Cuma, Şubat 19, 2010

Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş..

Ben çok şanslı biriyim, biliyorum ama bazen sevdiğim insanlar istemediğim halde bana zarar vereceklerini sanıp benden uzaklaşabiliyor, bunu anlamaya çalışıyorum ama beni acıttığını da itiraf etmem gerekli. Ortamım bazen oradan göründüğü gibi değil. Ben hemen herkesle konuşan, işi gereği tanışan biriyim.Küçük bir yerde tanınmak bazen çok zor, mesela yalnız kalamıyorsunuz, ne yapsanız biraz sonra tanıdık biriyle karşılaşma oranınız çok yüksek.Oysa bende bazen kendimi dinlemek, iş arası beş-on dakika uzaklaşmak istiyorum.Ya da arkadaşımla özel birşey konuşmak. Bazen o kadar çok telefon geliyor ki hani eskiden cep telefonumuzun olmadığı günlerdeki gibi gidip o sarı kulubelerden telefon açmak, istediğimiz zaman gidip sıra beklemek bana nostalji ötesi, keyifli geliyor.. Şimdi mavi kulubelere bakıp yanlarından geçerken iç çekeceğimi, her gördüğümün çalışıp çalışmadığını gözlerimle kontrol edeceğimi nerden bilebilirdim ki..

Biliyorum yoğunluktan bazı dostları arayamıyorum, sormuyorum.Oysa onları çok seviyorum. Benim hayatta sevgilerimden ve özlemlerimden daha çok değer verdiğim bir şey yok. Sadece böyle olması gerekiyor.Yani hayatta elde ettiğimiz şartlar bozulursa özellikle de bu sene Çağıl yüzünden bozulmaması gerekiyor. Benim bu iş yoğunluğunda çok dikkatli olmam gerekiyor, hayatımın düzeni benim ellerimde.Kendi istediklerimi bir kenara itmek zorundayım..Şimdilik idare edebildiğim oranda bunu böyle götürmek zorundayım. Yoksa ben istemezmiyim keyif aldıklarımı sık yaşamak.. En azından kendimi alıp gitmek, arkadaşlarımla buluşup gezmek, onları sık sık aramak, bir telefon açıp saatlerce konuşmak, onları görmek, hayatı paylaşmak, sarılmak, destek almak, gerektiğinde ona destek olabilmek.. Ne kadar çok istesem o kadar çok yapamıyorum.


Arada öyle komik isteklerim var ki bunları daha sonra paylaşabilirim mesela.. Başkalarının çok kolay yapıp benim yapamadıklarımı özlüyorum diyelim kısaca .

Ama bu hayallerime engel değil, belirtmeden de geçemeyeceğim :))



Neyse beni affedin daha iyi arkadaş olabileceğim günler için hiç değilse affedin ve beni bağışlayın, durumumu anlamaya çalışın.. Çünkü ben sevdiklerimi her daim etrafımda görmek istiyorum..

... ... ...


İki gündür koşturmaca rekoru kırdım sanırım, bu kadar koşturmacan varken birde kampanya yapmak senin neyine diye kendime soruyorum. Gülen'e hiç yardımım olmuyor şimdilik. Normalde pazartesiden beri yoğunum, salı günleri 4.30 da komite toplantım oluyor FETAV'da. Çarşamba MaviKuşta, perşembe her hafta olmasa da iki haftada bir Çalış Komite toplantısı bunun yanında da işim. Akşamları eve gelip yemek işini halledip Gülen'le konuştuk iki gündür, çarşamba akşamı arıyor Gülen, ben Gülderen'in doğumgünü için dışarıdayım..Gülencim benim yapmam gereken işlerim için koşturuyor ben Gülen'e bu gece konuşamam ama diye şart koşuyorum. Bugün de önce büroda Fethiye PDO grubundan Tulina Hanımla beraberdik, öğleden sonra toplantı yaptık Roka Restaurantta Çalış'ta.. Naber Metin diye bir yerel tv programı yapan bir muhabir arkadaşımız var, o da konuğumuzdu.Bu gece için bizi çekti. Ben konuşmam dedikçe konuşturmak için yaptığı numaralardan sonra biraz konuşmak zorunda kaldım.Toplantı da fazla kalabalık yoktu ve Hilkat Hanım, Roka'nın sahibesi Tülin Hanım ve ben birşeyler anlattık.İngilizler de kendi dillerinde karnavalı anlattı, kahve içip eve geldim.Çünkü bu gece evde misafir ağırladım. Oturmaya geldiklerinden hazırlık kısmı yine fazla sürmedi ama yine de 4 çeşit ikramla şarap ve çay içtik.

Bu sabah yürüyüşe gittiğimizi, Gülderen'de de rakı içip pasta yediğimizi yazmayı unutmuşum.. Birde çarşamba gübü Black'le buluştuk..
... ... ...

Mavi kuş hareketi için kargo pazartesi belli olacak,olmazsa da size adres vereceğim oraya yollayabilirsiniz kargolarınızı, şimdi uğraştığımız sadece ücretsiz olmasına çalışmak.

... ... ...

Nette sanat müziği dinlemek için gezerken Barış'a rastladım.. Ne kadar çabuk geçmiş zaman.Oysa daha dün gibi hatırlıyorum festivalde karşılaşmamızı.. Şarkıyı da enfes söylemiş. Dinledikçe dinleyesi geliyor insanın..

Devin'e yorumlarınızı ve notlarınızı ilettim.. Çok sevindi, gözleri parladı, buradan tek tek Delfina'ya, Beste'ye, Mutfakcamı Burcu'ya, FETAV'dan Dilek Hanıma teşekkür ediyorum. Sizin yerinize teşekkürleri ben dinledim Devin'den.. Sevindiğini görmek çok güzeldi ve değerdi..

14 yorum:

Tijen dedi ki...

Sevgilerin daim olsun krepcigim!

böğürtlengözün annesi dedi ki...

Sen böyle anlatıyosunya ben burada yoruluyorum, Allah kolaylık versin sanada.
İlk girişte yazdıklarınada aynen katılıyorum...

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

inşallah hallolur kargo olayı..güzel sevinçlere vesile olmak.yogunluguda yorgunluğunuda unutturur.inşallah..adres bekliyorum.sanırım büyük bir koli olacak bendeki kıyafetler..

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

canım gülen telefonunu bulamıyomuş telde:)) bi çaldırsın dedi..

JİVAGO dedi ki...

Yardımseverliğinizi,insan ve doğa
sevginizi takdirle karşılıyorum.
Hiç bir şeyin içinize dokunup sizi
yaralamamasını diliyorum.

(acemi yeni bir blogcu olarak,bana
yorum yapın diye bunları yazmadım,
gerçek düşüncelerimdir.)

Aileye sevgilerimle,

Asortik Krep dedi ki...

Tijencim, hep beraber :))

Böğürtlengözün annesi,dimi ama.. :)))

Funda, kargo adresi pazartesi gelecek.. Çok sıkışırsak senin kargoyu ücretsiz getirtiriz Antalyadan Fethiye otobüsleriyle..

Jivago, normalde bloglara çok sık yorum yazan biri değilim, eğer yazıyorsam şiirlerinizin güzelliğindendir :) Acemi blogger olduğunuz için bu açıklama zaten :))

tulina dedi ki...

Sevgili Asortik Krep, kampanyadan cevremdekilere bahsettim ilgilenen cok oldu, tabi sonucunu gormek gerek, kahvalti icin de ayni sekilde; davetiyeler hazir oldugunda haber verirseniz hemen dagitabilirim.
Blogumda da bahsettim kampanyadan PDA ya da gonderdim ileti ama daha yayinlanmadi oradan da katilan olabilir.

Asortik Krep dedi ki...

Tulina, akşam linki kopyaladım ama yapıştıramadan uyuyakalmışım sanırım.Hastayım, boğazım ağrıyor ve evde dinleniyorum bugün.Hemen eksikliği gideriyorum,link için teşekkürler, Üzümlü grubu desteği için de süpersin :)) Davetiyeler gelince haberdar edeceğim..

tulina dedi ki...

Cok gecmis olsun, dinlenmek en iyi ilactir, bol bol da sivi..

Asortik Krep dedi ki...

Ballı-limonlu adaçayı içiyorum,en sevdiğimden.. Teşekkür ederim.

zeynep dedi ki...

"Arada öyle komik isteklerim var ki bunları daha sonra paylaşabilirim mesela.. Başkalarının çok kolay yapıp benim yapamadıklarımı özlüyorum diyelim kısaca".

bu cümlenin altına imzamı atabilirim. bu benim çok çok hissettiğim bir şey.

Asortik Krep dedi ki...

Zeynep, amacı maksadını aşmış cümlenin,sonradan okuyunca biraz ukala bir yaklaşım olmuş.Sadece işle ilgili istediğimiz zaman buradan ayrılamıyoruz, beraber bir yere gittiğimizde hep iş konuşmak zorunda kalıyoruz, insanlar hep gülerek karşılanmaya alışmış,biraz keyfiniz olmadığında illa ne olduğunu öğrenmek istiyorlar.. Bazen de diyelim ki o an çok streslisiniz,beni tanımadınız mı diye soruyorlar ve hayatınız hep gezip tozarak geçiyor sanmaları da bazen tuz biber oluyor.
İşimi çok seviyorum, sadece işle ilgili değil bu yazdıklarım,çalıştığım diğer sorumluluklarla beraber ama bu şekilde yaşamaktan hoşlanıyorum sonuçta.. Komik isteklerim de bunların arasında bazen kayboluyor işte.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Geçmiş olsun. Umarım herşey yoluna girer. dostlarımı çok seviyorum ama arayamıyorum demişsiniz ya, böyle durumlarda, olsun yürekler bir denir ama aslında hatırlanmak güzeldir..

Asortik Krep dedi ki...

Onuncuköyün adamı, sık arayamamak diyelim..Yani onları sık sık arayamamamdan şikayetçiler sanırım hiç değil :)