Cumartesi, Ocak 17, 2009

Bahçe -1 .. Clematis

Bahçe yazılarına clematis (Yaban Asması) yazısıyla başlamak istedim. Geçtiğimiz bahar bir yerde resmini gördüm ve aşık oldum.. Çiçeklerin hepsini seviyorum genelde ama böyle illa almam gerekli, bahçemde olsun, aşık olduklarım allahtan fazla değil.Yoksa oturduğum sitede benle zor başa çıkılabilir bu yüzden. (Bendeki sağ üst köşedeki açık pembeye benziyor )

Herkes istanbul usulu üç-beş çiçek, biraz yeşillik tarzı bahçe seviyor,tamam benden önceki hali bahçenin gayet iyi, kaliteli çiçekler kullanılmış ama ben sevdiklerimi etrafımda görmek isterim, bir kaç ağaç dikmek isterim, etrafım yeşillik olsun, balkonum görünmesin isterim. Neyse çiçek sevgimi ve bu konudaki asiliğimi anladıklarından ve bende kimseyi rahatsız etmemeye çalışarak bahçenin köşesine gelen ve evin 3 tarafı bana ait gibi "duran" bahçemde , sitede olduğumuzdan değil -ama benim bahçem işte- bir şekilde idare ediyorum.Emekliliğimizde bu şehir içindeki evden çıkıp en az iki dönüm olan başka bir yere gitmek istiyorum.Bu evimi de seviyorum ama bu çalışan bir hanım için ideal, ancak başa çıkıyorum.. Oysa ben sabah çıkıp akşam eve gireceğim, olmadı bahçede sabahlayacağım bir toprak istiyorum. Uzunbey' de bu hayalime ortak :) Kavga bile çıkarabilirim bahçe için ya da yok sayabilirim komşularımı bu yüzden :))

Anladıklarından şimdilik bana bulaşan yok ama geçen gün İngiliz komşumuzun bahçenin kendi balkonunun önüne denk gelen, bahçenin geneline hitap eden düzenlemesini kaldırıp uyarı verdiler, bana köşe ev olduğumdan ve benim camımın yanından kimse geçemeyeceğinden ses çıkaran olmadı, zaten orda çiçekler olmasa ben camımın yanından geçip orayı yol yapanlara uyuz olurum.. Genel giriş iki tane kimse kaşınmasın ve site yolunu izlesin bence.

Bahçe yazılarında bahçe düzenlemesi ve sevdiğim çiçekler olacak. Bildiklerimi sizlerle paylaşacağım. Bu çok şey biliyorum anlamına gelmemeli sadece kendi tecrübelerim ve okuduklarımdan öğrendiklerim bunlar :) Değişik bilgiler ve irdelemeler için konu ve yorumlar açık, düzeltmelerde olabilir, bunun için bahçeme karışanlara atladığım gibi sizlere atlamayı düşünmüyorum, merek etmeyin ve sizde bildiklerinizi etrafınızla paylaşın.

Akdeniz' de yaşadığımı hatırlatarak yazdıklarımın sıcak iklime göre olduğunu da unutmayın..

Aslında uzun süredir bahçeyle ilgilenemedim.Bu yazılarda sanırım çok özlediğimin belirtisi.. Pek evde kalmadığımdan ve akşam geldiğimizde karanlık olduğundan bahçem bu aralar çok bakımsız.

Geçtiğimiz gün bir yerden alışveriş ediyoruz, satıcı bana nasılsınız, gibi samimi sorular sorunca beni tanıdığını anladım ama çıkaramıyorum.Meğer evi bize satan kişinin kardeşiymiş.. Diğer kardeşi de şu an komşum.. Devamlı burada yaşamıyorlar ama yurtdışında yaşıyorlar.. Neyse bahçe ne güzel olmuş öyle dediğinde çok sevindim, çünkü saksılarım duvarlarda ve her yer çiçek dolu ya ne çok çiçeğin var diye insanlar hep eleştiriyor beni. Oysa çoğu fazla su istemeyen kaktüsler ve sukulentler.Yoksa bu çalışma temposunda nasıl fazla ilgilenebilirim ki çiçeklerle.. Birde aşırı düzenli şeylerden hoşlanmıyorum. Görünür bir düzensizlik ve kurallı bir dağınıklık olmalı çevremde yoksa yapay geliyor bana etraf..Yalnız çim bakmak ve yetiştirmek bizim yarı gölgeli ve çam altı bahçemizde uygun olmadığından üzgünüm.. Çünkü Ares çimlerde koşturmaya bayılıyor.. Gelecekte bir bölgesi kesinlikle çim olan bahçem olacak Ares için.

Biz başa çıkamadığımızdan bahçenin düzenini değiştirip gölge olan yerlere taş döşeyip yürüme yolu yaptık, şimdi bana düzenlememde ses çıkarılmayan çam ağacının altı var, orayı tekrar düzenlemek istiyorum. Bahçe ıslandığında çamur kalan ve çim yetişmeyen bir yer olduğundan masayı koyduğumuz yeri taş yapmıştık, hiç estetik olmadı ve çözüm olmadı. Kimseye çaktırmadan -nasıl yapacaksam artık- yine orayı düzenlemek istiyorum :) Resimlerini paylaşırım sonra.


Yaban Asması - Clematis - (Akdolandı-Mordolandı)

Soğuk iklim bitkisidir. Çiçekleri güneşi sevse de, diktiğiniz yer mutlaka yarı gölge olsun. Rüzgardan korunmak ister. Gübreli ve kumlu topraklarda sağlıklı gelişir. Kışın yapraklarını döker. Pembe, mor, mavi, sarı çiçekleriyle mayısta bahçelerin vazgeçilmezidir.


Bahçe kapılarında da kullanabilirsiniz. Nisanda kök ayırma yöntemiyle, mayıs-haziranda otsu dallardan çelik alarak üretebilirsiniz. Tohumlu üretirseniz iklim koşullarına dayanıklı olanı seçme şansınız artar. (Tohumdan yetiştirmek zor bu yüzden köklü almanızı tavsiye ediyorum)


Ben ilk gördüğümde burada her yere sordum fakat bulamadım.Sanırım Fethiye gibi sıcak yerler için uygun bir bitki değil ama Üzümlü ve Kaya'da çok güzel olabileceğini düşünüyorum.. Bulamayınca geçtiğimiz nisanda annemden istedim gelirken alsın diye..18 ytl ye Beylikdüzü Bahause' tan almış. Ben mavi hastasıyım ve mutlaka mavi al dedim. Bulamazsan pembe ya da renkli olsun demiştim. O, son kalan 3 taneden pembe almış benim için.
Böyle bir çite sardırdığınızda renkli clematisler için özellikle baktım yabancılar hep beyaz çit kullanmış. Benim bahçe duvarımın yarısı taş, yarısı da kaliteli telden oluşuyor.Kaliteli teli burada hava atmak için yazmadım, tam siz bahçeye sardıracaksınız, iki sene sonra telin sökülüp atılması gerekecek.Bu tarz dayanıklı bitkileri sardıracağınız yerlerde önemli.Bu yüzden gelecek için dayanıklı bitki satın alırken ilerisini de hesap edip bahçe planlamanızı ona göre yapın derim.
Normalde Fethiye çok güneşli bir iklimde olduğundan clematis için fazla sıcak kalıyor.Ben çok sevdiğimden ve bir kaç yerde okuduklarıma dayanarak clematisin kökünün gölge bir yerde olması gerektiği ve çiçeklerinin güneş alması gerektiği gerçeğini kesinlikle atlamadım ve onu bir çalı-ağaççık olan başka bir bitkinin kökünün yanına aldım. Amaç zaten duvarı sarması olduğundan ve ağustos sıcağında özellikle yanına saksı çekip gölge yaptığımdan ne kadar iyi karar verdiğimi de ancak o zaman farkettim..
Başka bir uygulama ise saat yani çarkıfelek sarmaşığıyla clematisin aynı yere dikilip birbirine sarılacak şekilde sardırmanın güzel bir fikir olduğunu düşündürecek bilgiler bulmamdı. Clematis kışın kötü bir görüntü verip, aynı kurumuş dallar gibi durması yüzünden bir çok insan ilk dikimlerde kışın kökünden çıkarıp atmış mesela.. Oysa çarkıfelekle sardırdığınızda onun kışında kurumayan dalları ve görüntüsüyle durumu kurtardığını ve güzel gözüktüğünü okuduğumdan beri beraber dikmediğime pişman oldum.


Gerçekten de kış gelince clematisim sararıp soldu, hatta annem bile geçen hafta kurumuş bu dedi. Bende eğilip baktığımda aslında içinde filizlerin yeşerdiğini farkettim ve ona gösterdim. Yine de budayıp , gelecek sene güçlenmesi için bir kısmını kestim. Bu bahar artık duvarın üstünü nasıl saracağını hep birlikte takip ederiz..
Bu resimlerin bir kısmını bahçe düzenine örnek olsun diye koydum.. Genelde sağdan soldan aldığımız çeliklerle bahçe düzenleyen insanlar olduğumuzdan, bir yere göre düzenleme değil aldığımız çeliğe ya da tohuma göre düzenleme yapabiliyoruz.Ya da benim gibi yer darlığı çekenler için ideal seçimler sarkan çiçekleri bahçede bu şekilde düzenlemek.Ya da balkonda.

Hala daha kuş evimi boyayamadım.. Gördükçe özeniyorum, birde saksı adam yapasım var ki onun fotoğrafları daha sonraki yazılara kaldı..

Bir bahçe düzenlemesinde çiçeklerin birbiriyle uyumu çok önemli. (Arkada mor çiçekli bitki clematis)

Bu renklerini eskiden gördüğümü hatırlıyorum ama nerde olduğunu çıkaramıyorum.Demirköyde olabilir.Çünkü İstanbul ve Trakya şartlarında iklimi ona uygun diye daha çok yetiştirilebileceğini düşünüyorum. Zaten burdaki fidanlıklarda clematis dediğimde çoğu satıcı anlamadı bile ne dediğimi. Peyzejcılarla çalışmak bu yüzden daha iyi.. En azında adamın yüzüne bön bön bakmadan ve o yok bunu verelim tarzı davranış yapmadan getirmemizi istermisiniz diye soruyorlar.
Her renk clematis bulabilirsiniz..Kokusu için değilde rengi ve gösterişi için almanız gerekli.. Kokulu sarmaşık isterseniz beyaz yasemin, mor salkım, hanımeli gibi çeşitler düşünmeniz gerekli. Ama unutmayın ki bir bahçede balkon civarına mutlaka bir kokulu birde görüntüsü güzel sarmaşık olmalı..Gerçi kokulu olupta çirkin görüntülü sarmaşık pek görmedim , en azından benim aldıklarımda..
Bir başka bilgi de :

" Sarmaşıkların kraliçesi olarak bilinir. Clematis bizde pek yaygın değildir ama her bahçede olması gereken zarif ve değerli bir bitkidir.


Çeşitleri,çiçek biçimi,açma zamanı ve boy açısından büyük farklılıklar gösterir. Yetiştirilmesi pek kolay değildir.


İyi işlenmiş,nemli ve humuslu toprakları sever. Düzenli sulanır. Bitkinin kökleri gölgede olmalı,dalları ise güneş görmelidir. Bunu sağlamak için köküne yakın toprak büyücek taşlarla örtülebilir veya etrafına bodur çalılar dikilir. Çiçekleri mor,beyaz ve pembe tonlarında,bazen de ebruli olur. clematis cinsine göre 3 m.den 10 m.ye kadar uzar. ( duvar ve çitler için uygundur)Açma zamanı ise mayıstan ekim ayına kadar değişir.


Nisbeten kolay yetişmesi ve gösterişi açısından “Jackmanii” cinsini tavsiye edebilirim." verilen bu tarz latince isimleri google da görsellerde arayıp sizin istediğiniz çiçeğe uygun olup olmadığına bakabilirsiniz..


BUDAMA: İlkbaharda açanlar çiçekleri geçtikten hemen sonra ve derince, yazın açanlar ise mart ayında ve orta karar budanır. ( benim gibi kurudu diye kesmeyin )


Bu konuyla ilgili güzel resimler görebileceğiniz bir site http://www.clematis.org/explore/gallery


Gelecek yazıda bir başka sarmaşıkta buluşmak dileğiyle :))


Not: 1-Anadolu'da Mordolandı ve Akdolandı diye biliniyor..
Not: 2-Resimdeki benim bahçemdeki clematis.. Denk getirirsem bir de mavi istiyorum.

15 yorum:

ERDIL dedi ki...

Sayin krep hanim yazi dizinize bayildim.Bir ara Milliyet blogumda 10-11 dizilik yapmisdim.Sizinde böyle yazi dizisi yapmaniz beni daha da cok memnun etti.clemais'lerinizin
her sene baska bir renk tonuna bürünebilecegini ancak cekeceginiz fotoraflarlada gözliyebilirsiniz.
Doganin kurallarindan bir taneside
canlilarin yalniz yasayamiyacagidir.
Bütünlügü ancak ciftler tamamliyabilir.Bitkilerde de aynen öyledir.Cevresinde bir esi olmadigi taktirde yasiyamazlar.
Bu sadece sizin bahcenizde olmasi anlamina gelmez.Yakin cevresinde de olmasi yeterlidir.
Onlari anliyabilmeniz icin dogada
gözlemeye calisin size cok sey anlaticaktir.Tek yapacaginiz seyse
izinleri olmadigi müddetce onlarin
sinirlarina girmeyin.Ne demek istedigimi zamanla yapacaginiz gözlemler size anlatacaktir.
Eger bahcenize bir fidan almak isterseniz mutlaka bir okul talebesi olmasi sarttir.Onun hakkinda ki bilgiyi ögretmeni size verebilir.Bundan sonra onun egitimi aranizdaki bag sizin ona verebileceginizi sevgi ve saygi ile olabilir.Eger sizi severse karsiliginda size ondan bütün beklentilerinizi verebilir.Unutulmamasi gereken tek sey onlar bizden önce var idiler.Yasami cok iyi tanirlar.Kuracaginiz siki bir bag ile size tatmadiginiz bir güzelliksunabilirler.
Simdilik bu kadar ilerdeki yazilarinizda onlarin cok daha baska yönlerini yorum olarak anlatirim.
Saygilarla.

evren dedi ki...

Harika! Bir yerlerden biliyorum ben bunu diye düşündüm yazı boyunca, ta ki mavi-mor olana gelene dek. Ben bir tek o rengini biliyormuşum demek. Diğerleri de çok güzel. Bu yazı dizisinin devamını merakla bekliyorum. Bu aralar sukkulentler ilgi alanımda. Sizdekileri özellikle merak ettim.

Zeugma dedi ki...

Böyle bir şey yok..
Botanik bahçesi gibi..
Şahane görünüyor her yer..bütün çiçekler..
Bu çiçeklere bahçeye bakabilmek kesinlikle bir yetenek..Bir sanat..
Kutluyorum seni..
Sevgilerimle...

Aysetun dedi ki...

Ben iyice yaşlandım galiba, bu çiçeği hiç hatırlamıyorum, görmediğim çiçek yok gibi.. Ama gerçekten çok güzelmiş, bir gün çiftliğime dikerim inşallah.

Asortik Krep dedi ki...

ErdilBey, yeni bilgileri öğrenmek için tekrar bekliyoruz :)

Evren , o zaman senin için bir yazıyı sadece benim sukulentlere ayırayım :) İstediğin olursa Türkiyeye gelince sana yollarım ya da burada bir yakınına,sen ordan alırsın..

Zeugma yanlış anlamadıysam bahçeyi benim sandın sanırım, tek bir bahçe değil hatta ayrı resimler..Bendekinin resmini aramaya fırsatım olmadı ama arşivde çiçeklerimin ve bahçemin,balkonun resmi bol.

Aysetun, sen görmüşsündür aslında da belki farkında değilsin..Normalde yaprağı bol olduğundan çiçekleri ayrıca farketmek gerekiyor..Birde gerçekten Türkiye de bu adda bilinmiyor.. Şimdi aklıma geldi Anadolu'da Mor dolandı ve Akdolandı diye biliniyormuş..ve ancak yeni yeni clematisle onların aynı bitki olduğunu keşfediyoruz.

Aysetun dedi ki...

Dedimya Asortiğim muhtemelen yaşlandım diye:)). Bu arada bu çiçeği çiftliğime dikmeden önce bahçende olan ve hayranlık uyandıran kırmızı begonvil ile benim mor yaseminden 2 şer fide hazırlayabilirmiymişsin (yoğun istek üzerine)...

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Aysetun, begonvil çelikle tutan bir şey değil,köklü olması gerekli..Buraya gelipte tutturamadığım tek çiçek.Bu konuda yardımcı olamayacağım, üzgünüm.Kökünden alsak bile tutmuyor..Ben çok denedim.
Mavi yaseminden çelik verdim ben sizinkilere :)) Bir salı pazarına indiklerinde bana geldiler, eve uğrayıp bahçede beğendiklerinden çelik yaptık..
Tutmazsa yine yaparız..

serpil dedi ki...

Ne kadar güzel olmuş bu yazı ve resimler, içim açıldı. Çiçekleri bahçeyi çok seviyorum ben de, ama yılda bir ay kalıyoruz yazlık evimizde o nedenle bahçe dilediğim gibi olmuyor. Belki ilerde emekli olunca daha uzun süre kalırız diye avutuyorum kendimi işte.
Asortik ben senin Fethiye'ye yerleşmeye nasıl karar verdiğini de merak ediyorum, belki daha önce yazdın, gerçi ben çoğunu okudum senin yazıların ama.Benim patronum da Göcek'e yerleşti geçen yıl, çok memnunlar, onlar teknede yaşıyor, bana çok değişik geliyor teknede yaşamak.
Sevgilerimi yolluyorum.

Asortik Krep dedi ki...

Serpil, ben aslında çok istekli gelmedim Fethiye'ye.. Eşim de İstanbullu ama Akdeniz'e yerleşirmiyiz diyordu emekli olunca, olur diyordum.Finans sektöründe çalıştığından 2000 krizi gelmeden ülkenin kriz yaşayacağını gördü ve emekli olana kadar burada kafayı yeriz biz şimdi gidelim dedi..Ani bir kararla atlayıp geldik.Yeni bir iş kurduk ve burada kaldık.Zordu,alışmak tam olarak üç senemi aldı ama şimdi artık benimsediğimi hissediyorum.Çalışmayı ve burada yaşamayı seviyorum, tek kötü yanı İstanbul'a çok uzak olması..Her iki ailenin en uzak kolu biziz.Bütün akrabalar İstanbul ve Trakya'da :)) Hikayem kısaca bu.

serpil dedi ki...

Çoğu kişinin düşlediğini siz gerçekleştirmişsiniz, mutlaka zordur ama bunu başarmak güzel.Bundan sonra da çok güzel geçsin günlerin Fethiye'de.
Sevgiler.

Asortik Krep dedi ki...

Teknede yaşayan Fethiye'de de arkadaşlarım var, eşi ingiliz kendi bizim gibi sonradan yerleşen bir hanım mesela..Çocuğu da teknede büyütüyorlar..Biraz çocuklu olmak zor ama teknede yaşam güzel.Özellikle Göcek bunun için çok uygun..
Göcekte teknede yaşamak karada yaşamaktan daha hoş ayrıca :)
Port Göcekte müşterilerim var, arada gidiyorum..Nefis bir yer.
Mailime yazarsan telefon numaramı ve adresimi verebilirim ve ilgilenebilirim bir sıkıntıları olursa.Arkadaşımın arkadaşı benimde arkadaşımdır :)

serpil dedi ki...

Çok teşekkürler,ne kadar ince ruhlusun, Asortik sen iyi bir arkadaşsın, gerçekten.

Asortik Krep dedi ki...

Serpilcim, bize de zamanında gerek Fethiyeli dostlar gerekse dışardan gelenler destek oldular.Sadece gördüğümü uyguluyorum :)
Yalnız ve sıkıntılı bir anda gelen bir yardım desteği kadar rahatlatıcı bir şey olamaz, insanın dertlerini bile anlatacak biri olması bir şans..Ya da güzellikleri :)

serpil dedi ki...

Evet, çok doğru sözler bunlar, güvenebileceğin bir insanın varlığını bilmek yeter.
Sevgilerimle..

yasenin dedi ki...

ÇOK HOŞ BİLGİLER YAZMIŞSINIZ VE RESİMLER HARİKA OKUDUKÇA İNSANIN İÇİ AÇILIYOR ELİNİZE SAĞLIK