Pazartesi, Şubat 15, 2010

hayat, beni neden yoruyorsun..?

Hayat, arada kafamı karıştırmak için neden kulağıma fısıldıyorsun ki..? Benim kafamın karışması için zaten bu çabalara gerek yol, günüm yeterince yoğun ve karışmış halde geçmişti, dün lise arkadaşlarıyla İstiklal'de buluşan Uzunbey Taksim'in ne kadar kalabalık olduğunu ve insanların bir sağa bir sola gezip durduğunu anlattığında zaten benim için gitmişti, o oralardan sıkılmış ve bıkmış olabilir ama ben hala oraları özlüyorum, caddeyi baştan aşağı gezmek, insanların üstüme üstüme gelmesini seyretmek hoşuma giderdi mesela.. Yol kenarındaki pasajlara gire çıka Tünele kadar yürümek ve her vitrinde önce boyuma sonra kıyafetime bakmak daha sonra vitrindekileri seyretmek tam özlediğim bir şeydi..

Oysa ben onun bugün her yaptığıma Uzunbey'den onay almamı isteyen müşterisiyle gayet mutlu ve mesut saatler geçirirken, akşam saatlerine yetiştirmem gereken işler varken gayet memnundum.

Herkes bana uzakken, yakın olmasını istediklerim şu an yanımda yokken, ve kendimi bazen güzel ve sakin görünen bu kasaba da tutuklu hissederken fonda dinlediğim müziklerin canımı bu kadar yakması normal midir sence..? Ya da bana sürpriz mi yaptın..? Nasıl bu kadar içimdekileri okuyup onları yapamayacağımı bile bile bunları bana söylersin.. Canının istediğinde istediğin yere gitmek, özlediklerini gerçekleştirmek bu kadar kolay mı..? Olmayacağını bilerek istemek mi daha zor..? Ne olur canımı bu kadar yakma.. Herşey güzel bir rüya gibi bir şekilde sürsün gitsin. Bırak hayatta ne yapacağıma ben karar vereyim.. Beni savurduğun ağaç yaprakları gibi dağıtma bir tarafa, ya da dalgaların kıyıya vurduğu kum gibi savurma.. Yeterince yorgun, yeterince vurgunum, kendimi toplamam, hayatı sorgulamam sürdükçe savaşacak yeni alanlar çıkıyor karşıma, her karşıladığım günden sabır ve biraz da anlayış bekliyorum. Ben kendi kafamdaki düşüncelerle başa çıkmaya çalışırken bana yeni cepheler açma.

Hayat, kafamı karıştırma..

6 yorum:

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

yeni cephelerde açıyor yeni savaşlarda..zaaflarımızı zayıf noktalarımızı biliyor çünkü ve oaradan yakalıyor..

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

hayatın işi bu , kafa karıştırmak. Bu ara benimkinide yeterince karıştırdı...

Asortik Krep dedi ki...

Funda,
konuştuğumuz kadar kolay yaşamıyoruz, isteklerimi ve özlemlerimi, yapmak istediklerimi ben bile yapacak cesarette olmayabiliyorum ve bu da beni üzüyor.

Lalenin bahçesi- Lale diyebilirmiyim..?
Kafa karışıklığı ne kadar yorucu bir şey değil mi..? Ben her kafam karıştığında dağıtmak için çalışıyorum :) Çok çalışkanım diyebilirim :))

Özlem dedi ki...

of of bugünlerde çok çok dile getiriyorum bunu.şu anda otururken bile üzerimde kocaman bir yük varmış gibi hissediyorum kendimi,her gün düşüncelerce geçen bir zaman dilimindeyim (iz).
hayat lütfen asrtiğimi yorma....

JİVAGO dedi ki...

Hiçbir şeye canınızı sıkmayın.İşte hayat..öyle hızlı geçiyorki..
iyisiyle..kötüsüyle..Saygılarımla,

Asortik Krep dedi ki...

Özlem, kaç gündür cevap yazmaya başlıyorum ya biri geliyor, ya sayfa kapanıyor ya da başka şeyler çıkıyor bir türlü yazamadım ama iyiyim şimdi merak etme lütfen..

Jivago, doğrusu kötüsünü içimde eritmeden benim hayatım hızlı geçmiyor, çok kötü bir huy ama bu böyle..