Cumartesi, Aralık 15, 2007


Figen beni sobelemiş..Kendisi çok iyi anlatmış ama ben ne yapacağım bilmem..Yine de ;

Ben küçükken: Yedi yaşıma kadar kardeşim yoktu ve bir kardeşim olmasını herşeyden çok istedim.Bu yüzden de Allah bana iki tane gönderdi :) Geldiklerinden beri abla'yım ben..Herkesin de ablasıyım.Yalnız üç kardeşiz ama pek eşyalarımı ve olanakları paylaştığımı söyleyemem onlarla..Ben hep büyüktüm onlar hep kardeş..Bu yüzden pek kavga etmeyiz ve iyi anlaşırız sanırım.Onlar benim kardeşlerim.Kimse zarar versin izin vermem.Bir şey olsa bile aramızda hallederiz.Başkasının karışmasından hoşlanmam.

Ben çocukken Babam lise müdürüydü.Çok sert bir adamdır.Öğrencileri ondan çok korkarlardı ve onun için bir şey söyleyen olursa yanımda kızardım.Düldül denilen pedallı 4 tekerlekli bir arabam vardı.Demirköy Lisesinin içinde turlardım onunla :)
Babam o lisenin ilk müdürüdür.Hayat ne garip.Onun babası Orman İşletmeye geliyor tayinle..1943 senesinde Babam Demirköy'de doğuyor.Sonra Dedem başka yerlere gidiyor.Babam okuyup doğduğu kasabaya öğretmen geliyor ve lise açıldığında ilk müdürü oluyor.Babam bana hem çok güzel masallar anlatmıştır hem de kitap okuma konusunda beni çok desteklemiştir.Okuma alışkanlığım Babamdan yadigar bana.Sanırım Çarli ve Burcu'ya da..

Annem ; ben çocukken bana hep çok güzel elbiseler dikti.Her güne ayrı kıyafet dikerdi.Beni çok sıktığını söyleyemem.İyi bir anne-kız ilişkimiz olmuştur.Saçlarımı hep topuz yapmak isterdi.Bense toplanmasından hoşlanmam.Çocukken hep bundan kapışırdık.Birde hep son moda kıyafetler giydirirdi bana..Oysa sokakta oynayan ve ağaçlara tırmanan bir çocuğum ben.Hatta bacaklarım görünür diye ben rahatsız olur ve çıkamazdım ağaçlara elbise giyince..9.yaşgünümde bana istediğim bir şeyi almam için para verdiklerinde gidip kırmızı bir çakı almıştım hiç unutmam.Hala da severim o tarz şeyleri..

Çok güzel oyuncaklarım oldu hep, çok güzel elbiseler giydim,güzel bir çocuktum ama pek sevdirmezdim kendimi,genelde az konuşurdum ve izlerdim çevremi, yaramaz bir çocuk değildim ama ağaçların tepesinde ve sokaklarda oynamışımdır .Bir de kızak kaymayı çok severdim.Hala da severim :)
İri bir çocuktum ama şişko değil,hayatım boyunca hep yaşıtlarımdan büyük gösterdim.Bu beni çokta rahatsız etmedi.
Mutlu bir çocukluğum oldu şanslı bir insanım yani..

Aslında ben; ilk çocuk olduğum için Anneme çok yardımcı olmuşumdur ..Bunun pozitif yanlarını da evlendiğimde ve çocuk yetiştirirken gördüm hep.Her deneyim hayat için bir basamak aslında..Yaşadıkça nerde nasıl davranacağının kokusu bile siniyor üstüne..Sadece farkında olmak lazım bazı yeteneklerin..
Dansçı ya da basketbolcu olabilirdim, sporsuz bir hayat yaşayamayacağımı sanırdım..Yanılmışım.

İlk kopyamı ne zaman çektim: Çalışkan bir çocuktum, pek kopya çekmedim.Çektiysem de dinden çekmişimdir :) hatırlamıyorum.İlk okulu annemin öğretmen olduğu okulda,orta ve liseyi Babamın öğretmen olduğu okulda okuduğumdan tehlikeli işlere pek girmezdim :)

En saçma huyum: Sinirliysem ve acele et dediysem acele edeceksin yoksa hiç bu kadar kızılır mı diye cümleler kurabilirsiniz.


Cep telefonum ; iki tane var,vazgeçilmezim ama kapatacağım yeri bilirim :))


Aşk bence ,Herkesin yaşayabileceği ama herkesin aynı değeri vermeyi beceremediği bir olgudur.Aşık olduğum insanı kaybetmek istemediğim için onunla evlendim.Birde aşkın bittiğine inanmıyorum.İki insanın birbirine aşık olup olmadığını da gözlerinden anlarım.Karşımdakinin de :)

En sevdiğim blog yok,bir sürü var ama hepsini yazamam..Buradan sevgilerimi gönderiyorum := Aşk bence yaşamaktır : ))
Kimseyi sobelemiyorum.İsteyen blogçu cevap yazabilir,okurum :)

2 yorum:

Mücevher Kutusu dedi ki...

Ben sobeleri çok seviyorum. Blogcu hakkında sade, damıtılmış bilgiler ortada duruyor :)

Okul hayatın zor geçmiş olsa gerek. Sürekli aile ortamı gibi :)

Asortik Krep dedi ki...

Mücevher Kutusu, sorma anne-baba öğretmenken okuldan kaçma oranı nasıldır diye :) var allaha şükür de çok planlı olmak gerekiyor :))