Perşembe, Haziran 24, 2010

iblis bunlar ya..

Bir not: Bu uyuz google düşmanları var ya sanırım bilgisayarlara da engel koyuyorlar. (ip numaralarına) Aynı hattan uzunbeyin bilgisayarından hem evde hem de işyerinde bloğa güzel giriyorum ama kendi bilgisayarımdan bloğa ve blogla ilgili yerlere hiç giremediğim gibi ya hemen kopuyor ya da çabuk bağlanamıyorum.Böyle bir şey olabilir mi ya.. Dava açacağım kişisel özgürlüğümü engelledikleri için..
Lütfen bunu "bloglarına rahat giremeyenler " kendi bloglarınızda denermisiniz..Komik geliyor ama zaten herşeyleri komik bunların..
Not 2: Çağıl diyor ki anne böyle şey olur mu..? Bende diyemiyorum ki ona oğlum, burası Türkiye ne zaman ne olacağı belli olmaz.. Bak Milli Eğitim Evliya Çelebi'nin "Seyahatname "sini müstehcen bulmuş, yasaklanacakmış..! Bu gidişle daha nelerin yasaklanacağı,nelerin serbest kalacağını kimse kestiremez bu ülkede...

Pazar, Haziran 20, 2010

Akyaka'dayız

Dün Çarli gitti.Biz Çarli'nin otobüsünden erken çıkmak zorunda kaldık, çünkü sınav için Akyaka' ya erken geçmemiz gerekti.Gülen sanki kendi kardeşi gibi Çarli ile ilgilendi ve otogara kadar refakat ettiler, ona buradan, Hakan'a ve Babasına da sevgilerimi ileterek teşekkür ediyorum.. Biz balık lokantasında akşam keyif yaparken Gülen bana telefon açmış kardeşini geçirdim diye haberdar ediyordu :) Ben nasıl bu blog dünyasını sevmeyeyim şimdi.. Bu duruma iyice alışan Uzunbey bana bugün Muğlada blogcun yok mu diye laf çarpıyordu :P (kıskandı galiba :)

Bugün Çağıl sınava girdi, güzel geçti ama o daha iyi yapabilirdim diye biraz kendini hırpalıyor sanırım..
Akyaka'dayız.. Yarında burdayız.Salı döneceğim.

Bugün birilerine 12 ( oniki tane) kına yollayacaktım..
Öyle canım acıdı ki kayıplara, zaten sınav yüzünden heyecanlıydım gazeteyi açıp da haberi gördüğümde içim titredi.. Devamlı eski idarelerle bu hükümeti karşılaştıranlar bu duruma ne kılıf uyduracak hep beraber göreceğiz..
Ülkeyi süper bir refah seviyesine çıkardılar işsizlikten geberiyoruz, hiç bu kadar açık hedef olmamıştık ülke olarak.Birileri kolay satışa girdi, hala bu düzene aman tanrım süper yönetiliyoruz diyenlerin bu düzenden ne çıkarları var diye incelemeye almak lazım.
Herşey sırasıyla ya.. Uzatmalardayız..
Fotoğraf: Azmak'ta tekne turu- Akyaka

Cuma, Haziran 18, 2010

Çok Özledim :)


yazmayı ve blogları.Günlerdir müsait olmadım yazmak için.Misafirlerim var ve yarın da sınav için Akyaka'ya gideceğiz.
Salı sabahı Çağıl'a moral olsun diye annem gelecekti biliyorsunuz..Aslında biz Çağıl'a büyük bir sürpriz yaptık ve günlerce aslında dayısının da geleceğini sakladık :) Hatta Çarli (dayımız) SBS sınavlarından dolayı tv ye çıkıp duruyordu, (kendisi büyük bir dershanede müdür yardımcısı)salı sabahı geleceğini bildiğimizden Çağıl'ın Çarli'ye sataşmalarına zemin hazırladık, onu goygoylayıp mesajlar çektirdik.Çağıl aslında bir şeylerden huylandı ve içinden bunlar bana bir oyun hazırlıyor ama ne diye merak ederken biz salı sabahına kadar kendimizi zor zaptettik. Salı sabahı annemleri karşıladım, Çağıl'ın sınavı olduğundan dershanedeydi, dershane önüne kadar gittik ve onu dışarıya çağırdım. Dayısının gelebileceğinden hiç şüphelenmediğinden anneme doğru giderken dayısını gördü.. Kime koşacağını şaşırdı :)) Çok sevindi, onun rehber öğretmeni ki bizim aile boyu hayranı olduğumuz kişidir kapıya çıktı, artık bu moralle sınavı geçersin diye takıldı. Onu bırakıp eve döndük. Salıdan beri beraberiz.
Fotoğraf : Göcek
Göcek marina
Bu yazıdaki fotoğraflar gezdiğimiz yerlerden.. Gündüz denize gittik, gece de onlar bazen oyun oynadılar, tv de maç seyrettiler, sohbet edip içki içtik balkonda.. Bu akşam son gecemiz, yarın dayımız dönüyor, annem bizimle Akyakaya gelecek.. Pazar günü sınavımız var, pazartesi de orada kalıp salı döneceğiz kısmetse.
Göcek
Bence Çarli ve Çağıl babama benziyorlar biraz, yani hafif bir nüktedanlık var, yakalarlarsa affetmezler laf cambazı diyebiliriz onlar için-hoş bende andırırım bu yönden babamı ama yakalayamayız o başka :P Şimdi bunlar kafa kafaya vermiş öyle muhabbetler dönüyor ki ortada ben keyiften dört köşe olmuş izliyorum ikisini :) Espriler ve sataşmalar, konular arka arkaya anlatılıyor, onlarla muhabbet etmek çok keyifli, arada bana sataşılıyor, annemle ikimiz
izliyoruz keyifle..
Komik bir anı yaşadık birde, bahçe için gelen şirketten bir hanım, Çarli için oğlunuz mu dedi :P
Oha oldum aslında.. Çarliyle aramız sekiz yaş ama adam küçük gösteriyor ben ne yapayım.. Hoş on kilo vermiş ben görmeyeli.Bende biraz kilo verdim geçen kışa göre ama kadın koydu lafı bize. Daha doğrusu bana .Neyse ben takmıyorum zaten yaşla ilgili şeyleri, kim ne derse desin ben istediğim gibi yaşamayı düşünüyorum.Kimsenin taktirini beklemeyeceğim bu konularda. Dışarıdan görüntüm kendim için kıymetli tamam, yüzü kırış kırış ama yüreği hala aynı hızla çarpan yaşlı bir kadın olmak istiyorum ben :) Beni sevenler böyle sevmeli.
Bu seramikleri yapan kadın sanatçıyla tanıştım aslında ama adını unuttum. Göcek caminin şadırvanında.. Dört tarafına değişik modeller yapılmış.

Ölüdeniz
Yörük Müzesi-Kargı
Yörük Müzesi

Bunlar gelin damat semeri :)

Gelin-damat semerleri bu arkadaşlar için.Yörük müzesinde evli evli oturuyorlar. Linda ve Duman bu mayıs evlendi..Bu konuda daha öncede çok yazmak istedim ama fırsat bulamadım.

Biz perşembe sabahı kahvaltıya gittik, kahvaltı her zamanki gibiydi.. Süperdi yani.. Çarli bayıldı, annem alışkın gerçi ama uzun uzun sohbet edip keyif yaptık yörük müzesinde..
İki gündür çok sıcak, dün Ölüdenizde, çarşamba günü de Çalışta denize girdik. Bugün evden çıkmak istemedi canımız.. Dinleniyoruz.
İyiyim, iyiyiz.. Hayırlısıyla ilk sınavı atlatıp gelmek istiyorum artık. (Sanki sınava ben gireceğim) Gelecek hafta diğer sınavımız var.. Neyse sınav mevzunu kapatalım aslında.
Aklımda yazıya başlarken çok şey vardı, şimdi bir şey kalmadı. Bu aralar nereye gitsem sevdiğim şarkılar çalıyor.. Şarkılar beni rahat bırakmıyor.
Not: Birde bana şiirler önerin lütfen, ya da şairler.Canım bu aralar şiir okumak istiyor.Benim sevebileceklerimi tahmin edersiniz sizler, bekliyorum..
Şu an Erguvaniler'i okuyorum.. Başucumda da Puslu Kıtalar Atlası var ama şiir önerilerinizi bekliyorum.

Pazartesi, Haziran 14, 2010

Mavi Kuş Kargo 20 / Ecenin Balkonu -2. bölüm

Ecem kızacak bunu yayınlama dedi ama iki koli daha sonradan bizimle paylaştı 2 posta olarak.. Bir bakıma sözümü tutuyorum iki koliyi ayrıntılı görüntülemiyorum. Sadece herşeyi paylaşmak adına buraya yazmak istedim..Çok teşekkürler Ecem :) Bize çok emeğin geçti..
Kolilerden büronun içinde gezmek mümkün değildi bir ara.Hepsini görüntüledim ve ayırdım bölüm bölüm..



Pazara çıkmadan yazılarımızı hazırlamıştım. Pazarda herkes bizleri tanıyor artık ama bilmeyenler için de tanıtım gibi oluyor diye her pazarda asıyoruz kağıtlarımızı..
Bunu iki İngiliz mavikuşumuz yazmıştı, eskidikleri için yeniledik..

Kargolar devam edecek, o kadar değişik modeller ve yeni fikirler edindik ki kargolarınızla herkes görsün istiyoruz bizimle beraber..
Tekrar teşekkür ederim, herkese,tüm emeği geçenlere..

Mavi Kuş Kargo 19 / Bizim Gibiler

Bu takımı çok sevdim.Hem çok küçüktü hem de çok güzel bir modeli vardı :) Elimizde alıp dolaştırdık büroda.. İçinde küçük bebişler bile hayal ettik :) Hepsini tek tek görüntüledik ama iki fotoğraf çok iyi değil, pazara yetiştirmek uğruna farketmemişim hepsini bloğa koyuyorum.
Teşekkür ederiz " Bizim Gibiler " sizler olmasanız bu kadar çok eşyamız olmazdı ve bu kadar güzel .. Elinize, emeğinize sağlık.

http://bizimgibiler.blogspot.com/







Kargolarımızı indirimli taşıyan Yurtiçi kargoya da teşekkür ederiz..

Pazar, Haziran 13, 2010

Ben senden önce..

Yabanasması, henüz bahçemde yok.Daha önce vardı ama bahçıvanlarımız sağolsun, her biri giderken ardında hatıra olsun diye sevdiğim bir çiçeğimi yok etti. Bu çiçeğe aşık oldum yazmışım eski bir yazımda. Aşkım hala sürüyor :)

Değişik renkleri var ama ben pembe alacağım önce, sonra da mavi.. En az iki tane olmalı, bir bahçede gördüm çok özendim yine.

Bugün evdeydim , bu resimler daha önceden ama benim bahçeden.. Temizlik günümüzdü . Bu sefer çok yorulmadım. Yine de ancak bitirdik.
Haseki Küpesi
Annem, Gölcük Kırkyama Festivalinde stantta iki gündür.. Gidecek olan varsa Bakırköy Halkeğitim stantlarında bulabilir, benden de selamlar ve öpücükler götürebilirsiniz..Pazar günü son gün.Pazartesi akşamı da kısmet olursa bize gelmek için yola çıkacak, Çağıl'a doping için geliyor yine :)) Her ne kadar Çağıl'a doping için gelse de bana da doping olmuyor değil .Benimde hoşuma gidiyor böyle olması.. Yaz sonunda yine bir sınav mı icat etmeli ne yapmalı bilmem :P Gerçi o zamanlar kayıt koşturmasında olabiliriz belki .. (inşallah)
Sakız sardunya
Çarli bugün yine tv8 deydi. Biyonikkedi aradı, görmüş ,yoksa saatini kaçıracaktım. SBS sınavlarıyla ilgili konuştu firması adına.. Canım benim, Çağıl dayısına benziyor dedi, eh Çarli' de bana benzer :)
Bu haber canımı yaktı.. Birileri İsrail peşinde gezerken askerle yetinmeyenler asker yakınlarına ve artık lojmanlara saldırıya başladı.. Ne o sadece sağa sola, basına bağırmakla geçmeye başladı günler, hayat ve sorumluluklar Filistinden ibaret değil, bu ülkede hain terör örgütlerinin canlarına kastettiği insanlarımız da var.
Sesimi duyan var mııııııııııııııııı..? Arapça mı yazsaydım acaba ,daha çok okunurdu bu yazı !!
Ceylan sardunya
Bahçede yeni düzenlemelerim olacak, bahçede çalışmayı da özledim.. Havalar serinden gittiğinden hala rahatlıkla çıkabileceğim sanırım.. Evi özlemişim..Evim kadar bahçeyi de.
Gala

Geçen gün google' a çok alakasız bir cümle yazdım, benim blog nasıl çıktı anlamış değilim.. Bu kış bir müşterimizin bilgisayarında bir şey gösterirken emlakla ilgili bir kaç kelime yazdım, bir numarada benim blog çıkınca ne yapacağımı şaşırdım.. Ares ilk resimden sırıtıp duruyordu, kimse görmeden kapatana kadar akla karayı seçtim :))

Çilek

Çilek fidesi almıştık pazardan, balkonun hemen yanına gölgeye diktik, ilk meyvesini yedik bile..Gayette güzel büyüyorlar..

Toprak yumuşak , gölgede kaldığından batmamak için yürüme yolu yaptık kendimize.. Çilekleri uzunbey aldı,ben diktim. Bu ara kaktüsler ve sukulentlerimde formunda. Bir ara görüntüleyeceğim.
Oldukça uykum geldi, nerdeyse gözlerim ara ara kapanıyor.. Hayat beni bu aralar fazla yorsada onunla uğraşmayı seviyorum ben..İçimden sözcükler başkaldırıyor, hep susturduklarımın kapısını açmak istiyorum bu akşam.
Hayat,
sen beni bilmezsin ama ben seni iyi tanırım.. İnsan kalbi kadar severmiş çünkü,bende biliyorum ki benim sevgim en az kalbim kadar. Seni özlüyorum bazen.. Seninle dertleşmeyi, sana birşeyler anlatmayı ve senden dersler çıkarmayı.. Seni izlemeyi de seviyorum ama bir bahçede saklambaç oynayan çocuklar gibiyiz senle..Ben istediğim zaman sana ulaşmak o kadar zor ki anlatamam. Ben ebe olduğumda sen saklanıyorsun.
Mevsimler gibiyiz ardarda geçen..Tam ben çiçek açıyorum sen meyve veriyorsun, ben yapraklarımı döküyorum sen kar yağdırıyorsun ve göz açıp kapayıncaya kadar zamanı geçiriyorsun..
Ne olurdu aynı zamanda aynı dallarda açan çiçekler olabilseydik senle.. Aynı zamanda erik olsaydık belki, bir şiir vardı şu an hatırlayamadığım ama bir hecesini çok net hatırlıyorum..
Nazımdandı sanırım bulursam ekleyeceğim buraya.. Ben senden önce ölmeliyim gibi bir şeydi.. Konuyla alakası var mı şimdi bilmam ama aklıma geldi. Ben birbirine teğet geçen doğrulardan değilde birbirini kesen açılardan olmak isterim senle.. Belki bir gün...
Not: ana fikri bu tarz şeyler yazıyorum sayfalarca bazen aklımda.Sözcükler beni kovalıyor günlük hayatta.Oturup yazana kadar günde 3 yazı yazıyorum kafamda.Günlük hayatın koşturmasında ,trafikte,denize bakarken, biriyle konuşurken, bir sürü paragraflar gözümün önünde uçuşuyor, uçmadıysa da kulağıma fısıldıyor sanki birileri.. Böyle mi başlamak lazım bilmiyorum, acemi kuşlar gibiyim güneye kaçmayı beceremiyorum sanırım.Rotamı kaybettim. Düştüğüm kuyudan bir el uzansın ve beni çıkarsın bekliyorum.
Ya da kör bir adam gibiyim,sanki bir gün bir ameliyatla açılacak gözlerim. Fikrimi değiştirmeden , bu satırları da silmeden gönderiyorum. Artık bunları daha çok yazmaya karar verdim. Adları da "İç Döküntülerim " ..

Cuma, Haziran 11, 2010

ortaya tam karışık

Hayat Monet tabloları gibi olsa sanırım böyle olurdu..Nedense bu fotoğrafı görünce aklıma ilk bunlar geldi. Pazartesi ve salı dışarıda geçti günümüz. Pazartesi bir iş için Fethiye'nin Kemer ilçesine gittik müşteriye uzunbeyle.Salı günü ise Muğla yollarındaydık.Ares'i de aldık yanımıza, bırakmaya kıyamıyoruz.Bizim için sorun onun için eziyet olmasın diye de arada durup gezdiriyoruz. Allahtan Muğla işimiz kısa sürdü, ayın 20 sindeki ve 26 sındaki sınav için yer ayarladık birde. Uzunbey Muğlada kalabileceğimiz gibi bir yer olmadığını düşünerek ve biraz da tatil yapabilelim diye Akyaka'dan yer ayarlamayı teklif etti.Biz fethiyeden normal şartlarda iki saatte Muğla'ya gidiyoruz. Sabah yedide çıksak dokuzda ancak muğlada olabiliriz. Yedide çıkmak için altıda kalkmak ve hazırlanmak gerek, yol hali çünkü.. Çağıl akşam gidip yakın bir yerde kalmayı istedi.Bu yüzden bizde fırsat yaratıp bir gün önceden gitmeyi düşünüyoruz.Sabahta Akyakadan muğla yarım saat tutuyor..Umarım herşey yolunda gider ve biz size buradan güzel haberleri 27 sinde veririz.. Şimdi ilk sınavımız ayın 20 sinde ,ikincisi 26 sında.

Akyaka çok hoş bir yer, kendimize şirin ve güzel bir apart bulduk. Gelecek hafta 3 gün kalacağız. (bir terslik olmazsa)

Muğlaya giderken Gökova körfezine gelmeden solda Yörük Efe bizim mutlaka durup dinlendiğimiz mola yerlerimizdendir. Bu sefer çorba içtik, kahvaltı yerine.. Eskiden hayatta çorba içemezdim ben kahvaltıda..Oysa şimdi alıştım. Biz "çuşka" deriz , acı biberleri çorbaya atıp lezzetlendirmeden de bu işler yarım olur :)

Kötekli Muğla Üniversitesi Kampüsü.. Çağıl iki sınava da burada girecek. Kampüs muğlanın girişinde.

Burası da muğla girişi..

Bizim işimiz il kültür müdürlüğünde olduğundan arkasındaki parka arabayı çekip uzunbeyi beklemeye başladık, Muğlalılar pek köpekle gezenlere alışkın değil sanırım. Yoldan gelip geçenler baktıkları gibi, pencerelerden çocuklara Ares'i gösterenler de oldu. Ares'te güneşte golden golden parlıyordu şimdi ne yalan söyleyeyim :) Güzel köpek .. ama ben onu her ne kadar dış görüntüsüne göre almak zorunda kaldıysam da huyu bence daha güzel ki seçerken onun sakin duruşuna vurulmuştum ben :)) Onu çok seviyorum, onsuz bir yerlere gitmek eziyet geliyor artık. Kirpiklerini kırpmasından oturuşuna ruh halini çözebilmek kadar keyifli bir oyun yok benim için. Bakışlarındaki yardım isteği, çok sıkıştığında bizi rahatsız etmeden fırsat yaratmaya çalışması, kendini insan sandığını düşündüren pozları, bizimle hayatı paylaşması, anlatılmayacak bir hayat zenginliği.. Ancak yaşadığınızda anlayabiliyorsunuz, ben daha önce balkonda baktığım için diğer köpeğime (o da bir colie idi) bakmak hatta daha eğitimli olmasına rağmen köpek bakmak değilmiş.. Köpek sizinle evde yaşadığında onu tanıyabiliyorsunuz ancak.
Bir arkadaşımız bize onun için eğitimli mi demişti bende o eğitimli de biz değiliz demiştim...
Ares geldiğinden beri sokak it' lerini de daha çok seviyorum :)
Bu Muğla görüntüleri Delfina için aslında :)) Sakar Geçidi.. Muğla yolunda Gökova Körfezine inerken...

Akyaka


Azmak Suyu
Apartla görüştükten sonra balık yemek için Nadir Usta' nın yerine gittik. Hoşumuza gitti, esnaf bir adam sanırım,etrafta da sevilen biri, orayı tavsiye ettiler.

Kalamar ve Akya yedik ikisi de güzeldi..

Ares ördeklere bayıldı :)

Ördeklerde onu merak etti..

Güzel, küçük bir mola oldu Akyaka bize..

Suyun hemen yanındaki masalarda oturduk ve ben içimden şimdi Ares atlayacak ördeklere diye geçirsemde o gayet soğukkanlılıkla etrafı seyredip ,keyif yaptı :)

Uzunbey bana Muğladan çok güzel bir şapka aldı, benimde çok hoşuma gitti hemen taktım, fotoğraflarımı da çekti ama bloğa koyamadım tam "asortik krep " halimdi aslında :P Belki daha sonra..

Bayağı bir oturduk, keyif yaptık, sahbet ettik.. Güzeldi.

Bu fotolarda Kemer'den. Arabadan çekim bir tarla hasadı. Aslında Kemer ayrıca gidip çekilmesi gereken bir yer. Eski taş evleri ve eski sokakları var. Bir gün gideriz yine. Fazla vaktimiz olmadığından görüntüleyemedim ama aklım kaldı.

Kemer'de de oturan bir yabancı nufus var.Genellikle yeni yapılan lüks sitelerde oturuyorlar. Bu yüzden son zamanlarda Kemer'de değişik yemek yerleri de açıldı. Esinti Restaurant'ta böyle bir yer.

Kemer - Esinti Restaurant
... ... ...
Çenebaz, çok güzel bir yazı girmiş, herkes okumalı son durumlar nedir diye, yoksa siz hala politikanın eskisi gibi yapıldığını mı sanıyorsunuz..? Geçti bizim zamanlarımızın politikaları, artık koltuk sevdaları ülke üstüne oyunlar kurdurabiliyor..
Burcu yeni bir blog açtı. Bu blog şimdilik kıyafet üzerine, daha sonra içine annemin yaptıkları elişi ürünleri ve kırkyama eklemeyi ve değişik ürünler üzerine geliştirmeyi düşünüyoruz.
( link verip destek olmanızı rica ediyorum.)
Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım, önerilerinize de açığız bu arada..
Büyükbeden giyen biri olarak Burcu'dan ilk alışverişi istanbuldan yapmıştım.. Blogda yeni ürünlerde buldum kendime :) Siparişimi verdim annem gelirken getirecek.
Takılıp durdum orada zaten bu cansız mankenlere ihtiyacınız yok, gelip ücretsiz mankenlik yaparım ben dedim onlara ama beni almadılar.Karın tokluğuna çalışırdım aslında :P
Birde anne bluzu demeyin "genç kadın" bluzu deyin hatta güzel kadın bluzu olsun isimleri dedim ama Burcu onların genel ismi böyle, hem sen anne değilmisin diye bana fırça attı. Anneyim evet ama genç! ve güzel kadın bluzu demek daha iyi değil mi allah aşkına..? :))
Gülen ve Enne'ye de desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Onları da yönetim kadrosuna kafadan atıyorum.Bundan sonra alınacak kararlarda kesinlikle fikirlerine danışılacaktır ...
-Olur mu burcum ..? :)
Biraz sonra Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali komite toplantısına gitmek üzere çıkacağım. Bu sene süper konuklar geliyor..
Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali (2-3-4 temmuz 2010)
YAZARLARIMIZ :
2 TEMMUZ : Sunay AKIN - Meltem VURAL- Nihat GENÇ
3 TEMMUZ : Süheyl BATUM - Ümit ZİLELİ
4 TEMMUZ : Banu AVAR
Etkinlikler Fethiye Kültür Merkezinde ve saat 18.00 - 20.00 arası olacak.
GÖSTERİ ve KONSERLER :
2 temmuz Sunay Akın Gösterisi - Canan Başkaya Konseri
3 temmuz İngiliz Yarenler - Kurtalan Ekspres
4 temmuz Selim Günday Halk Dansları Grubu - Neşe Karaböcek
Konser ve gösteriler Hisarönü Festival alanında yapılacaktır.Saat: 21.00 - 24.00 arası.