Cuma, Ağustos 29, 2008

Dün bir ara sabah işe gitmemeye karar verdim. Yatıyordum , yardımcım gelecekti ama telefon açıp gelmeyeceğini söyleyince uyanmış oldum.. Çağıl'ın odasına gidip bilgisayara oturdum. Açtım bloğu dünkü yazıyı yazıyorum bir yandan da Çağıl bilgisayarı açık bırakmış virüs programı çalışıyor.. Küçük bir pencere açıldı mouse istem dışı hareket etmeye başladı.. Bir sürü pencerecikler açılıyor ben kapatıyorum, sağa sola saldırıyor , blog yazıma gitti 2 defa ben hemen mouse'u oynattım ve geri çektim.Bir yandan da içimden saydırıyorum Çağıl'a..Kendin evde yoksun ne diye böyle açık bırakıp gidiyorsun programı. Bak böyle ele geçirirler işte..Bunları sayarken de ne yapmam gerekir diye düşündüm bir an.Bilgisayarı o ulaşmadan bir ara kapattım. Sonra telefonu arıyorum nerde diye arayacağım ve böyle böyle oldu açayım mı diye soracağım. Telefon çaldı .Baktım ofis arıyor, Uzunbey açmış gülmekten konuşamıyor..
Çağıl yeni bir program almıştı, bürodan kendi bilgisayarına girip iş yapabilmek için.Nasılsa çakmam (!) diye habersiz girip virüs programını kapatmak istemiş.. - bak akıllıya ben de onu kapattım :)) Hayatımda böyle panik olduğumu hatırlamıyorum :) Uzunbey'in iş bilgisayarları çok önemli olduğundan aklım gitti virüs saldırısı oldu diye.. Gerçi evdeki Çağıl'ın bilgisayarı.. Çağıl bizim zaten bu departmanımızın temsilcisi :)) amaaaaa dün sabah ki paniğimi görmeniz lazımdı.. O gene benim izin vermediğimi görünce yazı yazıyorum ya bloğa , benim yazıma " anne, ben program açıyorum "gibi bir şey yazmak istemiş :))
Neyse kendi bilgisayarı olsa bile bana telefon açması gerektiğini anlattım ona .. Açmazsa da böyle bilgisayarı kapatıp programının bitmesine yakın canına okuyacağımı anladı.. Ne yapalım yani virüs bilgisayarı ele mi geçirseydi :P

Daha İstanbul'a gitmeden sivilceler basmıştı beni.. Yüzümde yok, boynumda ve ensemde şimdi de sırtımda.. Ben ergenken bile sivilce olayı yaşamadım ama bu sıcaklardan dolayı, klimalı ortamlarda yaşamama rağmen sivilcelerim çıkınca dr.a gittim. İlaçlarımı aldım İstanbula gittim ama geldikten sonra yine yayılmaya başladılar. Bugün de yine randevu alıp ziyaret etmek zorunda kaldım ki zaten çok terleyen bir kişiyim , sıcaklarda durma dedi ama duramıyorum zaten.. Yeni ilaçlarla ve bir şampuanla devam edeceğim..Umarım geçer.Birde deniz iyi geliyor ben yarın denize gideyim :)) Uzunbey'in ATV ' si kapıda duruyor, onunla mı gitsem .. Deniz yakın oraya kadar gidebilirim ama trafiğe çıkamıyorum.Yani çıkmıyorum aslında.. Korkuyorum bu motor tarzı aletlerden trafikte..

Dün biraz bahçeye de çıktım uzun süredir sıcaklardan dolayı çok çıkamıyoruz.. Bazen biraz esinti oluyor ama bitkilerin görüntüsü çok baygın ya da bizim bahçıvanın aşırı sulamasından dolayı bitkiler bozuk biraz. Ne yaparsan yap, kendin baktığın gibi olmuyor işte..

Ramazan geliyor, ben oruç tutmuyorum. Ticari hayatta ramazanın gelmesinden dolayı burada zorluk çekiyoruz , sizde de öylemi bilmem. Bir ay boyunca insanlar ramazanı bahane edip işleri yavaşlatıyorlar, işe geç geliyorlar ve erken gidiyorlar.. Oysa İstanbulda dükkanlar iftardan sonra da açık olur, burada kapalı.. Saat dört dediniz mi o gün o iş kalır. Tahsilata gidilmez. Zaten ramazan var diye sezonda bitti. Bunun yanı sıra İstanbulda ramazanın ilk günü ben mutlaka Oruç Babaya giderdim. O günleri özlüyorum.Ramazanın ruhu bile buralara uğramıyor. Merak edenlere ; Oruç Babaya gittiğim senelerde oruç tutardım :)

Normalde klimayı sevmem, hem rahatsız edip gıcık yapıyor bende hem de küresel ısınma anlamında kullanmak çok faydalı değil ama bu sivilceler yüzünden klimalı ortamlar haricinde duramıyorum.

Resim benim balkon gibi bu yüzden bana çok tanıdık geldi :)

Bir yandan evin her yerinden çiçek fışkırsın istiyorum bir yandan da büyük boş bahçe.. Her iki düşünce için de hemen harekete geçmem mümkün değil. Şimdilik havaların biraz serinlemesini bekliyorum ki bahçede istemediğim noktaları değiştireyim.

6 yorum:

etki alanı dedi ki...

Öyle güzel bir gezinti yaptım ki bloğunda,Ne yazacağımı bilemez durumdayım...
Muhteşem resimler...
30 yıl aradan sonra,bulunduğum kasabadan seyrederken sevmeye başladığım İstanbul'u,senin objektifinden görmek,daha bir sıcaklık duymama sebep oldu....
Ama hala Akdeniz bir başka güzel gelir bana...
Günlük gazetem gibi oldun,her sabah ilk gezindiğim blog sensin şu aralar...Bir belgesel gibi tad veriyorsun...
Kocaman sevgiler gönderiyorum..
TüTü

hislerim ve ben dedi ki...

bende panik oldum bir anda alemsiniz siz var ya.
klima olayını bende sevmiyorum ama dükkanda bi açtık mı içersi sanki buzane allahtan kimse yokken kapatıyorum da birazcık ısınayım diye:))) oruç nasıl tutucam diye bugün aklımdan geçiyordu hatta sabah kahvaltımın bile hayalini kurmuştum ama o tatlı uykudan uyanmak nasıl zor gelicek görücez inş tutabildiğimiz kadar tutucaz.
ramazanın gelmesi+okulların açılması+yakacak masrafı filan derken biz esnaflar için biraz kötü bi ay olacağı belli.
tabi sizin için sezon erken kapanmış oluyor...

Asortik Krep dedi ki...

Etkialanı,hakkımda çok güzel şeyler yazmışsın.Teşekkür ederim.Yeni yazı senin için gelecek o zaman :)) Bekle ve gör :)

Hislerimveben, aynen yazdıklarına katılıyorum..

♥ Suzi ♥ dedi ki...

Tütünün hislerini paylaşıyorum ve ben onu çooook seviyorum.Bu pazar ondayız,beklerim :))

Evin Kedisi dedi ki...

Asortik Krep'cim;

O eski hatırladığın İStanbul aslında yıllar önce bitti Ramazan anlamında. Ben düşün ki neredeyse dokuz yıl önce Göztepe işimden döndüğüm saatte bir taksitim var yatıracağım son gün, dükkanın kapısını çalıyorum çalıyorum kapı duvar! Neymiş oruç açma saatiymiş, nasıl sinirlenmiştim.

Orucu dediğin şekilde işine yansıtan, bir kalkan gibi az çalışmak ya da iş yapmamak için kullanan zihniyete ve buna izin verene, hoş görene ben de çok sinirleniyorum ama inan her yer öyle. Millet birbirini olumsuz anlamda etkiliyor bundan kaçış yok.

Bu arada, ne güzel Fethiye ile ilgili fotoğraflar hep bana balayımızda gittiğimiz yerleri hatırlatıyor, çok mutlu oluyorum. Fethiye'nin hemen sonunda yeralan bir pansiyonda kalmıştık. Manzarası tam koyun bitiş noktasında olan bir yerdi. Ellerine sağlık :)

Asortik Krep dedi ki...

Suzi, bende isterdim gelmak :((

Tütü, dükkan kapamaları bıraktıkta umarım resmi yerlerde öğlen yemeği çıkıyordur artık..Ya da oruç tutmayanların listesi istenmiyordur.