hava kirliliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hava kirliliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ekim 27, 2012

Vazgeçmek mümkün mü..?

Bu gece sizden  destek istemek için yazıyorum.Bu resimler benim değil, sahiplerini gezdiğim bloglardan yazacak zamanım olmadı.Eğer bilen varsa ya da bu resim benim diyorsa lütfen yorumlara yazsın ve beni anlayışla karşılasın.Çünkü bu resimlere size olanı biteni anlatmak adına ihtiyacım var ve eminim resimleri gördükten sonra sizde benim gibi düşüneceksiniz.
Öncelikle  burası neresi anlatayım.Burası benim cennet köşesi diye tabir edebileceğim bir yer... İğneada. 

Kırklarelinin Demirköy ilçesine bağlı bir belde.Sadece bu özellikleri yok, longoz ormanları var mesela, faunası  ve florası dünyaca ünlü ve normalde milli park ama bu ülkede bunlar bir yerde nükleer veya termik santral kurulmasına engel değil.Burada da olmadı ve hükümet yeni nükleer ve termik santral kurmak için burayı kendine 3. yer olarak seçti.Oysa İğneada arabayla İstanbula  2.5 -3 saat mesafede.Yani orada olabilecek bir kazanın ülkenin en önemli ve büyük şehirlerinden birini ne kadar çabuk bir sürede etkileyebileceğini sanırım hiç hesaba katmıyorlar.Oysa bence bu bile çok önemli,tabii ki ülkeye zarar vermek istemiyorsan.

Diğer yandan denizle gölün birleştiği uzun ve sarı kumdan oluşan nefis doğal kumsallara sahip.

 Değişik turizm turları yapılabilecek çeşitliliğe sahip doğal bir yer.
 Balıkçılığı ile Karadenizde önemli bir liman.
Eşsiz  Longoz Ormanları.. 

 ve bu güzelliğe hem nükleer hem de termik santral yapılması uygun görülmekte.
 haber... ve bu habere yapılan bir yorum size tüm olayı özetleme adına çok iyi bir açıklama olacaktır.
İğneada'da 3. Nükleer santral yapılması demek: 

1) Istanbul'a 120 km kuş uçuşu mesafede
 bir Nükleer tehlikenin bulunması

 2) 2007'de Milli Park İlan Edilen, 
ve İğneada'ya 6.5 km mesafedeki Longoz (Su basar) 
ormanlarının radyoaktif sızıntılardan yok olması

 3) Altın kumlara sahip İğneada'nın, balıkçılarının,
 ve doğal tarım ve hayvancılık ile uğraşan 
herkezin sonu demektir. Hayırlı Olsun.







 Yeşilliklerin arasında bir nokta ama önemli bir nokta bence geç olmadan yapabileceğiniz bir şey var..

Lütfen imza kampanyasına katılınız ve bulabildiğiniz her sosyal mecrada bu imza kampanyasını paylaşınız...

http://imzakampanyam.com/kampanya_detay.php?u=igneadaya-nukleer-ve-termik-santral-istemiyoruz# 

 Küçük bir bilgi...














Sizce de bir imzayı haketmiyor mu..?

Not: İğneada Longozuyla ilgili bilgi.

-Longoz : Longoz nedir?
Dünyada çok az sayıda bulunan longozlar, çevre açısından büyük değere sahip. Tabanı çeşitli ağaç ve bitki türleri ile kaplı olan, temiz ve doğal göl ve sulak alanlara longoz deniliyor. 

Orhan Uyanık (İğneada Doğal Eko Sistemi Koruma Bölgesel Yaşamı Destekleme Derneği eski Başkanı) ise yazıda şöyle tarif ediyor : "Derelerin denize döküldüğü yerlerde yoğun ormanlar vardır.Dere ağızları,yağışların azaldığı mevsimlerde denizden gelen dalgaların taşıdığı kumla kapanır.Böyle olunca da dere suları geriye döner ve orman tabanına yayılır.İşte ; bir çok ağaç çeşidinin bulunduğu bu ormanlara da Longoz yani subasar ormanı denir."

İğneada longozu bildiğim kadarıyla Türkiyenin en büyüğü.İkincisi Sakarya Acarlar Longozu.

İğneada' Longozunda...
544çeşit bitki.Bunlardan 11 'i dünya üzerinde yok olmak üzere.. 3 tür bitki ise endemik.Yani Dünya da sadece İğneada longozunda yaşıyor.
46 
tür memeli, 17 tür sürüngen barınıyor.
İçindeki göllerde 28 tür balık yaşıyor.
Türkiye' de 500 'e yakın kuş türü var. Bunun 219 çeşidi burada yaşıyor.
Avrupa'da Polonya dışında sadece İğneada 'da longoz bulunuyor.Bu kadar da az bulunan ve önemli bir longoz.Öyle ki İğneada'da ki 2500 dönümle Avrupanın en büyük longoz ormanları için Dünya Bankası ve Küresel Çevre Fonu 8.2 milyon dolar hibe etti ve 4 bölgeyle birlikte İğneadayı "Mutlak Koruma Alanı " ilan etti.

Şimdi bunlar gazetede İğneadalı çevreci Orhan Uyanık'ın verdiği bilgilerden ama benim size söylemek istediğim..Biliyorsunuz ya da bilmiyorsunuz, kabaca bu dünyanın dengesini sağlayan ekosistem bu hayvan ve bitki türlerinin yokolmasıyla beraber zamanla dengesini kaybediyor.Bu çevreye verilen zararlar çoğaldıkça, herkesin ağzına almak istemediği o son belirtilere doğru- ki bunun arıların yok olmasıyla başlayacağı söyleniyor - süreç hızlanıyor.Ne kadar çok ağaç kesilirse, ne kadar çok bitki ve hayvan yok edilirse bu süreç o kadar fazla hızlanacak.Küresel ısınma moda olan bir deyim haline geldi, her yerde kullanılıyor.Nedense Türkiye'de bu çok önemli iki kelime magazin gibi çabuk tüketilmeye başlandı.Sizle paylaşmak istediğim bir başka bürokrat geyiği de kesilen ağaçların yeniren yenisi dilkilecek :P yenisi yetişinceye kadar bu doğa ne olacak..? Orada yaşayan hayvanlar, bitkiler ne olacak.Faunası, florası bozulmayacak mı oranın..?

Fauna :Jeolojik bir dönemle ya da yöreyle ilgili, insanlar dışındaki hayvanların tümünün yaşamı.
FLORA :
Bir jeolojik dönem ya da yöre ile ilgili bitki yaşamı.

Cumartesi, Haziran 14, 2008

çevre platformu toplantısı

Üzümlü toplantısının sonuçları açıklandı ...

" Fethiye ve Civarı “Çevre Talanına Hayır !” , Diye Haykırdı"


Ülkemizin en güzel coğrafyasında hala betonlaşmamış koyları, tarım alanları ve ormanları ile ülkemizin turizm tanıtımında önemli bir yeri olan Fethiye’de 5 Haziran Dünya Çevre Günü, çeşitli etkinlikler ile masaya yatırıldı.

Bölgede Ekoturizmin en önemli merkezi olan Yeşil Üzümlü, İncir Köy, Koru Köyü ortasında yapılmasına başlanmak üzere olan çimento fabrikasına yoğun tepkiler nedeni ile etkinlikler çok dinamik bir şekilde gerçekleştirildi.

1) 5 Haziran 2008 Perşembe günü Tüketici Hakları Derneği Fethiye Şubesi’nce düzenlenen konferansın konuğu Salih Sönmezışık idi. Yaklaşık 3 saat süren konferansa ilgi ve katılım yüksek düzeyde idi. Özellikle gençlerin yoğun soru ve katkıları sonunda, ülkemizde orman talanı ve çevre katliamı her boyutu ile dile getirildi.

2) 6 Haziran 2008 Cuma günü Or.Yük.Müh. Salih SÖNMEZIŞIK ve yöre köylüleri ile çimento fabrikasının çok yakından etkileyeceği, Yeşil Üzümlü, İncirköy, Nif ve Koru Köyün mülki sınırlarındaki orman, tarım arazisi ve kültürel değerlerinde inceleme yapılmış, etkilenecek alanlarda Flora tespiti yapılmıştır.

3) 7 haziran 2008 tarihinde Yeşil Üzümlü köy meydanında, yerli ve yabancı köy halkı, siyasi partiler, STK’ler ve Meslek Örgütlerinin geniş katılımı ile bir forum düzen lenmiştir.

“BAÇEP” Batı Akdeniz Çevre Platformu Toplantısı gündeminde, YEŞİLÜZÜMLÜ YÖRESİ KALKINMA VE YEŞİLİ KORUMA DERNEĞİ ’nin konukseverliğinde gerçekleştirilen bu forumda, konuk konuşmacı olarak Çevre Mühendisi Murat Taşdemir, Orman Mühendisi Salih Sönmezışık, Av.Nuray Şahbudak, Av.Şehrazat Mercan’ın yanı sıra tüm katılımcılar, özellikle yöreye yerleşen İngilizler söz almışlardır.
Meydandaki bir eşek bile üstündeki yazılarla konuşuyordu.

Av. Şafak Ahmet Deniz’in yönetiminde gerçekleşen forumda tartışmalar sırasında siyasi partiler ve STK’ler arasında zaman zaman sert tartışmalar yaşanmıştır.

Toplantı sonrası çimento fabrikası yapılacak yeri yakından gören bir tepeye gidilerek, ÇED raporunda nedense görünmeyen zeytin ağaçları ve hemen çimento fabrikası yapılacak yerin hemen altındaki İncirköy yerleşimi gözlemlendi, kalabalığın “ Çimento Fabrikasına Hayır ! Çevre Talanına Hayır ! ” haykırışlarıyla Basın Açıklaması yapıldı.

BASIN AÇIKLAMASI

Çimento fabrikaları, yeryüzünde çevreyi en çok kirleten sektörlerin başında gelmektedir. Çünkü, bir ton çimento elde edebilmek için, 1,5 ton hammadde ve 200 lt yakıt kullanılmaktadır. Çimento hammaddesinin işlenmesi sürecinde, ton başına 940 kg Karbondioksit (CO2) atmosfere salınmaktadır. Bir günde 200 ton çimento üreten bir fabrika, günde 188 ton ve yılda 68 bin ton CO2’i atmosfere salmaktadır. Bir ağacın bir yılda ortalama 20 kg CO2 emdiği düşünüldüğünde, çimento fabrikasının atmosfere saldığı CO2’i yok etmek için, 3,4 milyon ağaca ihtiyaç vardır. Fethiye’deki toplam orman varlığının neredeyse üçde birinin emdiği CO2’i tek başına üretecek bir tesisin kurulması söz konusudur. Bu da bize göstermektedir ki, kurulması düşünülen fabrika sadece kurulacağı Üzümlü ve çevre köylerde değil, tüm Fethiye İlçesi ve civarında telafisi mümkün olamayan kirlilikler yaratacaktır. Bu hava kirliliğinin yanı sıra bacalardan çıkacak olan toz ve ağır metaller bir turizm ve tarım kenti kimliği ile tanınan Fethiye’de bu sektörlerin yıkımına yol olacaktır. Özellikle ekolojik turizmin bölgedeki en önemli odak merkezi olan Üzümlü ve çevresinde kültür, tarih ve tarım alanları hızla yok olacaktır. Ayrıca kurulacak çimento fabrikasının toksit atıkları ve ağır metaller nedeniyle çevrede yaşan tüm canlıların sağlık sorunları ile karşı karşıya kalacaklarıdır. Özellikle kadınların bu atıklara maruz kalması doğacak bebeklerde öğrenme güçlüğü, IQ düşüklüğü, tiroid hormonu azalması ve hiperaktivite gibi sorunlara neden olmaktadır. Çimento tozuna maruz kalınması halinde öksürük, solunum zorluğu, kronik bronşit, akciğer hastalıkları, astım krizleri, kalbin düzensiz çalışması ve kalp krizi gibi hastalıklar meydana gelmektedir. İleri yaşta olanların erken ölümleri çimento fabrikalarının civarında beklenmektedir.
Yerli, yabancı birtakım, gözünü para hırsı bürümüş kişi ve kuruluşların, taş ocağı tesisleri ve çimento fabrikası yapmak üzere bir araya geldiklerini duyuyoruz.
Yaşam alanımız olan, Yeşil Üzümlü, Koruköy ve İncirköy’ü çevreleyen ovanın tepesine yapılmak istenen bu tesisler derhal durdurulmalıdır.
Çevre katliamının ortakları, elinizi, ovamızdan çekiniz. Çekmesenizde biz sizi göndereceğiz zaten!
YEŞİLÜZÜMLÜ YÖRESİ KALKINMA VE YEŞİLİ KORUMA DERNEĞİ BAŞKANI TURGUT SAYDAM

4) Ardından Çalış Rebin Beach Otel’de söyleşmeye devam edildi, biyolog Ulaş Kiper, burada çimento fabrikaları ve zararları sunumu yaptı.
Cumartesi Pazar programının bundan sonraki kısmı da da Antalya’da yapılacak olan Akçep toplantısı, Nükleer şenlik, su forumu konularında konuşmalar, Yanıklar sahiline Yat Çekek yeri yapılmaya çalışılan yere çevre gezisi, Ahmet Kizen’in ekolojik çiftliğinde ekolojik tarım ve turizm hakkında bilgilendirme toplantısı, Baçep sonuç bildirgesi ve basın açıklaması ve gitar ezgileriyle sona erdi.
5) BAÇEP
FETHİYE TOPLANTISI
SONUÇ BİLDİRGESİ

Batı Akdeniz Çevre Platformu 7-8 Haziran 2008 günlerinde, Fethiye’de toplandı. 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinliklerini de kapsayan toplantıda aşağıdaki kararlar alındı;
1-Fethiye, Yeşilüzümlü Beldesi ve İncirköy’e sınır Koruköy’de, URANTAŞ firması tarafından yapılması planlanan ÇİMENTO fabrikasına karşı çıkan sivil toplum örgütü ile köylülere her konuda destek verilmesine,
2-2009 Dünya Su Forumu’na alternatif olarak gerçekleştirilmesi düşünülen foruma katılınmasına,
3-Nükleer Karşıtı Platformun bir bileşeni olarak, Ağustos ayının ilk haftasında gerçekleştirilmesi planlanan Nükleer karşıtı eylem ve etkinliklerde aktif bir şekilde yer alınmasına,
4-Akdeniz Çevre Platformu (AKÇEP)’in Kasım 2008 tarihinde, Antalya’da gerçekleştirilmesi programlanan toplantı için aşağıda belirtilen gündem maddeleri üzerinde hazırlık yapılmasına,
a)Su, sulak alanlar, insan ve su ilişkisi, kentsel süreci,
b)Enerji,
c)Turizm ve orman tahsisleri,
d)Hayvan hakları ve kentlilik,
e)İnsan ve insan-insana iletişimin temel kuralları,
5- 7 Mayıs 2008 tarihinde çıkarılan 5761 sayılı Yasa, her ildeki orman alanlarının binde 5’inin turizme tahsis edilmesini öngörmektedir. Ormanlarımız, kültür ve tabiat varlıklarımız, meralarımız, tarım alanlarımız ve elde kalan son kıyılarımızı talan edecek bu düzenlemeye karşı etkin bir şekilde mücadele edilmesine,
6-Orkinos avcılığına bir sınır getirilmesi ve Akdeniz’de rezerv oluşturulması, bu amaçla Kıbrıs kanalı üzerindeki yumurtlama alanlarında avlanmanın durdurulması amacıyla çalışmalar yürüten Greenpaece’e balıkçılar tarafından gerçekleştirilen sözlü ve fiili saldırıların kınanmasına ve Greenpeace örgütüne bu çalışmasında destek olunmasına karar verildi.

BAÇEP TOPLANTISINA KATILAN BİLEŞENLER
Yeşilüzümlü Yöresi Kalkınma ve Yeşili Koruma Derneği,
Fethiye Doğayı Koruma Derneği,
Tüketici Hakları Derneği Fethiye Şubesi,
Fethiye Turizm Tanıtım Çevre ve Kültür Vakfı (FETAV) Çevre Komisyonu,
Elektrik Mühendisleri Odası Marmaris Temsilciliği,
Marmaris Müze ve Doğayı Koruma Derneği,
Antalya-Muratpaşa Dostları Derneği (MDD) Girişimi,
Antalya-Konyaaltı Dostları Derneği (KDD),
Antalya Yerel Gündem 21-Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu
Türkiye Hayvan Hakları Aktif Güçbirliği Platformu (HAYTAP) Antalya Temsilciliği,
Alanya Çevre Derneği – YAY-ÇED,
Bodrum Doğa Sporları Klübü,
Gümüşlük Çevre Derneği,
Doğa Derneği Burdur Temsilciliği,
Yeşiller-Alanya
Yeşiller-Bodrum
Kazdağları ve Madra Dağı Çevre Platformu
Pastoral Vadi

Not: Bu arada dikkat ederseniz Tema'nın adı yok bu toplantıda !!