Cumartesi, Mayıs 02, 2009

Yunus Nadi Günleri..


Sevim Ak (Çocuk Kitapları yazarı)

Yunus Nadi (Cumhuriyet Gazetesinin kurucusu) Fethiye'li olduğundan iki senedir Fethiye'de Yunus Nadi Günleri Etkinlikleri düzenleniyor.Bu sene bana , gelen bir yazara mihmandarlık etmek istermisin dendiğinde tabii ki atladım hemen ve tamamen tesadüf eseri Sevim Ak ' ı seçtim :) Bu kadar denk ve uygun da olamazmış zaten..

Pazartesiden perşembeye kadar beraberdik, bir o kadar da yoğunduk ama bence güzel geçti.Kendisinden çok güzel şeyler öğrendim ve zevk aldım beraber gezdiğimiz için.Bir kere çok pozitif ,sinirlense bile anlamıyorsunuz,size yansıtmıyor .. Yorulsa da belli etmedi ve uyumlu bir şekilde okulları gezdik beraber.Yazarları hafta boyunca değişik okullara götürüp özellikle yazar görmemiş öğrencilerle tanıştırdık.Onları da etkinliğe katmaya ve en azından onun konusu olan yazı yazmanın nasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalıştık.Bizim gittiğimiz okullar genelde köy okullarıydı ve daha çok hedef kitlesi 3-4-5 .sınıf olan Sevim Ak hemen hemen gördükleri ilk yazardı..


Bazı günler iki okula bazı günler tek okula gittik.Öğlen etkinlikler bittiğinde etkinliğe destek veren Meğri Lokantasına yemeğe gittik hep beraber,orada gittiğimiz okulları anlattık birbirimize ve sohbet ettik diğer şehirlerden gelen sanatçılarla .. Pazartesi sabahtan Menteşoğlu İlköğretim okuluna gittik.. Öğlen de Meğri de buluştuk..Yemek yedik.- bazen bende öğle yemekleri için gidiyorum oraya, Uzunbey'le, yemekler genelde iyi de servis konusunu tekrar gözden geçirmeliler, etraf servis elemanı dolu,bir kere de geç gelen bir şey olmasın, ya da eksik, o kadar kalabalıklar ama bir o kadar da eksik- neyse yemekten çıkıp Paspaturda bir kaç sokaktan geçerek döndük Fethiye Kültür Merkezine.. Bir başka arkadaşımın misafiri olan Mimar Ragıp Buluş'ta bize katıldı.. Ragıp Bey halı koleksiyoncusu.. Tabii ki bir kaç halıcıya girip baktık.. Sorular falan sordu. Sevim Ak'la bizde o arada alışveriş yapıp onu izledik, resim çekildik.
Halıcı da satılan diğer ürünlerden.. Model olsun diye koyuyorum.

Sabahları sanatçılar hep beraber aynı araçla geldiklerinden Ölüdenizden bazen geciktiler..Bende onları İksir'de tost yiyip meyve suyu içerek bekledim..Bazen de arkadaşlarla sohbet ettik.
Patlangıç Menteşoğlu İlköğretim okulu..

Menteşoğlu İlköğretim..

Çarşamba günü gittiğimiz Eşen İlköğretim okulu.. Fethiye'ye yarım saat mesafede bir belde okulu..Salı günü tamamen Berna asiste etti beni.Ben büroda işlerimi hallettim,çalış karnaval toplantısına katıldım o Sevim Ak'a eşlik etti.Yanıklar ilköğretim okulu ve Vali Recai İlköğretim okuluna gitmişler, tekrar teşekkür ediyorum MaviKuş Berna' ya :)
Çarşamba günü de bizim araba ile Uzunbey bir yere gidince Ümit Hanım araba ve şöför sağladı bize.. Beraber gittik.. (etaminleri meşhur olan ve evini görüntülediğim arkadaşım)

Eşen'den sonra Kadıköy İlköğretime geçeceğimiz için öğle yemeğini Saklıkent'te bir şeyler atıştırarak geçirdik, zamanımız çok azdı..

Daha mevsimi gelmemiş ama turistler vardı Saklıkentte.

Kadıköy İlköğretim Okulu.. Okulun salonu yoktu ama 1947 senesinde yapılmış eski camiyi yeni cami yapılınca belediye Kültür Merkezine dönüştürmüş..Birde küçük bir sergi alanı açmış,kullanılan eski eşyaları sergiliyorlar..Bizde orada etkinliği uyguladık.

Sevim Hanım kendi kitabından bir kaç öykü okuyup soru cevaplarla öyküyü irdeliyor.. Sonra da genel sorularla bitiriyoruz.


Normalde kulağım Sevim Hanımdaydı ama o gün gözlerimi de o eski yapıdan alamadım.. Bu kadar güzel bir yer beklemiyordum doğrusu.. Yalnız plastik sandalyeler oraya yakışmamıştı,umarım belediye başkanı buradan okur ya da ben bir gittiğimde söylerim :)


Camiyi restore etmişler ama her şeyi yerli yerinde bırakmışlar..

Etrafta her şeyi fotoğrafladığımı farkettiniz sanırım :)


Tavana bakmaya doyamadım.. Çok estetikti.. Az ama öz.


Girişin bir bölümde asma kat yapılmış ahşaptan kadınlar için.. Bu bölüme de sergi salonu açmışlar..

Eski bardaklar..
Bakır ve gümüş tepsiler..

Eskiden kullanılan eşyalar..

Mutfak malzemeleri..

Günlük halkın kulladığı araçlar..




Çıkrık

Yer sofrası

Eski radyolar

Daha önceden hiç bu kadar Dont testisini ve eşyasını bir arada resimlememiştim..Daha önce bir yazıda yazmıştım Dont (Esenköy) eski bir köy ve orada yapılan seramik eşyalar artık günümüzde yapılmıyor..












Fethiye Kültür Merkezinde Fethiye Kütüphanesinin arşivinde olan Cumhuriyet Gazetesinin tüm eski sayıları da halka açık bir şekilde sergilendi.. Bu resimler sergiden..
1938 senesinin Cumhuriyet Gazetesi.



Behiç Ak Sevim Hanımın kardeşi.. Onun da etkinliğin sponsorlarından Uğur Dershanesinde karikatür sergisi vardı, bir ara ona da uğradık Sevim Hanımla..

Behiç Ak

Şovaleler Fethiye Kamil Koç'un bu yüzden logoları var,Fethiye'de ki etkinliklerde sık sık istiyoruz da ,böyle yardımcı oluyorlar her konuda :))





Perşembe günü sabahtan Kemer İlköğretim okulundaydık.. İki ayrı gruba etkinlik uygulandı.


Kemer İlköğretim Okulu.. 4 .ve 5. sınıflar.

Sevim Ak'ın İlköğretim beşinci sınıf kitabındaki öyküsü..Öğrenciler bunu duyunca ayrı bir heyecanla dinlediler.

Meğri Lokantasında bir öğle yemeği.. Paspatur-Fethiye
Sağdan (Sevim Ak, Şükran Şahin, Tijen Savaşkan (etkili drama eğitmeni),diğer hanımla tanışamadık )
En son Silkar İlköğretim okulundaydık perşembe günü ve oradan Fethiye Kültür Merkezine gittik imza günü için..

Soldan sağa..İnci Aral,Zeynep Oral Sevim Ak. Kitaplarımı imzalattım ve Sevim Hanıma veda ettim çünkü cuma günü 1 mayıs ve tatil olduğundan program değişmişti..Benimde Dalaman ve Dalyan da işim olduğundan cuma günkü Kayaköy toplu söyleşiye katılamadım (Ölüdeniz Belediyesi organize etti.)

Eksiklikler tabii ki vardı ama onları buralarda görmek ayrı bir keyifti.Umarım tekrar görüşürüz :)
Fotoğrafta İnci Aral bana ve Çağıl'a kitap imzalarken..Zeynep Hanımla daha önce de tanışmıştık sanırım festivalde..Yine de kitap imzalattım kendisine ve en son Sevim Hanım 'dan imza aldım..Çıkar ayak Behiç Ak geldi onun da çocuk kitabını Atahan için imzalattım :)

Cuma, Mayıs 01, 2009

Pazar günü..


Aksazlar -Fethiye
Geçtiğimiz pazar önce Çalış Karnavalının son 2. el satışına (car boot) gittik, ne yazık ki vakit darlığından resimler tam ters sıraya geldi ve düzeltemedim..İsteyen aşağıdan yukarıya çıksın resimlere bakarak..

Çok kalabalıktı ve tam 120 stand vardı. Bu pazar Çalış Karnavalı yararına yapılıyor ve girişte stand başına 10 ytl ödüyorsunuz..İsterseniz yanınızda masa getiriyorsunuz ona para ödemiyorsunuz..İsterseniz sizin için masa ve sandalye veriyoruz 10 lira + 2.500 ytl ödüyorsunuz..Orada satış yapıyorsunuz ..Evinizden getirdiğiniz 2. el ya da hiç kullanılmamış üründe olabilir,diyelim ki aldığınız bir objeyi daha sonra beğenmediniz, kullanmadınız ya da çok seviyorsunuz ama verecek birini bulamadınız..İşte bu ürünleri alıp orada satıyorsunuz ama 1-2-3 lira ya da 5-10 lira gibi ücretlere..Böylece hem elinizden çıkarmış oluyorsunuz hem de başkalarının işine yarayan ürünleri bir şekilde onlara çok ucuza vermiş oluyorsunuz.. (Kazandığınız paralar size kalıyor.)

Bazen piyasa da bulamadığınız eski ama çok sevdiğiniz bir eşyanın bir parçası olabiliyor bunlar,bazen de benim gibi likör bardaklarına takabiliyorsunuz :) Bu arada likör bardakları evde şu an görüntüleyemedim.. Onlar başka sefere artık..

Bu pazarlardan toplanan paralarla Çalış karnavalı yapılıyor..En sonunda da toplanan bütün parayla bu sene için Çalış Kuş Cennetine ve ihtiyacı olan çocukların eğitimine harcanmasına karar verildi.. (komite üyesiyim de )

Ne yazık ki bu sene 2. el satışların sonuncusuydu ve mayısın 17 sinde el sanatları pazarı (yeni ve el emeği ile yapılan ürünlerin satışı-daha çok bu tarz işleri evde yapıp para kazananlar için) ve 23 mayısta da çalış şenliğini yapıp bu seneyi bitiriyoruz. .

O gün önce Çalış 2. el pazarına gittik sonra da Aksazlar Koyunda pikniğe.. O gün Ares 'in ilk defa denizle tanıştığı gün oldu ayrıca..

Mangal resimlerini koyup koymamakta tereddüt ettim aslında..

ama bu resimleri koymadan da piknik havamızı, nasıl keyif aldığımızı, muhabbeti, 2 şişe rakı içtiğimizi ,manzaraları nasıl anlatırdım bilemiyorum :)
Pikniğe Pera'nın sahipleri ve diğer arkadaşlarımız Ahmetbey'lerle gittik..Arada sanat müziği nağmeleri de geçtik ama az..
Çağıl önce derse gitti,sonra bir ara ben onu alıp geldim,böylece beşten sonra bile devam ettik muhabbete.. Zaten son resimler havanın karardığı sattlere denk geliyor :) Her iki halini de koydum.
Mangalcılar görevde :)
Aksazlar Fethiye'ye en yakın Samanlık Koylarından.. Biz Çocuk Gibi ile de bu koyda buluşmuştuk .. (Hatırlıyorsun değil mi..? :))

Oturduğumuz masadan koyun ve karşıdan Fethiye görüntüsü..

Giriş ücretli,eğer restauranta giriyorsanız ücret ödemiyorsunuz..

Çağıl gelince Ares'i alıştıra alıştıra denize sokmaya götürdük.. Oyunla denizden korkmamasını sağlayarak tam olarak değilse bile ilk deniz keyfini yaptı Ares.Sanırım sevdi ama biraz da korktu sudan..


Giriş biraz sığ olduğundan biz tahta parçası attık o aldı ,ondan başkada denize giren yoktu aslında..Yoksa kalabalık yerlerde diğer insanları rahatsız edecek şekilde davranmıyoruz genelde..Biz sessiz ve sakin yerleri tercih ediyoruz o zaman denize girmek için..

Akşam olup insanlar gittiğinde..

Güneş tepenin arkasına sakladığında böyle bir görüntü kalıyor işte..

Şimdi de 2. el satıştan aldıklarım.. ahşap oyuncaklar, bir torba böyle ev ve çit, şehir kurmak için değişik parçalar.. Ben çocukken bunlardan çok daha hoş ve güzel ahşap oyuncaklarım vardı.Bunları görünce aklıma geldi,çok severdim onlarla oynamayı.. Kendime aldım :)
Bu araya karışmış ama bunu Antalya'dan mudo concept'ten aldım.. Deeppo'dan.Mudo indirime girmişti, 9.500 lira. Posta kutusu.

Çocukluğum bunları okumakla geçti :)) Her türünü okudum.Arıyordum Çağıl' da görsün diye, Çalıştan aldım..
En çok Kızılmaske ve Mandrake'yi severdim :)

Bunları da bir arkadaşın standından aldım..Klasik olanları kütüphanemde olsun diye alıyorum :)

Bu çantalar kumaştan ve etiketi üzerindeydi..2 tane aldım, birini ya anneme ya Burcuya vereceğim :) Hangisi isterse.. Tanesi 3 lira.

Bu çanta daha büyük ve sarı, ben maviciyim ama karar veremedim hangisini alayım..

Şimdi bu tablo gibi duran şey belden büzgülü ,yanlardan dikişi var böyle durduğunda bir şeye benzemiyor ama giydiğinizde üzerinizde çok güzel duruyor,hatta kilolu hanımlar için süper bir elbise bence..Bunu kendime aldım,bordolusunu da anneme.. Plaj için ya da akşamüstü denizden geldiğinizde giymek için süper bir elbise..Tanesi 5 lira. (yine etiketi üzerindeydi)

Bu yeşil yarı değerli taş takımı yüzüğüyle beraber aldım..Bizim geleneksel takıcımız oldu zaten, arada geliyor İzmirden :)) ama çok zevkli ve kendi yaptığı ürünleri var.Genelde bu tarz etkinliklerde tezgah açıyor Hüseyin Bey..


Ben bu tarz taş kolyelere bayılıyorum.Bende turkuaz ve koyu mavisi olduğundan almadım ama bir daha ki sefere ya yeşili ya da kahveli alaca renkliyi alacağım..


Birde bunların tarzlarına bayıldım..İpek kumaşla hazırlanmış , uçları yarı değerli taşlardan.. İncili çok değişik geldi ,bana kalsa inciliyi, sağdaki kırmızıyı ve soldaki yeşil ve kahveyi alırdım ,kendimi tuttum :))

Tabii ki bu iki parmaklı yüzüğü (soldaki) ve diğer tüm yüzükleri denedim :)) Çok güzeller :)

Bu sefer standlar çok kalabalıktı ve deniz kıyısına kadar taştı..Normalde Aymes Otelin yanındaki otoparkta oluyor pazar yeri..

Beyaz araba benimki değil, benim ki aksesuarlısı :))

İngilizlerin masalarından..


Pazar yeri..

Bu şalı çok becerikli bir hanım yapıyor,genelde her pazara katılır..

İngilizler bu tarz ürünleri evde yapıp buralarda satıyorlar..

Fatoş'un üzerindeki örnek olsun diye çektim,çok hoş bir model..
... ...
Bugün Dalaman ve Dalyan tarafına gideceğim.Şimdi yola çıkıyorum.. Yunus Nadi etkinlikleri devam ediyor bugün son gün ama benimle ilgili bir durum yok,son gezi Kayaköy'de ama benim bugün işle ilgili gitmem lazım oralara..
Bir sonraki yazı Yunus Nadi günleri ile ilgili olacak.