Salı, Kasım 16, 2021
Mine Flora
Pazartesi, Kasım 15, 2021
Geceyi seyrede seyrede öğrendim ki ışık insanın içinde yanmıyorsa yüzüne vurmuyor.*
Pazar, Kasım 07, 2021
Yetinmeyi bilir misin ?
Pazartesi, Kasım 01, 2021
Şikayet ettiğiniz hayat, belki de başkasının hayalidir..
Ara ara insanlardan yoruluyorum, yine öyle bir döneme girdim. Etrafta psikolojisi bozuk o kadar çok insan var ki bazen halen eski seyrinde bir insan olduğum için hedef oluyorum. Ben kanser halimle insan idare ediyorum. Etmek zorunda kalıyorum. Ama benim o sakin hallerimden, hastalığımdan, soğukkanlılığımdan suskunluğumu fırsat bilip üzerime gelenide affetmiyorum. İnsan idare edebiliyorum diye saygısızlığı hiç kaldıramam. Geçen bir whatshap grubunda uzun süredir psikolojisi bozuk olduğunu anladığımız birini idare ediyorduk, en son bana takışmamak adına hiç cevap vermediğim için her gün grupta laf sokmaya devam edince önce gayet uygun bir dille rahatsızlığımı belirtip, sonra onu gruptan attım. Dileyenlerinde gruptan ayrılabileceğini, bu konuda kızgın olmayacağımı söyledim. Bu kişi gittiğinden beri mutlu, mesut grup özümüze tekrar döndük. Anladım ki huzursuz ve sorunlu insanları idare etmek bizi yoruyor. Arada temizlik yapmamız gerekli. Bu hem sosyal medyada hem de hayatımızda gerekli. Kendi adıma da suskun biri değilim, ölsemde olamam sonucunu çıkardım. Ben sorun çıktığında onu ya çözmeliyim ya da konuşmalı... Diğer türlüsü bana uygun değil. Bir de anladım ki şu kanserli halimle bile çoğu insandan daha doğru bakabiliyorum hayata. Kendimi insan olarak tebrik ettim. Ha grup mu, bir tebrik mesajı atmadıkları kaldı. Herkes artık sorunları çözmek için başkası hareket etsin istiyor. Kimse taşın altına elini koymuyor. Kızmadım, alışığım bu davranışlara.
Kronik hastalıklar çok yorucu yaşam savaşına yol açıyor. Hem beslenmene dikkat et, hem kendine, hem psikolojine, insan ilişkilerine, yaşam koşullarına, hayat şartlarına.. Hangi taraftan nasıl gideceksin? Neler planlaman gerekli? Bunlar hep karar mekanizması.. ve gerçekten yorucu. Başlangıçta insanlar sorularıyla çok yoruyor bu hastalıkta, hakkında hiç bir şey bilmedikleri kanser için her gördüğün akıl veriyor, bir şekilde başlangıç sıkıntılarını atlattım ama şimdide Gamlı Baykuş’ lar var. Senden fazla üzüldüğünü belli edecek ya, her bulduğunda senin hiç düşünmediğin, sana sıkıntı olmayan çünkü dr onu düşünecek zaten, ve senin için karar verecek ama o ablasının eltisinin kaynında aynı hastalık olduğu için biliyordur. Onu seninle paylaşacak, çünkü ölürsen o sana söyledi, vicdanı rahat edecek ve o kanser olmadığı için kendine sevinç çıkaracak. Bazen gelip kendi hastalıklarını anlatıp, Allahtan kanser değilmişim diye karşımda sevinip gidenler var. Hiç bir şey demiyorum tabii, etkilenmiyorum da artık ama ilk seferinde dumur olmuştum itiraf ediyorum. Kanser dizilerdeki gibi iki kemoterapi alınınca kurtulduğunuz bir hastalık değil. Bence özgün ve erişilmez fikirlerinizi kendinize saklayın, iyileşmek de o kadar kolay değil.. En azından bu savaşa saygı gösterin, ağrı uzmanı olmuş kanserli insana şuram ağrıyor, buram ağrıyor diye de hastalık anlatmayın. En gıcık olduğum ayağım uyuşuk diyorsun, benimde diyor. Günlük sıkıntılı durumlarınızla bizi bunaltmayın hele o basit yaşamın hiç umursanmayacak hırslarıyla ilgili de kafamızı şişirmeyin. Bazen susmayıp kendinize getirmek istiyorum, benim de bir tahammül sınırım var.
Banyodakiler tabii ki canlı değil, canlısı cansızı seviyorum işte, bir başka duruyor..
Bu evimde büyük, eşyalarımda çok ama artık daha az eşyalı hayat yaşamalı insan diye düşünüyorum.
Çarşamba, Ekim 06, 2021
Üzüm Şehrine Yolculuk..
Salı, Ekim 05, 2021
Yakala saçından tut hayatı, çevir yüzüne..
Perşembe, Eylül 02, 2021
Dil söylemez yüreğin harbini..
Anlatacak yine çok şey var. Bodrumdayız annemle, Yahşi’ de.. Mecralar çoğaldıkça yazacak yer çoğalıyor, buraya yetişemiyorum.
Son 20 senelik Fethiye hayatımdan sonra kolayca kimsenin yapamayacağı gibi yeni bir hayat kurdum kendime İstanbulda. Orada insanlar Fethiyeden geldim deyince yüzüme bakıp “ neden böyle bir şey yaptığımı soruyorlar” hayatımı anlatacak halim yok tabii ki.. Kısa kesiyorum ama kendimi de tebrik ediyorum, bu kadar kısa zamanda yine İstanbullu olabilmek beceri işi bence de. Kendi konfor alanından çıkıp yeni bir hayat kurmak kolay değil ki ben birde yaşam savaşı veriyorum.. Yani hayatım toptan değişti, şikayetçi miyim hayır! Yine olsa yine Fethiye’ deki evi satar giderdim İstanbul’a.. Bu taşınmaların, hayat değiştirmelerin bana öğrettiği tek bir şey var. Nereye kaçarsanız kaçın sorunlar kafanızda ve sizinle geliyor.. ve insanlar mekan da değiştirse çevre de değiştirse zor değişirler..Ektiğinizi biçersiniz hayata.. Sorun varsa çözerim, olay olursa krizi çözerim gözüyle hayata bakıyorum. Hep öyle baktım, o yüzden mekan değiştirmeler, taşınmalar beni zorlasa da ben planlarımı yapar, onları gerçekleştirmek için çabalarım. İnsan konusunda hep şanslı oldum. Bence çoğunluk etrafımda iyi ve sevgi dolu insanlar olmuştur, nereye gidersem gideyim zaten sevgilerini esirgemezler. Fethiye’de ikinci memleketim olmuş, taşınsam da ayrılsam da orayı seviyorum ama İstanbul’a döndüğüme pişman değilim. Yirmi yıl oranın her türlü keyfini, sıkıntısını, yaşamını tattım, sonuna kadar yaşadım. Ben mış gibi gösterip hayatı yaşayabilen biri de değilim. Kimseye gösteriş olsun diye de yaşayamıyorum. Hele bu yaşam benim için hediye gibi kazanılmış ikinci bir yaşam olunca, kimseyi de taktığımı söyleyemem.
Özgür kız tadında takılıyorum hayata.. Yeni başlangıçlar yapmaya da alışmışken durmak da işime gelmiyor. Zor süreçlerden geçiyorum evet ama bu güçlülüğü kendime borçluyum.Kimseye değil.
Kafamdakileri eyleme dökmeye çalışıyorum. Fırsat bulabilirsem ne ala.. Bulamazsam da b planında takılacağım.. O planlardan daha kimsenin haberi yok. Paylaşmak da işime gelmiyor. Bu rahatlığa çok alıştım.
17 senedir yazıyorum buraya.. Daha da yazmak istiyorum.
Kimseyle tanış değilim, beni önemsemeyen kimseyi de hayatımda istemiyorum. İyiliğimi isteyenlere kapım sonuna kadar açık, diğerlerini de arkamda bırakıp gideli çok oldu zaten.
Çok,çok, daha çok yazabileceğim günler istiyorum. Yazmak bana hep iyi gelmiştir zaten.
Bu yaz kaçıncı kaçamağımız bilmiyorum ama gezgin olmak bir yandan hoşuma gitmiyor değil.
Kitabımı evde unuttuğum için grupta annemin arkadaşından ödünç kitap aldım okumaya.. Okumak hala en sevdiğim hobim.
Kitap okur gibi hayat yaşıyorum bu ara.. Giriş, gelişme, sonuç..
“Hayat, yaşamaktan çok savaşmayı öngörüyorsa ve senin kısmetine bu çıkmışsa yapacak bir şey yok. Savaşarak yaşayacaksın.”
Hala sevdiğim şarkıları dinleyemiyorum, hala bazı olaylara karşı öfkeliyim, hala insanlara güvenemiyorum.. Şarkıları dinleyebildiğimde, öfkemi dindirebildiğimde ve insanlara güvenebildiğimde iyileşeceğim, biliyorum.
Cuma, Ağustos 06, 2021
#AyışığıSonatı
Ayışığı Sonatı
Beethoven, arkadaşıyla akşam gezintisine çıkmış, Berlin sokaklarında dolaşıyorken bir evin önünde kendi bestelerinden birinin çalınmakta olduğunu duyunca durup dinlemeye başlamış. Zor bir parça olmasına rağmen piyanoyu çalan kişi bir yere kadar başarıyla geldikten sonra ansızın çalmayı kesmiş."Buradan sonrasını yapamıyorum işte. Keşke usta olsa da o devam etseydi"diye yakınırken Beethoven, arkadaşını çekiştirerek evin kapısını çalmış.Burası yoksul kundura tamircisinin eviymiş. Büyük usta kapıda dikilirken,"Özür dilerim sözlerinize kulak müsafiri oldum az önce, izin verirseniz o şarkının devamını çalarım size."demiş.
"Teşekkür ederim ama bu piyano çok harap ve notalarda yok,çalamazsonız"diye cevaplamış kız onu. Biraz yaklaşınca kızın kör olduğunu fark etmiş."İyi de siz nasıl çalışıyorsunuz peki? "demiş Beethoven. "Eski evimizin yanında bir müzik hocası vardı, o çaldıkça ben ezberledim, notaya ihtiyaç duymuyorum "demiş kör kız.
Beethoven oturup o parçayı baştan sona çalınca kör kız onu tanımış.Öyle bir performansı Beethoven 'dan başkasının sergileyebilmesine imkan yokmuş çünkü. Kız ve annesi aziz konuklarını layığıyla ağırlamak için çoşkuyla çabalamaktayken, Beethoven kıza dönüp,"Senin için ne yapabilirim?"diye sormuş."Benim her şeyim var Yalnız. ..."diye, bir an tereddüt ettikten sonra kör kız cesaretini toplayıp şöyle sürdürmüş cümlesini:"Doğuştan körüm bu durum benim için büyük sıkıntı değil. Aklımın içinde bu dünyanın bir benzerini kurdum,belki daha bile güzeldir benim hayalimdeki dünya. Senin bestelerini çalarkende orada geziniyorum.Anlayacağın her şeyim var ama bir tek şeyi canlandıramıyorum aklımda ve bu beni çok üzüyor. " "Nedir o?"demiş "Beethoven. "Gökyüzünde asılı dev bir küreden söz ediyorlar. Geceleri ışık yayıyor. Ne kadar güzeldir kim bilir.!Onu bir türlü hayal edemiyorum işte " "Ay ışığını mı merak ediyorsun güzel kız?Gel sana onu anlatayım "demiş Beethoven. Hemen ünlü Ay ışığı sonatını çalmış.Kundura tamircisinin kızı mutluluktan ağlarken büyük besteci evden çıkmış ve dostuna demiş ki:"Çabuk yürü ,bestelediğim o sonatı hemen notaya dökmem lazım,yoksa unutacağım"
Cumartesi, Temmuz 24, 2021
Hayat hep sevdiğin yerden gelmez.. Geldiği yerden sevmek lazım..
NEYE İNANIYORSAN ONU YAŞARSIN !!!
Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir!
Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır!
Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir!
Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir!
Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu... istediğinizde gelecektir. Her şey insanın kafasında biter!
Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir!
Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz!
Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız!
Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir!
Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir!
#Arnold Palmer
























































