum:

bilge ve annesi dedi ki...

Ne kadar samimi ve güzel yazmışsın,gezi planlarının ertelenmesine üzüldüm, o kadar çabanın boşa gitmesi kötü olmuş ama üzme sen kendini, öpüyorum

laleninbahcesi dedi ki...

Eşimle aynı yerde asla çalışamazdım herhalde ...
Gezilere üzüldüm ama neyseki yine de gidecekmişsiniz. Bizimde bayramda trenle Eskişehir planımız var ve bunu ilk size söyledim. Suya düşerse diye temkinliyim:))

creep dedi ki...

senn acilen bir tatile çıkmalısın.
mesela istanbul.
kardeş özlemi çekiyorsun gibi geldi bana:)

Asortik Krep dedi ki...

Bilgenin annesi, ya arada böyle sinirleniyorum işte.Herşey üstüste kelimesinden hoşlanmam ama bu böyle oldu.

Sevgili Lale, çok zor 12 senedir çalışıyoruz ve işte kapris yok,evde kapris yok bir kadın beraber çalıştığı eşini hep asiste etmek zorunda kalıyor.Dün mesela evde kalmak istemiştim ama işler bitmeyince işe gitmek zorunda kaldım.İnsanın kendi işinde de mesai diye bir şey yok,24 saat çalışıyorsun.

Creep, ben en son kurban bayramında gidebildim istanbula ve artık buralarda çok sıkıldım. Bilmem anlatabiliyormuyum :))

Zehra Gürgen dedi ki...

Asortikcim sen aslında hepsini çok iyi idare ediyorsun. ama bunca yoğunluğa arada oflamazsan ben senin biyonik kadın olduğunu düşüneceğim.
Ben senin kadar sosyal birini tanımadım!
Onca yoğunluğuna birde evde misair ağırlıyor ve de sofrayı bir birinden güzel ve özel şeyle süsleyebiliyorsun!
Hep aşkla yaşa canım!!