
Salı günü Çağılın okuluna gittim..Veli tanışma toplantısıydı..Bizi edebiyat zümre odasında ağırladılar..İki rehber öğretmen bize okulla ve öğretmenlerle ilgili bilgi verdi.Ben rehber öğretmenleri genelde severim..İdealist bulurum çünkü..Biraz da Çarli rehber öğretmen olduğu için sanırım severim..Neyse ben özellikle erkek öğretmenle aynı frekanslarda olduğumuzu düşünüyorum.Okula çalışmalarında destek olacağımı söyleyerek toplantıyı tamamladık.Toplantıya Çağılın sınıf öğretmeni de katıldı..Benim size asıl anlatmak istediğim işte bu nokta..Yani sözün özü şu ki...Sınıf öğretmenine dayak hariç her şekilde arkanızdayız diye bir cümle kurdum..Bu cümle öğrtemene garip gelmedi ve onlar eskidenmiş gibi bir cümleyle konuyu tamamladı..Fakat bir veli kalkıp ben taraftarım gibi bir cümle kurdu..İşte arkadaşlar bizi bu zihniyet alaşağı ediyor..Yani olana tamah etme..Daha yukarı davranışları hakettiğini kabul etmeme..Çocuk ya da genç dayakla yola gelir mi? Hele şimdiki zihniyetlerden ne kadar uzak tutarsak o kadar yol alacağımız bir dönemde bu konuların hala konuşulması çok yazık..Şımarık insanlar yetiştirelim demiyorum.Ceza verelim, uzaklaştıralım ama dövmeyelim..Dövdürmeyelim.
Toplantıdaki bir konuda Muğla ' da girilen sınavda 70 üzeri not almadığı için matematik öğretmeni sıkıntısı yaşandığından Çağılların okula atama yapılmamıştı..Şimdi bir şekilde öğretmenleri geldi çarşamba günü ama sanırım gerçek bu..Yani arkadaşlar Anadolu Fethiye bile olsa bazı konularda hala çok geri..Bunun sebeplerinden birisi insanların tabiki yaşam şartlarının çok daha iyi olduğu için İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşamayı seçmesi..Bende zaman zaman o şartlarda çalışsak nasıl olurdu diyorum kendi işimde bile ama siz gelmeyin, biz gitmeyelim bu vatanın evlatlarını kim eğitecek, siz yapamayın biz yapmayalım vatanın ücra köşelerine hizmet kim götürecek, siz açmayın ben açmayayım yolları yarı mevsim kapalı yerlerde iş kim yaratacak..Bazen burada dağ köylerinde bile 3 sınıf eğitim yapan okullar gördüm ben..Evet burada bu kadar turistik ve gelişmiş yerde..Ben bazen şikayet ediyorum ve bana insanlar ne diyor biliyormusunuz sen hiç Anadoluyu gördün mü? Ben hiç Anadoluyu bu manada görmedim..Evet hayatımda buraya gelene kadar sadece onar günlük tatillerde o da Antalya, Bodrum, Çeşme gibi yerlerde gördüm..Ankara da gördüm ama orası başkent, sayılmaz.. Hep söylenen şeyler de görsen isyan edersin..Evet ben isyan ederim ama şartlara değil insanların anlayışına isyanım..Burada bu kadar anlayışına,burası Türkiye anlayışına..Acı birşey paylaşmak istiyorum..İngilizlerle çalışıyoruz, yaşıyoruz burada..Almanlarda var ama az..İngilizlerle diyelim ki randevulaşıyoruz..Bana diyorlar ki Türk saatimi ingiliz saatimi ..O ne demek..Yani saat 3 te buluşuyorsak İngiliz saati saat 3.00...Türk saati 3.30 ya da 4.00..abartırsa 5.00.Çok haksızlar mı hayır ben şahit oldum çoğu davranış böyle ama istisnalar da var..Bu ve bu gibi olayların hepsini insanların kendi işlerine ve yaşamlarına saygı göstermemesi olarak yorumluyorum ben.Kendilerine yapılan davranışlara sesini çıkarmayan siz çıkarınca da hayır durumdan ben memnunum diyen insandan ne kendine ne de başkalarına hayır gelir diyorum..Yukarıda anlattığım dayak olayından tutun, parasını verip satın aldıkları malın kötülüğüne , aldıkları hizmetin sağlıksızlığına kadar kimse bunun daha iyisi nasıl olur demiyor..Ya da ben nasıl daha iyisini yaparım da demiyor..Böyle olduğunda ise alan razı satan razı birde siz şikayet ediyorsunuz diye kötü oluyorsunuz..Hatta düzen bozucu konuma geçiyorsunuz..Ben bir şey benim yararıma olmasa da eğer birileri faydalanacaksa sesimi çıkarmam ..Çıkarmam ki düzen otursun..Ama insanların çoğu bir başkasına faydası dokunacak diye ödü kopuyor..Fesatlık had safhada..Bu sadece burada böyle demiyorum..Anlatmaya çalıştığım zaten şartlar buralarda kötü..Birde insanlar hoşgörüsüz, tahammülsüz ve saygısız olduğunda hepimiz için şartlar daha da kötülüyor..Gelen iyi insan ya da kalifiye insan böyle kötü piyasa da çalışmak istemiyor..Çünkü başka yerde çok daha iyi konumda çalışabilecekken neden burada zaman harcayayım diye düşünüyor..İşte genelde yaşadığım iki sorun bu..Kimse hakettiği şekilde yaşamıyor çünkü bazı kimseler hakettiklerini istemiyor..Onlar istemediği için de çoğunluk bu hakkına kavuşamıyor...Olay bundan ibaret.Ama herkeste bir şikayet bir şikayet.Kimsede düzeltmek için ne yapabiliriz demiyor :((
Ressam: Fikret Otyam





































