Pazar, Şubat 15, 2009

Ortaya Karışık - şubat

Bu hafta normal yoğunluğun üstünde aşırı yoğun geçirdim. Cumartesi dahildi yoğunluğuma.. Pazar sabahı Çağıl dershaneye gidiyor diye zaten erken kalktığımızdan önce keyif yaptık, şakır şakır yağmur yağıyordu geçen tüm hafta gibi..Bir ara yağmur kesilipte güneş çıkınca Uzunbey' e hadi yürüyüşe gidelim dedim.O da ikiletmedi ve sahile gittik. Her zaman ki uzun yürüyüşümüzü yaptığımız yere, Koca Çalış'a gittik. Arabayı kenara çekip sahilin öteki ucuna kadar yürüyüp dönüyoruz..
Ares tüm hafta yürüyüş yapamadı o yağmurda doğal olarak.. Bu yüzden bugün çocuklar kadar şen, koşturup durdu sahilde..

Arabayı genelde Çalış minübüs durağı tarafına bırakıp diğer tarafa yürüyoruz yani görünen tepeye kadar.


Ares..


Hava güzeldi ama dalgalar denizi dövüyordu, dalgaların fırtınada geldikleri yerlere bakınca koleksiyonuma 2 deniz kabuğu daha kattım :)

Aslında Golden Retrıever' lar su hastası ve Ares daha keşfetmediği için sudan uzak tutabiliyoruz.Yazın onun denizi görünce uzak durmayacağını ve her yürüyüşte denize gireceğini düşünüyorum.Zaten daha korumalı davrandığımızdan sık ıslatmamaya çalışıyoruz. Şemsiye ile bile çişe çıkardığım oldu arasıra..

Yürürken dayanamadım ama o kadar güzel duruyordu ki o eski masa ve mavi sandalyeler.. Arkada dalgalı deniz ve dalgaların gürültüsü..Pazar sabahı için daha iyi bir gezinti düşünemiyorum.







Yürüyüşten sonra çektiğim bahçe fotoğrafları..Sümbüller açtı :)


Yılbaşı çiçeğim..

Dün dolu yağdı gördüğünüz gibi bugün deniz kıyısında hırka ile terledik :)

Geçen hafta iş sebebiyle Yörük Müzesine gittim.. Bu da böğürtlen ve dağ meyvelerinden meyve suyu :)

Bu sene çekirdek kampanyasına da devam ediyoruz bir yandan.. Berna ile onun evinde buluştuk ve çekirdekleri ne zaman atacağımıza karar vermek için konuştuk.
Bu da Burgaz'ın Acıbadem Likörü.. Çok güzeldi, genelde tercih ederim.
Berna eski İstanbullu bir aileden..Evi antika eşyalarla dolu ama hepsi ailesinden.. Aslında izin isteyip bir gün görüntülemeliyim sizler için.Çok zevkli bir evi var.Kendisi de becerikli olduğundan onun evine gittiğimde nereye bakacağıma şaşırıyorum..
Keçeden perde ama balıklı :))

Bunlarda yine Bernanın el yapımı duvar süsleri..


Bu dergilere dedesi zamanında üye olmuş Amerikadan..Dedesi vefat ettiğinde o almış diğer eşyaları gibi..Dikkat ederseniz 1950 senesinin dergisi.. Aşağıda da reklam sayfası ve bir haber sayfası görüntüledim.
1950 lerin Amerikasından görüntülerle dolu yepyeni bir dergi gibi muhafaza edilmiş..
Bu sene Kuzu Göbeği Mantar Festivali (Yeşil Üzümlü 10-12 nisan ) , Çalış Şenliği (23 Mayıs ) , Çekirdek Kampanyası ve Mavi Kuş , Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali , Fethiye Ekoturizm Derneği çalışmalarında görevliyim işim harici :)) 5 haziran Dünya Çevre Gününde bir terslik olmazsa yine Çevre Dostu Ürünler Sergisi yapmayı düşünüyoruz. Bazen Uzunbey biraz da bizim için çalış diye dalga geçiyor. Ben bir koltukta birkaç karpuz halimden memnunum. Tek derdim bu işlerde iyi ekip çalışması..Onun harici zorlanmadan götürebiliyorum.


Dergiden 1950 lerin bulaşık makinası reklamı..

9 yorum:

engindeniz dedi ki...

Ares pek bir şirin:)yılbaşı çiçeğinden bizde de var ama adını sizin sayenizde öğreniyorum teşekkürler:)Sevgilerimle..

:)den dedi ki...

Ares'in sevimli halleri, deniz kenarındaki mavi sandalyelerle çevrili masanın güzelliği, denizin köpük köpük halleri, baharın müjdecisi sümbüller, balıklı pencere... hepsi beni alıp götürdü Ankara'dan oralara...
Haftasonu yağmur altında İstanbuldaydım. Evime döndüğümdü ise karlı bir Ankara silüeti karşıladı beni. Sonra haftanın ilk günü Fethiye'deki bahar havasıyla içim ısındı.
Teşekkürler, çok iyi geldi bu ortaya karışık:)

figen dedi ki...

bu sabah ankarada kar vardı:(

serpil dedi ki...

Resimler o kadar güzel ki onları alıp evde duvara asmak istedim gerçekten, sen süper bir fotoğrafçı olmuşsun Asortik :)Denizin köpükleri, bulutlar, hepsi nefis, bakmaya doyamadım.

Mine dedi ki...

Blogunu severek takip ediyorum. Kabul etmen dileğiyle...

http://drmine.blogspot.com/2009/02/i-love-your-blog.html

Asortik Krep dedi ki...

Engindeniz, yılbaşı çiçekleri çeşidi bol ve güzel kaktüslerdir aslında.. Bizde Çatalca' dan Babamın teyzesinden kalma vardı annemlerde, Fethiye' ye geldiğimde ilk işim ondan istemek oldu,Annem otobüsle elinde getirdi çiçeği..Bir Ankara'dan birde karşı komşumdan geldi.Açan komşunun ki..Ne yazık ki aşırı sulamadan onunki çürümüş.Geldiğinde benimkilerden çelik yapıp vereceğim ona.

:)den, son haftayı bizde hep yağmurlu geçirdik.Hava bir açtı bir kapadı.Neyseki birkaç güğndür güzel :)

Figen, ben sana diyorum buraya gel diye :)

Serpil, teşekkür ederim güzel sözlerin için.Fotoğrafları duvara asabilirsin, çünkü hepsini ben çektim ve kullanıma açık :))

Mine, çok teşekkür ederim..En kısa zamanda yanıtlayacağım..

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Şu soğuk, kuzumsuz İstanbul gününde yine deniz fotolarıyla bitirdin beni Asortik!...Kışkırtıyorsun beni! Gelip yerleşeceğim oraya, komşu da olacağım sana:))) Keçeli perdeye bayıldım bu arada! Harika!

sunthing dedi ki...

Buyrun benden de size bir ödül;

http://stylesalad.blogspot.com/2009/02/sevgili-kelebeknehir-i-love-your-blog.html

Görüşmek üzere!

Asortik Krep dedi ki...

Kirpikteki gözyaşı, bekliyorum..İstediğin zaman yerleşebilirsin :)

Sunthıng, ödülümü aldım,teşekkür ederim :)