Cuma, Nisan 21, 2006

Çocukluğumdan beri kemeriyeleri sevmişimdir..Artık kısmetse ilerde bir tane şöyle çiçeklerle donanmış..Bir tarafında sarmaşık güller bir tarafında yaseminler dolanan içinde de geniş sedirler olan bir tane yapmayı düşünüyorum bahçeye..Yumuşak minderlerin ortasında kocaman bir masa olacak ..Üstündeki masa örtüsü ve minderlerin kumaşı tabiki takım olacak..Etrafta rüzgar çanları asılı olacak her esintide biraz kımıldanacak..Etrafında da mutlaka bir kaç yediveren gül bulunacak..ve ben orada akşam işten gittiğimde kurulup oturacağım..5 çaylarımı orada portakal çiçeklerinin arasında havayı koklaya koklaya elimdeki kitabın sayfalarında gezinirken belki de biraz uyuklayacağım :)
İşte benim bazen hayattan ve işten en bezdiğim zamanlarda aklıma getirip sabretmemi sağlayan şifre bu..evet ben canımı sıkan insanlarla ancak bunları düşünerek baş edebiliyorum..Yani bu yazınında konusu yine portakal bahçesi arkadaşlar..Şimdi anlatamadığım ama vermek zorunda olduğumuz kararlar var..Kafam hem işle hem de bunlarla meşgul..Bu süreç biraz sancılı bir süreç ama sonucunu mutlaka sizlerle paylaşacağım..

17 yorum:

annelog dedi ki...

Günaydın, nefis bir tasvir:) Bir an için ben de portakal ağaçlarının kokusunu duydum, bir de rüzgar çanlarını...
Umarım senin için herşey en iyi şekilde netleşir.
Sevgiler:)

elmasekeri dedi ki...

en guzel sekilde sonuclandirmanizi dilerim asortik...cennet gibi geldi kulagima gercekten de...

Gamzeli dedi ki...

Bence de canım en güzelini yapıyorsun...Kızgınlık anında bunları düşündüğün hiç birşey kalmaz..gerçekten resim çok güzel...Kim istemez ki öyle bir yerinin olmasını...eski türk filmlerinde çok görüyorduk :)

sardunya dedi ki...

Asortik Krep'im... nasıl dinlendim okurken:))) hafif rüzgarla ürperip bir de şal attım omzuma tiril tiril:)))

huysuz ve tatlı dedi ki...

siz o kameriyeyi yapın bence asortik ! misafir kabul edersiniz di mi?

Gün dedi ki...

Gözümde canlandı benimde okurken, umarım en kısa zamanda dilediğin gibi bir yer olur yeni evin...

yorgungeyik dedi ki...

huzur saçan güzel asortik kişisi.verilen kararlar en iyisi olacaktır mutlaka.ekonomi dersi;hayatta her seçiş bir diğer seçenekten vazgeçiştir ve o seçtiğiniz şey sizin hayatınızdaki maliyettir.ekonomi dersinden bir konu ama baksana nasıl da cuk oturuyor hayata

Asortik Krep dedi ki...

Sabah yazdım yazıyı ve dışarı çıktım..Ancak şimdi oturdum bilgisayar başına..Oturmamla kameriyeyi kemeriye yazdığımı farkettim..Ayıp etmişim..
Annelog, teşekkür ederim yazdıkların için..ama ben zaten bunları zevkle yazdım..
Elmaşekeri, ben daha önce kuşadasını gördüm..Güzel yer ama sanki fethiye daha mı güzel ne! Keşke sizin ev burada olsaydı ne güzel gezerdik biz:)Bir gün kendimle ilgili müthiş dürüst alışveriş hikayeleri yazmak istiyorum ben :))-gerçek alışveriş için İstanbula gitmek lazım-
Gamzeli, ben çocukken de çok gördüm böyle kameriyeler ama şimdilerde böyle çiçeklisi yok sanki..Zevkler mi değişti ne ?
Sardunya, bence güzel bir kameriyede muhakkak Sardunya olmalı :)
Huysuzvetatlı, biz o evi yapsak zaten tanıdığım herkes bir oh çekecek ama ahh bi yapsak :)
Gün, iyi dileklerin için teşekkür ederim :)
Yorgungeyik, benim hayattaki terazim de her zaman huzur ağır basar sanırım :) Politik anlamda değil ama :)

zeyno dedi ki...

Bahçemde böyle bir kameriyeye sahip olabilir miyim bilmiyorum ama düşlemesi bile ne iyi geliyor insana.Umarım konu neyse en iyi kararı verirsin, iç sesini dinle...

Cerise dedi ki...

Cok degisik anilar canlandi gozumde bu kameriyeyi gorunce... Bu olmasin ama bir kucuk bahcem olsun, o da yeter...

Asortik Krep dedi ki...

Zeyno benim ilk evimin balkonunda erguvan ağacım vardı..Baharda mor mor açar tüm balkonlardan kafalar ona bakmak için uzanırdı :)Evimin içide bir sürü salon çiçeğiyle doluydu..Bulduğum bir avuç toprağa hep birşeyler diktim..Bu evin bahçesine de 13 tane ağaç dikmişim :) Bu işleri biliyorum gibi görünmesin..Sadece biraz ilgileniyorum..
Cerise, umarım olur..

hellokitty dedi ki...

valla ne guzel yazmissiniz!!! bi an kendimi tasvir ettiginiz sekilde cay iciyor hayal etttim. siz o kemeriyeyi yapin bir an once, kabul ederseniz bende turkiyeye geldigimde 5 cayina misafir geleyim :)
sevgiler

Pretty Woman dedi ki...

Merhaba, resme bakıp bir de yazınızı okuyunca offff off dedim şu sıkızı işten sıyrılsam 5-10 dk orada oturup bır fıncan cayımı yudumlasam yavas yavas, temiz hava, sess,zlik ve huzur eşliğinde :)

Sevgiyle kalın

Pretty Woman dedi ki...

sıkıcı iş yazmayı bile becerememişim :) cok affedersiniz ...

Deadora dedi ki...

hasta kisilik! herkes senin gibi olamaz biliyorsun degil mi? allahim ya dengesiz insanlara karsi bakip aklindan kameriyeler portakal agaclari geciren tek kisisindir sen :)
mutlulugun sirlarini veriyorsun aslinda da uygulama yok ne yazik ki..

Asortik Krep dedi ki...

Hellokitty, benim kapım tüm dostlara açık :)
Prettywomen, bu taraflara gelince haberim olsun yeter..Siz geldiğinizde kameriye bitmese de ben sizi veranda da ağırlarım :)
Ben sahilde Albatrosta çay içmeyi severim..Sen bilmezsin belki ama biz çocukluğumuzda Linde' ye lisedeyken de cafe capri'ye giderdik..Bir de palmiye cafe' ye..Ne tarafta oturduğunu da merak etmedim değil hani :)
Deadora, buraya geldikten sonra ne keşfettim biliyormusun..Ben şehirde yaşarken mutlu olduğumu farketmemişim..Ancak mutluluğu kaybedince onun mutluluk olduğunu anlıyorsun..Artık öyle olmasın diye elimden geldiğince çabalıyorum :)

Pretty Woman dedi ki...

Canım Merhaba, 8 sene Avcılar da yaşadım genç kızlık dönemimde her yaz ve yaz sonları mutlaka albatros a ve Çekmece sahillerini arşınladım bizim kankaların çoğu çekmeceliydi çünkü.. Eskiden ayrı bir havası vardı oraların... Çekmeceye gelip gunduzlerı sandalla açılır didişir denize girer şakalaşı kızlı erkekli guruplarla akşam vakti geldi mi akşam serinliğinde Entel Pazarında salınarak yürür ucuz ve de güzel el yapımı şeylerden bolcana tedarik eder sonrasında ise bir arkadaşımızın gitarının eşliğinde serin kumlara oturup kimi kolasını kimi birasını yudumlarken gece yarılarına kadar tıngır tıngır çalan gitar eşliğinde ve ayışığı altında semaya doğru o detone seslerimizle ne eğlenirdik...

Şimdi arkama dönüp baktığımda "Evet ben gençliğimi doya doya yaşadım" diyorum çünkü artık ne o eski arkadaş gurupları ne o sandalla açılmalar şakalaşmalar, ne o sıcak altında kafada bandana sahilde oturup okey oynamalar, ne de entel pazarlarının eski sıcaklığı ve bahsettiğim diğer şeyler kaldı...

Şu an yaklaşık 5 senedir Mimarsinan da aşıyorum. gene arada sahile inip bu sefer o barlara falan değil de çay bahçelerine takılıyorum ara sıra hala orda yaşayan 1-2 dost ile.. eskiden yürüyerek katettiğim albatros sahil yolunu şimdilerde tırtıl ile katediyorum :) yaşlılıktan olsa gerek:) bir de şafak dondurmacısı vardı Çekmeceye gidilince olmazsa olmazlardan.. mmmmmmmm kağıt helva arasına dondırma :) yaz da geldi... Bir iyileşsem de insem gene yesem. yapsam bir kaçamak , nostalji yapsam:D