


Eski resimlerine bakıyoruz da küçücükmüş.. Bu resimdeki gibi bizimki de kanepe düşkünü.. Birde yaramazlık yaptığını anladığında ortadan kaybolması var ki seyirlik :)
Çağıl'ı kıskandığını da belirtmeden geçemeyeceğim.Onu hem çok seviyor hem de çok kıskanıyor.
Her kelimeyi anlıyor artık ve evin içinde pek problem yaşadığımızı söyleyemem.Sadece misafirler gelirse onların yanına kanepeye çıkınca koca köpek biraz korkutuyor insanları oysa o sevilmek istiyor.
Bir tek zincirsiz çıkardığımızda her köpeğin yanına gitmesi biraz dert oluyor.Bazıları bizimki gibi sevgi dolu değil.Korhan (veterineri) bir dayak yediğinde aklı başına gelir diyor birde fazla zincirsiz dolaştırmayın da diyor.Her gün işe gelirken hayat onunla hem zor hem de keyifli..Arabaya binmeyip peşinde koşturuyor bazen bizi.. Genelde ben arabaya yakınsam beni dinliyor, çok sorun yaşadığımı söyleyemem.Benden korkuyor.Uzunbey'in hastası,çünkü yemek hariç diğer tüm ihtiyaçlarını onunla çözüyor. Yemek istediği zaman diyelim ki kanepedeyim , kucağımda bilgisayar var, kanepeye çıkıp benimle gözgöze gelmeye çalışıyor, ben görmedikçe bana sokuluyor ve en sonunda patiyi bilgisayara ya da koluma atıp benden bir şey istediğini anlatıyor.
Onunla ilgili bir sürü şey daha anlatabilirim aslında.Şimdilik arada aklıma gelenler bunlar. Kemirme,parçalama, ısırma huyu yok, sadece sevgi gösterileri var o da seven birini gördüğünde sırnaşmak :)) Onun haricinde bizimle işten eve ,evden işe bir hayatı ve bizim sınırlarını çizdiğimiz bir yaşamı var.
En son babamın beşartıbeşlerini (not yazdığı küçük kağıtlar) parçalamıştı.Kıskandı sanırım :)

Onu denize sokmayı ve denizde yüzmeyi öğretmeyi hevesle bekliyorum.Daha kendisi oyun oynarken başka köpeklerin ardından koşup girmeye cesaret edemedi.Bakalım deniz hikayelerimiz nasıl şekillenecek.. Normalde yağmur yağdığında en çok sevdiği şey biriken sulara dalıp suyla oynamak, ha birde karşı komşularımızın bahçelerine dalmaya bayılıyor, her ikisininde köpek sevmeleri ve bahçenin içinde küçük çocukları olmasınında bunda payı büyük.Çime bayılıyor ve karşı komşumuzun çocuklarının sesini duyunca çıldırıyor..Onlarda her gördüğümüzde bahçeye çağırıp oynayıp gönlünü hoş ediyorlar. Sabah tuvaleti için çıktığında çocuklar okul servisini beklerken, bazen ondan saklanıyorlar bile.Gördümü affetmiyor çünkü.
Bugün küçük bir randevum var, normal cuma günü hareketi ve İstanbula hazırlık gündem konularım.. Kısmetse önümüzdeki salı akşamı yolcuyum.
İstanbula gitmeden saçımı boyatmam,manikür yaptırmam ve bavul hazırlamam gerekli..Evin düzenini saymıyorum o zaten şart. Son iki güne bırakmadan bunları bir şekilde tamamlamam lazım.
Dün gece annemle konuşurken öğrendim ki düşen helikopterin pilotu annemin iş arkadaşının kocası imiş.Nasıl zor bir bekleyiş ki bir an önce olumlu sonlanır umarım.
Hayırlı seçimlerde diliyorum memleketimize.. Burayı merak ediyorum aslında.Geldiğimden beri ikinci belediye seçimleri yapılacak..Şu an ki başkanın seçilebileceği beklentisi çoğunlukta.Ben de öyle düşünüyorum.Ölüdenizde de aynısı kalır diye düşünüyorum. En çokta Ankara 'daki seçilirse üzüleceğim.. Umarım seçilemez :) İstanbulda Kılıçdaroğlu seçilirse de çok sevineceğim.Partisel bir şeyden öte kentlerin kimlikleri kişilerle bağdaşıyor.Büyükçekmece'de bir terslik olmazsa aynı başkan alır yine.. Çok sevilen ve senelerdir değişmeyen biri zaten.Beylikdüzünü bilmiyorum ,pek bakmadım, ikide bir nerden buldularsa mailler geliyor bir partiden.. Gidince seçilmiş olacaklar,şimdi ki seçilsin istemem. İstanbul gösterilmek istendiği gibi bir yer değil.Vizyonu yüksek olmalı seçilecek insanların..Bunlar kendilerine göre vizyonu yüksek ama bizler için bizim gerimizde insanlar.Bakış açıları da dahil..
Umarım artık birilerinin gözleri açılır ve gerçek fikirlerle oylar verilir, maddi çıkarlara dayanılarak verilen oyların kimse unutmasın ki daha yüksek çıkar sağlayacaklara satılma olasılığı herzaman daha yüksektir.
Not: Yazmadım ama cuma sabahı görümcem ikinci çocuğunu dünyaya getirdi :) İstanbul'a bebek görmeye gidiyorum biraz da :) Uzunbey 2. ye dayı oldu..