Pazartesi, Ekim 09, 2006


Bu ülkede kadinlarin yüzde 81'i hiç sinemaya gitmemis. (Türkiye' de )
--------------------------------------------------------------------------------

Sinemaya giden kadinin orani nedir Türkiye'de? Bu ülkede kadinlarin
yüzde 81'i hiç sinemaya gitmemis.
Belki bir sosyolog daha baska bir sonuç çikartir ama ben bu sonuçlara
bakip bu toplumda kadinlarla erkeklerin ayri ayri yasadigini
söyleyebilirim.

Hatta, sadece erkeklerin gittigi meyhanelerle, sadece erkeklerin
gittigi kahvelerle bu arastirma sonuçlarini yan yana koydugumda
söylemek bile istemeyecegim baska sonuçlar bile çikartabilirim.
Erkeklerin kadinlara bu kadar uzak, birbirlerine bu kadar yakin
yasamasi biraz tuhaf gözükür bana.
Bütün bunlara baktigimizda buranin bir ask ülkesi, sevgi tüten bir
cennet olmadigi açik.
Zaten çok garip bir rastlanti, yapilan bir baska arastirma dünyada
'gücü' her seyden önemli bulan ülkeler siralamasi yapmis ve Türkiye
bir numaraya oturmus.
Bu ülkede yasayanlarin çogunlugu, sorunlarin güçle çözülecegine inaniyormus

Eh, kadinlarini evlere hapsetmis bir toplumun sorunlari da sevgiyle
çözmesi beklenemez.
Belli ki bu ülke kadinla erkegi birbirinden ayirarak birçok açidan
sakatlanmis.
Ülkemizin ask ve sevgi ülkesi olmadigi kaba güce tapinmaya ise yatkin
oldugu anlasiliyor. Peki toplumun gelecegi olan çocuklara ilk
egitimlerini veren kadinlarimizin entelektüel düzeyi ne? Hiç kitap
okumayanlarin orani yüzde 70.
10 kadindan yedisi hiç kitap okumamis.
Hiç tiyatroya gitmeyenler yüzde 87.
Kadinlari böyle olan bir toplumun zeki, zarif, zevkli, incelikli
çocuklar mi yetistirmesini beklemeliyiz yoksa bu degerlere hiç
aldirmayan kusaklar mi? Siz bu tabloya bakinca Türkiye'nin geleceginde
nasil insanlar görüyorsunuz? Türkiye'de son zamanlarda odagina 'kadin
saçini' koyan, 'Kadinlarin basini açalim mi yoksa kapayalim mi?'
tartismasindan kendine ikbal saglayan siyasetle kadinlarin ne kadari
ilgileniyor?

Kadinlarin yüzde 66'si siyasetle hiç ilgilenmiyormus.
Kocasi hangi partiyi tutuyorsa o partiye oy veriyormus.
Bizde siyasetin neden hipopotamlarin itismesine benzedigini
anlayabiliyor insan bu sonucu görünce.
Kadinlarin taleplerinin siyasete yansimasi mümkün mü bu sartlar altinda.
Bu toplumun hiç bir yerinde kadin gözükmüyor.
Lokantasinda, sinemasinda, tiyatrosunda, edebiyatinda, siyasetinde kadin
yok.
Gürültücü bir sirtlan sürüsü gibi dolasan erkekler hakim topluma.
Kadinlari dövüyorlar, öldürüyorlar, eziyorlar...
Ve kadinlarin sesi bile çikmiyor.

Simdi açikça söyleyin, biz Fransa'ya mi yoksa Afganistan'a mi yakiniz?
Böyle bir toplumdan nasil bir yasam çiçeklenmesini beklemeliyiz?
Kadinlara 'seçme seçilme' hakkini vermekle övünen cumhuriyetimiz
seksen yildan beri kadini hayatin içine sokamadiysa, bu tartisilmasi
gereken bir konu degil mi? Türkiye'nin çok ciddi, çok derin sorunlari
var bence.
Bu sorunlarin basinda da kadinlarin durumu geliyor.
Türkiye'de kadinlarin sorununu tartismadan, bu kadinlarin nasil
çocuklar yetistirecegini düsünmeden ülkenin gerçeklerini görmemiz
mümkün degil.
Türkiye geri kalmis bir ülke çünkü kadinlari geri kalmis.

Kadinlari eve hapseden bir ülkenin üretmesi, yaratmasi, gelismesi de
mümkün olamaz bence.
Bu tablo, bu toplumun sakat oldugunu, bir bacagini kendi iradesiyle
kesen bir topal oldugunu gösteriyor.
Bu ülkeyi yönetmek iddiasinda olanlari dinleyin, kadinlarimizdan,
onlarin hayatindan, içinde bulunduklari kosullardan bahsetmiyorsa bosa
konusuyor demektir.
Çünkü, profili çikan bu kadinin doguracagi toplum mutlu ve özgür
olmayacaktir.
Kadinlari düzeltmeden de bu sakatligi tedavi edemezsiniz.
Mutsuz köleler yaratirsiniz sadece. Aynen simdi oldugu gibi...
Ahmet Altan

Bu yazı bugün mailime gelmiş..Herzamanki gibi Aysetun göndermiş :) O kadar doğru cümleler var ki paylaşmak istedim sizlerle.. Resim: zaten bilirsiniz..Natıonal Geographic.

9 yorum:

Aa! Deli mi ne? dedi ki...

Ben sen yazdın zannettim.
Her zamanki gibi doğruların bam teline basmış Asortik dedim.

Kim yazarsa yazsın çok doğru tespitler,maalesef günümüzde kadına özgürlük verildiğinde ve ufku açıldığında onun hemen kıçını başını açıp kendini erkeklerin kucağına atıvereceği zihniyetiyle dolu bir çok insan var.

En makbulu eve kapatılanı ya!!!!

aysetun dedi ki...

Geriye kalan %19 luk kısımda olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum:-))

Orient Secret dedi ki...

:(

bkaya dedi ki...

bu iş eğitim işi değil bence. kafa işi. ne eğitimli kadınlar var, mutsuz evliliklerini sonlandıracak cesareti bulamıyor. dışarıda eşşek gibi çalışıp gelip evde kocasına hizmet ediyor. hatta kocasından dayak yiyip yıllarca susan insanlar tanıdım. tipine, eğitimine, ailesine baksan ummazsın.

en çok da kadının kadına ettiğine şaşırırım ben. bir kadını en ateşli eleştirenler genelde kadınlar oluyor. anneler oğullarıyla evlenecek adayları değerlendirirken kendilerinin de kadın olduğunu nedense hiç hatırlamıyor.

ev tozlu olur, kadının suçu, kocası ütüsüz pantolon giyer kadının suçu, misafire hazır bir şeyler ikram eder madara olur.

ah şu kadınlar...
ne kendi hayatlarını yönetebiliyor, ne de başka kadınlara rahat veriyor. toplumun kadına yaptığı baskıyı büyük ölçüde kadınlar şekillendiriyor diye düşünüyorum ben.

Nenoni dedi ki...

Ben de geriye kalan %19 luk kısıma dahil olduğumu sanıyorum ama..Geriye kalanı ben daha fazla sanıyordum azıcık içim karardı yani..

nilly dedi ki...

Bkaya'a hak veriyorum. Kadinlar kendi cinsleriyle olan kavgalarini, kiskancliklarini, cekememezliklerini birakip birlik olsabilseler bekli o yuzde de degisiklik olabilir. Ama malesef bizde sesi cikani susturma ve sindirme gibi bir yontem kullanildigi icin boyle bir birlesmeyede erkekler musade etmezeler. Sanki onlardan musade isteyen varmis gibi!

annelog dedi ki...

Sorunun temeli bence de bu. Kadınlarda bitiyor iş. Ama öyle kalabalığız ki, sadece İstanbul da bile ulaşılamayana kadınlar varken tüm Türkiye'dekileri düşünmek ümitsizliğe itiyor beni. Nasıl nasıl nasıl????

cadı dedi ki...

63 yaşındaki annem 16-17 yaşındayken arkadaşlarınıda yanına alıp, kendi parasıyla, hemde Sivas'ın bir köyünde, sinemaya gidebiliyormuş.
Suç erkeklerde değil, sabah kuşağındaki dedikodu programlarına gitmeye para bulabilen ama köşebaşındaki tiyatroyu görmeyen kadınlarda. Gün yapmak için paralarını boğazına yatırıp aşırı kilo alan, kocalarından saygı bile beklemeyen, kocasının parası yetmediği halde çalışmayan,ama sürekli yakınan ve hep birşeyler bekleyen, bahaneside kocam izin vermiyor olan kadınlarda. Milletçe herşeye bir bahanemiz var malesef. Birimizde dönüp kendimize bakmıyoruz:( Daha yazacak çok şey var aklımda ama..

Asortik Krep dedi ki...

Bence kadın olarak sınırlarımızı zorlamıyoruz..Yani hem erkeklere hemde kadınlara karşı.Ne varsa onu kabul ediyoruz.