Çarşamba, Ekim 06, 2021

Üzüm Şehrine Yolculuk..

Bunu yazmasam olmazdı. Kırklareli’ne Kızılcıkdere köyüne bağ bozumuna gittik annemle. Çok güzeldi, nefis bir etkinlikti, hava çok güzeldi, şenlik çok iyi geçti. Umarım uzun süreler devam eder. 



#kırklareli #trakya #üzümşehri #kuşburnu #biberiye  #pekmez #doğalgıda #adaçayı #kızılcıkdere #etkinlik #bağbozumu 









 

Salı, Ekim 05, 2021

Yakala saçından tut hayatı, çevir yüzüne..


#Beylikdüzü #yaşamvadisi #imamoğlu yaptığı için söylemiyorum gerçekten buraya değer katan bir yer. #japonbahçesi nde kırmızı #koi balıklar ve kaplumbağalar güneşlenirken yakaladım. Son resimlerde #yunanistan dan gelen özel hediyem ile birlikte güzel güneşli günlerde buranın tadını çıkarıyoruz. #istanbul  #park  #yaşam #buluşma #sakızlikörü 




















 

Perşembe, Eylül 02, 2021

Dil söylemez yüreğin harbini..


 Anlatacak yine çok şey var. Bodrumdayız annemle, Yahşi’ de.. Mecralar çoğaldıkça yazacak yer çoğalıyor, buraya yetişemiyorum. 

Son 20 senelik Fethiye hayatımdan sonra kolayca kimsenin yapamayacağı gibi yeni bir hayat kurdum kendime İstanbulda. Orada insanlar Fethiyeden geldim deyince yüzüme bakıp “ neden böyle bir şey yaptığımı soruyorlar” hayatımı anlatacak halim yok tabii ki.. Kısa kesiyorum ama kendimi de tebrik ediyorum, bu kadar kısa zamanda yine İstanbullu olabilmek beceri işi bence de. Kendi konfor alanından çıkıp yeni bir hayat kurmak kolay değil ki ben birde yaşam savaşı veriyorum.. Yani hayatım toptan değişti, şikayetçi miyim hayır! Yine olsa yine Fethiye’ deki evi satar giderdim İstanbul’a.. Bu taşınmaların, hayat değiştirmelerin bana öğrettiği tek bir şey var. Nereye kaçarsanız kaçın sorunlar kafanızda ve sizinle geliyor.. ve insanlar mekan da değiştirse çevre de değiştirse zor değişirler..Ektiğinizi biçersiniz hayata.. Sorun varsa çözerim, olay olursa krizi çözerim gözüyle hayata bakıyorum. Hep öyle baktım, o yüzden mekan değiştirmeler, taşınmalar beni zorlasa da ben planlarımı yapar, onları gerçekleştirmek için çabalarım. İnsan konusunda hep şanslı oldum. Bence çoğunluk etrafımda iyi ve sevgi dolu insanlar olmuştur, nereye gidersem gideyim zaten sevgilerini esirgemezler. Fethiye’de ikinci memleketim olmuş, taşınsam da ayrılsam da orayı seviyorum ama İstanbul’a döndüğüme pişman değilim. Yirmi yıl oranın her türlü keyfini, sıkıntısını, yaşamını tattım, sonuna kadar yaşadım. Ben mış gibi gösterip hayatı yaşayabilen biri de değilim. Kimseye gösteriş olsun diye de yaşayamıyorum. Hele bu yaşam benim için hediye gibi kazanılmış ikinci bir yaşam olunca, kimseyi de taktığımı söyleyemem. 

Özgür kız tadında takılıyorum hayata.. Yeni başlangıçlar yapmaya da alışmışken durmak da işime gelmiyor. Zor süreçlerden geçiyorum evet ama bu güçlülüğü kendime borçluyum.Kimseye değil. 

Kafamdakileri eyleme dökmeye çalışıyorum. Fırsat bulabilirsem ne ala.. Bulamazsam da b planında takılacağım.. O planlardan daha kimsenin haberi yok. Paylaşmak da işime gelmiyor. Bu rahatlığa çok alıştım. 

17 senedir yazıyorum buraya.. Daha da yazmak istiyorum. 

Kimseyle tanış değilim, beni önemsemeyen kimseyi de hayatımda istemiyorum. İyiliğimi isteyenlere kapım sonuna kadar açık, diğerlerini de arkamda bırakıp gideli çok oldu zaten. 

Çok,çok, daha çok yazabileceğim günler istiyorum. Yazmak bana hep iyi gelmiştir zaten. 

Bu yaz kaçıncı kaçamağımız bilmiyorum ama gezgin olmak bir yandan hoşuma gitmiyor değil. 

Kitabımı evde unuttuğum için grupta annemin arkadaşından ödünç kitap aldım okumaya.. Okumak hala en sevdiğim hobim. 

Kitap okur gibi hayat yaşıyorum bu ara.. Giriş, gelişme, sonuç.. 

“Hayat, yaşamaktan çok savaşmayı öngörüyorsa ve senin kısmetine bu çıkmışsa yapacak bir şey yok. Savaşarak yaşayacaksın.”  

Hala sevdiğim şarkıları dinleyemiyorum, hala bazı olaylara karşı öfkeliyim, hala insanlara güvenemiyorum..  Şarkıları dinleyebildiğimde, öfkemi dindirebildiğimde ve insanlara güvenebildiğimde iyileşeceğim, biliyorum. 


Cuma, Ağustos 06, 2021

#AyışığıSonatı


 Ayışığı Sonatı

Beethoven, arkadaşıyla akşam gezintisine çıkmış, Berlin sokaklarında dolaşıyorken bir evin önünde kendi bestelerinden birinin çalınmakta olduğunu duyunca durup dinlemeye başlamış. Zor bir parça olmasına rağmen piyanoyu çalan kişi bir yere kadar başarıyla geldikten sonra ansızın çalmayı kesmiş."Buradan sonrasını yapamıyorum işte. Keşke  usta olsa da o devam etseydi"diye yakınırken Beethoven, arkadaşını çekiştirerek evin kapısını çalmış.Burası yoksul kundura tamircisinin eviymiş. Büyük usta kapıda dikilirken,"Özür dilerim  sözlerinize kulak müsafiri oldum az önce, izin verirseniz o şarkının devamını çalarım size."demiş.                

  "Teşekkür ederim ama bu piyano çok harap ve notalarda yok,çalamazsonız"diye cevaplamış kız onu.                                                                             Biraz yaklaşınca kızın kör olduğunu fark etmiş."İyi de siz nasıl çalışıyorsunuz peki? "demiş Beethoven.                                                        "Eski evimizin yanında bir müzik hocası vardı, o çaldıkça ben ezberledim, notaya ihtiyaç duymuyorum "demiş kör kız.                                    

Beethoven oturup o parçayı baştan sona çalınca kör kız onu tanımış.Öyle bir performansı Beethoven 'dan başkasının sergileyebilmesine imkan  yokmuş çünkü. Kız ve annesi  aziz konuklarını layığıyla ağırlamak için  çoşkuyla çabalamaktayken, Beethoven kıza dönüp,"Senin için ne yapabilirim?"diye sormuş."Benim her şeyim var Yalnız. ..."diye, bir an tereddüt ettikten  sonra kör kız cesaretini  toplayıp şöyle sürdürmüş cümlesini:"Doğuştan körüm bu durum benim için büyük sıkıntı değil. Aklımın içinde bu dünyanın bir benzerini kurdum,belki daha bile güzeldir benim hayalimdeki dünya. Senin bestelerini çalarkende orada geziniyorum.Anlayacağın her şeyim var ama bir tek şeyi canlandıramıyorum aklımda ve bu beni çok üzüyor. "                                                                                    "Nedir o?"demiş "Beethoven.                                   "Gökyüzünde  asılı dev bir küreden söz ediyorlar. Geceleri  ışık yayıyor. Ne kadar  güzeldir  kim bilir.!Onu bir türlü hayal  edemiyorum işte "                                                       "Ay ışığını mı merak ediyorsun güzel kız?Gel sana onu anlatayım "demiş Beethoven. Hemen ünlü  Ay ışığı sonatını çalmış.Kundura tamircisinin kızı mutluluktan ağlarken büyük besteci evden çıkmış ve dostuna demiş ki:"Çabuk yürü ,bestelediğim o sonatı hemen notaya dökmem lazım,yoksa unutacağım"

Cumartesi, Temmuz 24, 2021

Hayat hep sevdiğin yerden gelmez.. Geldiği yerden sevmek lazım..

 

NEYE İNANIYORSAN ONU YAŞARSIN !!!


Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir!

Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır!

Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir!

Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir!

Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu... istediğinizde gelecektir. Her şey insanın kafasında biter!

Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir!

Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz!

Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız!

Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir!

Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir!

#Arnold Palmer

Pazar, Haziran 20, 2021

Tesellisi çok zor sözün..




Tesellisi çok zor sözün..

Bana masallar okuyan, anlatan, 4 yaşında bana kitaplık kuran bir babayla büyüdüm ben. Bu yüzden babalar gününde yazmak, babalar gününü kutlamak iki senedir çok zor benim için. Yine de babam olsaydı “her koyun kendi bacağından asılır” deyip başkalarına göre hareket etmemizi istemezdi. 
Hazım Babaydı O... Adil, hazır cevap, tam matematik adamıydı. Her şeyi hesaplı kitaplıydı. Günü programlı, hayatı planlı yaşardı. Tam kriz adamıydı. Ben onun bir olay anında panik olup dağıldığını hiç hatırlamam. Her şeyi ölçülüydü. Eğlenmesi, konuşması, sataşması bile. Bir laf söylediğinde iki gün sonra anlardınız ancak, sevmiş mi dövmüş mü, yoksa ders mi vermiş. Korkulan, saygı duyulan bir öğretmen kişiliğinin arkasında, benim hep evde, yanımda, bana ve kardeşlerimle akıl danıştığımız, dertleştiğimiz, beraber müzik dinleyip,  içtiğimiz, iyi bir arkadaşımızı da kaybettik biz. Babaların babasıydı, benim çocuğuma  da yetti. Oğlum da onu tanıyarak büyüdüğü için hep hayata şükretmişimdir. Biz babamdan çok şey öğrendik. O hep bana anlattığı masallardaki babalara benzediği için ben de hep babaların onun gibi olduğunu düşündüm. Babamın babalar gününü  her sene Nazım’ın şiiriyle kutlardım.
Yine onsuz bir babalar gününde, ben şiirimi yine yazıyorum. Bir yerlerde bizi yine sevgisiyle sarıp sarmalayan babama, canı gönülden, ruhun şad olsun, babalar günün kutlu olsun, sen hep benim “canım babamsın” , seni seviyorum diyorum..💖
“Baba!
her yılbaşında
sana söyleyecek
bir tek
sözüm var:
‘Seni ne kadar çok seversem
o kadar
çok olsun ömründen geçen yıllar…’
Baba!
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
başımı eğemez!
Yalnız senin elini öpmek için
eğilir başım.”
NAZIM HİKMET RAN
20 Haziran 2021

















 

Çarşamba, Haziran 02, 2021

Ölüm senin peşindeyken sen neyin peşindesin?

Son günlerde karmaşık bir ruh haliyle yaşıyorum. Üst üste yaşadığımız kayıplar, ister istemez psikolojimizi etkiledi. İnsan zorluklara göğüs gerebiliyor ama ölümü gözardı edemiyor. Her ölüm bu ara bana babamı hatırlattı. Önce Murat Dayım, sonra büyük Amcam arka arkaya yitip gitti. Onlardan önce büyük halamı kaybetmiştik ve onun oğlunu.. Bozcaada’ya her gidişimizde arar, sorar, uğrardık. Dayım zaten bu kışı bizimle geçirmişti. Dayımı toprağa verene kadar tüm aşamalarında yanındaydık. Hem onu hem babamın gidişini tekrar yaşadım sanki. Her sohbet edişimizde bazen dayı yerine baba derken, söyle evladım derdi ve son zamanlarda kötü günlerimizde hep dayım yanımızdaydı. Beni hastaneye, Fethiyeye, kemoterapiye o götürdü getirdi çoğunlukla.. Onun bana yaptığı dayılık kadar umarım bende ona sahip çıkmışımdır.. Bu duygular içerisinde yaşadım son bir ay.. 
Bu arada İğneadadaki evin  işleri için gittim beş gün, fotoğraflar oradan, Demirköyden ve Büyükçekmece’den.. Çok keyfim yok, yazsam iyi gelir aslında ama yazacak kadar bile keyfim yok. Her şey belirsiz bu ara.. Çok belirsiz. Ölüm keskin bir acı hiç geçmeyen. Yaşarken hayat hiç kimseye ve hiç bir şeye değmiyor. Sevginize sahip çıkın. Hatırlanan sadece o anlar çünkü.


#mertgölü 
Demirköy yolları
Ateş annemin bahçede.. #büyükçekmece
Poyralı köyü çıkışında nefis ekmek ve ürünler var. 
Bayramdan..
#Kitap günleri.. 
Demirköy..
Ateş 
#yılbaşıçiçeği
19 mayısta Büyükçekmece 
Bugün kahve zamanı
İğneada 
Yan Bahçedeki kirazlar
İğneada geceleri..