Pazar, Haziran 13, 2010

Ben senden önce..

Yabanasması, henüz bahçemde yok.Daha önce vardı ama bahçıvanlarımız sağolsun, her biri giderken ardında hatıra olsun diye sevdiğim bir çiçeğimi yok etti. Bu çiçeğe aşık oldum yazmışım eski bir yazımda. Aşkım hala sürüyor :)

Değişik renkleri var ama ben pembe alacağım önce, sonra da mavi.. En az iki tane olmalı, bir bahçede gördüm çok özendim yine.

Bugün evdeydim , bu resimler daha önceden ama benim bahçeden.. Temizlik günümüzdü . Bu sefer çok yorulmadım. Yine de ancak bitirdik.
Haseki Küpesi
Annem, Gölcük Kırkyama Festivalinde stantta iki gündür.. Gidecek olan varsa Bakırköy Halkeğitim stantlarında bulabilir, benden de selamlar ve öpücükler götürebilirsiniz..Pazar günü son gün.Pazartesi akşamı da kısmet olursa bize gelmek için yola çıkacak, Çağıl'a doping için geliyor yine :)) Her ne kadar Çağıl'a doping için gelse de bana da doping olmuyor değil .Benimde hoşuma gidiyor böyle olması.. Yaz sonunda yine bir sınav mı icat etmeli ne yapmalı bilmem :P Gerçi o zamanlar kayıt koşturmasında olabiliriz belki .. (inşallah)
Sakız sardunya
Çarli bugün yine tv8 deydi. Biyonikkedi aradı, görmüş ,yoksa saatini kaçıracaktım. SBS sınavlarıyla ilgili konuştu firması adına.. Canım benim, Çağıl dayısına benziyor dedi, eh Çarli' de bana benzer :)
Bu haber canımı yaktı.. Birileri İsrail peşinde gezerken askerle yetinmeyenler asker yakınlarına ve artık lojmanlara saldırıya başladı.. Ne o sadece sağa sola, basına bağırmakla geçmeye başladı günler, hayat ve sorumluluklar Filistinden ibaret değil, bu ülkede hain terör örgütlerinin canlarına kastettiği insanlarımız da var.
Sesimi duyan var mııııııııııııııııı..? Arapça mı yazsaydım acaba ,daha çok okunurdu bu yazı !!
Ceylan sardunya
Bahçede yeni düzenlemelerim olacak, bahçede çalışmayı da özledim.. Havalar serinden gittiğinden hala rahatlıkla çıkabileceğim sanırım.. Evi özlemişim..Evim kadar bahçeyi de.
Gala

Geçen gün google' a çok alakasız bir cümle yazdım, benim blog nasıl çıktı anlamış değilim.. Bu kış bir müşterimizin bilgisayarında bir şey gösterirken emlakla ilgili bir kaç kelime yazdım, bir numarada benim blog çıkınca ne yapacağımı şaşırdım.. Ares ilk resimden sırıtıp duruyordu, kimse görmeden kapatana kadar akla karayı seçtim :))

Çilek

Çilek fidesi almıştık pazardan, balkonun hemen yanına gölgeye diktik, ilk meyvesini yedik bile..Gayette güzel büyüyorlar..

Toprak yumuşak , gölgede kaldığından batmamak için yürüme yolu yaptık kendimize.. Çilekleri uzunbey aldı,ben diktim. Bu ara kaktüsler ve sukulentlerimde formunda. Bir ara görüntüleyeceğim.
Oldukça uykum geldi, nerdeyse gözlerim ara ara kapanıyor.. Hayat beni bu aralar fazla yorsada onunla uğraşmayı seviyorum ben..İçimden sözcükler başkaldırıyor, hep susturduklarımın kapısını açmak istiyorum bu akşam.
Hayat,
sen beni bilmezsin ama ben seni iyi tanırım.. İnsan kalbi kadar severmiş çünkü,bende biliyorum ki benim sevgim en az kalbim kadar. Seni özlüyorum bazen.. Seninle dertleşmeyi, sana birşeyler anlatmayı ve senden dersler çıkarmayı.. Seni izlemeyi de seviyorum ama bir bahçede saklambaç oynayan çocuklar gibiyiz senle..Ben istediğim zaman sana ulaşmak o kadar zor ki anlatamam. Ben ebe olduğumda sen saklanıyorsun.
Mevsimler gibiyiz ardarda geçen..Tam ben çiçek açıyorum sen meyve veriyorsun, ben yapraklarımı döküyorum sen kar yağdırıyorsun ve göz açıp kapayıncaya kadar zamanı geçiriyorsun..
Ne olurdu aynı zamanda aynı dallarda açan çiçekler olabilseydik senle.. Aynı zamanda erik olsaydık belki, bir şiir vardı şu an hatırlayamadığım ama bir hecesini çok net hatırlıyorum..
Nazımdandı sanırım bulursam ekleyeceğim buraya.. Ben senden önce ölmeliyim gibi bir şeydi.. Konuyla alakası var mı şimdi bilmam ama aklıma geldi. Ben birbirine teğet geçen doğrulardan değilde birbirini kesen açılardan olmak isterim senle.. Belki bir gün...
Not: ana fikri bu tarz şeyler yazıyorum sayfalarca bazen aklımda.Sözcükler beni kovalıyor günlük hayatta.Oturup yazana kadar günde 3 yazı yazıyorum kafamda.Günlük hayatın koşturmasında ,trafikte,denize bakarken, biriyle konuşurken, bir sürü paragraflar gözümün önünde uçuşuyor, uçmadıysa da kulağıma fısıldıyor sanki birileri.. Böyle mi başlamak lazım bilmiyorum, acemi kuşlar gibiyim güneye kaçmayı beceremiyorum sanırım.Rotamı kaybettim. Düştüğüm kuyudan bir el uzansın ve beni çıkarsın bekliyorum.
Ya da kör bir adam gibiyim,sanki bir gün bir ameliyatla açılacak gözlerim. Fikrimi değiştirmeden , bu satırları da silmeden gönderiyorum. Artık bunları daha çok yazmaya karar verdim. Adları da "İç Döküntülerim " ..

6 yorum:

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Bu şiiri okumamışım daha önce ilginç, halbuki çok takip ederim... belki okudum da daha küçüktüm yer etmemişti aklımda. senin yazdıkların da güzel bence sadece aklında kalmasın bizimle de paylaş ya da elinin altında ne varsa o an yaz uçup gitmesinler. sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Şiiri nazım ve piraye beraber yazmışlar diye biliyorum.Belki o yüzden..
Canım bu aralar yazmak istiyor ve yazmak beni rahatlatıyor :)

bilge dedi ki...

sevgili asortik krep bahçendeki çiçeklere bayıldım..asma çiçeğini çiçekçilerden alırken o isimdemi isteyeceğiz..bende çileklerimden yedim insanın kendi ürünü başka oluyor..inan her şey güzelde olaylar çirkin dün kü cenazeyi gördüm ordaydım içim parçalandı suçsuz hayatının baharında gitti lanetliyorum onları..çağıl a başarılar dilerim sevgiler..

Asortik Krep dedi ki...

Bilgecim,yabanasması,mordolandı,
aydolandı,clematis gibi isimleri mevcut, artık hangisini biliyorsa :)

KUBİLAY KIZILDENİZLİ dedi ki...

Merhaba,
Çiçekleriniz de şiirleriniz de bol olsun.
Ve hem çiçek hem de şiir getirenleriniz çok olsun.
Sevgiler

Çınar dedi ki...

Canım, blogunu gezmek bana keyif veriyor her zaman. Bayıldım çiçeklere. Filistin'e yardımla ilgili yazdıklarına tamamen katılıyorum. Nazım Usta'nın şiiri de tabi ki muhteşem.

Sevgiler