Cumartesi, Şubat 07, 2009

Bahçe 4 - Kaktüsler

Bu kaktüs benim buralarda gördüğüm en büyük kaktüslerden.Fethiye Ziraat Bankası önünde ve her sene biraz daha büyüyor.. Öyle güzel ki yani bana çok güzel geliyor :)

Kaktüslerle iyice haşır neşir olmam Fethiye'ye rastlar.Daha önceden tek tük kaktüsüm olsa da ağıırlıkla ufak saksıdakiler buraya geldiğimde, büyük saksıdakiler da bu eve taşındığımda çoğaldılar..

Fazla su sevmediklerinden, benim de çok sulamaya vaktim olmadığından sanırım aramız iyi.Yine de bakımı çok kolay diyemem kaktüsler için.


Bu kaktüs sanırım bankanın önündeki kaktüsle aynı cins hatta yavrusu bile olabilir :) Berna'yı bir gün evine bırakırken gördüm.Komşusunun bahçesindeydi.. İzin isteyip resmini çektim.. Aşağıda çiçek açmadan önceki hali ve diğer resimde de çiçekli halini görüyorsunuz.. Sanırım benim böyle bir kaktüsümün olması bu bahçıvanla mümkün değil ne dersem diyeyim adam suyu bahçeye bir tarafa bırakıp gidip başka bir tarafta sulama yapıyor..Ne yazık ki begonvillerde fazla su isteyen çiçeklerden değil yazın sırf bu yüzden begonvilin de çiçeklenmediğini düşünüyorum.. Bu bahar işe başlayınca ön bilgi verip biraz olsun bahçeyi kurtarmayı düşünüyorum yoksa ortalık biraz karışacak sitede..Bodrum papatyaları bile ancak açtılar ilkbahardan beri..


Çiçek açmamış hali..

Çiçek açma halinde.. Bunu daha önce görüntülemiştim ama bir türlü yazmak kısmet olmadı..




Benim bahçemdekilerin resimlerine başlıyorum..Pembe küçük çiçekler açan çok hoş bir cins , sanırım yerini sevdiğinden çoğalıp duruyor..Yakında saksıyı dolduracak.







Yılan kaktüsü, ilk kaktüslerimden.. (Chamaecereus silvestri)

-Mammillaria prolifera-








Balkondakilerden.. Tek bir parçadan bu kadar uzadı..







Bu kaktüs bana bir değişimle geldi ve gittikçe güzelleşiyor :)

Ahmet Beylerden hediye , aslında saksısını değiştirdim ama bugün hava yağmurlu yeni resmini çekemedim..


Bazı türlerden hem balkonda hem bahçede yedeği var..Biri kaybolursa diğeri kalsın diye

Bu kaktüsümde K.çekmeceden yine bir değişimle geldi.. Geldiğinde bile çiçeklerinden biri vardı ve bir parçası olan küçük bir şeydi bu. (Opuntia microdasys v. albata)



Berna'ya gittiğimde o çelik vermişti bunu bana.. sanırım yerini sevdi :)


Bu geçtiğimiz kıştan Büyükçekmece'den annemlerin evin önünden ..Ancak yavru verdi..


Pembe saksıyı Bahause'tan almıştım.. Çoğalmaya başladığına göre yerini sevdi sanırım.Diğerleri büyük kaktüslerden çelik alınmış türler.

Arkada mavi saksıda küçük kokteyl karışımlar görüyorsunuz..

Burdaki bir fidancıda bulduğum bende olmayan tek cinsti..

Sevdiğim kokteyl kaktüslerden..Ya da saksı düzenlemeleri diyelim..

Yine sukulentlerde olduğu gibi kaktüslerde de kaynak sayfası olabilecek güzel bir sayfa
Öncelikle bir kaktüsünüz oldu diyelim böyle bir sayfadan cinsini ve türünü bulup nasıl bakılması gerektiğini öğrenip ona göre davranmanız gerekir.


Kaktüsleri genelde iyi tanımadığımızı düşünüyorum.Bunun sebebi çoğu insanın kaktüslerin çiçek açmadığını sanması.Oysa yeryüzünde çiçek açmayan kaktüs çeşidi azdır..Öyle güzel çiçekleri görünce de insan hayranı oluyor.




Kaktüs rehberi ve kaktüs sergisi kaynak olabilecek sitelerden..



Kaktüs bir kültür ve tanıdıkça ,sevdikçe daha bir bağlanıyorsunuz.. Bu sayfalarda kaktüs dostlarının kendi koleksiyonlarına ulaşacaksınız..





Mevsimi olmadığından ve genelde benim kaktüslerimden dışarıda olduğundan şu an çiçekli kaktüs bende çok az..Oysa bir kaktüsün çiçek açmasını istiyorsanız onu az sulamanız gerekli..


Özellikle bu yaz çiçek açmasını istiyorsanız aralık ayından itibaren uykuya geçtiklerini saydığımız bu mevsimlerde sularını kesmeye ve az sulamaya başlıyorsunuz. Ocak ve şubat aylarında oldukça az -hatta duruma göre belki de sulamadan-eğer dışarıda yağmur altında iselerde hiç sulamıyorsunuz.. Mümkünse kışın kalorifer olmayan soğuk odalarda bakmanız onun yararına..Don olabilecek ortamlar hariç mümkünse dışarıda ve ıslanmadan bakın.. Bakın ki yazın çiçek açsın. Mümkünse mart ayında da az sulama ya da sulamama durumuna devam edin..Mart sonu -nisan başına doğru yavaş yavaş kaktüsün durumuna göre çok azdan başlayarak sulayabilirsiniz.


Diyelim ki kaktüsünüz fazla sulandı kaktüsü topraktan çıkarıp biraz kuru yerde bekletip öyle tekrar dikmeniz lazım.O da kuru toprağa , hiç bir zaman yeni diktiğiniz bir kaktüse su dökmeyin.


Kahverengileşen bir kaktüsün eğer bozulan yerleri daha aşağıda bir yerdeyse kahverengi kısmından kesip yine kuru bir yerde bekletip kökleri biraz uzayınca tekrar toprağa dikerek kurtarma ümidinizde var..

Ben genelde delik saksıları kullanıyorum kaktüse ayrıca saksı tabağı kullanmanıza da gerek yok hatta kullanmayın ve onu tehlikeye atmayın derim..Eğer altı delik olmayan seramik kaplar kullanmak istersenizde küçük saksıda bile en alta taş döşeyip suyla toprak ilişkisini en aza indirebilirsiniz.. Genelde toprak diye konuşuyoruz ama bence en güzel kaktüs toprağı bol kumla karışık toprak. Arada hazır sıvı kaktüs besini kullandığımı da yazmam gerekli, şart değil ama kullanabilirsiniz..


Yine sukulentlerde olduğu gibi kokteyl şeklinde karışık dikebilirsiniz kaktüsleri.. Bahçe düzenlemelerinde, özellikle suyu bulunmayan ya da bahçe düzenine az su harcaması gereken yerlerde eşsiz bitkiler.Oldukça güzel düzenlemeler yapabilirsiniz..

Sukulent konusunda yazmama rağmen kaktüs bakımı ile ilgili başarılı bulduğum bu yazıyı tekrar kaktüs konusunda da kullanmak istedim..

KAKTÜS BAKIMI (hurolbaytan.blogspot.com)

Kaktüs hakkında konuşulduğunda büyük çoğunluğun söylediği “Ben kaktüse bakamıyorum, çürütüyorum” oluyor. Aslında bütün bitkiler içinde bakımı en kolay olanlar, bazı istisnalarıyla kaktüsler ve diğer sukkulentlerdir. Bir bitkinin iyi gelişmesini ve bol çiçek açmasını sağlamak için yapılacak şey fiziki ve kimyasal şartları onun doğal ortamına yaklaşık olarak uydurmaktır. Bunun için de hemen hepsine uygulanabilecek aşağıdaki tavsiyeleri dikkatle okumalısınız:


IŞIK : Kaktüs ve diğer sukkulentlerin büyük bir kısmının bol gün ışığına ihtiyacı vardır. Bu yüzden bir evin kuzeye bakan balkon veya penceresinde hiç kaktüs ve diğer sukkulent yetiştirmeyi denemeyin.Buralarda olsa olsa bazı tropik bölge sukkulentleri yetiştirilebilir fakat çiçek açmayabilirler. En uygun yer bol güneş alan yerlerdir. Bu bitkileri pencereden uzak yerlere koymayın. En iyi yer pencere önü veya balkonlardır. Ancak yaz sıcaklarında öğleyin direkt güneş ışığından koruyun.

ISI : Kaktüsler ve diğer sukkulentler sıcak sever. Yazın ısının 40 dereceyi geçmemesine dikkat edinYüksek sıcaklıklarda büyüme durur, hatta 50 dereceden sonra bitkiler ısı şokuna girebilirler.Kaktüslerin büyük çoğunluğu sulamamak şartıyla kışın soğuğa dayanıklıdır. Tropikal bölge kaktüsleri kışın da 15 derecenin altına düşmemeli ve ara sıra az su da verilmelidir.

TOPRAK : Her ne kadar herkesin bir toprak formülü olsa da çiçek toprağı ve kalın kum karışımı veya bizim senelerdir başarıyla kullandığımız torf-pomza karışımı kullanılabilir. Ne kullanırsanız kullanın, toprağın çok geçirgen olması önemli. Bir de eğer torf-pomza karışımı kullanıyorsanız her sulamada bol iz elementli suni gübreden vermeniz gerekir. Tabii toprak kullanırsanız, bu toprağın fazla kireçli olmamasına dikkat etmelisiniz.


SU : En iyi su doğada bu bitkilerin sulandığı yağmur suyudur. Ama yağmur suyunu depolama imkanını sağlamak zor iş. Şehir suyu veya yer altı suyu kullanırsanız suyun içindeki mineraller önem kazanıyor. Bitki ne kadar küçükse bazı minerallerin fazlalığı bitkiye zarar verebilir. Kalsiyum (Ca), Sodyum (Na), Magnezyum (Mg) doğal suda bulunabilecek, fazlası zararlı olan mineraller. Kalsiyum ve Magnezyum oksitleri suyun sertliğini meydana getirirler. Optimal su sertliği 5-6 Alman sertliği veya 8-9 Fransız sertliği olmalıdır. Akdenizde Toroslar genç dağlar olduğu için bünyesinde bulunan kireç bölge suyunu etkilemekte ve su sertliği 30 Alman sertliğine çıkabilmektedir. Şehir suyunun sertliğini Belediyeden öğrenebilirsiniz. Hazırladığınız çaydan artan suyu bir yerde biriktirip bekletin, sertliği bir miktar azalmış olacaktır. Eğer kaktüslerin sayısı fazla değilse pet şişe suyu da kullanabilirsiniz (sertliğini kontrol edin.)


HAVA : Sukkulent bitkiler doğadaki ortamlarında uzun süreli nemli havaya alışmamışlardır. En kötüsü de hem nemli hem de havasız bir ortamdır. Don olasılığı kalmayınca (İlkbahar-Yaz-Sonbahar) kaktüsler için en güzel yer balkondur. Kapalı yerdeki bitkilerinizi ılık havalarda bolca havalandırınız.

GÜBRE : Gübre deyince aklımıza hemen hayvan gübresi gelir. Sakın bitkilerinize hayvan gübresi vermeyin, zarar görebilirler. Sukkulent bitkilere verilecek gübre suni gübredir, yani birçok kimsenin vitamin dediği. Ancak sukkulentler genellikle yavaş büyüyen bitkiler olduğu için gübre seçerken azotu az, fosfor ve potasyumu çok gübre olmasına dikkat edin. Böyle bir gübre “çiçek açtırıcı vitamin” olarak çiçekçilerden temin edilebilir ve kullanma talimatına göre kullanılır. Dikkat etmeniz gereken şey kışın gübre verilmemesidir. İlkbaharda ilk büyüme belirtileri başlayınca gübreye başlayın. Ağustos sonu, Akdeniz’de Eylül sonu gübreyi kesin. Zira bitkiler kışın istirahate girdiğinde su vermeyeceğiniz için son sulamalarla topraktaki gübre kalıntıları da bitki tarafından alınacak, istirahat zamanında toprakta gübre kalmayacaktır. Yoksa kullanılmayan gübre köklere zarar verir. Çiçekçiden gübre alırken içinde çinko, demir, bakır, bor , mangan vs. gibi “iz elementlerin” de bulunmasına dikkat edilmelidir.

NE ZAMAN SULAMALI :

1. “SULASAM MI SULAMASAM MI” dediğiniz zaman sulamayın. 2. Soğuk ve güneşsiz havalarda sulamayın. 3. Suladığınızda bol su verin. 4. Toprağın sadece üstü değil içi de kuruysa sulayın. 5. Saksının altında tabak varsa sulamadan en çok yarım saat sonra tabağı boşaltın. Bu şartlara göre “ne kadar zamanda bir sulamalı?” sorusu da gereksiz oluyor.


SAKSILAMA : En iyi saksılama zamanı bitkinin istirahat ettiği zamandır. Yani Ocak-Şubat ve biraz da Temmuz-Ağustos. Hiçbir zaman fazla büyük saksıya almayın, bitkiye göre toprak fazla olacağından toprak geç kurur ve kökler zarar görebilir. Saksının dibine küçük çakıl taşları veya kiremit parçası koyarak suyun saksıda kalmamasını sağlayın. Saksıyı tamamen doldurmayın, üstten 0.5-1 cm boşluk kalmalıdır (su payı).


YAŞAYAN TAŞ BAKIMI
Yaşayan taşlar (Lithops) Güney Afrika ve Namibya çöllerinin bitkileridir. Bakımları kaktüs bakımıyla oldukça paraleldir.Ayrıldığı noktalar: İlkbaharda gübre (vitamin) verilir, yazın verilmez. Yani gübre vermeye Nisanda başlarsanız Mayıs sonu kesmelisiniz. Bir de kışın asla su verilmez. Sonbaharda çiçek açtıktan sonra Kasım-Aralık gibi bitkinin üzeri yamuşamaya başladığında sulama kesilir, İlkbaharda bitki üzerindeki yarıktan yeni bitki göründüğünde tekrar alıştıra alıştıra sulamaya başlanır.Kışın bir defa su verirseniz büyük ihtimalle bitki ölür.Yaşayan taşınız zamanla uzamaya başlarsa az güneş aldığının belirtisidir. Bitki yüzeyinde çatlamalar çok su ve az güneş belirtisidir.Gübreleme işi de sadece İlkbahar’da yapılır. Haziran’dan itibaren gübre vermeyin.

SONUÇ : Yukarıdaki tavsiyelere ne kadar uyarsanız bitkileriniz o kadar güzel olacak ve bol çiçek açacaktır. Hiç uymazsanız ne olur? Güzellikleri azalır, çiçek açmayabilir, bazı hassas kaktüsler ölebilir. Ölümleri azaltmak için bilhassa “NE ZAMAN SULAMALI” yı titizlikle uygulayın.

.... ... ....


Ben yine de sukulentlerle kaktüslerin bakımlarını birbirinden ayırmak istemediğimden buradan diğer konuya da bir link vermek istedim..

Kaktüslerin çiçeklerinin güzelliğine örnek olsun diye fotoğraf

Bendeki türün çiçeği de böyle açıyor.İşte olduğumdan daha görüntü çekemedim ama akşamları eve döndüğümde çiçeğin kapanmış halini yakalıyorum.

ve kaktüs düzenlemelerine iki örnek.





Not: Zeugma yorumlarda hatırlattı ki bazı kaktüs meyveleri yenebiliyor..Mesela Frenk inciri (Mısır İnciri) denen cinsin meyvelerini yiyebilir, reçelini ya da marmeladını yapabilirsiniz..

20 yorum:

Zeugma dedi ki...

Kaktüs ve çeşitlerine özel bir ilgim vardır..
Şahane bir tanıtım yazısı hazırlamışsın yine..
Burada resimlediklerinden 3 tanesinden bende de var..
Yılan kaktüs ve hani şu üzeri dantel gibi sarılmış olan (sarı küçük çiçekler açıyor bendeki),bir de yassı uzun büyüyen..

Meyve veren kaktüs görmüştük Antalya'da..Ve meyvesi sarı ve çok lezzetliydi.
Çok güzel bir tanıtım..Bu kadar çiçekle nasıl baş edip de böylesine güzel yaşatabiliyorsun onları..
Kutlarım seni :)
Teşekkürler ve sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Zeugma, onun ismi Frenk İnciri, burada Mısır İnciri de diyorlar.Komşumda var, aşırı yayıldığından küçük bahçelere önermiyorum.Ağaç gibi büyüyor ayrıca üstünde müthiş dikenleri olduğundan çıplak elle dokunulmaması gerekiyor.Buralarda bahçede çit gibi de kullanılıyor bu özelliğinden dolayı..İyi hatırlattın yazıya ek yapayım :)

Çiçekler benim dinlenme aracım..Çok keyif alıyorum ve mutlu oluyorum.

enne dedi ki...

Hemen şimdi gidip bir kaktüs almak istedim. Odamda çiçek yetişmiyor, arka taraf baktığından çok güneş almıyor ama küçük bir kaktüsle deneme yapayım bakalım.

:)den dedi ki...

Evini bir kaktüs bahçesine çevirmişsin sevgili Asortik:) Hiç bu kadar çok kaktüsü birarada görmemiştim. Daha doğrusu bugüne kadar kaktüslerin dünyasından bihabermişim. Ne kadar çok çeşiti varmış. Çiçekli halleri muhteşem. Ayrıca saksılarınıza bayıldım. Ne kadar zevkli ve şık.
Ben de bu yıl evimi kaktüslendireyim bari. Görüntüler ve verdiğin bilgiler beni çok motive etti. Teşekkürler.
Sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Enne, önce beğendiğin ve hoşuna giden bir tane al..Sonra ona uygun bir seramik saksı beğen ve onu Gigi ile beraber dik..İlk kaktüslerde anlamıyorsun ama çiçek açmalarını görmek keyif veriyor..

:)den,bence bu kaktüs bahçesi yeterli değil :) çünkü ileride daha büyük bir alanda gerçek bir kaktüs bahçesi düzenlemeyi düşünüyorum.Adım adım beraber göreceğiz artık :)

Kaktüslere bulaşırsan bırakabileceğini düşünmüyorum :)

Punto dedi ki...

Evet Sevgili Asortik Krep, o büyük kaktüsleri biz de Fethiye'yi dolaşırken bol bol görmüştük. Bizim evde kaktüslere kayınvalide bakıyor. Tabii kulaktan dolma bilgilerle. Birazdan bakımla ilgili yazını kopyalayıp kayınvalideye okuyacağım. Belki bizim kaktüslerde çiçek açar artık.

Damak Tadı dedi ki...

Kaktüs show gibi olmuş,iyi de olmuş..Bende çok severim kaktüsleri ama nedense bir türlü bakımını yapamam..Kaç sefer aldım ve yok oldular saksılarında..Bu bilgiler çok iyi oldu,çok teşekkürler..

Kocaman sevgiler..

Not:Bir seferinde Mersin'de tatdığım dikenli incirler, acaba kaktüs meyveleri miydi??Bilgin var mı??

evren dedi ki...

Frenk inciri burada da çok. Her yerde kendiliğinden yetişiyor. Sizin kaktüslerinize bayıldım :)

Benim Hayatim dedi ki...

Asortikcim, ödülün var :)

Asortik Krep dedi ki...

Punto, kaktüslerin çiçek için ilk şartı az sulanmak ve güneş görmek..Umarım yazdıklarım faydalı olur :)

Damak Tadı, Frenk İncirinden başka dikenli meyve yok buralarda..Muhtemelen oydu :) Bende bir Antalya gezisinde Kurşunlu Şelalesinde yemiştim ve çok sevmiştim 1989 da.

Evren, Frenk İnciri kendiliğinden yere düşen kocaman yapraklarından ürüyor,ekstra bir şey yapmaya gerek yok.Bu yüzden çok sevilip bahçelerde fazla yeri yok,genelde dışarıda ve bakımsız alanlarda ya da bahçelerin dışa bakan taraflarında oluyor..

Benim Hayatım, hemen bakıyorum ödülüm neymiş :)

Hülya dedi ki...

Bayılırım kaktüse.Bakımı zahmetsiz gelir bana.Ama yazını okuyunca anladım ki istekleri var.Ben epey ilgisiz davranmışım:(
Yakınımda olsan ne çok yavru isterdim senden:)

Bu arada isim desteğin için sağolasın:)Sevgiler...

ZIBBIDI dedi ki...

delüüü :D

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Bu yıl Kaş sokaklarında kaktüs meyvesi soyup satan kadınlar gördüm. Bir türlü cesaret edip deneyemedim. Antalyaya ilk gidişimde kaktüslerin devasalığını görüp şaşırmıştım. Sizin kaktüs koleksiyonunuza da maşalah demeli. Sevgilerimle

Asortik Krep dedi ki...

Hülya, birşeyler yaratmak ve isim bulmak en büyük hobilerimdendir :))
Uzağız ama kargo ile çelik yollayabilirim istersen ..Adresini göndermen yeterli.

Zıbbıdı, bahçe delisi olabilirim, bide sanat :) özellikle bu aralar resim.

Lale, bence bir daha gördüğünüzde deneyin..Olmuşu daha güzel ve soğuk yemek daha iyi aslında.Çok tatlı değil mayhoş tatları sevenler ancak beğenir.
Kaktüslerim hala bana çok gelmiyor ki bazı türlerden iki tane var,yazıya koymadım :)

serrose dedi ki...

Benim hic iyi kaktus anim yok :(
Nerde kaktus olsa ya uzerine dustum ya da bir sekilde kendimi incittim :(
Bu yuzden uzaktan sevmeye devam.

Yazin bilgiler ve fotograflar super
sevgiler

Asortik Krep dedi ki...

Serrose, Fethiye'ye gelirsen dikkatli gezmen gerek o zaman :))

Teşekkür ederim, biraz olsun faydalı bir yazı olsun istedim.

Adsız dedi ki...

That is certainly fantastic content material. I'll definitely always be writing a blog and also talking about the idea. Just what I'd been trying to find.

seda dedi ki...

Selam:) ilk 4 fotoğraftaki kaktüsün Latince ismini biliyor musunuz? bu kaktüsten bizim okulda da var. birkaç kez çelik aldım ama köklenmedi nasıl çoğaltılacağını biliyor musunuz?

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Seda, kaktüsün latince adını bilmiyorum ama siz çelik alırken alt kısımlardaki odunlaşmış kısma yakın olan yerden çelik alıp dikebilirsiniz.Sanırım tutar.Yarısına yakın kısmını toprağa sokun,toprak kumlu olsun, hemen sulamayın.Yani can suyu vermeyin.

seda dedi ki...

Anladım. çok teşekkür ederim :)