Pazar, Ekim 08, 2006



Bu hafta perşembeden beri yazı yazmadığımı şimdi farkettim.Perşembe koşturmakla geçti zaten..Cuma günü işsel sebeplerle buradan gitmek zorunda kalan bir arkadaşımla buluşmak için sabahtan işlerimi bitirdim..Öğleden sonra beni yine onun gibi buraya yeni gelen bir arkadaşıyla tanıştırdı..Benim buradaki en büyük misyonum bu..Buraya yeni gelen insanlara yardımcı olmak :) Ben çok zor alıştım da buraya insanlar benim gibi zorluk çekmesinler diye bulduğumu yakalayıp ilgileniyorum..Hem benim yaşadıklarımı yaşamadan alışıyorlar hem de ben eş,dost, akraba eksiğimi gideriyorum.Bu giden İzmirli arkadaşım beni o kadar çok duygulandırdı ki anlatamam..iki senedir yaşadığımız acı tatlı anlar gözümün önünden geçti..Biz 3 aile çok yakın görüştük..Haftasonları koylarda piknik yaptık, akşamları benim şömine başında şarap içtik, (böyle yazdığım zamanlarda hepimizi ayyaş ve çok içki içen tipler olarak düşünmeyin sakın..Aramızda içki içeni var içmeyeni var, böyle ortamlarda kim ne seviyorsa onu yaparız biz , kimsede birbirini yargılamaz) işlerimizde yardım ettik, gündüzleri buluşup kız muhabbetleri yaptık, sırlarımızı paylaştık..Sonra ayrılık rüzgarları esmeye başladı ve bu arkadaşlarımızdan birinin işleri bozulmaya başladı..Toparlamaya çalıştık olmadı..Terslikler ve zorluklar birbirini kovaladı..Problemler de yaşadık ve bitti..Cuma akşamı eşyalarını alıp başka bir yere gittiler para kazanmak için.



Cumartesi günü genellikle yaptığım gibi evdeydim ve hem ev işlerimi yaptım hemde dinlendim..Havalar burada daha bozmadığı için yürürüş yapmak istedim ama iftara Kayaköye davetli olduğumuz için anca toparlandım ve yürüyüşe gidemedim..Onun yerine iftardan sonra Uzunbeyle beraber yürüyüş yaptık Fethiye de deniz kıyısında ve paspaturda. (eski çarşı) Bugün lisede kankam olan bir arkadaşımı telefonla aradım..Bende eskiden telefon numarası vardı ama telefonumu kaybedince numarayıda kaybetmiştim..Geçenlerde bulduğum karikatürist http://karkatur.blogspot.com arkadaşımdan tekrar ulaştım ona..Tekrar sesini duymak güzeldi..Eski arkadaşlarımın izini bulmak bana çok keyif veriyor..Umarım hepsine ulaşırım..



İki haftadır rejimle ilgili bir şey yazmadım hem sırası gelmedi hem de iş yoğunlaşınca yeme düzenim çok bozuldu..Eski düzene girmekte zorlanıyorum..Bu hafta daha net uygulayabiliyorum artık rejimi..Kilo olarak çok yol katetmesemde yağlardan yaktığımı söylüyor diyetisyenim..Hatta bu daha iyi diye de şaşırıyor..Yani kilo vermesemde yağlardan gittiği için iyi durumdayım..Yavaş yavaş insanlarda söylemeye başladılar..Ben pantolonlarımdan anlıyorum ve tişörtlerimden..Ama bu hafta biraz daha dikkat etmeye çalışıyorum ki sıkıldım yavaş kilo vermekten..Biraz daha hedefi yükselttim..Keşfettiğim bir şey var ki çok su içmek yağları eritiyor..Tabii yağlı yemeklerde yemiyorum ama ne kadar çok su hedefini gerçekleştiriyorsam (günde 3 litre-3.5 olabilir ama 4 değil bu konuya dikkat !) o kadar çok yağ gidiyor :) Mankenlerin elinde su şişesiyle gezmesinin sebebini şimdi anlıyorum..Yemiyorsun tamam ama su içmezsen kilo veremiyorsun.



Eskiden çok aradığımda daha çok özlüyorum diye Annemleri daha az aramaya çalışırdım..iki günü bulurdu aramam ..Artık hergün Annemle ve Burcuyla hatta Çarliyide çok sık aramaya çalışıyorum..Dün akşam Babamı aradım ..Annem Çanakkale de ya..Telefonu kapatırken Babam Uzunbeye selam söyle dedi :))



Çağılla Uzunbey yeni bir köpek almak için baskı yapıp duruyorlar..Onların bu tavırlarından inanın çok sıkıldım..Hem biz sabah 9 da en geç işe gidiyoruz..En erken 4 te Çağıl eve geliyor..Bu köpek sabah 9 dan 4 e kadar ne yapacak bilmem..Kıyamıyorum köpeğin yalnız kalmasına..Reis çok uysal bir hayvandı..Ona da kıyamıyordum ama bizimkilerle başa çıkamıyordum..Şimdi yine takışıyoruz bu konuda..Hatta Uzunbey tamamıyla kararı bana bıraktığından Çağıl almadığım için beni suçluyor..Zor durumdayım..bir yandan da bana emrivaki yaptığı için Uzunbeye de kızmıyor değilim.



Mavi Kuş çalışmaları çok iyi gidiyor..Yardımlar çoğaldıkça ve ihtiyacı olan insanlar destek buldukça iyi ki bu işe başlamışım diyorum..Biz kurucu üye olduğumuz için dernek çocuğumuz gibi..Çok güzel gelişiyor..Uzunvadede çok daha iyi işler yapacağımıza da inanıyorum.



Son zamanlarda Hp bilgisayar ve Biryağdaki ayçiçeklerin olduğu reklamlara bayılıyorum..Biryağın bir önceki reklamına da tapıyordum..Evden kaçtıklarında çekirdek çitleyen insanlara yam yam gözüyle baktıkları reklamlar ..Ayçiçeği yağı burda kullanmıyorum artık ..Bütün yemekleri ve pilavları zeytinyağıyla yapıyorum..Zeytinyağını da buradaki üreticilerden alıyorum..Çok hafif tam yağlık zeytin üretiliyor burada..Oysa Bursa dan aldığımız yağları karıştırmadan kullanamazdık biz..İlk zamanlarda az da olsa çiçekyağ alırdım ben ama artık tamamıyla zeytinyağı kullanıyorum..Biz Trakya da eskiden zeytinyağlı yemekleri de çiçek yağla yapardık..Böylece ısıtmadan oda sıcaklığında da yemek keyifli olurdu..





Resim: Manet

7 yorum:

kedi dedi ki...

Şimdi Semraanım olsaydı sana :"Posta bak,Daldan dala,daldan dala"demişti;P

senin arkadaşlığına bayılıyorum zaten.Fethiyede olsaydık(ah keşke)elini üzerimden çekmemen,hep benimle olman için "buraya yerleşeli 3 yıl geçmiş olabilir Asortikçiim ama ben daha alışamadım,yabancılık çekiyorummmm"deyip salağa yatardım;P
yürüyüşü eskiden severdim ben,artık zûl geliyor,yürü yürü nereye kadar,otur kalıbı dinlendir be biyo,diyorum.

Ya çağılımı niye kırıyorsun annesi,belki reis gibi akıllı bir köpek bulabilirsinizzz.

neden su miktarı bu kadar önemli Asortik,ben 3 litre içtiğim gün"bugün hiç su içmedim"derim,yapma etme gözünü seveyim,bana 4-5-6 lt.su vız gelir,yanlış mı yapıyorum yoksa ben?El cevap.

Yoruma bak,daldan dala,daldan dala.
Ehi ehi ehi ehi

ÇiğDem dedi ki...

Iyi geceler ..
tesadüfen bloguna rastladim, bilgisayarimin sesi acikti, ve duydugum müzik sesi cok büyük bir sürpriz oldu ;) bayildim gercekten ;)

Cok merak ettim, blogda nasil yaptin bu müzik olayini? yani teknik olarak merak ettim, kendi blogumda uygulamak icin, eger yardimci olabilirsen cok sevinirim!

Sevgiler,
Cigdem

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Biyonikcan,sen 10 yıllıkta olsan ben seninle ilgilenirdim canım..
Artık yürüyüş yapmadığım için özlüyorum zaten..
Su miktarı bizim gibi az su içen ya da hiç içmeyenler için geçerliydi..Yani tombikler için..Sen zaten formunu bulmuşsun..Sözüm bizim gibilere :))
Gerçekten yoruma bak..Daldan dala daldan dala.
Sevgili Çiğdem, daha önceki 2 yazımda yorumlarda müziğin nasıl konulacağı var..Yani ben bilsem sana anlatırdım hemen ama bana da oğluş yaptı :))Orada ayrıntılı halde bulacaksın :))

aqua / ~~denizbahcesi~~ dedi ki...

zayıflama olayında basarılı olmana sevındım. :)

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

zorunlu yer değiştirmeler ne zordur. allah yardımcıları olsun.

gercekten su içmek bu kadar önemli mi, ben bir kg ancak içerim. içmek istiyorum ama unutuyorum, alışkanlık yapmadı.

ben de evde herşeyi zeytinyağla yapıyorum. eşimi de alıştırdım, ilk zamanlar epeyce zorlandı.

Asortik Krep dedi ki...

Aqua, kendime yavaş ama başarılı olacak şekilde hedefler koydum..artık yavaş yavaş arkadaşlarda farketmeye başladı..Tabii bu motivasyon veriyor :)
Yalnızlar Kraliçesi, benim yer değiştirmem tamamen keyif için oldu ama ben çok keyif almadım :)
Uzunbey illa Akdeniz havası istedi..Bunu yazayım ben bir gün..

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

ben yer değiştirmek zorunda kalan arkadaşın için yazmıştım. ben de öğretmenliğimin ilk yıllarında rotasyondan tayinim ağrı merkeze çıkmıştı, ev tuttuk, odun kömür alındı ama son anda gitmekten vazgeçip istifa ettim ve iki yıl sonra açıktan atamalara katılarak yeniden tayin oldum eş durumundan. yer değiştirmesem de işimden oldum iki yıl. zor günlerdi...