Cumartesi, Ağustos 29, 2009

Annemle..

Annem burda ya evde bahar havası esiyor, aklına esince mutfağa girip yemek yapıyor, ütü yapıyor sanki bana iş yapmaya gelmiş gibi davranabiliyor.Açıkçası yemeklerini özlediğimizden arada mutfağa girmesine ses çıkarmıyor, ütü olayına ise hiç karışmıyorum :) Bazen ütü bitmeden gidemezsin ya da son ütücü diye takılıyorum bile..



Sabahları denize gidiyoruz, öğleden sonra da pazara ya da gezmeye.. Kaç gündür kangu bizdeydi, bugün Uzunbey' e araba lazım olunca biz eski jipi aldık. Annem jipi maceralı buldu ama hoşuna da gitti. Ayrıca bu akşam Ares otururken annem ona çişin var mı diye sorunca Ares önüne dikilip hadi beni çişe götür dedi.. Bende madem çocuğu kaldırdın o zaman sen götür bak seni istiyor diye ısrar edince beraber çıktık dışarı.Normalde kışın geç vakit Uzunbey uyuyunca ya da akşamları bazen benim önüme gelip durduğundan Ares' i dışarı ben götürüyorum. Onun çiş merasimi şöyle oluyor. Kim dışarı götürsün istiyorsa onun önüne gelip dikiliyor, acıktıysa yalanıyor, tuvaleti geldiyse ne yaparsanız yapın önünüzden gitmiyor ve çiş dediğinizde heyecanlanıp oynuyor.Tabii bunu köpeğe söylediğimiz için daha kibar bir ismi yok bu tuvalet olayının. Neyse annemle dışarı çıkıp sokakta iki turla Ares'in tuvalet olayını hallettik. Annem bu konuda sınıfı geçti, gayet güzel gezdirip tuvaletini yaptırdı Ares'in. Hayvanlarla çok içiçe yaşamamış biri olarak süperdi :)



Yukarıdaki fotoğraf eski komşum Hatice Teyzenin bahçesi. Görünen kısım apart,şu anda kiracı işletiyor ama diğer bahçe fotoğrafları ve mekanlar onun evi :) Uzun süre komşu yaşadığımızdan çok sevdiğim bir insandır ve benim için çok kıymetli. Annem her geldiğinde onunla mutlaka ziyarete gideriz. Dün denizden sonra uğradık.


Görünen kısım onun evi, begonvil aşılı ve bir dalda iki renk çiçek açan bir begonvil. Önce ön tarafta oturduk sonra da havuz başında.Begonvilin önünde resim çektirdik. Ben onları ayrı ayrı çektim, çiçeklerin ve bahçeninde fotoğraflarını eksik etmedik.Hep beraber tadını çıkaracağız bu yazıda..


Bir kaç gündür doğal olarak pek bilgisayara oturamıyorum.Her gün denize gitmeye çalışıyoruz.Daha çok benim için aslında. Annem zaten Çanakkale de gitmiş ama burası banyo suyu sıcaklığında olduğundan su onun için dayanılmaz güzel.
Ben de çalıştığımdan her gün gidemiyorum denize,mevsimin son demleri sıcaklar için söylüyorum çünkü her mevsimin ayrı güzelliği var..Eylül ve ekimde deniz daha sıcak ama dışarısı daha farklı oluyor.Ben bu ayları çok seviyorum.
Güneş farklı yakıyor..


Annem tişörtünün yakasını çok açık bulmuş ve yanlardan örgü ile zenginleştirmiş.. Esmer olduğu için mor ona çok yakışıyor. Bende moru seviyorum ve son zamanlarda benim de bayağı bir mor giysim oldu bu sayede..
Kolye Avon, Burcu hediye etmiş.
Begonvilin diğer adı Gelin Duvağı..
Pazartesi- salı hariç her gün denize gitmeye dikkat ettik annemle. Pazartesi geldiği gibi Flamingo'ya kahvaltıya gittik.Sonra bankada işi varmış onu hallettik. Oradan Rana 'ya uğradık hani şu hediyelik eşya dükkanı olan arkadaşım. Onda çok güzel keçe hediyelikler vardı, annem bayıldı.Resmini çektik o da çalışacakmış.Tabii annem satmak için değilde hediye etmek için yaptığından bu kadar çok örnek görünce çok hoşuna gitti. Rana zaten çok ilgilidir,her zaman yardımcı olur. Bu arada Rana da alışveriş çantası gördük katlanıyor ve çantada bir cüzdan büyüklüğünde taşınıyor..Çok güzeldi, Pazar Filesi için görüntüledim de..Fikir olsun yapacaklara..
Fotoğrafları alt satırlarda..
Pazartesi eve dönüp biraz dinlendik ve Çağıl'ın dershanesindeki toplantıya gittik beraber. Annem eğitim sektöründen emekli olduğundan fikri olsun diye beraber gittik ya da ben ayrılmaya kıyamadığımdan onu da sürükledim diyelim..
Salı günü keyifli bir balkon kahvaltısından sonra pazara gittik, çok gezip dolaşıp hoş şeyler aldıktan sonra eve döndük akşamüstü, o saatten sonra denize gitmek zor geldi ve evde dinlendik Uzunbeyle Çağıl gelene kadar.
Çarşamba,perşembe, cuma sabah-öğlen saatlerinde denizdeydik. Şimdi öyle ki denize gidiyoruz ,yanımızda termos ve deniz koltuklarımız, bir keyif bir muhabbet , ne kadar kalsak yetmiyor.Bazen havlumuzu serip sıcak kumlarda uyuyoruz bazen de denizde muhabbetle hareket yapıyoruz.Bu arada ama hep bir şeyler konuşuyoruz. Burcu arıyor,Çarli arıyor, Annem konuşuyor, ben de arada konuşuyorum.Bazen çok komik oluyor,Burcu aynı dedikoduyu hem anneme hem bana arka arkaya anlatıyor,ben bazen sulandırıp yeni hikayeler üretiyorum konuşma uzuyor, annem tutturuyor bana da anlat diye Burcuya..
Burcu aradıkça ben açıp ne arıyorsun sık sık diye dalga geçiyorum ya da annem en sevdiği kızında diye sataşıyorum..
Akşamları aslında kaç gecedir bilgisayara oturuyorum ama yazı yazmaya yeni başlayabildim. Bazı girdiğim forumlar var, maillerime bakıyorum iş için birde biraz takılınca yeni yazı yazmadan geçti kaç gün. Bazen çok gülüyoruz.. Annem öğretmen olduğundan bazı insan davranışlarına takınca ortaya çok komik diyaloglar çıkıyor..Bana dönüp sanki onlara söylüyormuş gibi yorum yapıyor, ben de bunun üstüne mutlaka bir kaç kelime yazıyorum..Bu sefer her ikimizde ya gülüyoruz ya da espri yapıyoruz aramızda, ben taklidini yapıyorum falan.

Bu akşam Ares'i bağlayıp mahalledeki bakkala gittik annemle..Çok yakın olduğundan yürüyerek gittik, bir paket un alacağız ki kadınbudu köfte kızartacak bize :)) Birden zinciri elimde kaldı, karanlıkta Ares yazan künyesine takmışım zinciri, o da asılınca Ares boşta kaldı. O farketmedi ama ben panik oldum.Kaçsa yakalamamız imkansız, Ares bu konularda çok oyunbaz. Neyse ben atlayıp yakaladım ,taktık yine falan.. Eve geldik annemden süper bir yorum.O bilmiyor mu bir daha böyle ev bulamaz :)) İyi de anne o ilkokul öğrencisi değil ki öğretelim bunu. İstersen andımızı da ezberleteyim :) Bu tarz konuşmalar, espriler ve konuşmalarla geçiriyoruz günü.


Hatice Teyze'nin bahçesinden çiçek süsü.. O bahçede bir hazine gizli,her köşesi ayrı güzel.. Kendi de bulunmaz bir insan, komşum, arkadaşım, büyüğüm, dostum, Fethiye de ilk tanıdığım insanlardan..

Kaktüs koleksiyonumun burada başlamasına sebep olan insan. İlk kaktüsüm onun bahçeden çıkarıp dışarı koyduğu kaktüstür.


Her gidişimde o bahçe tavaf edilir ve her köşesi didiklenir.Yine de her seferinde elleri boş göndermez ve herşeyi hediye edebilir.. Hiç sınırlaması yoktur. Aile ve ev ekonomisi konusunda çok bilgilidir ve ders verecek konumdadır. Ondan çok şey öğrendim hem bahçe hem de ev kadınlığı konusunda..

Eski soba da kaktüs düzenlemeleri..

Şedoks -Pomalin ağacı.. Büyük ve iri greyfurt ama tatlı..

Karides çalısı..


sukulent

katır tırnağı

özel saksı yapılmak için alınmış plastik çocuk ayakkabısı..
Köpek şeklinde saksı da sukulent ..

Bu ayakkabının teki kaybolmuş..Diğerini de değerlendirmiş :)

Hatice Teyze, müthiş bir geri dönüşüm savaşçısıdır.. Onun geri dönüşüm saksısı ; patlak top.

Aşkın Gözyaşı- sukulent


Kurdela çiçeği..


Patlıcan çiçeği: Müthiş güzel kokulu bir çiçektir,akşamları çıkar..

Kaktüs..

Bahçenin her yeri ayrı güzel..


Manolya ağacı..

Burası benim Hatice Teyzeye komşu olduğum ev. O ağaçları ben diktim oraya, gitmişken görüntüledim ne kadar büyüdüklerini..

Kırmızı Japon gülü..
Katmerli Japon Gülü
İngiliz Yasemini..

Katmerli İngiliz Yasemini..

Mercan çiçeği


Rozet çiçeğİ

Bu da balkondan bir ayrıntı

Almanyadan yapma çiçek :))

Leylekler bahçede .

sukulent

korkuluk..

sukulentler..

sukulent

Adı sanırım kandil çiçeği ama çok şirin ve çok hoş.Ben de çok sevdim, not aldım ileride dikilecek müsait bir yere..

Çalıştaki deniz keyfimizden..Denizin en sevdiğim hali.. Dalgalı hali :)) Sabahtan düz ve sakindir 12 ye doğru dalgalanır Çalış ve tam benim istediğim gibi kıpır kıpır olur :)

Balkon keyfinden.. Sabah kahvaltıları ve akşam yemekleri benim balkonda..

Rana 'nın dükkanından..




Bunlarda keçe gözlük kılıfları..

Alışveriş torbası.. Çilek formunda..

Bu da küçük cüzdan.


İlk gün Flamingo da ki kahvaltı..

Daha anlatacak bir sürü hikayem var ama hem çok uykum geldi hem de hepsini hatırlayamadım. O kadar çok hızlı geçiyor ki günler.. Hepsini yazamıyorum..

Kısaca,geziyoruz, tozuyoruz diyelim..

Gelelim haftanın şarkısına.. Bu haftanın şarkısı nostaljik bir şarkı; çocukken dinlediğim ve sevdiğim .. O zamanlar şarkının sözlerini anlayamazdım..Küçüktüm. Oysa müziği kadar sözleri de çok güzelmiş, şimdi anlıyorum :)

Ben daha sık burada olmaya çalışacağım ama sizlerde ortadan kaybolmayın olur mu.? :)

19 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ne mutlu size. Allah annenize uzun ömürler versin, beraberliğiniz uzun yıllar sürsün inşallah. Yeri hiç dolmuyor çünkü...
Sevgiler, iyi gezmeler, annenize selamlar.

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

ben de sizinle gezmiş kadar oldum. çok güzel anlatmışsın...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

bu gece rüyamda Annemi görmüşken, bir de çok eskiden bir Hatice Teyzemiz varken, ne çok sevdim bu yazyı ben.

Çınar dedi ki...

İnsan annesiyle olunca gezmenin eğlencenin tadına doyum olur mu? Allah uzun ömürler versin .Benim için anne kokusunu içineze çeke çeke öpün lütfen annenizi belki gelir bana doğru o cennet kokusu.
Hatice Teyze'nin saksı yaratıcılığına hayran kaldım.Özellikle o ayakkabı müthiş. Çiçekler de öyle.

Sevgiler

Derin dedi ki...

Ne qüsel kalabalik bol fotolu bi post olmus öle :)
Bahceye bayildim..
Korkuluklar ve saksilar harika.
Ve o ayakkabiya cicek ekme fikrini ben bi dekorsyon dergisinde okuyup cok begnmistim cidden cok güzel :)
kaktüslerde cok qüzel bende kücük kücük saksilarda almistim salonda duruyorlar.Bu arada blogunun adinn hikayesi güzelmis (: size iyi gezmeler gorsmek üzere (:

back to black dedi ki...

Hatice teyzenin yaratıcılığına diyecek laf yok süper teyze :)

annene selamlar,iyi eğlenceler...

Gamzelim dedi ki...

Merhabalar komsunuzun evine hayran kalmamak mumkun degil eminim bogle bir yerde insanin omru uzar begonvil,cicegine gelince benim en cok sevdigim cicek harika bir gorunusu var bu gune kadar diyer adini hic duymamistim nasilda yakismis o isim gelin duvagi gercektende cok benziyor...

Angel dedi ki...

annenizle size mutlu güzel günler dilerim.Ne gzüel gezmiş, eğlenmişsiniz. Benim ailem Aydın didim'de yaşıyor yaz-kış.Bende Didim'e gittiğimde annemle denize gideriz, gezeriz, komşulara gideriz. Hatta küçüçük bahçesinde çiçek dikerken bile yanında olurum bişiler öğrenmek için.
Bu arada Çiçeklerde harika. Patlıcan çiçeği, bizdede vardı eskiden arka bahçede.Sabun gibi akşamları açan beyaz renkli bir çiçek.boru çiçeği derdik biz. Ayrıca arılar eksik olmazdı çiçeğinden.

funda dedi ki...

ne kadar keyifli bir yazı yaşanlanlar daha doğrusu...
ve yaşadığın yere çok imrendim :)
bahçe çiçekleri bri harika Rana nın cicileri de öyle...
mor yakası açık ın kenarlarındanki kapatıcı danteli :)
hepsi birbirinden güzel :)
bir de sukulent diyrosun ya o nedir anlamadım bir çok çeşidi mi var onun?
Anneciğine hürmetler sana sevgiler :))

ayşegül dedi ki...

Off yaa çok tatlısın işte :P
Benim annem çok sert ama :(

Sevgilerrr

Aysetun dedi ki...

Annene sevgilerimi iletirsen sevinirim...

Basak dedi ki...

evet artık kesinlikle eminim: sukkulent benim bitkim...

Özlem dedi ki...

annenin güzelliği yazınada yansımış:)
selamlar,sevgiler...

denizanasi dedi ki...

annelerin varlığı bile huzurlu olmaya yetiyor:) allah onları başımızdan eksik etmesin...

ibeking dedi ki...

çiçekler şahane, çantalar daha da şahane...nerden aldınız efem?

Nuray Topçu dedi ki...

Allah annenizden ayırmasın.Benim annemde ütücüdür.Daha eve girer girmez ''kur şu ütü masasını,sen kime çektin bilmem ki'' gibi laflar eder.canım annem.Bu arada Hatice Teyze süpermiş.

Asortik Krep dedi ki...

Ben bu yazıya 2 kere yorum yazdım ama yorumları kaybettim.Bu kadar cevap beklemesi bu yüzden..

Leylak Dalı, anneminde sizlere selamı var :) Çok keyifli beraber olmak,hiç gitmesin istiyorum :) Bazen de iki genç kız gibi muhabbet , şaka,sataşma her türlü gülüşme,süper geçiyor zaman.

Burcum, telefonla seninle de paylaşmaya çalışıyoruz zaten ama annem seninle çok konuşunca kızıyor bana da anlatsın diye beni sıkıştırıyor :))

Laleninbahçesi, ne güzel tesadüf Hatice teyzeler hep aynı oluyor galiba :)

Çınar, Hatice Teyzenin evi de en az bahçesi kadar yaratıcıdır :)

Derin, bahçesinde bunlar yakaladıklarım birde daha önceden görüntülediklerim var.

Backtoblack, bugün pazardasın sanırım..Akşamüstü uğrayacağım pazara..

Gamzelim, begonviller Fethiye de her yapılan inşaatın bahçesine 2 tane dikilmek suretiyle belediye tarafından şart koşulan bir bitki.Bu yüzden her rengi mevcut.Çokta yakışıyor..

Angel, bir daha gittiğinde bizim için görüntülermisin bahçesini..?

Funda, Sukulent dikensiz kaktüsler aslında..ama her kaktüs bir sukulent olmasına rağmen her sukulent kaktüs değildir..Kaktüsler sukulentlere bağlı grup diyebilirim..Daha çok etli ve yayılıcı türlerine diyebiliriz..Bununla ilgili blogda çok yazı var aslında..

Ayşegül, benim annemde emekli öğretmen ve sert bir kadındı her ne kadar yumuşak görünse de :) Biz farklı huylarımızla daha çok arkadaş gibi konuşuruz ve o herkesi idare eder, ben kavga sevmem ama kavga zamanı tüm silahlarım ve kalkanlarımla herzaman hazırımdır :)) Sende çok tatlısın :)

Aysetun, o da seni özlemiş.. Bana her gördüğünde seni soruyor ve onlar çok iyi insanlar peşini bırakma diyor :) Ankara da olman dert değil peşindeyim :P

Başak, öyle diyorsan öyledir :) Hangisinden istersen çelik gönderebilirim :)) Birde sukulentler dağlarda da yaşıyor biliyorsun..Karadenizde çok var.

Özlem, annem güzeldir, herkese uyum sağlar :)

Denizanası, :)

İbek, Fethiye çarşı cad. Rana Hediyelik.. 10 lira.

Asortik Krep dedi ki...

Nuray Topçu, herşeyi ütülediğimden hep ütüm birikiyor.. :) Birde akşam asıp sabah topluyorum genelde ve işe geliyorum.. Ütü için ayrıca aynı gün zaman yaratamadığımdan bekliyor.
Birde bana herşeyi ütülediğim için de kızıyor ya onu yazmadım :))

Crebro dedi ki...

Ne kadar güzel fotoğraflar. Ben de çiçekleri çok seviyorum. Bahçen çok güzelmiş gerçekten.