Cuma, Ekim 07, 2022

Hayat dediğin iki kelime; hoş geldin, güle güle..



Yine sesim soluğum çıkmayınca sağolsun tanıdıklar, arkadaşlar, dostlar, Fethiye'den telefonlar, akrabalar, Çekmeceden ahbaplar, bazen annemin çevresi, bazen komşular... Yavaş yavaş yoklayıp arayınca, mutlu oluyorum. Bence hayat bu artık. Gerisi önemsiz. Çünkü yaşadıkların ve sevdiklerinin yaşattıkları gerçek sadece. Diğer her şey herkesin ulaşabileceği şeyler. Sevgi ve sevildiğini hissetmek paha biçilmez. 

Bu hediyelerim en eski bloglardan ve hayranı olduğum bir blogcudan sürpriz geldi. Kullanmaya kıyamadım. Annem de çok beğendi ve özellikle paylaşmak için bekledim. Çok teşekkür ederim @cderya En sevdiğim blogculardan ❤️
Derya kuzusu  Derya kuzusu ... Senelerdir takipteyim. 


Çok zor bir yaz geçirdim. Son kullandığım ilaç hiç yaramamış hatta durumu bozmuş. Dr. un yanlış ilaç seçimi yüzünden 3 kötü ay geçirdim ve en sonunda bıraktım. Yeni bir başlangıç yapmak, yeni yollar üretmek zorundayız şu an. Bir tık iyiye,  toparlanmaya çalışarak, küllerimden tekrar doğmaya çalışıyorum. 
Bu arada ilk fırsatta sahile, denize, bahçeye, buluşmaya, ilacın etkilerine rağmen inadına yaşamaya çalışıyorum, kaçıyorum. Gücümü topladığım an dışarıdayım. Yine de çok yorulmamak adına dikkat ederek insanlarla görüşüyorum. 
Annem, biliyorsunuz artık, boş kalmaktan hoşlanmayan biri olduğundan geçen gün şişe, kavanoz taşımak için şişe kılıfı yapmış. Çanta, yapıyor, eski kıyafetlerimizi değiştirip onlarla oyalanıyor. 

Geçen salı #kemoterapi aldım. Onkolojiden çıktım, hastanenin içi güzel, canlı bir müzikle yankılanıyor, vale arabayı getirmesin istedim, müzik o kadar güzel ve insanın içine işliyordu. Arp sesine bayılırım ve #floryamedikalpark a geldiğim için mutlu oldum. Bir müzik sesi hayata böyle bir katkı yapabilir mi ? İşte sanat böyle bir şey. Hastane girişindeki bu küçük dinleti bile içimin umutla dolmasına sebep oldu. Paralı, parasız, şartlar ya da olanaklar ne olursa olsun bir hasta mutlu etmek böyle bir şey işte. Bu kadar  değerli ve kıymetli bir his. Çok etkilendim. 
Küçük meyveler, şu hep bahsettiğim japon süs elması meyveleri. Aslında çok faydalıymış, ama herkes daha çok güzel görüntüsü için dikiyormuş. Elmaları çok faydalıymış ve sirkesi çok iyi olurmuş.
Hastane dönüşü Haramidere'den geçerken çektim bu fotoğrafı. Esencılıs ( #Esenyurt) a bağlı burası. Biz çocukken bir tane bina yoktu bu manzarada. #toryum önü.
Bu bölgenin en güzel balığını hem alacağınız hem de yiyeceğimiz tek yer #Mimarsinan girişindeki #güneybalıkçılık 








Sokak kızı, anarşik Maviş kızımız. Biraz duruldu ve uslandı ama aynı asilikte hayata devam. 





 

Cuma, Eylül 16, 2022

Kırklareli Bağbozumu Şenlikleri

Harika bir bağbozumu geçirdik Kırklareli Şenliklerinde. Pazar günü Camlija Bağbozumu vardı Çamlıca' nın bağında. Annemler Yayla parkında kaldılar, biz Fehmi, (Burcunun eşi ), Levent, Solmaz Teyze ve Nilsu ile beraber gittik. Daha doğrusu Necdet Abi ( Kırklarelindeki kuzenimin eşi), bağlara danışmanlık yaptığı için herkesi tanıyor ve daha önceki senelerde komitede çalıştığı için aktif olarak şenliklerde gönüllü çalışıyor. Onun sayesinde bizde bir kaç yıldır İstanbul'dan kalkıp şenliklere özel olarak katılıyoruz. 

Bağbozumu halk oyunları grubu dansı ile başladı. Klasik müzikle ara ara devam etti. En hoşuma giden bağda çalışan 
emektar kadın işçilerle kasap oynayan bu güzel kızlardı. Bağlarda kadın işçi çok ve çok çalışkanlar, aynı zamanda sık sık eğitimlere katılıp işlerinde ustalaşıyorlarda. 
Fehmiyle oturduğumuz yerden seyrettik. Gidip bağdan ( oturduğumuz yerin hemen arkası) üzüm topladı herkes. Benim enerjim ancak bağa gitmeye yetti. Fazla kımıldamadım, enerjim tükenmesin diye 🙃 


Bu üzümün özelliği çam kozalağını andırmasıymış. Bağın sahibi Mustafa Çamlıca küçük bir sunumla bağın özelliğini anlattı hemen. 
Emekçi bağ işçileri kadın çalışanlar, en çok onlar haketti bence eğlenmeyi.. 
Hep beraber bir foto çekilelim dedik 🙂 Benim saçlar yeni yeni uzadı.Şimdi kıvrılma evresinde olduğundan biraz şekilsiz, böyle apaçi gibi geziyorum bu aralar. 

Bağın güzelliği...
Üzümleri toplarken, hemen orda tattık, kalın kabuklu, nasıl tadı güzel, anlatamam. E o üzümden yapılan şarapta harika oluyor işte. Ben ertesi günü PET çektireceğim için şarap tadımı yapamadım, Fehmi daha sonra içeriz, sen üzülme dedi. 
Kırklareli' ne hep gidip blogcu Beyhan Hanımla ayaküstü görüşüyorduk. Bu sefer özel olarak cam boncuk atölyesine ziyarete gittik. 





Atölyeyi görüntüledim. Bizi şımartıp, hepimize dilek bilekliği hediye etti. Benimki kırmızı, diğeri mutfakcamı burcunun. İlk gittiğimde benim yazımı görüp kuzenime siz asortik krep' in nesi oluyorsunuz demiş. Kuzenim Belgin Abla' nın  haberi bile yoktu blogdan, sakladığımdan değil, söylemeye fırsat olmamıştı. Ondan sonra her görüştüğümüzde bir türlü atölyeye gidememiştik. Bu sefer uğradık. 
Buluşmuşken blog pozu vermezsek olmaz.
Çocukken en sevdiğim, atlıkarınca..
Çok güzel standlar vardı ama ben çoğunu gezemedim. Fazla ayakta kalamıyorum çünkü bu ara.

Bir yoğurt yemişiz buranın en meşhur köftecisinde, anlatamam. 

Dedem Lüleburgaz' dan, annemle babam da Demirköy' den her Kırklareline gittiğinde buraya giderlermiş. O yüzden mi bilmiyorum ama bana göre en iyisi o. Kırklareli gurme şehri. Sadece süt ve süt ürünleri değil, köfte ve kahvaltı için, hardaliye 
ve peynir, et, kıvırcık denilen koyun cinsi, şarap tadımı ve bağlar  için özel olarak gidilmeli bence. 
Lüleburgazdaki doğal gaz kuleleri. Bu yüzden yabancılar yatırım için arsa toplayıp duruyorlar Trakya' dan. 


 Burcu, kuzenim Belgin Abla ve annem..
Belgin Ablamın çok güzel otantik elbiseler sattığı bir dükkanı var çarşıda. O gün gezmekten fırsat bulamadık çekmeye, ilk gidişimde çekeceğim..

Bizi yayla meydanında beklediler onlar. Orası şenliklerin merkezi ve standlar orada kuruluyor. Aslında 2. ve 3. Gün etkinlikler daha çok seminer ve yarışmalar halinde ama Burcu cumartesi çalışınca bize de pazar günkülere katılmak kaldı. Bu yılda şenlikler çok güzeldi. Her sene katılamayacağım diye endişeleniyorum. Bu yüzden her sene bizim katılımcı kadro çoğalmaya başladı sayemde..


Cuma, Eylül 02, 2022

Her Eylül bir başlangıç...

Bende isterdim eskisi gibi bol resimli yazılar koyayım. Ağustos' u geçirmişim. Bu son hafta Beril ve Çağıl' a geldim. Hastayken yer değiştirmek zor ama fotoğraflardan anlaşılacağı üzere elimizden geldiğince -sıcağa rağmen - güzel zamanlar geçirmeye çalışıyoruz. Bir yandan da antibiyotik tedavisi için hastaneye yatmam gerekiyor. Onu bekliyorum. İlacı yatarak alıyormuşuz.


İnstagramdan böyle bir paket aldım. Avakodo lu , limonlu almıştım, memnun kalınca bunu da aldım. 
@dedeminbahçesi1962 diye bir sayfa.  

Gidip gitmeyeceğim belli değil, keşke o güne toparlayabilsem de gitsem. 
Beril okuyor, ben de kitaplıktan seçtiklerime bakıyorum.


Kahvaltılarım hep böyle özel 😀
Geçen hafta birde gelin aldılar apartmandan.



Eski fincanlarla büyükleri yad ederek içiyoruz hep. 
Hayatım ilaç oldu bu sıralar.
Son okuduğum #barışmuslu


#ejdermeyvesi

Allahtan önümüz açık 🙂
Çağıl' ın 1-2 yaş bisikleti.

Tüylü torunum Bud.. ( Amerikan birası) 

Kahve isteyince kahve, çay isteyince çay içiyoruz. Kadıköy çok sıcak, özlemediğim Fethiye' yi hatırlattı resmen. Ağustos bitti ve ben çok sevindim 🙂 Biraz daha ılındı hava sanki, gündüz devamlı klima açık. Gece tüm camlar. 

Evden çalışanlar, iştekinden fazla çalışıyor bence. Bitmez tükenmez toplantıları var görüyorum. 

Eylül' ü seviyorum. Artık benim için değeri olmayan hiç bir şeyi hatırlamıyorum. Bu sanırım güzel bir şey ya da büyüyorum...