Pazartesi, Haziran 22, 2009

kırkpınar - kiraz - nif - arpacık

Hayatımın merkezi ve benim küçük Aşkım :) Çağıl .. Bize komik bir şeyler anlatırken kendi de eğleniyor, anlattığından fazla onun bu halini seyretmeyi seviyorum. Fotoğrafı ben çektim. Mekan : Kırkpınar Yer : Nif Fethiye'nin en güzel yaylalarından ..

Biz bugün sabahtan çok erken uyanmayalım diye Uzunbey Ares'i denize götürmüş. . Gittiler ama ben yatamadım,aslında yatakta keyif yapıp yarı uykulu yatmayı bazen seviyorum böyle tatil zamanlarında ama nedense uyuyamadım. Gürültü yapmama adına aynı kattaki odada ütü yaptım onlar gelene kadar.

Sonra balkonda kahvaltı hazırladım ve denizden geldiklerinde keyifli bir kahvaltı yaptık hep beraber.Biz, Uzunbey ve Ares'le bahçeye çıkıp küçük düzenlemeler yaptık.Çağıl evde ders çalıştı.Zayıflarımız var ve sınavlar salı günü başlıyor. Daha sonra iyice yorulunca meyve yedik içeri geçip, soğuk bir şeyler içtik. Bilgisayara oturup keyif yaptık. Ben babamı daha geceden arayıp kutlamıştım.. Gece ona yazı yazdığımı hatırlatıp tekrar telefonla kutladım..Biraz da muhabbet ettik. Sonra müzik ekledim yazıya..Tam onu dinlerken uykum geldi ve kanepeye uzandım.. Balkon kapısı açık, inceden hafif bir esinti var (haziran ya eser şimdi, temmuz ve ağustosta balkon kapısını açamayacağımız zamanlar olacak) Benim kanepem kocaman bir köşe kanepe.. İkimiz de bahçenin yorgunluğu üzerine bir köşede yattık.Yatmadan ben Kırkpınar'a (diğer adı da Kırkmahar) gidip yemek yiyelim diye sayıklıyordum en son hatırladığım..

Biz aslında mayısta gittik ama ben o yoğunlukta yazamadım.. Burada göreceğiniz dış resimler mayıstan.. Yemek resimleri ise bugünkü gezimizden.

Kırkpınar Nif yaylasında 13 senelik bir restaurant. Buranın meşhur yerlerinden. Fethiye'ye 40 km. Üzümlü'den gidiliyor ve yolu asfalt.


Nif-Arpacık (Nif eski ismi ,Arpacık yeni ama eski ismi daha çok sevildiğinden Nif kullanılıyor çoğu zaman.) Yemyeşil ve kirazı meşhur bir yer burası.Havası çok temiz ve doğasına bayıldık biz Uzunbey'le. Bu yüzden ben uyurken Uzunbey, Talin ve Ahmet Bey'le msn de konuşup anlaşmış.Beni uyandırdığında onlar hazırlanmıştı bile.. Ben de hemen giyinip çıktım.Hep beraber arabaya atlayıp gittik Kırkpınar'a.


İlk gittiğimizde küçük bir yürüyüşte yapmıştık, rüzgar sedir ağaçlarıyla resmen müzik yapıyordu ve kiraz ağaçlarının altında yemek yerken ben üstüme paşminamı almak zorunda kaldım.

Ağaçların görüntüsü mü daha güzeldi yoksa Nif'teki kuş cıvıltılarımı karar veremedik o gün.

Bu gördüğünüz yolda yürüdük Uzunbey'le ve en yakın zamanda Çağıl'la gelelim diye düşündük o gün.

Ares yürüyüşe bayıldı.. Oynayıp durdu etrafımızda.


Ben her zamanki gibi bol bol resim çektim.

Ares bana poz verdi :)

Sedir ağaçları , görüntüleri bile yeter ki bir de fısıldamalarını duysaydınız ne yapardınız bilmem..

Ares bulduğu biraz akan su da bile oynadı o gün..

Dönüş yolu üzerinde bir ara durup fotoğraf çektim.Burası Üzümlü de yapımı iptal edilen çimento fabrikasından arta kalanlar. Ağaçları kesilen bölgeyi farketmemek mümkün mü..?
Bulunduğum rakımdan direk karşısı Akdeniz.. Bana yakın olan ilk görüntüler Fethiye, ikincisi ise Hisarönü..

Bu seferki gidişimizde kirazlar olduğundan Nif'e urayıp kiraz aldık kendimize..Uzun zamandır bu kadar güzel kiraz görmemiştim. Sapları uzun olan kirazlar tercih sebebi imiş. Yani koyu renk ve uzun saplı alacaksınız kirazları seçerken pazarda :) Bu da günün tüyosu..

Tandır

Kırkpınar'ın tandırı meşhur, eti de çok güzeldi..Ben çocukluğumda yediğim etlere benzetmiştim tadını ilk gittiğimde.Bu gidişimde köfteleri beğendim.. Pazar günü çok kalabalık oluyor doğal olarak ve servis elemanı da biraz beni sinir ettiğinden bu sefer ağzımın tadı yoktu diyelim..Birde yeni rakı vardı ama ben Burgaz yaş üzüm rakısını tercih ederdim.. Ekmeklerini kendileri yapıyor, çok güzeldi, bizim pitalar gibiydi..Onlar ne diyor bilemedim birden. Birde yoğurtları kıvamlı ve nefisti.. Her iki gidişimde de fiks güzellikleriydi diyebilirim.

Etraf kiraz ağaçlarıyla dolu.Üst dallar yıkılıyor.. Alt dallardakilerin daha 10 güne ihtiyacı varmış olmak için. Sahipleri çok iyi insanlar,herkes onları çok seviyor. Çocukluğum kiraz ve erik ağaçlarında geçtiğinden kendimi ara ara Demirköy'de düşünmedim de değil.. Ağaçlar 13-15 senelik olduğu gibi 50 yıllık olanları da vardı aralarında.. Çevre tepe ise sedir ağaçlarıyla çevrili..
(İnternet siteleri yapım aşamasında olduğundan link veremedim..)
Biz en son çay faslını da bitirip kalktık.Öyle bir yerdeyiz ki cep telefonlarının hiçbiri çekmiyordu.Yoldan Gülderen'i aradık, kahve için ona uğrayıp uğrayamayacağımızı sorup gelin dediği için doğru eve girmeden onun balkonuna gittik.Türk kahvelerimizi orada içtik,bu arada Uzunbey'in eski iş arkadaşı Fethiye'ye tatile geldiğinden o aradı ve Uzunbey bir yarım saat onlara hoşgeldine gitti.. Bizde biraz sohbet ettik.Benim becerikli arkadaşım örgülerden saksılık yapmış ve pencerelerine asmıştı.. Sizin için görüntüledim..Şal gibi örüp bağlıyorum dedi nasıl olduğunu sorduğumuzda..

Ordan kalkıp eve döndük artık.. Bir hafta sonunu daha böyle geçirdik işte.
Bu resmin bugünle alakası yok. Burası geçen hafta kaçıp bira içtiğimiz Koca Çalış sahili..Sun set garden beach club.Arada kaçıyoruz.
Biz geçtiğimiz cuma ve ondan önceki pazartesi günü de Uzunbey' in lise arkadaşı ve ailesiyle buluştuk.. Çok tatlı bir kadın arkadaşı var, onu Faceboktan bulmuştu geçensene.. Bu sene de hem gündüz hem de gece buluşup görüştük ailesiyle.. Bu aralar tanıdık -ahbap trafiğimiz yoğun.
Yarın işteyim, Çağıl dershanede olacak, onun sınavları bu hafta çoğunlukla bizim de festivalimiz başlıyor ve dört gün-gece görevli olacağız.. 30 una kadar bir hızlı bir tempoya başlıyoruz bu hafta.. Daha sonra temmuzda Çağıl'ın üniversite hazırlık kursları başlayacak..
Herkese iyi haftalar diliyorum :)

8 yorum:

Bugra dedi ki...

Ahh, o rakı ne kadar ho$ duruyor orda :)

KYBELE F dedi ki...

Günaydıııın!
Ne güzel geçiyor oralarda zaman..
Ferah.. Yeşillik görebilerek...

bu arada benim blog adresim: http:// kybele-f.blogspot.com
güncellerseniz sevinirim. yazılarım sizde gözükmüyor:(

ayşegül dedi ki...

Offf yaaa Çağıl'a bittim.Sempatiyk ve cool imaj...çok güzel,karizmaa
gülüyo:))Kaç yaşında ama?Sevgilerrr

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Ne kadar çok özlemişim Çağıl'ı, blogu açıp da onu görünce hasreti canımı yaktı...

Piasea dedi ki...

Taile gitmiş kadar oluyorum her okuduğumda, Çalış'ta denize giremedim doğru dürüst ama Göcek mükemmeldi:) Bloğunuzu seviyorum:)

Asortik Krep dedi ki...

Buğra, fena değildi :) Şarabı tercih ederdim aslında.. ama öyle serin yerlerde nedense rakı içiliyor.

Kybele, güzel yerlerde güzel zaman geçirmek sanatı diyorum ben buna..Elimizden geldiğince keyfini çıkarmaya çalışıyoruz..
Linkini ekledim..

Ayşegül,17 yaşında.. 92 doğumlu :)
Dün arabada yanyana oturduk,biz yanyanayken kuma gibi kavga ederiz,birbirimize sataşırız,dokunuruz, mesaj çeker devamlı,ben okumaya çalışırım mahsustan..Onunla zaman güzel geçer :) Bana çok karışır birde.

Burcum,eğer sınavlar bittiğinde zaman kalırsa onu istanbula göndereceğim birkaç gün kısmet olursa..Görüşürsünüz :)

Piasea, Çalış plaj olarak her yeri güzel olan bir yer değil ama girilecek yerleri ben biliyorum o da bana yetiyor .. Her gün yüzmeye gitmeye ayrı yeri var, yürümeye ayrı, kahve içmeye ayrı yerlere gitmek lazım :)
Beğendiğine sevindim, aslında kendim için yazıyorum..Yazmak bir ihtiyaç bende :) ama eğer netten biri gelirse diye de rehber olsun istiyorum..Ya da Fethiye'ye yeni gelen biri varsa heme öğrensin zorluk çekmesi.

ASLI dedi ki...

Asortikcim; hep deniz kenarında yaşamak istedim ama Allah daha nasip etmedi. Bazen size çok özeniyorum. Mutluluğunuz bozulmasın inşallah =))

CaDı dedi ki...

Asortik maşallah çok hoş oğlun, benim de böyle bir oğlum olsuuuuunnn:))