Cuma, Aralık 12, 2008

bayram keyfi

Bu fotoğraflar çarşamba gününe ait olanlar.Hani hasta iken balığa gidip, yürüyüş yaptığım ve terleyip aslında soğuk olmayan havada deniz esintisi yediğim ve sesimin ertesi gün iyice kısıldığı ..
O gün hava o kadar berraktı ki dışarı çıkmaya hazırlanan Uzunbey bize sandöviç hazırlamış ve gidip pastaneden poğaça ile tahinli çörek almış.Bana bir tek çayı yapıp termosa koymak kalmıştı ki bende yaptım ve Kargı 'daki Karataş Plajına gittik.
Normalde birbirine bağlı 3 tane plaj düşünün.. Çalış'ın devamına Koca Çalış deniyor ki bu yaklaşık Çiftlik denilen bir bölgenin önündeki plaj oluyor,taşlık ve çoğu zaman daha dalgalı olduğundan ve Çalışın en uzak köşesi olduğundan genelde arabalarıyla gidenler çoğunluktadır yazın..Ya da oradaki sitelerin insanı oraya tercih eder.Birde akşam mangalı yapmak isteyen , gündüz çalışanların yeridir..

Bir sonraki plaj kocaman bir tepeyle ayrılır.İşte orası Karataş plajıdır..Kargı köyü muhtarlığı ilgilenir yazın..Kışın her yer gibi orası da ücretsizdir..Karataş'ın başında yine küçük bir plaj vardır, kayalıktır hatta bir tepe ile büyük plajdan ayrılır.İşte orası kışın genelde piknik yapanların ve balık tutanların mekanıdır..Bizde sabahleyin oraya gittiğimizde sadece iki adam muhabbet ediyordu denize karşı..


Önce balık tuttuk plajın ilk girilen yerinde.Bununla ilgili resimler daha aşağıda..Sonra da yürüyüş yaptık diğer ucuna arabayla gidip ilk durduğumuz yere kadar yürüyüp döndük hep beraber.. Çağıl dönüşte özel görüşmelerinden birini yapıyor telefonda.. hava o kadar güzel ki o gömlekle gördüğünüz üzre. Ben ise dönüşte yüzüme vuran esintiden farkındayım ki boğazım kötü olacak..Çünkü terledim ve terim rüzgarla kurudu..

Ares kocaman ve kimseciklerin olmadığı plajda coştukça coştu.. Koşturdu,atladı,zıpladı ve kah bizim önümüzden kah arkamızdan dolanarak günün keyfini çıkardı.

Bu resim balık tuttuğumuz taraftan arabayı bıraktığımız tarafı gösteriyor..Bu yolu geldik gittik işte. Ağaçlık kısım genelde piknik yapılan ve bizim geçen bayramda denize girdiğimiz yer. Bu bölge koruma altında..Yani yapılaşma yasak.Caretta carettalar hala buraya gelip yumurta bırakıyorlar.Karşıda görülen karartılı dağlar Yassıca adalar.

Balık tuttuğumuz tepenin alt kısmı.Karşıda Şovalye adası ve arkada Taşyaka Mahallesi görülüyor..Görülen dağ Babadağ.



Daha uzaktan , bu sefer Fethiye gözüküyor.. (Biz Kargıdayız , Fethiyenin köyü ama artık burası da İstanbul gibi arada boşluklar yok, evler devam ettiğinden uzak bir mahalle gibi)

Ağaçların önünden Kargı plajı, tüm haşmetiyle :)
Yazında fazla kalabalık olmaz burada..Sadece ağaçların önü gölge olduğundan köylü orayı tercih eder..Biz şemsiyelerimiz ve şezlonglarımız olduğundan genelde denize yakın , ortada bir yer seçeriz ki kitap okuyup dinlenirken etrafta ses olmasın.. uzun süredir kargı plajında girmedik aslında.Daha az denize gittiğimizden denizi daha güzel yerlere kaçıyoruz..

Ağaçların önü deniz arkası da araba park yeri..İçeri eskiden arabalarla girilebiliyordu ve mangal yakılabiliyordu.Şimdi mangal da yasak araba da.. Orman işletme yasaklamış ama iyi yapmış :)

Bazen boş zamanlarda Uzunbey artık Çağıl' a yavaş yavaş araba kullanmasını gösteriyor.. Burası da ıssız olduğundan ve yolu da biraz kötü olduğundan aslında tam çalışmalık bir yer. Balıktan yürüyüşe geçerken plajın öbür tarafına arabayı Çağıl kullandı.. Dönüşte de dışına çıkana kadar o kullandı. İlk seferler için iyiydi..Bir terslik olmadan dersi tamamladık.Ben ilk defa Çağıl' ın kullandığı arabada oturdum :)

Balık tuttuğumuz ve Çalışı karşıdan gören tepe.. Arkada Akdağlar ın tepesi karlı ve biz güzel havada keyif yapıyoruz..Önde Çağıl ve Ares.
Ares, bizi dinliyor..

Güneşte o kadar güzel duruyordu ki elimde makine zaten heryeri çekerken dayanamayıp onun her halinin resimlerini çektim..

Tam karşısı aslında Koca Çalış dediğim plaj..

Çalış Plajı..

Fethiye ve sağda Şovalye adasının bir kısmı..


Burası da bizim durduğumuz tepe..

Tepenin ucunda oturmuşum,elimde makine,sağı solu, otu , denizi,plajı her şeyi çekiyorum.. (asortikkrep botu) Sol taraf girişteki küçük plaj. Bizim olduğumuz tepe zamanında birden denizin içine çökmüş ve dibimiz kayalık..

ve size saçımın son rengi.. Bu kadar kızıl kahve değil aslında Tuncay Kuaför nasıl yapıyor bilmiyorum ama güneş vurunca kızıl,normal hali çikolata kahve :) Birde bu saçımın normal hali..Yani normal dalgası..


Bu resimde soldaki küçük plajın ucu ve karşıda Koca Çalış daha net. Durduğumuz tepenin nasıl dümdüz denize doğru kesildiğini görebiliyorsunuz..

Tepenin arkası Karataş plajının başlangıç noktası..Bazen orada at çiftliklerinden gelen biniciler ve turistler tura çıkarlar..

Arabayla durduğumuz yerin arkadan gelen tatlı su bağlantısıyla denizin birleştiği bir yer olması da oldukça ilginç.

Sabah Koca Çalış'ın denize girmek için en güzel saatleri olduğu zamanlar.. Normalde böyle olsa hiç affetmem ,denize girerim..ama bu bayram artık buralarda bile denize giren yoktu..Sadece arife günü çalışta bir balık adam vardı ama Ölüdenizde girmişlerdir lagünde.. Arabadan Kızılada..

Öğleden sonra eve döndüğümüzde hava çok güzeldi..Tabii ki hep beraber bahçeye çıkıp biraz bahçeyle ilgilendik.Terleyip üşütmemin sebeplerinden biri de budur :) Bile bile lades yani..

Benim diktiğim erguvan ağacının yaprakları artık balkonu kapatıyor.. Böylece yoldan geçenler biz yemekteyken ve balkondayken artık bizi direk göremiyorlar..

Yeni aldığım sukulent..

Çocuk Gibi'nin bana Fethiyeye gelirken aldığı seramik hediye..Şu an balkonumda.. Ben onu unutmadım ama artık yazmadığına göre o bizleri unuttu sanırım..

Yazdan sonbahara geçişte kaktüslerin büyüme mevsimi sanırım..Hepsi yazdan daha gelişmiş durumda şu an..

Bu çiçeği tam 3 kere getirdim İstanbuldan..En sonunda tuttu..Yazın çok sıcak geliyor tabii Fethiye..Oysa o daha serin yerleri seviyor..

Bu rüzgar çanı da bana Berna'nın hediyesi..Üzerinde ki kuşu da ayrıca alıp ben taktım.. Bir car boot zamanı verdi ama resimleyememiştim..

Klasik bayram likörü resmimizle bitiriyoruz efedim.. Gerçi resim içime sinmedi ama bununla idare edelim lütfen..Likör ahududu, iyileşeyim yarım bıraktığım şişeyi de bitireceğim..Şimdi boğazım yandığından içemiyorum :)
Bu bayram başta iyiydi ama 2 gündür öksürük nöbeti ve boğaz ağrısından rahatsızım..Pastil alıyorum ve antibiyotiğe de başladım.. Tatil bitene kadar sesimin geri gelmesi lazım en azından yoksa çalışamam.. Zaten pazartesi iyileşme olmazsa dr.dayım..
Bol bol adaçayı,ıhlamur ve elmalı tarçınlı nane-limon içiyorum.Akşamları sahlep yapıyorum. Şimdi kalkıp hatmili süt yapacağım kendime.. Hiç konuşamadım dün, bugün hiç değilse sesim biraz çıkıyor.Ne kadar zor bir durum anlatamam.Akşam boğazım da çok ağrıdığından ağrı kesici de içtim.. Telefonda konuşmadığımdan beni merak eden annemle mesajlaşıyoruz.. Yapılması gerekli işlerim var evde ama yapmak istemediğimden böyle zaman geçiriyorum.
Hastalığım geçtiği gibi de bayramda ve hastalıkla geçen sağlıksız yemek şeklimi değiştirmeyi düşünüyorum. Bir ara çok güzel giden diyetim çeşitli sebeplerden bozulmuştu..Bir türlü eski düzenine sokamadım.. İyileşeyim yine sağlıklı durumlara dönmeyi düşünüyorum.Gerçi annem geldiğinde bende kendime bakabiliyorum..Yoksa pek önemsemiyorum açıkçası..Tam olarak eski kilomda değilim -biraz inmiştim de- ama ne aldım ne verdim diyelim uzun zamandır..
Bayramdan sonra gelecekleri için çok seviniyorum.Çünkü hepimiz çok özledik..
Öksürmekten ara verip yazıyorum..Çağıl da bugün benimle evde..Uzunbey işe gitti. Bugün burası biraz esiyor, bugünü de mümkünse dışarı çıkmadan evde geçirmeyi düşünüyorum ki boğazım dinlensin..Çalan telefonlara Çağıl cevap veriyor, mümkün mertebe konuşmamaya çalışıyorum.
Balık tutamadığımızı yazmadım değil mi..? Yani biz tutmaya diye gitmedik aslında, keyif yapmaya gittik :)

7 yorum:

Adsız dedi ki...

sağlıklı,mutlu çokk bayramlar diliyorum size ve güzel ailenize.maşallah deyip tahtayada vurdum))sizi,okumak benim için zevk.anımsattıklarınız ve öğrettiğiniz şeyler için teşekkürler.eylül

♥ Suzi ♥ dedi ki...

Bende arada çabuk çabuk okuyorum seni...mesaj bırakamıyorum,ama seni unuttuğumu sanma :)) sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Eylül, bu yorumlarını yayınlamak zorunda kalınca kendimi iki yüzlü hissediyorum..Sanki eleştirileri yayınlamıyorum da canım cicimli yorumlarını yayınlıyorum gibi oluyor ama sende sevdiklerime sataşma, benimle ilgili eleştirilerin varsa yaz, yayımlayayım..

Suzi, beni unutanlara küstüğümü düşünmüyorsun sanırım..Bir yazımda yazmıştım yine yazayım hayatta sitem edecek son insan benim herhalde..

Benim Hayatim dedi ki...

Bu resimlerin her biri aslında yaşanacak yer burası diye bağırıyor :)

Huzur nasıl da belli.
Ares'e bittim (Ah bir de korkmasam)kendi kendime söyleyip duruyorum bari sende bil :)

Çocuk gibi dedi ki...

Unutmadım Asortik merak etme arada hepinizin bloglarına uğruyorum :)

Sadece yazmıyorum :(

Bu arada bayramda bende feci hastaydım :)
Tatil bize yaramadı galiba :))

Geçmiş olsun, kendine iyi bak :)

Asortik Krep dedi ki...

Benim Hayatım, bende fazla yaklaşmam başka hayvanlara ama severim :) Birde köpekler gerçekten korktuğunu anladığında daha bir üzerine geliyor,aklında olsun..Gerçi Ares yabancılara resmen sevilmek için atlıyor,çok insan canlısı bu cins..

Çocuk Gibi, geçmiş olsun..Arada şöyle sesini duyalım :)

Asortik Krep dedi ki...

Eylül, özele yaz yayınlamayacağımı bildiğin şeyleri..Böylece içini dökmüş olursun bende sana gereken cevapları ordan veririm..Şimdi burdan içimden geçenleri yazınca sen bozuluyorsun.. Bu arada tatildemiydin sen..? Bana yakın olduğunu bilmiyordum :)
asortikkrep1@gmail.com