Pazartesi, Aralık 01, 2008

Çevre Dostu Ürünler Sergisi 2. bölüm

Serginin bence en ağır misafiri bizdik.Nedeni ise çekirdek gibi bir konunun genelde insanların bakışında hafife alınmasıdır.Oysa bir olaya bakışınız onun sizin değerlendirmenizle alakası yoktur. Belki de hala keşfetmediğiniz bir noktada önemlidir..En güzel olay genelde yeni broşürlerimizi verdiğimiz ve sergiyi gezen insanların bende çekirdek topladım, size yolladık demesiydi..Birinci gün Berna ile ikinci günde Pera Organizasyonla idare ettik bizim standı.Zaten onlar da Mavi Kuş olduğundan yalnız kalmadım anlayacağınız.. İkinci gün daha keyifliydi, ilk günün belirsizliği yoktu çünkü.Standlar paylaşılmıştı, ben biraz iyileşmiştim. Sergi düzenlemek ve herkesi tanımak zordur böyle zamanlarda.Kimse yerinden memnun olmaz, dır dır yapan çoktur. Geç gelip olay çıkaranlar da vardı ama benim anlayışıma göre-biraz kuralcı biri olduğumdan- sergi açılışından bile geç bir saatte gelen birine ben stand açmazdım ama FETAV Müdürü Dilek Hanım bu konuda oldukça pozitif biri olduğundan bir şekilde olayı halletti.


Çekirdekleri topladığımız çuvallar.. Aynı zamanda Ekmek Askıda kampanyamızı da tanıttık.. Berna standın başında çalışırken.. Ben resimlerde yokum bu arada..(siz sormadan ben söyleyeyim:) Çünkü fotoğrafları çektim ve serginin dosyasını hazırladım arşiv için.
Mavi Kuş Çekirdek Kampanyası standı..
Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi, Pera Organizsayonun standında.. Hilkat Hanımla.
Üzümlü Dastarı Kadianda projesi..
Ahşap Oyuncaklar Standı..İlkay Oyuncakçılık.
Doğayı Koruma Derneği
Carettalar için özel üretilen, yumurtaların korunmasını sağlayan kafes.
Bitkisel Atık Yağları Toplama kapları..
Atık Pil Kampanyası Standı..
Elektirikli motorlar..
Artı Mühendislik Güneş enerjisi standı..
Artı Mühendisliğin güneş enerjisi ile havuz ısıtma örtüsü..
Zen Bitkisel Ürünlerle sergideydi..Selma Hanımın yanına kaçtım sık sık, dinlendim ve sergi hakkında yorum yaptık genelde.
Japon gülleri, Zen standında..
So Design , ısı pompasıyla sergideydi..

Arıcıları geçmek istemedim.. Fethiyenin balıda güzeldir, şekerlenmez.
Bunlarda böğürtlenlerimiz.. Bende bir kök aldım.Şimdilik saksıda olacak..Daha sonra bir yer ayarlayacağım..
Yakabağda organik zeytinyağ ve şarap üretmeye çalışan bir organik tarımcı standı..
Bu standta İstanbul Şişli ve Ankara daki organik pazarlara sebze ,meyve üreten organik tarımcılarımız Yanıklar ekibi..

İki gün boyunca yağmur yağmadan , bir şekilde terslikler yaşamadan güzel anılar biriktirdiğimiz bir sergi yaşadık. Fethiye için bir ilkti. 5 haziran Dünya Çevre Günü haftasında sanırım bu tarz bir organizasyonumuz daha olacak.Bu standların yanında daha bir sürü standlarımızda vardı ama bunlar benim seçtiklerim olarak yer aldı yazıda. Organik Tarım ve Ekolojik Ürün kavramları daha Türkiye için oldukça uzak kavramlar, amacımız buradaki insanları biraz olsun bilinçlendirmek ve Fethiye' de yer alan projeleri tanıtmaktı. Serginin en güzel yanı genelde ilgili insanların olmasıydı gezenler arasında.Bu da demektir ki biz bir sürü insana anlattık, onlarda gidip bir sürü insana anlatacaklar..

Gülderen' den aldığım kuş ve doğa sesleri cd si oldukça ilgi gördü sergide..Kuş sesleri ve doğal sesler arasında sergiyi tamamladık.

......

Özel Not: Yazılarımı başkaları "ağır konular" ya da "hafif konular" diye betimleyebilsin diye yazmıyorum.. ama insanı özelliklerinizi özellikle beni okuduğunu kullandığı cümledeki kelimelerden bile anladığım insanların ben yokken hakkımda yazdıkları beni İNSAN olarak rahatsız etti.. O kadar özeniyorsan açarsın bir blog seni de okurlar, benim olmadığım ortamlarda hakkımda hem de adını yazmadan yorum yapmak, prim yapmaya çalışmak ancak kişilik bozukluğudur.

10 yorum:

HAYAT dedi ki...

sergi harika.
bu tür şeyler burda pek az benim bile bilmediğim çok şey var mesela.seni okuyarak öğrendiklerim oluyor.insan çevreye daha çok önem veriyor o zaman.
doğa geleceğimiz seninde dediğin gibi.

Anonim dedi ki...

merhaba.burasının aleni bir yer ve yorumlarada (yorumu yasaklamazsanız
tabiki)açık olduğu bir gerçek.eleş-tiriye tahammülünüz yoksa çaresi belli.ben sadece bir tespitimi yazmıştım.eleştiri bile yapmamıştım yinede söylüyorum.iki kardeş farklısınız.siz,benim ne demek istediğimi anladınız farkındayım.benim düşüncemi ifade etme hakkım yokmu?niye bu kadar kızıyorsunuz,anlayamıyorum.eylül

alis dedi ki...

Çok güzel bir sergi olmuş... Isı pompası standı bulunmasına da çok sevindim; doğalgaz zamlandı diye İstanbul'da bazı bölgelerde tekrar kömür yakılmaya başlandı, bu gidişle yakında nefes alamayacağız. Halbuki ısı pompası kurulumdan sonra neredeyse tamamen bedava, verimli, hem de çevreye zararsız bir yöntem..

Asortik Krep dedi ki...

Hayat, çevre için bizim daha çok yapacak işimiz var aslında ama bir yerden başlamak fena olmayacak ..

Eylül, hasta insanlara ben bakmıyorum..Bundan sonra da yorumunu yayınlamayacağım..Ayrıca Burcu gibi de eğlenemiyorum.Biliyorsun sosyal anlamda zayıflık görmek beni hasta ediyor..

Alis, ilk defa burdasın sanırım..Hoşgeldin :) Isı pompası bence de önemli hatta rüzgar ve güneş enerjisinin ileride maliyetlerinin daha da düşük olabileceği projeler beklliyorum çevre adına..Umarım olur :)

Berceste dedi ki...

Ne güzel adımlar bunlar. Emeğine sağlık her bir katılanın. Yalnız organik ürün satanları naylon file kullanmamaları konusunda bir uyaran çıkmadı mı? Naylon filelerle nasıl doğa dostu olabilirler :( Sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Berceste,aslında onlar pazardaki gibi standa sebzeleri dökmek istediler yalnız burada sergi olduğundan ve naylon poşet vermemek için başka çare bulamadık.Biliyorsun ki insanın gönül rızasıyla satılan fileleri alıp kullanması lazım..Halka zorla bir şeyi kabul ettiremezsin.Bu yüzden herşey aşama aşama.
Tüm Türkiye burası dahil ilaçlı ve hormonlu meyve sebzelerden yiyiyor.Bu çiftçiler birer öncü.Çoğunun kabul etmediği koşullara uyarak bazen zor pazarladıkları - çünkü daha organik ürünlerin pazarı daha oluşmadı- bu ürünleri yetiştirsinler de biz insanları naylon poşetlerden uzaklaştırmanın bir yolunu buluruz artık.Aslında bu konuda daha çok yazı çıkar.

Berceste dedi ki...

Aslında bilinç başladı başlamasına da, o bilinçle birlikte sahtekarlar da çıktı :( Pazara gidince her yerde organik yazıları ile karşılaşıyoruz ama gerçekten organik mi bilemiyoruz. Belki aldıkları sertifikalarla belgelemek gerekli. Kayınpederim de zeytin yetiştiriyor, baktığın zaman organik ama sertifikasyonu yok! TV'da o fileler gözüme çarpmıştı, kesin Asortik Krep yazmıştır dedim baktım sende de fotoğrafları var. Neyse dediğin gibi adım adım! Sadece biraz dikkat!

Anonim dedi ki...

İlk baştan özür dileyerek başlıyayım. Ben buradaki konular hafif, oradakiler ağır demek istememiştim asla.
Aksine blogunuz çok güzel.
Sadece o yazının tam cevabı değildi gibi gelmişti oradaki yorumunuz.
Gereksiz bir müdahele idi, Aslıberry hanım da anlamadım diye yazınca, uzadı. Tekrar özür dilerim.
Bu yorumu dilerseniz yayınlamayabilirsiniz.

Asortik Krep dedi ki...

Berceste bir ürüne organik diyebilmek için mutlaka kayıtlı şirketlerden birinden sertifikasının olması gerekli.Her bahçede yetişen ürüne organik diyemediğimiz gibi bunun da dereceleri var.Bu konuda daha ayrıntılı yazacağım ilerleyen günlerde.
Ntv çekim yapmıştı,tvde izleyemedim gerçi.

Adsız Hanım, o kadar saçma sebeplerle saldırmışsın ki beni okuyorsun ve tanıyorsun madem de niye bu kadar uğraştık birbirimizi anlamak için..

:)den dedi ki...

Bu kadar şahane sergileri ve dünya tatlısı insanları gördükçe, tası tarağı toplayıp oralara gelmek istiyorum. kent hayatı yoruyor bizi. Fethiye'deki sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin doğal hayatı korumaya yönelik yaptığı bu anlamlı çalışmaları ve sergileri ilgiyle takip ediyorum. Tebrikler ve yürek dolusu selamlar size...