Pazartesi, Aralık 24, 2007

Çanakkale Yollarında..


Soğanlıdere Şehitliği- Çanakkale... İkinci girdiğimiz şehitlik olmasına rağmen benim çok etkilendiğim bir atmosferi vardı.




Daha bayramdan önce Uzunbey'le konuştuk bayramda hava güzel olursa İstanbula gidelim diye.Korkuyoruz çünkü eğer hava bozuk olursa arabayla gidemeyiz ve herkesin sevinci yarım kalır.Başta ben olmak üzere de morali bozuk geçirir bayramı diye hazırlığımızı gizli yapalım, eğer son gün, hava güzelse de yola çıkalım diye karar verdik.

İlk hamle Annemden geldi.Bayramda Burcunun eşinin ayağı rahatsız diye onlar Çanakkaleye gitmeye karar vermiş.Hem sevindim hem de nasıl plan yapmalı ki herkesi görmeli diye bir yandan da düşünmeye başladım.Salı günü annemler yola çıkıpta Trakya da kar kış yok deyince Uzunbeyle gitmeye karar verdik.Bir yandan da nete bakıp duruyorum.Neyse daha önceki olayları yazmıştım zaten.

Salı günü biraz erken eve geldik ve işyerini de kapadık.Çalışanlara tam gün gelmeyin arife günü dedik çünkü biz yokuz.
Çimenlik Kalesi -Çanakkale
Sabah beşte kalkıp 6 da yola çıktık çarşamba sabahı.Önce Muğla daha sonra İzmir yapıp sahilden yavaş yavaş ama keyifli bir biçimde yol aldık.Uzunbey yol için özel cd ler yapmış sevdiğimiz müziklerden.Bol bol dinledik onları.Ayvalık'a kadar o kullandı arabayı Ayvalıktan sonra ben aldım ama bir İzmir geçişimiz var ki evlere şenlik.Şimdi Fethiye'de İzmir'den çok araba gelir iş için..Bazı sektörlerde bölge olarak İzmir' e bazı bölgelerde de Antalya ya bağlıyız biz.Buraya en çok İstanbul'dan daha sonra da diğer büyük şehirlerden göç gelir.Şimdi İzmir şöförleri burada trafik yönünden ağır kanlı Akdeniz insanına çok kötü araba kullanarak genelde onları çıldırtır :) Kırmızı ışığa bakmaz,kötü parkeder falan.Fethiye de kırmızı ışık çok uzun yandığından genelde işi yoğun olan bu insanlar pek kurallara uygun davranmaz.Yani trafik kurallarına uymayanlar en çok şehirlilerden çıkar genel kanının aksine..Bir de aynı benim gibi iyi araba kullandıklarını düşündüklerinden bazen çok hata da yapabilirler ya neyse..Genelde Fethiye de bir durum olduğunda plaka 35 çıkar..Uzunbey de dedi ki araba da, bizde şimdi pis kullanalım ödeşelim İzmirli şöförlerle diye ama ödeşecek bir şey yok..Çünkü trafik dedikleri olay trafik değilmiş ki..Bir baktık ki trafikte gayet rahatlar, sarı ışıkta bile bekliyorlar ve kimse kimseye korna çalmıyor..Yalnız uzun, körüklü belediye arabaları vardı ki zik zak yapan manyak şöförlere taa çok eskiden Taksim-Sarıyer minübüslerinde rastlamıştım en son..
Birde Aliağa olayımız var ki ben şimdi haritadan bakıyorum ve diyorum ki İzmir'e girmeden önce
-Aliağa yolunu takip edeceğiz..
İyi de İzmir'e nasıl girdik hiç Aliağa tabelası görmedik her yerde Çanakkale tabelasını takip edip durduk :)) Uzunbey bütün yol boyunca adında Ali geçen yerlerde bile benimle dalga geçti.." Ağa" yı bulamadık bir türlü.
Çanakkale Çimenlik Kalesi'nde Nusrat.
Birebir sac modeli, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 1982 yılında Çanakkale'deki "Çimenlik Kalesi"nde inşa edilmiştir. Bu model halen müze olarak kullanılmaktadır.Bizim gezdiğimiz maket gemi Çimenlik Kalesi bahçesindedir.
Muğla da dayanamayıp annemleri aradım artık.Burcu bloğa hiç bakamamış doğal olarak,inanıp inanmayacaklarına karar veremediler bir türlü..Sonra bloğa aç bak dedim :)) Hazırlık yapsınlar diye aradım valla yoksa kapıyı çalıp gidecektim.Beraber olmak güzeldi.Biz iş sebebiyle üçümüz aynı anda ilk defa beraberdik Çanakkale de..O gün yollar güneşliydi Burhaniyeye kadar .Sonra yavaş yavaş sis bastırdı.9 saatte Çanakkaleye gitmişiz.Evi bulamam diye Çağıl söyledi durdu ama düğünde alay yapmıştık ya aynı yolu takip ettiğimden evi kolay buldum.Dışarıda hava güzeldi ama biraz da soğuktu..Çanakkale ise tam bir felaket.O nasıl soğuk anlatamam.Hele yedi senedir manto giymemiş biri için arabadan eve giriş bile eziyetti.Neyse ki Burcuların ev sıcacıktı ve gece neredeyse üstü açık yattık :)


Aynalı Çarşıya giderken Bankalar Caddesi...
Ertesi gün güle oynaya önce çarşıda oturan Burcunun kayınvalidesini ziyarete gittik,daha sonra da Nusrat Mayın Gemisine gittik kahvaltıdan sonra..Aman tanrım.Hava dünden daha da soğumuş.Eldivensiz ve şapkasız kimse dolaşamaz.Bayram diye müze kapalıydı ama bahçeyi gezmeye izin verdiler de gezemedik yani titreye titreye şöyle bir baktık ve Donanma dedikleri denize sıfır, önü tamamen cam, yazın püfür püfür esen rüzgarda önünüzden kocaman gemilerin geçebileceği yere ayağından az yürüyebilen Burcunun eşini bırakıp biz Aynalı Çarşıyı görmeye gittik.Uzunbey daha önce hiç Çanakkaleye gitmediğinden bu turları onun için ve Çağıl için yapıyoruz.Oraya giderken çarşı içinden geçip eski evlerin nasıl işyeri olduğuna bakıyoruz falan..Çarşıyı döndük ki Donanma da salep içip biraz ısındık.Sonra market alışverişi için Kipa ya gittik hep beraber..Burcunun eşi hasta masta demedi bizi gezdirdi hep ve o soğukta bizi bekledi Donanmanın bahçesinde de..





Donanmanın önünde soldan sağa Atahan, Burcu ve Çağıl.

Donanma da sahlepli keyifler..Burcu ile Çağıl kesin bu fotoğrafı bloğa koyar diye kendi aralarında konuştular :))


KilitBahir Kalesi..Çanakkale



O gün Kipadan sonra Fhm (Burcunun eşi ) bizi Kipanın karşısında çok güzel bir balık lokantasına götürdü..Annemlerde geldi oraya ve akşamı orada tamamladık.Çanakkale de son gecemizdi ve oradan eve geçip uykumuz gelene kadar oturduk.

Seyit Ali Çubuk, veya Seyit Ali Onbaşı, (d. Eylül 1889, Havran - ö. 1939) Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde çarpışan asker.
1909 yılında Osmanlı Ordusu'na katıldı. Balkan Savaşı'nda çarpıştı. Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile Çanakkale Cephesi'nde topçu eri olarak göreve başladı. Rütbesinin ne zaman onbaşıya yükseltildiğine ilişkin bilgi yoktur.
18 Mart 1915'de Müttefik donanması Çanakkale Boğazı'nı geçmek için saldırıya geçti. Bu sıorada Seyit onbaşı Rumeli Mecidiye Tablası'nda görevliydi. Türk topçusunun yoğun karşı ateşi ve daha önceden Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar, bu saldırıyı püskürttü. Çatışma sırasında Fransız savaş gemisi Bouvet vurularak hareketsiz kaldı ve batmaya başladı. Gemi mürettebatını kurtarmak için yardıma İngiliz Ocean ve Fransız Irresistible gemileri geldi. Ancak çatışma sırasında Seyit Ali'nin görevli olduğu topun vinci arızalandı. Bunun üzerine Seyit Ali 275 kg ağırlığındaki top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdi. Seyit Ali, üçüncü atışında İngiliz gemizi Ocean'a isabet sağladı. Bu isabet ile gemide oluşan hasar neticesinde mürettebat gemiyi terk etmek zorudna kaldı.
Savaşın sona ermesi ile
1918'de köyüne dönen Seyit Ali, ormancılık ve kömürcülük işlerine devam etti. 1939 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu ile Çubuk soyadını aldı. Aynı yıl hayatını kaybetti.
Mecidiye Tabyasında şehit olan erlerin mezarı ..Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı Heykeli:Mecidiye Tabyası, Kilitbahir Köyü’nün 300m. güneyinde, Kilitbahir-Behramlı yolu üzerinde bulunmaktadır. Tabyanın hemen kuzeyinde Mecidiye Şehitliği ve anıtı, doğusunda yolun kenarında Seyit Onbaşı’nın heykeli bulunmaktadır. Seyit Onbaşı, Mecidiye Tabyası’nda görevlidir. 18 Mart 1915 tarihindeki Deniz Savaşları’nda bu tabya oldukça hasar görmüştür. Bu bombardımanda, tabya 16 şehit vermiştir.
Ertesi sabah kahvaltı edip yola çıktık.Motorla karşıya geçip Kilitbahir Kalesinin önünden yönümüzü Çanakkale abidesine doğru çevirdik.Niyetimiz önemli şehitlikleri gezip bilgi edinmekti.Hava da dünkünden çok güzeldi.Üşümeden bizim gibi yerli turistlerle beraber bir kaç şehitlik ve abideyi gezip tekrar geldiğimiz yol üstünden İstanbul a yola çıktık.




Soğanlıdere Şehitliği-Çanakkale



Gelibolu civarında öğle yemeği için kendimize çok güzel bir yer bulduk tesadüfen.Hani yolu düşenler için bir tüyo olarak kabul edin ve Petrol Ofisinin benzinliğinde hem yemek yeyin hem de temiz temiz tuvalete gidin..Mutlaka Tekirdağ Köfte isteyin ..Biz çok sevdik :)
Muğlanın Sakar Geçidini geçtiğimizdedüzlükte sağda durduğumuz benzinlikte birde arabadan inmeden çay servisi yapmalarına bayılmıştık..Hava o kadar soğuktu ki çaylar kaynak ama çay tabağı buz gibiydi..

Kilitbahirden Çanakkale ...








Arada hüzünlenip bizim bildiğimiz ama onun söylemediği dakikalar..Belki de bir cep mesajı sonrası Çağıl ..


"MORTO KOYU : çanakkale savaşında seddülbahir cephesinin doğusu. burada fransızlar ile savaştık. sehitler abidesinden boğazın ters tarafına baktığınızda gördüğünüz koydur. çanakkale fransızlara çok ölüm getirdiğinden ve ölülerini bu koyun sahillerine gömdüklerinden koyun ismini onlar vermiştir." yazar ekşi sözlük..

Şehitler Abidesinde Atatürk'ün vecizesi..

Fotoğraf çekmeye doyamadım.O kadar estetik bir yerdi ki..Nerdeyse tek tek okuyup dolanmak geldi içimden, kendimi zor tuttum.






Tam durduğum yerde Çatalcalılar vardı..Babamın anne sülalesi Çatalcalı ya..Ben de onları çektim ama dikkat ederseniz çoğunluğu rum..Toprağı bol olsun,mekanları da cennet.Hepsinin...
Gelibolu Yarımadası’nın uç kısmında, Morto Koyu gerisinde yükselen Hisarlık Tepe üzerindedir. Bu tepe birçok yerden görülmesi ve Şehitlerimizi hatırlatması sebebiyle çok anlamlıdır. Morto Koyu önündeki Hisarlıktepe üzerinde Çanakkale Savaşlarında bu cennet vatan için canlarını veren 253.000 şehidimizin anısına inşa edilmişdir.
Çanakkale Şehitler Abidesi'nin Giriş Kısmına Ünlü Heykeltıraş Azmi Sekban Önderliğinde 15 Kişilik Ekip Tarafından Yapılan Dünyanın En Büyük Anıt Rölyefi yer alıyor.. (45 metre uzunluğunda ve 3.5 metre yüksekliğinde)
Biz o akşamüstü beş civarı Beykente teyzeme yemeğe gittik.Yolculuk çok güzeldi ve yine kar yoktu.Biraz oturup kahvelerimizi içtikten sonra Florya ya görümcemlere geçtik.Uzunbey'in ailesini ziyarete gidip akşam tekrar Floryaya döndük ve 2 gece onlarda kaldık.Diğer günler ve dönüş hikayesi 2. bölümde...

10 yorum:

Biyo dedi ki...

Asortik resmen senin yazınla Çanakkale'nin soğuğuda geldi:)
Buz gibi havaya aldırmadan seninle yeniden gezdim.Bi misafir gelse de götürsek dolaştırmaya diye heyecanla bekler ve her gittiğimizde ilk kez gitmiş kadar tüylerimiz diken diken aynı heyecanla gezerdik şehitliği ahh ah.

Fakat Çanakkale kadar soğuk bir yer görmedim.Bambaşka bi soğugu vardı,boğazdan bıçak gibi kesen rüzgar yüzümüzü doğrardı.
Biliyor musun Asortik,ben eşimle güneşli bir Kasım sonu Çanakkale gezmeye! gitmiştik.Bir de film zileriz dedik.Film saatine kadar zaten bi avuç olan çarşısında dolanır,donanmada çay içer,caakebabı yeriz diye düşünüyorduk hemde şapkasız,eldivensiz,atksız faniler olarak!
Park edip arabadan donanmaya yürüyene kadar ağlamıştım o soğuktan ben.Eşim diyor "gel bi pasaj bulup,atkı şapka alalım "Ben inadımdan ve sinirimden"Hayırr çok dondum bennn,istemiyomm,geberdim öldümm,bida gelmeyecem burayaa"diye ağlıyorum o soğukta.

2.bölümü merakla bekliyorum
(Senin mesajın gelmedi ki hem,Çağılla mesajlaştık biz.Şimdi şaşkınÖrdek olan sen misin ben miyim:)Bende olabilirim)

nagişim dedi ki...

ne iyi etmişsinde hepsini resimlemişsin bizim de gelecek planlrımızda var ailece bi çanakkale gezisi ?? bakalım ne zaman kısmat olacak!!
çok güzel bir tatil geçirmişsiniz.. en kötü gününüz böyle olsun:))

Asortik Krep dedi ki...

Biyo, ben hem gezdim hem de görev yapan askerlere baktım,o soğukta bekleyen ve etrafı kesmek zorunda kalanlara..Bir yandan da Çağıl'a sataştım askerde Çanakkale çıkacak sana diye..Burcu da haftasonu bize evci çıkarsın dedi :)) O evcinin ne olduğunu bilemediğinden açıkladık tabii ki..
Boğaz olduğundan çok esiyor biliyorum ama o gün bir başka soğuktu.Benim çocukluğum Istırancalarda geçti,yarı belimize kadar kar içinde oyun oynardık biz ama uzun süredir soğuk hava görmediğimizden o gün üşüdük..Burada güneş batınca soğuk olur sadece, bilirsin :)

Mesajı rakı-balık-ve harika mezeler eşliğinde Çanakkale Balıkçısında çektiğimden hatta Çağıl yolladığından saçma bir mesaj diye hatırlıyorum ama gelmediyse hemen sana geçmiş bayramlı bir mesaj yollayacağım :))
Özellikle tavsiye ediyorum Çanakkale Balık Restaurantını mezeleri o kadar güzeldi ki FHM zaten Çanakkaleli olduğu için balıktan iyi anlar, hepimiz bayıldık ve çok keyif aldık.Unutulmaz bir gece oldu, resimde çekildik.

Yani Şaşkın ördek benim ama o mesaj sana gitmediyse kime gitti şimdi :P bir bakayım :))

böğürtlengözün annesi dedi ki...

Önce Burcu nun bloğunundan haberim oldu Çanakkaleye gideceğinden, sonra senin bloğunla Çanakkaleyi gezmiş oldum :) Çok şirinsiniz, yazdıklarınızı bağlantılı olarak okumak çok zevkli. Geçmiş Bayramın mübarek olsun...

Asortik Krep dedi ki...

Nagişim,gezmeden önce 1 ve 2 ytl ye haritalar var almanı tavsiye ediyorum.Hem okuyup hem gezebiliyorsun böylece..Aynı tarz haritalar Fethiyede bazen ücretsiz çünkü sponsorlara bastırıyoruz,Kapadokya da ise 4-5 ytl idi :))

Ben Seyit Onbaşı heykelinin ordan aldım 2 farklı harita..netten çıkış alıp o şekilde de gezebilirsin.

sofi dedi ki...

Asortik'cim, resimler çok güzeldi, en sevdiğim şehirlerdendir Çanakkale, ne güzel anlatmışsın!Sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Böğürtlengözünannesi, bizde birbirimizi blogdan takip ediyoruz ..Kalanları da telefondan görüşüyoruz :) Kalıyor mu ..? evettttttt hem de nasıl, arada da mektuplaşıp ya da mailleşiyoruz.Genelde birbirimizi ziyaretten sonra da ufak notlar bırakıyoruz..Mesela ben Burcunun yatak odasına iki küçük not bıraktım :) O da giderken benim takı kutuma not bırakmıştı.Bana yazdığı mektuba cevap yazmıştım ama gidince elden verdim ..
Yine de teşekkürler, böyle düşünmene sevindim.

Asortik Krep dedi ki...

Sofi, ben de Burcu ile birlikte tanıdım Çanakkaleyi ama aynı zamanda Dede toprağımız, severim.
Boğazda oturup Burcuya yakın olan "golf" te (çay bahçesinde )oturup sohbet etmeyi de..Bir de Fethiye çok sıcak olduğundan Çanakkale de yaz keyifli olur :)
Kışı da soğuk oluyor biliyordum ama artık onayladım :)

figen dedi ki...

asortikciğim çok sağol fotolar süper gezmiş kadar oldum sanki .benimde en merak ettiğim yerdir 'çanakkale' gidip deddmin mezarını göremek istiyorum..

Asortik Krep dedi ki...

Bizde özellikle Çağıl için şehitliklere gittik.