Perşembe, Eylül 27, 2012

etkinlik zamanı



FESTİVAL PROGRAMI

1. GÜN: 4 Ekim 2012

10:00 - 17:00 Emre Elivar'la Piyano Atölyesi *

14:00 Benyamin Sönmez Anıt Mezar Ziyareti

16:00 Benyamin Sönmez Fotoğraf ve Resim Sergisinin açılışı (FKM) 

18:00-19:00 Üç farklı noktada eş zamanlı Gün Batımı Konserleri 

-Çalış Plajı Seyir Terası

- Ölüdeniz Belcekız Plajı

-Fethiye Evi önü

20.30 Anadolu Filarmoni Orkestrası Açılış Konseri

2. GÜN: 5 Ekim 2012

10:00 - 17:00 Emre Elivar'la Piyano Atölyesi *

18:00-19:00 Üç farklı noktada eş zamanlı Gün Batımı Konserleri 

-Çalış Plajı Seyir Terası

- Ölüdeniz Belcekız Plajı

- Fethiye Evi önü



20.30 "Viyolonsel Resitali " FKM

Viyolonsel: Yusuf Çelik

Piyano: Gulmira Tokombaeva

-ara-

Viol'aria

"Oda Müziği Konseri"

Piyano

Viyolonsel

Soprano

Gitar

3. GÜN: 6 Ekim 2012

10:00 - 17:00 Emre Elivar'la Piyano Atölyesi *

18:00-19:00 Üç farklı noktada eş zamanlı Gün Batımı Konserleri 

-Çalış Plajı Seyir Terası

- Ölüdeniz Belcekız Plajı

- Fethiye Evi önü

20.30 Antalya Devlet Senfoni Orkestrası Kapanış Konseri

Solist, Natalia Gutman -Viyolonsel



Bütün etkinlikler ücretsizdir.



Not:Konser programları en kısa sürede burada açıklanacaktır.

Festival komitesi her türlü programda değişiklik yapma hakkına sahiptir

* Piyano Atölyesi ile ilgili iletişim için;

Mehmet Sönmez 0 505 8153755 

Bu akşam bu bölgede yaşayan yabancıların desteklediği FETAV etkinliği.. 27 eylül saat: 19.30 



Fethiye Mimarlar  Odasının mübadele konulu sergi etkinliği  28 eylül cuma saat 18.00


Fethiye bu zamanlarda etkinlik anlamında oldukça yoğun geçiyor, geçecek.Ucundan kıyısından elimden geldiğince kimseyi çevirmeden etkinliklere destek vermeye çalışıyorum.Yeni yazıyı hazırlıyorum ama bu aralar çok çalışıyoruz.

Çarşamba, Eylül 19, 2012

Kim o, deme boşuna, Benim, ben.. Öyle bir ben ki gelen kapına,baştan başa sen! *

Çok güzel bir Altınoluk-Kazdağları gezisi geçirdik.Geçirdik diyorum çünkü geziye Mutfakcamı Burcu,Atahan, Hamarat Kontes ve ben gittik.Babam son dakika nasılsa berabersiniz ben gelmeyeyim diye bize katılmadı.
Bugün yağmurda İstanbulda, akşamüstü ise Büyükçekmece sahildeydim. Kısmetse yarın ve öbür gün Demirköy ve Lüleburgaza gideceğiz, cuma dönüş günü. En kısa zamanda müthiş Kazdağları gezimizi yazmak istiyorum.
Ben gelene kadar siz buralarda oyalanabilirsiniz...

http://fincandakimucize.blogspot.com/2012/09/sabah-sabah.html   


Resim : Eceabat-Çanakkale
Başlık* Özdemir Asaf.  


Çarşamba, Eylül 12, 2012

Kal dersem kal,git dersem gitme*

Buraları hala çok sıcak, İstanbul nasıl bilmiyorum ama bu hafta  izne çıkan Mutfakcamı Burcu ile buluşmaya,gezmeye,yukarıdaki resmini gördüğünüz güzellikler ülkesi  Demirköy'e gitmeye ve en önemlisi Annem ve Babam'la beraber Kaz Dağları için yapılması planlanan Büyükçekmece Çevre Derneğinin de katılacağı büyük basın açıklamasına katılmak için bu akşam yola çıkıyorum.

14 Eylül saat 10.00  "Kaz Dağlarına sahip çıkalım" basın açıklaması -  Çanakkale
15 eylül saat 17.00   Altın Oluk meydanında GÜMCED ve  sivil toplum örgütleriyle ortak basın açıklaması .

Yani 3 gün annemlerle Asos,Çanakkale, Altınoluk,Adatepe - Kaz Dağları gezisindeyim-kısmetse-
sonra İstanbul ve ver elini Trakya :))

Resim : Demirköy- Kırklareli
* Başlık:  Özdemir Asaf

Pazar, Eylül 09, 2012

O bayrak çekilecek, demiştik.


Bayrağımı balkonuma astım, İzmir'in kurtuluşunu buradan  kutluyoruz :))  


İzmir’in dağlarında çiçekler açar
Altın güneş orda sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Adın yazılacak mücevher taşa
İzmir’in dağlarında oturdum kaldım
Şehit olanları deftere yazdım
Öksüz yavruları bağrıma bastım
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Adın yazılacak mücevher taşa

 İzmir marşı söylenmeden bu devir bitmez.

Atatürk'ün İzmir'e girişi,ilk kez yayınlanan görüntüler...

Cumartesi, Eylül 08, 2012

Bazen, sadece haddinden fazla özlersin*


Burcu bugün yeni yazı yazmış, yazıda Ederlezi şarkısıyla birkaç sabahtır uyandığını yazıyor, bende çok severim.Onu dinlerken babamı düşündüm.Bugün babamın doğum günü, insan babası için ne yazabilir ki..? Ne yazsa onunla ödeşebilir..? Yaptıkları için zaten ödeşemez de, en azından benim için neler ifade ettiğini biraz olsun anlatabilirsem mutlu olacağım.

Annem sık sık babana benziyorsun der -bazı huyların  demek istiyor- fiziken olmasa da ben kendimi her yönden ortaya karışık olarak tanımlıyorum ve bazen benzediğimi düşünüyorum.En azından bazen onun konuşurken cümleyi yarım bırakıp devamını yavaş getirmesi, benim içimden tamamlamam ve doğru çıkması bile bunun örneğidir.

Bu sabah aradım onu telefonundan,yoldalar Kumbağ' a gidiyorlarmış, konuşamadık ,sadece kutladım ama biliyorum ki benim yazdığım her satırı okur, bu yüzden onun için yazıyorum bu satırları ve temmuzda görüşmemize rağmen onu çok özledim.-Anne seni de çok özledim ama bugün babamın doğum günü,o yüzden yazı onun için -  :))

Uzun senelerdir ayrı yaşıyoruz, on iki senedir uzaklardayım, tarih olarak 8 eylüllerde ona yakın olmak isterim genelde, yani bu zamanlarda yanında olmak.Her zaman olmuyor ama benim için önemli, son zamanlarda gidip yaş günü hediyesi olarak ben geldim diyorum :))

O' nun yüzünden...

Küçükken bana anlattığı Mişon'lu  masallar yüzünden hayalperest olduğumu, küçük yaşta bir kütüphanem ve bir sürü kitabım olduğunu, bana okumayı sevdirdiğini, çok küçüklüğümden beri bana Klasik siyah-beyaz filmleri izlettiğini, beni sanata ittiğini, spora yönlendirdiğini, beraber Michael Jackson kaseti dinlediğimizi, geceleri dışarı çıkınca sapıtmamak gerektiğini,içki içmenin adabını, mantıklı açıklaması olduğu sürece insanları dinlemeyi, büyüklere akıl danışmayı, küçükleri  kollamayı, Uzunbey'i anlamayı, politika konuşmayı, ilk pastahane randevularımı onunla yapmayı, sinemaya gitmeyi, İstanbul'u gezmeyi ,anneme söylediğin kantoları, ilk dans derslerini,  dört yaşımda ilk restleşmeyi, okeyi, satrancı, ilk Türk Kahvesi muhabbetlerini, ilk hayat derslerimi ve daha bir çok şeyi.. En önemlilerinden birini unutuyordum aslında ,insanın çocuğunu anlamasını... hala uzakta olsan bile çocuğuna dedelik yapmasını, evini açmasını, bunları onun sayesinde çocuğununda en az senin kadar şanslı bir şekilde yaşayabilme şansını yakaladığı için hayata teşekkür ediyorum.

Ve Babam olduğun için...Bana sadece bu güven duygusunu yaşattığın için........
Teşekkür ederim. İyi ki doğdun, İyi ki varsın...... Seni çok seviyorum.

Günün şarkısı .... Senin sevdiğin bu şarkı Annemle ikiniz için,  film görüntüleri  hepimize armağan olsun  :))

Başlık ve resim internetten.

Cuma, Eylül 07, 2012

Kısaca

                                                                 

Dünyanın en pahalı benzinini al ,  dünyanın en pahalı etini ye   ama dünyanın en ucuz hayatını yaşa! 

Metin Üstündağ

Gündemden son yazılar 1 


Gündemden son yazılar 2

kral çıplak


Perşembe, Eylül 06, 2012

Pazartesi, Eylül 03, 2012

Duvarları ancak çarpınca görenin...

On şehit daha.. Nereye kadar..?  Biri Köyceğizden, içim eridi, 23 yaşında mimar..  Ekşi sözlükte yorumlar var, bende aynen katılıyorum...

Cumartesi, Eylül 01, 2012

"Ve bazen hayattır sevmek, birini çok uzaktayken bile yüreğinde taşıyabilmek*

Kaya köye haftada bir kez gidiyoruz herhalde.Bazen iş, bazen de gezme amaçlı.Orayı seviyorum.Çalış'tan sonra en sevdiğim yer.Çağıl yarın gidecek,- bugün gitti- bu son haftayı hep beraber geçirdik,işe gitmedim, onun işlerini hallettik, beraber takıldık.Son günlerde de Uzunbey bizi bazen kahvaltıya bazen yemeğe götürdü.Bu akşam nefis bir lazanya ile finali yaptık.Ben yaptım tabii ki. Çağıl'ın gelipte benim yapmadığım bir zaman olamaz  zaten.Perşembe sabahı İzela restaurantta kahvaltıya gittik, Kayaköyde gözlemeli kahvaltı meşhur birde köy kahvaltısı ama biz İzelanın kahvaltısını da çok beğeniyoruz.Hele bir pancarlı tahini var,kaç oldu fotoğraf çekemiyorum.Daha öncede Jazibeye gitmiştik akşam yemeğine, aşağıdaki fotoğraflar oradan.


Yemeklerden önce gelen mezeler..
Uzunbey ve ben mantar soslu  biftek ,
Çağıl kuzu incik istedi.İkimizinde gözü bu tabakta kaldı, ben Türk usulü çok pişmiş sevdiğim etimi orta pişmiş yedim.Bir boğa'ya asla yemekle ilgili hem de açken karışmamalı insan.Bu biftek çiğ yenir zamazingosundan ise nefret ederim.Allahtan orta geldi, yoksa bir daha gitmem ben etimi istemediğim gibi getiren yere.Neyse biz son zamanlarda favorimiz olan Kabak'a geçelim.

Olive Garden bizim kaçış yerimiz oldu,sık sık güzel yemek isteyince gidiyoruz.Ortam sakin,gelenler belli bir düzey üstü, eli kitaplı her yaştan yürüyüş yapan tipler yani, mekan keyifli,manzara süper. Bize soranlara sık sık tavsiye ediyoruz.
Tavuk sarma
güveç

Benim sevdiklerimden asma yaprağında tavuk

 güveçte köfte
Türk kahvesi :))
çay içmeden dönmem :))

havuz yanında mısır tarlası gibi sevdiğim kısımları mevcut. http://www.olivegardenkabak.com/

Bu lokumlarda Gülce kızdan :))
Ramazanda bir akşam iftara gittik, ben onunla oynadım annesi sofra hazırladı.
Ayrıca Fethiyede olmayan tatlılarımızdan sütlü nuriye de yapmıştı... Güzeldi.

Ares bu aralar çok havalı.çünkü ona fular taktık.Çok yakışıklı oldu :)

Bu da Fatoş'un havalı butik çantası. Karma'dan aldı,ben görüntüledim.

Bayramda karavan keyfimizden.
Evde kahve keyfi.
Huzur Sofrası- Yanıklar Kahvaltıya gittik, tavsiye ederim.Yeni açıldı.
Köşklerde oturmanın kötü yanı Ares'te bizimle oturmak istiyor,normalde kediler otursa kimse bir şey demez ama benim haftada bir banyoda yıkanan oğlumu Uzunbey köşkte oturtmuyor.O da çaresiz kapıda bekliyor.
Kahvaltı mekanı ama aynı zamanda balık restaurantı Huzur Sofrası.


Burası Kayaköy Antik. Bir çay molasından görüntüler.
Burası da bir akşam yemeği görüntüsü, 22 ağustosta 22. senemize arkadaşlarımız ve çocuğumuzla girdik.Dondurmalı baklavalar ikramdan...
Cinbal buraların en tanınan ve belkide kalitesini en iyi koruyan yerlerinden biri.
Kendi ellerimle topladığım Frenk İnciri :)) En olmuşundan.Çok severim.
Akşam güneşi vuran evleri sevdim hep...
Ares balkonda.
Fularlı yakışıklı...
Balkon camı.
Cafe Matisse de kahve keyfi,Fatoşla yaptığımız bir kaçamaktan.
Bu da Rana'nın güzel yemeklerinden... Rana her ne kadar takı- doğal taş dükkanı işletsede onun yaptığı güzel yemekleri için hemen herkes öğlende bir kere uğrar,olmadı akşamüstü uğrar, gelen ne yemek var diyecek kadar da Rana tarafından şımartılmıştır. :)) Az bile anlattım.Hem güzel hem de güzel yemek yapan kadınları çok seviyorum. Beni merak ediyorsanız söyleyeyim, ben ancak keyfim yerinde olursa güzel yemek yaparım.Bu aralar keyfim yok ama akşamki lazanya güzel olmuş dediler, bu bir istisna.

Diğer yazı bir ev gezmesi yazısı olacak..Yeşillikler içinde ,sessiz ,sakin ama keyifli... Bu arada sizi Berceste'nin güzel yazısıyla başbaşa bırakıyorum.

Ve ,
Oğlum İstanbulda, burası bomboş... - Hala alışamadım-


* Başlık: Özdemir Asaf