Çarşamba, Haziran 27, 2007

" Leonardo da Vinci 'Son Akşam Yemeği' isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı... İyi'yi İsa'nın bedeninde, Kötü'yü de İsa'nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda'nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı... Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.

Aradan 3 yıl geçti. 'Son Akşam Yemeği' neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı... Leonardo'nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı. Günlerce aradıktan sonra Leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı. Leonardo yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu...
Leonardo işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü.

Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi: 'Ben bu resmi daha önce gördüm...'
'Ne zaman?' diye sordu Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı.
'Üç yıl önce' dedi adam.. 'Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce. O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa'nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti...'

İyi ve Kötü'nün yüzü aynıdır... Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır..."

Paulo Coelho

Uzun süredir resimle ilgili bir yazı olmamıştı..Maille gelince paylaşayım dedim..Gerçi bu felsefe yazısı mı olmuş resim yazısı mı artık belli değil..

10 yorum:

Toplu İğne dedi ki...

vay beee, çok etkilendim ben bu hikayeden. gerçekten olmuş mu bu diyalog acaba? artık bu resme daha farklı bakacağım. peki yahuda resimde nerde asortikçim?

burcu-mutfak camı dedi ki...

Şu linkten (http://www.alka.com.tr/alphtml/leohtml/leo1.htm) öğrendiğim bilgiye göre Yahuda İhaneti karşılığında aldığı para kesesini elinde tutan ve birinin ihanet edeceği açıklandığında hayretle geriye doğru fırlayan kişiymiş.
bir de resim hakkında bilgi ararken öğrendiğime göre İsa'nın hemen yanındaki havarinin bir kadın olduğu iddia ediliyormuş. Ayrıca İsa'nın yaşadığı tarih itibarıyla böyler bir masada bulunmaları imkansızmış.masa etrafına konulan sandalyeler ve bu düzende yemek yeme çok sonraki zamanlarda yerleşmiş bir gelenekmiş.

Bu öykü gerçekten çok ilginçmiş ve ilk defa okumuş olduğum için değişik de geldi....bizimle paylaştığın için teşekkürler Asortik...

Asortik Krep dedi ki...

Topluiğne, dün Burcu yorumunu söylediğinde denizde olduğumdan cevap veremedim :)
Zaten bende ancak internetten araştırıp söylebilirdim..Burcunun yazdıklarına göre resmin solundaki ve bir omuzunda yeşil bir omuzunda mavi örtü olan,kendini geriye doğru atmış kişi sanırım..

Sonuçta birebir masada oturmasını artık ressamın hayalgücüne bırakıyoruz ama Da Vinci gibi zeki bir adamın böyle zamansal bir bilgiyi atlayıp onları masaya oturtmasının bence başka bir mesajı var ki o da..Düşmanınız gerçek yaşamda her an her yerde olabilir..Hatta masanız da bile olmalı..Tabi bu benim görüşüm.

Burcukuşum, sen de tamamlamışsın bilgiyi işte..Biz sana teşekkür ederiz:))

Oya Kayacan dedi ki...

Ortada oturan İsa'ya soldan yedi numaralı kişi dersek eğer, Giuda soldan beşinci (oturan). Tepesinde duran Pietro'nun bir eli Giovanni'nin omuzunda, diğer eli Giuda'nın arkasında ve bıçaklı. Oradan da, hani masada katil var mı yok mu meselesi çıkıyor. Bıçak normalmiş gibi de duruyor, orası bir yemek masası olduğuna göre... Güzel konu bulmuşsun Asortik.

Asortik Krep dedi ki...

Oya Karacan, beğendiğine sevindim :) Hoşgeldin..

daimamutfak dedi ki...

Asortik�igim bloguma gelmi�sin �ok sevindim.can�m yaz�n� okudumda neden olmas�n.Hikayelerde ger�eklerden al�nabilir.Bana �okta inand�r�c� geldi.Hayat zaten tesad�flerle dolu de�ilmi..�ok etkileyiciydi.Bildi�im bak� a�m�n takrar do�rulu�unu hat�rlatt� bana..can�m benim payla��m�n �ok ho�.Bana b�rakt�n yorumda ak�c�...kal sa�l�cakla..neriman

figen dedi ki...

bu en sevdiğim öyküdür.leonardonun tüm eserlerinde olduğu gibi bunda da aranan çok mana var ama ne derece doğru tartışılır.isanın sağ yanındakinin aslında maria magdalena olduğunu iddia eden Da vinci'nin şifresiydi ve çok da güzel açıklamış ,mantıklı gelmişti. hatta yönleri değiştirince mağdelena isanın omzuna yaslanıyor.leonardo dahiymiş çözülemedi gitti eserleri.

kurunane dedi ki...

felsefe yaz�s�m� resim yaz�s�m� art�k neyse ne... �ok g�zel bir yaz�...

elma dedi ki...

artik bu tabloya her bakisimda meryem ve isanin olusturdugu V seklini ve kutsal kase yi dusunuyor, baska bir ipucu ariyorum.. son aksam yemegi kaar uzerinde yorum yapilan, filmlere, belgesellere konu olan ve hikayeler saklayan baska tablo varmidir acaba?
Tohumlarn tutmasina ve yesillenmesine cok sevindim Asortik, oyle bir kivirmistim ki aceleden fidancigi cok da umudum yoktu sagsalim ulasagindan, yorumunu okuyunca cok sevindim, sevgiler cok..

Aslı dedi ki...

Asortik, yazıya bayıldım bayıldım, bayıldım...