şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Şubat 29, 2016

Ayışığında oturuyorduk, bileğinden öptüm seni...



Evet , Fethiye'deyim ve yoğun bir gündem geçiriyorum.Zaman kazanmak için de güzel bir yazı paylaşmak istedim.Ben fotoğrafları hazırlayana kadar şimdilik bununla idare etmek zorundasınız :)



Tomris Uyar - Cemal Süreya Aşkı ; Şahsiyet Rötarı - 1963

Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Edip Cansever’in unutulmaz aşkı olan Tomris Uyar, bu üç şairi de ayrı ayrı etkilemiş, onlara ilham kaynağı olmuştu. Tomris, Turgut Uyar’dan ayrıldıktan sonra Cemal Süreya ile 3 yıllık tutkulu aşk yaşadı. Bu sürede birçok şiir ve şevhet dolu eser ortaya çıktı. Onlardan biri de ‘Şahsiyet Rötarı’ydı. Olay şu şekilde anlatılır;

“Her akşam işten çıkıp şıp diye eve damlıyordu Cemal Süreya. Bir gün Tomris Uyar, “Biraz gez dolaş, arkadaşlarınla falan buluş’ dedi. Ertesi gün geç geldi Cemal Süreya, daha ertesi gün de, hep geç geldi. Bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan Tomris, apartmanın girişinde oturan Cemal’i gördü ve gerçek ortaya çıktı. Her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup ‘gecikiyordu’ Cemal Süreya… Tomris Uyar tarafından durumun adı derhal kondu: Şahsiyet Rötarı…”

Elbette Cemal Süreya’nın bu duruma tepkisi gecikmedi ve o efsane ‘Sayım’ şiiri ortaya çıktı;

Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni
Sonra ayakta öptüm
Dudağından seni

Kapı aralığında öptüm
Soluğundan seni
Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni
Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni

En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni

Perşembe, Mart 20, 2014

Hepsini biliyorum, hepsi aklımda Hepsi de hiç kımıldamayan bir duman gibi havada.*

İstanbul'dayım hala. İnternette gezinirken bu resme rastladım bir sayfada.Bu resim beni Edip Cansever'e götürdü bu gece :)

-Sanki hiçbir şey uyaramaz içimizdeki sessizliği, ne söz, ne kelime, ne hiçbir sey.

-Kısa bir gülümseme yürüdü dudaklarından. Benim dudaklarıma da geçti...

-Tek ihtiyacım neydi biliyor musun? Bir papatya yaprağı daha.

-ve mutluluk bir kibrit çöpü. Artık ne kadar yanarsa....

-Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış, sözler ve şarkılar içindeyim.

-Öyle bi çık ki karşıma Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi'' hissedeyim seni .

-Değilsek de yakın, birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün...

-İnsanın insandan başka dayanağı yok. Yalnızlık bile, başka insanların varlığı bilindikçe bir anlama kavuşuyor.

-Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde ; oysaki seninle güzel olmak var...

-Ne çıkar siz bizi anlamasanız da.

-Elbette bir ustalıktır bizim sevgimiz.Mutlu bir yolcu gibi yol kenarlarındakilere el eden.

Cuma, Ocak 18, 2013

Ruj ve Duman

Kitap sevenler haberiniz olsun, kitaplık resimlerimizin yayımlandığı , yeni kitapların ve yazarların tanıtıldığı Kitaplık Kurdu açıldı... Benim ilk gönderim de yayımlandı. TIK


Aynı atmosfere değen iki çift burun deliğinden ibaretiz seninle.
Aynı anda aynı şarkıyı dinlemişliğimiz, aynı anda aynı şarkıyı dinlerken birbirimize küfretmişliğimiz vardır belki.
Belki de ikimiz de hiç bu kadar sevilmemişizdir, bu yüzden saçmalamış "seni artık sevmiyorum" demişizdir birbirimize, sonuçta her şey insanoğlu için.
Neyse sevgilim, benim için kendine uzun uzun bak şimdi aynada.
Şu an aynı anda yapamayacağımız tek şey bu çünkü.
Kendine iyi bak benim yerime ve şunu söyle lütfen aynadaki surete;
"Bir sigara müddeti daha kalsaydım keşke, sonra bir başka sigara daha, hatta birkaç sigara daha...
Elbette 'gitme' derdi bana, seven adam 'git' diyemez ki çünkü."

Oğuz Bal


Ruj ve Duman/Oğuz Bal
Kavim Yay./2011, 3. bası/120 sayfa
Şiir