Bu pazar bizi Uzunbey Yeşil Vadi'ye götürdü.. Daha önceden yüzmek isteyip de yüzemediğim yerlere girdik. Yalnız atladığım önemli bir nokta vardı ki akıntılı yerde suya girmek.. Akıntı sürüklemeye başlayınca başa çıkamadığım noktada Uzunbey beni sudan kurtardı.. Su temiz olduğundan sığ gözüküyordu , girince ne kadar derin ve girdaplı olduğunu farkettim.. İyi ki hep beraber girmemiştik. Soğuk suya benden başkasının giremediği iyi olmuş. Neyse oradan çıkıp daha ileride daha sığ bir yerde girdim.. Dönüşte de bizim oturduğumuz köşkün yanında bulunan bu salıncağın olduğu yerde girdim :) ama girdim .. Daha sonra da dayanamayıp Çağıl atladı salıncaktan..
Biraz önce tv de kanalturk te 21.30 civarında çok güzel bir Türk Müziği programı başladı.. Mucize Nağmeler.. Ramazan boyunca her gece yayınlanıyormuş. Ercan Saatçi sunuyor. Çok güzel bir program :) -Bu gece bütün meyhanelerini dolaştım İstanbulun
Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde..
-Seni ben ellerin olsun diye mi sevdim..?
Herşeyimi uğruna ben boş yere mi verdim..?
Hep sanat müziği söylemediler bir de bu şarkı vardı..
-Bilmem ki bu akşam sen de bir hoş musun
içmeden hatıralardan sarhoş musun
ellerin sanki bak hala ellerimde
yanıyor duyuyor musun.
dostlar seni söylüyor
sahi mutsuz musun
bu yolda dönüş yok
sen bilmiyor musun
herşey gönlünce olmaz demiştim sana
kaderden kaçılmaz görüyor musun
kimler geldi hayatımdan kimler geçti
hiç birisi hasretini gidermedi
en güzeli senin kadar sevilmedi
kimler geldi kimler geçti..
Bu hafta iki gün sabahtan denize gidip öğleden sonra işe gittim. Bugün de pazara çıkıp dolaştık annemle.. Yarın 2. el pazarı var .. Mavi kuş gönüllüleri 7 ve 8 nolu stantta olacaklar. Benimde bir sürü işim var bu hafta. Eylül ayı bizim için çok yoğun olacak..
Klasik Ares pozu :)
Aşağıdaki resimde annem yukarıda kaldı biz aşağıda nehir yatağında gezindik, ben ve Ares suya girdik..
Yeşil Vadi' nin girişindeki köprüde Annem.
Bu hafta başı blog dünyasından Minimalist'le buluştuk.. Bana getirdiği yukarıdaki şık kutu ve içindeki nefis kurabiyeleri beraber yemeye niyetlendik ama laf lafı açtı muhabbetten pek bir şey yiyemedik diyebilirim. Ben anneme göstermek için eve getirdiğimde çektim fotoğrafını.. Seneye Çağıl Eskişehiri kazanırsa kime emanet edileceği belli oldu :) Gerçekten söylemesi bile ne hoş, yüzyüze görüştüğüm ilk buluşmamız ama sanki çocukluk arkadaşım gibi samimi.. Annesi ve kardeşi burada oturduğundan sık sık buraya geliyormuş ama bloğumu yeni keşfetmiş.. Adım çok ilginç gelmiş onu anlattı.Aslında anlatırken ona hak verdiğim bir konu var ki blog adımın nereden geldiğini ayrı bir yazıda yazmam gerek :)