Pazartesi, Ağustos 01, 2011

ben hiç böyle suskun kalmadım

Yassıca Adalar ;  misafirlerle yapılan bir tekne turundan.

Zaman çabuk geçiyor, eski bilgisayarım tamirde, Çağıl'a iyi ki baban bana bilgisayar almış yoksa ben ne yapacaktım diye söyleniyorum arada. Birde bilgisayarı arada o soruyor diye söyle o bilgisayarcıya hala bilgisayarımı yapmadı ya bloğa " İ... bilgisayarcım bilgisayarımı yapmadı"  diye yazıp o kelimeye web sitesine link vereceğim diye dalga geçiyorum.Tabii ki söylemiyor ama kızgınlığım gün geçtikçe artıyor. 
İşte güzel ekşınlar yaşadım, bir gece Fatoşla güzel bir yemeğe gittik davetli olarak ,Fethiyede eski oteller tadilattan geçip nefis otellere dönüştürülüyor,Fethiye ileride butik oteller diyarı olarak anılabilir, tatil için dünya cenneti bir yer ama bazen turistik açıdan yönetilmesini beğenmiyorum.Kendi çektiğim fotoğraflar işte kalmış bu yüzden sadece link verdim.
Teyzemin kızının oğlu bendeydi, bir gece telefon geldi,anneside bize sürpriz yapıp geldi.Beş gün beraberdik, görümcemlerde Hisarönünde tatildeydi,ramazan öncesi misafir ağırladık bol bol.Oysa bence şimdi tatile çıkılmalı,özellikle oruç tutmayan ve tatil için yer arayan varsa buraya gelsin derim.İngilizlerle beraber tatil yapabilirler.
Çok bi ramazan modunda yazmıyorum farkındayım ama bugün denizde keyif yapmış biri olarak aklıma ramazanla ilgili şeyler pek gelmiyor. Geçen hafta pazar günü ise herhalde Fethiye de hiç bir sahilde yer yoktu,etraf Kilyos sahili gibiydi.Biz artık çok kalabalık yerlerde denize giremiyoruz.Hatta geçen hafta Ölüdeniz iğne atsan yere düşmez vaziyetteydi. Şemsiyeler birbirine yapışık, sırt sırta güneşleniyorsun.Utandım valla o durumdan.Melsa(muğla merkezli bir şirket)  biraz daha para kazanayım derken turizmi baltalıyor.O kalabalıkta ruhum sıkıldı.Şezlonga yatarken arkadaki insanın kucağına uzanmış gibi oluyorsun.Ayağının dibinde bir sürü insan,şezlonlar( 2 şezlong+ 1 şemsiye) 15 lira olunca tabi bazıları şezlong almıyor, geliyor senin şezlongunun dibine ayağa kalmaya boş yer yok.Abartının allahı yapılıyor artık.



Geçen hafta Carol&tayfun turunun teknesi "carol ann" ile tura gittik,(ortadaki) neden ayrıntı yazıyorum çünkü tekne görevlilerine uyuz oldum. 1-teknede türk kahvesi yoktu. 2- çay yerine porselen fincana attıkları demlik poşetleri içmek zorunda kaldık.-tanesi 3 liraydı. 3- çok önceden havlumuzu koyduğumuz minderlere başka boş minderler varken iki görgüsüz turist gelip oturdu vetekne görevlileri ağızlarını açıp bir şey demediler.Bende problem yok deyip boş minderlere geçmek zorunda kaldım çünkü turist adam nerdeyse teyzemin kızının üstüne oturacaktı ve ben turizmle uğraşan biri olarak bir turisti tekneden atamadım,yakıştıramadım kendime.Onlarda müdahale etmediler,yani adam taciz etse seyredeceklerdi sanırım,bu yüzden çok kızdım.Yemek tabağı aşağıda, ben değil ama delikanlılar aç kalıyor bu tabakla,onun için yedek birşeyler almak lazım tura çıkarken, ben kek ve patatesli tart yaptım,yedik. Birde ilk durakta kaptan bizi bol köpüklü bir koya götürmez mi bile bile neden böyle yerlere giriyorsunuz dedim ama saçma sapan cevap verdiler. Birde her durakta deniz keyfi yapan bir kaptan ilk defa gördüm. Bazıları sezonda denize bile girmemiş oluyor...


Letonya tatil köyü
Şovalye adası


Hisarönü Hisar pub
Kayaköyü gezdirdim teyzemin kızına,sarnıç restaurantta da bir mola verdik.
kaya
Kaya da Büyük Kilisede müzik öğretmeni olan kuzenim ses denemeleri yaptı, oğlu da ona eşlik etti.O da konservatuar öğrencisi.

Bu çok ilginç bir bitki.İlk defa gördüm, bilen varsa yazabilir mi acaba..? Böyle sadece meyveden oluşuyor.
Bunlar sarmısaklıklar.Antik resturantta çömlek atölyesinde yapılıyor.Bir daha gittiğimde alacağım.Emrah diye genç bir usta yapıyor.
Çağıl ve Ares son zamanlarda müdavimi olduğumuz sun campta.Bugün yine gittik,dalgaları dinleyip uyuduk
kaya

Cuma gecesi Kedi kafa bize evde makarna yaptı,onun yaptıklarını hep bir problem oluyor yazamıyorum bu defa atlamayayım.İşten yorgun argın gelip hazır sofraya oturmak çok keyifli ve bu misafir zamanı tüm arkadaşlarımdan uzak kaldığımdan herkesi çok özledim.
Kedikafa bizim cafederin zehranın  eşi. Yaptığı yemeği çok yedik ama blogcu tavrına uymayan bir şekilde hiç bahsetmedim sanırım.Kayaköyde kaç kere mutfağa girdi ben unuttum aslında.Evde de biz açken genelde karnımızı doyuran o,tatlı keyfi zehraya ait. Dün zehra ve zen ile kahve içip oturduk en sonunda.Özlemişim.
***

Bugün plajda dilime dolanan şarkı
Canım yazmak istemiyor ne garip,oysa ben yazmayı severim.Blog geziyorum biraz, yorum yazıyorum ilgimi çekenlere.Bayağıdır gezmemişim.Yazacak çok şey var,bi anlatacak güç bulunca yine yazarım.
***
Ha birde fethiye telekoma kızıp bütün aboneliklerimi kapattım. Kayaköye yazlığa giderken kapattırdığım ev telefonumu ve internetimi açmışlar, fatura yazmışlar,itiraz edince de haksız çıkardılar beni,itirazımı kabul etmediler.Sonra da iki saat bomboş ,müşteri olmayan binada beni dolandırıp durdular, bende kızdım ve kapatmak istedim o iki saatte yapamadıkları işlemi ben binadan arabaya gidinceye kadar yaptılar.Çalışan insanlarda bir saygısızlık,bir hor görme-bana değil şikayete gelen başkalarına- bahçe kapısına ahır kapısı gibi asma kilit asan çalışanlardan ne bekliyorsam zaten,birde onları genel merkeze şikayet ettim, bana telefonda aboneliğiniz bittiğinde sizi şikayet sonucu hakkında bilgilendirmeyiz gibi bir cevher de yumurtladılar.Yani arkadaşlar türktelekoma aboneliğiniz varsa ancak konuşabiliyorsunuz.Bir daha asla onlarla ilgili bir kampanyaya dahil olmam çünkü kampanyalarından önce çıkabilmek için kampanya bedelini peşin ödeyerek ayrılmayı bile göze alarak ayrılmama rağmen hala resmi olarak kurtulmuş değilim.Türk telekoma elini veren kolunu alamaz.135 lira fazladan bedel vererek ancak çıkabiliyorum düşünün artık. Birde şikayet ettiğimden midir bilmiyorum her gün eve taciz telefonu gibi telefonlar aldım.Normalde hat çalışmıyor,yani kimse arayamıyor ama ben sessiz telefonlar aldım.Yani sesimi duyup kapatmalar falan. Teksas halt etmiş bu ttnet yanında.Girmek beş dakika ama çıkmak isteyince sizden kötüsü yok, yanlış durumda ise size hakaret bile ediyorlar.
***
Kızıldere HES'te kıyımlar başladı,şantiyeler kuruldu, sular yüzünden kapışmalar yakındır yazacaktım ama sanırım iş sulara kalmadan başka mecralarda zaten bitirilecek.Bir ülkenin durumuna bak bir de kalk blog yaz olunca ancak bu kadar oluyor işte.!

16 yorum:

ümran dedi ki...

Geçen hafta pazartesi günü ben de Ölüdeniz'de ki kalabalığın tam ortasındaydım maalesef :))
Tabiat Parkında girişte ayrı,şezlong ve şemsiyelere ayrı para verdiğimiz halde o kalabalığa anca 1-2 saat dayanabildik ve tamda dibimizde yerlere yayılan ve neredeyse üzerlerinden atlayarak denize ulaşabildiğimiz aileye şezlonglarımızı vererek oradan ayrıldık..

Özlem dedi ki...

biri burda oruç tutmayan ve tatil için yer arayan var mı dedi :))) ta kendisi oluyoruz;)
yassıca adalar resmini görünce bir tuhaf oldum , güzeldi oralar hem fazla derin değil ,hemde ılıktı suyu.

HES için yaptığınız tüm mücadeleleri hepsine tanıklık ettik , kazanan doğamız olsun ....

Leylak Dalı dedi ki...

O fotoğrafını koyduğun bitki yılanyastığı sanırım Asortiğim. Ben de geçen yıl Didim'de daha büyük ve renkli olanını görmüştüm, zehirli olduğu söyleniyor.
Herşey için sefan olsun diyor sevgiler yolluyorum...

Zehra Gürgen dedi ki...

Canım, eşimin zevkle yemek yaptığı nadir insanlarsınız biliyorsun :) hele sen iste yeter :)
dün gittiğimiz plajın adını unutum, çok güzel bir yerdi.
Her zamanki gibi büyük bir keyifti birlikte olmak..ancak tadı damağımda kaldı..

Adsız dedi ki...

Merhaba

Ben izmirde yaşıyorum..bizim buralarda o bitkiye "yılan yemi" deriz biz.yani dedem bana öyle öğretmişti.yılanları çektiği söylenir.çok var buralarda şehir dışında çeşme ve civarında..zevkle takip ediyorum blogunuzu ve resimleri

Gülden

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Ümran, kelimeler ve yaşananlar aynı gerçekten. Neyse bir daha gelişinizde bir kahve ikram etmek isterim eğer istersen :)

Özlem, çok güzel bir memleket burası diğer yerlerden hala daha bakir ve doğal.HES'leri hiç sorma ağaç kesimleri başladı,çok üzgünüm.Kim kimi nasıl gütmek istiyorsa gütsün ama doğaya dokunmasınlar ya!!! :(

Leylak Dalı, yılan yastığı ; isim olarak çok güzel ama düşününce çoğu insan için korkutucu :)

Zehra, Kıdrak Plajı orası.Dur daha yeni başladık ;)
Eşinin yemeklerinin fanıyız ailecek ne diyeyim daha :))

Sevgili Gülden, Yılan yemi; tamam bundan sonra unutmam bu ismi :))
Bloğumu beğenmenize sevindim,içten paylaşımlar işte.Bazen sıktığımı düşünüp çoğu şeyi yazamıyorum,yine de yazdıkça rahatlıyorum.Seviyorum burayı :)

LEZZETLİ SOMUNLAR dedi ki...

Asortiğim; seni yine çok umutsuz gördüm:)))))))))) Dilerim en kısa zamanda 'umuda uzanan' bir tura çıkarsın tekne turu yerine..Bilgisayar tamiri konusuna ben de dünkü yazımda 'maalesef' yer vermek zorunda kaldım, çünkü delirtiyorlar insanı..Türk Telekom konusunda da haklısın, yine maalesef..Keşke haksız olsak da işlerimiz yürüse. Sevgi ve umutla kal canım..

bilge ve annesi dedi ki...

Uzun zamandır yorum yazamıyordum ama takip ediyorum, herzaman ki gibi çok güzel fotoğraflar, öpüyorum kendine iyi bak, o otu ben de ilk kez gördüm bu arada

Çınar dedi ki...

Benim bilgisayarım da epeydir bozuk sinir bozucu bir durum gerçekten. Bilgisayarsız yapamaz olmuşuz.

Fotolar harika ve yıllar önce sürekli gittiğim Fethiye'de hissediyorum blogunu gezerken.

İyi eğlenceler ve çalışmalarında başarılar dilerim

Sevgiler

Asortik Krep dedi ki...

Lezzetli Somunlar, biz seninle muhabbet etsek neler kaynatırız neler,düşünemiyorum :)

Bilge ve annesi,oysa ben sizi hep takip ediyorum :)) siz gelmesenizde ben size uğrarım , ben bakmam öyle şeylere..

Çınar, ben ayrıca bekliyorum sizi biliyorsun :)

Deniz dedi ki...

Çok güzel fotoğraflar, çok beğendim ama o değişik bitkiyi de çok merak ettim, renk katmış!:)
www.LensMarket.Com

Asortik Krep dedi ki...

Deniz, bitkinin adı Yılan yastığı,Yılan yemi, yöreye göre değişiyor.

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Kelimelerini, yazış tarzını, içtenliğini çok sevdim. Yazıların her zaman hoşuma gidiyor, keyifle okuyorum ama bunda başka bir tat vardı bence.

Asortik Krep dedi ki...

Seninle dertleşir gibi yazdımda onun için beğendin bence.Yani hep alışık olduğun tarzda.

Yonca dedi ki...

bi solukta okudum yazdıklarını ;) ama sonuna gelince yorulduğumu çok yorulduğunu hissettim :((

istanbul'a gel dinlen biraz ;)))

Red Riding Hood dedi ki...

O ilginç bitkiden bizim yazlıktada çıkmış Asortiğim,bakıyoruz ama çıkaramadık. E-mail adresini göremedim,eğer varsa bana ulaştırırmısın sana kaktüslerden biraz fotoğraf yollayayım .Bloğa eklemeye kalkışsam olmayacak çok fazla fotoğraf var .
Sevgilerle