Perşembe, Ocak 20, 2022

Babam..


Bir resimlerin kaldı, birde içimde bitmek tükenmek bilmeyen özlemin... Babam..❤️
20.01.2019 / 20.01.2022 

Üç yıl oldu. O kadar yalnızlıkmış ki babasız olmak, zaten en büyük korkularımdan biriydi her zaman. Onunla geçirdiğim yıllar için her zaman şükrediyorum. Annemle sık sık onu konuşuyoruz. Ne kadar iyi bir koca ve baba olduğunu, onu tanımakla ve yaşamakla ne kadar şanslı olduğumuzu. Öğrencileriyle konuşuyoruz, aslında ne kadar sert bir öğretmen olduğunu ama ne kadar aslında herkese sahip çıktığını. 
Biz gerçekten çok şanslı çocuklardık, hem öğrencisi hem çocuğu hem de onunla dertleşecek kadar  hayatı paylaşabildiğimiz için çok mutluyum. Gerçekten tanımanızı isterdim. 
Her şeyden önce müthiş bir kız babasıydı. Herkes kız babası olamaz. Bizi inanılmaz özgüvenli yetiştirdi. Prensip dendiğinde bizim için akan sular durur, hem saygı duyarız hem de saygı gösterilmesini isteriz. Çünkü her şeyden üstündür. Prensipler sadece insani duygular için değişir. Birinin ihtiyacım var dediğinde onu asla yalnız bırakmamayı ben ondan öğrendim. Asla zor zamanları olan birini yalnız bırakmaz, ona en büyük anlayışı hep babam gösterirdi. Herkes için en güvenli insan dağ gibi duran babamdı. Ben bu kadar korkulan ve bir şey olduğu zamanda ona sığınılan insan görmedim hayatım boyunca. Yani düşünün 40 yaşlarında buluştuğum  sınıf  arkadaşım şu an gelse korkudan yanında sigara içemem, ama hayatımın diğer zamanlarında keşke hocam yanımda olsaydı diye aramışımdır diye duygularını paylaşmıştı. Bizim okulun yatılı bölümünden sorumlu müdür yardımcısıydı, 300 yatılı erkek çocuğuna hem hocalık hem babalık yapardı. 
 Artık kalmadı ama eski İstanbul kültürüyle büyümüş bir insan olduğu için her zaman onu bu minvalde gördük. İzmit depreminde gecenin üçünde dışarı çıktığımızda apartmanda herkes sokaktayken o balkondan ceket - kravatla  bize bakıyordu :) 
On yaşında beni bale seyretmeye, İstiklalde sinemaya, İnci' de profiterole,  fındıklı Beyoğlu çikolatası yemeye götüren ilk erkekti. Dans etmeyi ondan öğrendim. Plaklara ve kitaplara düşkünlüğümde ondan. 4 yaşında odamda özel kitaplığım vardı ve kitapçıya beraber gidip kitap seçerdik. 
Gazete kültürü ölünceye kadar devam etti. Hatta son gazetesini mutlu olsun diye ben aldım. Başucunda durdu ama okuyamadı. 
Anneme fiziksel olarak ne kadar benziyorsam, hissel olarak da babama o kadar benziyormuşum. Annem beraber yaşadığımız şu dönemde bunu sık sık itiraf ediyor. 

Yaşam kültürü denen bir şey var. Bu anlamda ben tam babamın kızıyım. Bundan da hep gurur duydum. İçki içmeyi, para harcamayı, girdiğim  ortamlarda nasıl davranmam gerektiğini ondan öğrendim. Beni hem serbest bırakıp hem de bir o kadar takip ettiğini de ancak çocuğum olduğunda farkettim. 
İyi bir baba olduğu kadar ondan çok daha iyi bir dede oldu. Üç torununa da aynı babalığı gibi bunu sonuna kadar da yaşattı. 
Onu sayfalarca yazabilirim. Onunla en iyi anlaştığımız dönem benim evlendiğim zamanlardı. Düşünün ki en iyi kahve arkadaşım babamdı. Evden çıkar, onunla kahve içip dertleşmeye yanına gider, haftada en az iki defa buluşurduk. ( Ben Bakırköyde o Büyükçekmecedeydi.) On yaşımdan beri Türk kahvesi yapardım onun için ve kahve keyfi benim için o ölene kadar çok önemli bir ritüel olmuştur. Fethiye' ye gittikten sonra da onunla balkon buluşmaları yapmak en sevdiğim zamanlar olmuştur. Orada da beni yalnız bırakmaması, her sıkıntımda yanımda olması, aynı zamanda bunu her çocuğuna uygulaması açısından benim için gerçekten idol olmuştur. Onun kadar iyi bir ebeveyn olduğumu iddia edemem ama gerçekten çok şanslı bir çocuk olduğumu iddia ederim. Bana hayatı böyle yaşattığı için de ona çok teşekkür ediyorum.

Baba.. Babam.. Seni o kadar çok özlüyorum ki bunu sayfalarca burada anlatsam bitiremem. Şimdi her özlediğimde elimde fotoğrafların  seni düşünüyorum. 
Ve her geçen gün seni çok daha iyi anlıyorum. 





Pazartesi, Ocak 10, 2022

Karavan Fuarı..

 

Bir şeyleri oturup beklemeye niyetim yok. Kendime göre yaşayacağım, bu yaz için planlarım olduğu doğrudur (kısmetse) 
Bugün biraz toparlanınca fuara kaçtım. Dinlene dinlene gezdim 🙂
Karavan Fuarı TÜYAP / BEYLİKDÜZÜ 
O kadar enerjisi düşük bir fuardı ki gezerken ara ara çıkayım mı diye düşündüm. Standlarda bir merhaba diyen  yok, broşür veren yok, ancak isterseniz veriyorlar. Bu davranışlarla bence firmanın fuara katılmasına gerek yok. Anlatırken heyecan duymayan biri zaten nasıl iyi tanıtabilir ki ? Bu bir yaşam tarzı. Ama son zamanlarda tatil yapmanın da bir ekonomik alternatifi. Belki  bu son ekonomik şartlardan belki de yaşam için  bir alternatif.. Bunları düşünüp ona göre insanları bilinçlendirebilecek bir fuar olmalıydı.Ruhu olmayan bir fuardı. " 
Ben kararımı verdim sanırım, favorilerim var 🙂




























Perşembe, Ocak 06, 2022

Hiçbir yerlerdeydim ben, hiçbir yere ayrılmadım..

Kaç zamandır elim yazmaya gitmedi. Uzun zamandır üç aylık kontrollerle götürdüğüm tedavi, yine yeniden kemoterapi seanslarına başlamamla devam ediyor. Şerefsiz hortladı yine. Sevin hastalığınızı diyorlar, ona misafir gibi davranın. Beni her gün zorlayan, her sabah kalktığımda değişik duygular yaşatan bir şeyi sevmek normal mi? Tabii ki sevmiyorum, çünkü her gün onunla al takke ver külah hayatı yaşıyorum. 

Yılbaşı öncesi belli oldu aslında. Bu üçüncü raund. Daha fazla ayrıntı yazmak istemiyorum. Zaten yazmaya da gerek yok. Bu kadarını bilmeniz yeter. Sadece hayatınızı sevin, başkalarının nasıl hayatlar yaşadığını ve neler hissettiğini bilemezsiniz. Mutlu olmaya bakın. 

Yaşadığınızın keyfini çıkarın. Ben öyle yapmaya çalışıyorum. Biraz normal hayattan ve herkesten uzaklaştığım doğrudur, çünkü hem pandemi devam ediyor hem de insanların sıradan günlük dertlerini dinlemeye bazen gücüm yetmiyor, anlayamıyorum da. 

Bu şekil bu ara böyle hoşuma gitti. Belki biraz, benimde kendimi dinlemeye ihtiyacım var. Zaten şu ara kendime bakım yapmam gereken bir zamanda da etrafla ilgilenemiyorum doğal olarak. Yine korkmuyorum, yine zor zamanlarım olabilir, yine üstesinden gelmeye çalışacağım. Sadece bu sefer hayallerimi ertelemeyeceğim, ilk fırsatta kafamdakileri uygulamaya geçeceğim. Ha bu arada kendimi oyaladığım yazılar göreceksiniz, sosyal medyayı bırakmayacağım, kısaca hayata devam edeceğim. Bazen de deli iç dökmeleri de yaşayabilirim. Şimdiden bu tutarsız yazılar için açıklamamı yapayım. Ne yapayım hayat da böyle değil mi zaten ? Ne zaman ne olacağı belli olmayan bir yaşam aslında. Sadece biz istediğimizi yaşadığımız hissine kapılıyoruz... 

Not 1: Bu bloğu sevdiğim doğrudur, sonuna kadar burda olmak dileğiyle.. Yeni yılınız eski yıllarınızdan güzel geçsin. 

Not 2: Kış kaktüsü çiçeği  bu yazıyı tetikledi aslında, yoksa hiç bir şey yazma ihtimalim  yoktu. Hayat ne kadar ilginç ki küçük bir çiçek hala bir yerlerde sönmüş bir duyguyu ateşleyebiliyor.. Kendimde bu yaşam sevincini seviyorum. Geçmişte kaybettiğim güven duygumun yerini dolduruyor. Ve olabildiğince onu beslemeye çalışıyorum. 

Hala şiir seviyorum, hala ressamların eserlerini takip ediyorum. Hala Dünyayı sonuna kadar takip ediyorum. Bizi esas yoran Dünya değil, insanlar aslında ve onların yaptıkları.. 




 

Cumartesi, Ocak 01, 2022

Kuş ölür, sen uçuşu hatırla..

Bazen gece eve döndüğünde gelecek senenin geçen seneden daha güzel günler getireceğine inanmaktır yeni yıl 🌲🌲🌲 #yeniyil  #2022

 

Çarşamba, Aralık 22, 2021

Mutluluk içimde çünkü onu yedim :)


 
Bu akşam bir şekilde eski yazılara bakarken farkettim ki son zaman yazılarım çok iç karartıcı.  Tam bir Asortikkrep yazısı olsun istedim bu yazı. Sonra evimizin yeni kızı elverdiğince yazmaya çalıştım hatta boğuştum resim için. Maviş, bir asi kız, 
bir ana kuzusu aslında ama göstermeyi sevmiyor. Bizim evin Z kuşağı kendisi. 
Bu kaktüs & sukulent bahçe aletleri hediye bize. Evin kaktüsçüsü ben olunca ben kaptım da diyebilirim. 
Burcunun arkadaşı resimci Esin Hoca sağolsun. 

Mutfakcamı Burcu bana hediye getirmişti bu kupayı. Ben kendi evime götürmedim,
 buradaki odama koydum, burada kullanıyorum. Hiç öyle star bir abla değilim aslında, sadece kardeşlerime dokunanı döverdim genç kızken.. Kendi büyüdüğüm yerde olmayı özlemişim. Şimdi sokak aralarında gezerken en çok babam ve çocukluğum aklıma geliyor. O kadar çok değişmiyor şehirler, binalar değişse de eski hali ve arada gördüğüm tanıdık simalar, eskiyi hatırlatan bir ağaç, park, havuzbaşı geçmişe götürüyor.  
Bugün Kervansaray da yeni yıl standları vardı. Hepsini gezip,
 alışveriş yaptık. Oturup dinlendik, çaylar belediyeden mola verdik. Standları çektim ama onlar bir başka paylaşıma artık. 
Kendime aşağıdaki kırmızı küpeleri aldım.cam küpe, el işçiliği tabii ki. Bilekliği de annem bana aldı. 
Bunlar benim takıların bir kısmı. Ancak bu kadar ayıklayabiliyorum. 
Küpeler ..






Birgün utanmazsam hepsini paylaşırım 🙃

Perşembe, Aralık 16, 2021

Yorma kendini. Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin. *


 DEMİR KALELER 

Dalımı budağımı kırdıklarını unutmadım

Kel dağlarda gezerken yarınlardaki kuraklığı anladım

Ben yeşile hasret çayıra çimene uzak kaldım

Esir gibiyim amacını yitirmiş şehirlerde

Geleceğe yemsiz oltalar salıp beklemekteyiz sabırla.

#SalmanÇiğdem 


https://m.youtube.com/watch?v=pblxe6kwHz8


Not : Fotoğraf eski bir #Fethiye fotoğrafı. Artık eski mevzuların, geçmişin, eskiden kalan, bana zararı dokunan her şeyin üzerimden akmasını diliyorum. Ben yeni bir hayat kurdum, geçmişi unuttum, yapılanları unutmasam da negatif duygulardan kurtulmaya çalışıyorum. Hem hastalıkla savaşıp hem de kırgınlıkları tamir etmek zor oluyor. Bıraktım onları aksın gitsin artık üzerimden. Beni sevdiğini sandığım ama beni sevmeyen her şeyi çıkarıyorum hayatımdan. Etrafımda sadece gerçeklik kalsın, yeni bir yıldan tek beklediğim sevgisine inandığım insanların etrafımda olması. Yaralarla hayatta yol almak insanı zayıflatıyor. Şu ara en son istediğim şey samimiyetsiz duygular. Artık demirden kaleleri yıkma zamanı. Herkes bir gün hakettiğini yaşayacak. Buna inanıyorum.  #yeniyıl #kanseryolculuğum #demirdenkaleler #hayat #tbt

*Kapak : #CharlesBukowski