aşk şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Temmuz 11, 2017

"O, tam da benim yazmak istediğim bir şiirdi" *


diyelim ki sessiz gecede poyraz
sis çökmüş o heybetli dağlara
yurdun da kar altında, gözlerin gök-
yüzünde bir dolunay

diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini
seslere çarpmış sesin
ama ulaşmamış nefesin

diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik
bu hayat seni bir oyuncak sanıyor

diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
yasak, yarın yasak, düş yasak sana

diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında
bir çay bile ısmarlamıyor hayat!

diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık
sis çökmüş güvendiğin dağlara...

kederli bir süvari ol
orda! sen orda
bırakma atını mahmuzlamaktan

bıkma bu puştlar panayırında
berrak nehirler aramaktan!

yaslı bir kışa rehin düşse de günler
kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerin yağmuruyla ıslansın

(o tomurcuklar ki bahçedir bir gün insanlığa güllerden
hep ilenç mi?
sevinçler de devşirmeli bu ayaz mevsimlerden!)

çünkü her insan bir limandır baş ucunda tekneler
çünkü herkesin hüznü kocaman, aşkları dalgın

kimi kesik, kanıyor şah damarından
kimi bozgunda yetim dervişan
kimi aşklarıyla, düşleriyle perişan

(yamalı yerlerinde
kanıyor hayat
tutunduğun yerlerinden
soluyor hayat...)

bu yüzden salıver düşlerini kendi uğruna yansın
salıver düşlerini ateşlere abansın!

tutunduğun yerlerinden solarken hayat
bıkma atını mahmuzlamaktan

bıkma sendeki insan için
derin uçurumlar arşınlamaktan...

yaslı bir kışa rehin düşse de günler
bir gün rüzgar esecektir suların serinliğinden
bir gün kırlangıçlar da geçecektir göğün genişliğinden

yaslı bir kışa rehin düşse de günler kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın

çünkü senin de bir ütopyan varsa,
i n s a n s ı n...

Yılmaz Odabaşı

Başlık: #şiirsokakta

Pazartesi, Şubat 29, 2016

Ayışığında oturuyorduk, bileğinden öptüm seni...



Evet , Fethiye'deyim ve yoğun bir gündem geçiriyorum.Zaman kazanmak için de güzel bir yazı paylaşmak istedim.Ben fotoğrafları hazırlayana kadar şimdilik bununla idare etmek zorundasınız :)



Tomris Uyar - Cemal Süreya Aşkı ; Şahsiyet Rötarı - 1963

Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Edip Cansever’in unutulmaz aşkı olan Tomris Uyar, bu üç şairi de ayrı ayrı etkilemiş, onlara ilham kaynağı olmuştu. Tomris, Turgut Uyar’dan ayrıldıktan sonra Cemal Süreya ile 3 yıllık tutkulu aşk yaşadı. Bu sürede birçok şiir ve şevhet dolu eser ortaya çıktı. Onlardan biri de ‘Şahsiyet Rötarı’ydı. Olay şu şekilde anlatılır;

“Her akşam işten çıkıp şıp diye eve damlıyordu Cemal Süreya. Bir gün Tomris Uyar, “Biraz gez dolaş, arkadaşlarınla falan buluş’ dedi. Ertesi gün geç geldi Cemal Süreya, daha ertesi gün de, hep geç geldi. Bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan Tomris, apartmanın girişinde oturan Cemal’i gördü ve gerçek ortaya çıktı. Her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup ‘gecikiyordu’ Cemal Süreya… Tomris Uyar tarafından durumun adı derhal kondu: Şahsiyet Rötarı…”

Elbette Cemal Süreya’nın bu duruma tepkisi gecikmedi ve o efsane ‘Sayım’ şiiri ortaya çıktı;

Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni
Sonra ayakta öptüm
Dudağından seni

Kapı aralığında öptüm
Soluğundan seni
Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni
Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni

En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni