deepo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deepo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Kasım 09, 2009

Karanlıklar içinden gün doğar ya aniden..

Biz pazar günü geceden verdiğimiz kararla Uzunbey'le Antalya'ya alışverişe gittik. Çağıl zaten dershanede olduğundan Ares için de bir ayarlama yapamadığımız için onu da götürdük.

Herhalde Antalya'nin en sevdiğim yeri burasıdır :) Kim düşünmüşse iyi düşünmüş..

Sabah Çağıl' la çıktık, onu dershaneye bıraktık ve yola koyulduk.Yol yaklaşık 2.5 saat sürüyor, bir ara yolda mola verip Ares'i dolaştırdık Korkuteli' ne gelmeden.. Koşturdu, gezdi, bizimle oynadı. Sonra yine yola devam ettik. Sabah sabah bütün uyku sersemi şöförler önümüze çıktı. Buralarda araba kullananlar şerit değiştirmeyi pek bilmediğinden direk önünüze kırıyorlar, sağ şeritte gidiyoruz önleri de bomboş.. Gidene kadar tam 3 kaza atlattık.(İkisi Fethiye'de birisi çevre yolundaydı..) Bence ehliyeti olanları boş yolda değilde bir kere İstanbul gibi şehir trafiğinde bir kere de uzun yolda sınamaları lazım. Herhalde yarısı ehliyetleri bırakıp gider. Antalya'da ise bir tane 34 plakalı Uzunbey'i çıldırttı :)) Ben kızıyorum diye kötü küfür etmedi ama biraz sert konuştu.. Ne biliyorsun İstanbullu olduğunu dedim ona, belki bu bölgeden, plakası İstanbul.. (İstanbullu ya kendisi de kızıyorum ona trafikte istanbullulara kızınca) Hem o kadar kötü trafikte kullanınca buralarda gezintiye çıkmış gibi oluyor bunlar dedim. Sanki eski günleri hiç yaşamamış gibi..Tabii 10 dakikada eve gidince eski günleri unutuyor insan burada. Gerçekten 10 dakikada eve gidebiliyoruz biz. Neyse bir yol sormayla deepo ya gittik.



Giderken değil ama dönüşte Şafak Dinlenme Tesislerine uğradık. Karnımız tok olduğundan sadece çay keyfi yaptık ama ikimizde kavurma yemek için acıkmayı istemiştik aslında arabada konuşurken :) Geç öğle yemeği yiyince acıkmadık.
Facebooktaki sayfalarında benim bloğa link vermişler, onları yazmıştım Davraz gezisinde.. Bu yüzden Uzunbey bana seninkiler deyip durdu.

Biz dün sadece Deepo 'ya gittik. Koçtaş'a gitmedik, zaten Beylikdüzünde yeni bir Koçtaş açılmış ve ben gezmeyi sevdiğimden yapı marketleri İstanbul'a gittiğimde gezerim diye girmedik, Deepo' da da çok yorulduğumuzdan akşamüstü döndük. Otoparkta arabada bıraktığımız Ares'i arada çıkıp gezdirip, su verip tekrar alışverişe döndüğümüzden yorulduk. Uzunbey ve Çağıl için alışveriş yaptık, ben kendime bir kaç şey aldım sadece.. Kim demiş sadece kadınlarla alışveriş zordur diye,Uzunbey erkekler konusunda bence iyi bir örnek..Benim beğendiklerimi o beğenmez, onun beğendiklerini ben beğenmem ama dün hiç problem çıkmadan alışveriş yaptık biz :)) Genelde ortak beğendiklerimizi aldık diyebilirim,bir tek kotlarda zorlandık. O Çağıl içinde alışveriş yaptı. Çağıl boyda ve kiloda Uzunbey'i yakaladığından fazla zorlanmadık, aldıklarını da beğendi.Benim aldıklarımı beğenmedi sanırım .. Ben reklam kollu kazakları çok severim ve geniş omuzlara yakıştığını düşünürüm.Çağıl' a gömlek üstüne giyebileceği spor bej bir kazak aldım, akşam dalga geçti benle biraz ama sanırım giyecek, giymezsen giyme dedim ama aslında tabii ki önemsiyorum giymesini.. Birde süveter aldım kahverengi.Diğerlerini babası seçti.


Alışveriş güzeldi,yemek yedik beraber ve döndük.Dönüşte Ares sorunsuz arabada durdu diye onu Antalya çıkışında piknik yapılan ağaçlık yerler var orada gezdirelim dedik, hem de sanki hava yavaş yavaş kapatıyordu,yağmura yakalanırsak gezdiremeyiz diye orada ağaçların altına arabayla girip olabildiğince yoldan uzaklaşıp çünkü Ares arabalara karşı hiç korumalı davranamıyor, ev köpeği ya arabalardan kaçmayı bilmiyor, sanırım bende hiç öğretemedim.Bu konuda önerilerinize açığım. Şehir içinde hep bağladığımızdan açtığımızda da yakalamak zor oluyor ve eğer araba görürse kaçmıyor, hatta gidip önüne dikiliyor. Neyse yeterince uzaklaşıp açtık kapıyı, dışarıda koşturduk, yürüdü, gezdi, su içti. Bu sefer kapıyı açıyoruz içeri girmiyor :) Yani girmek istemiyor.. Zamanımız vardı ama onu biraz daha oynatıp arabaya bindik. Resimdeki mantar dünkü orman altı gezimizden. Sanırım millet mantara çıktı çünkü bunu çok alakasız bir yerde gördüm, düşürmüşler yola.Cinsini ve zehirli olup olmadığını bilemiyorum,adını da.

Ares bana poz verirken .. Antalya.


Deepo- Antalya. Çok geç kalmadan döndüğümüz iyi olmuş aslında. Biz Korkuteline varmadan hava öyle bir karardı ki saat beş civarı gece dokuz havası gibiydi..

Cumartesi günü bir kahvaltıdan bahsetmiştim, rahatsızlanan bir öğretim görevlisine tekerlekli iskemle alabilmek adına bir yardım kahvaltısıydı.. Kalepark'ta yapıldı.Saat 10.00 da buluştuk Berna ile. Çok kalabalıktı ve güzel bir kahvaltıydı. Yedi sekiz dernek birleşip toplantı yapılmıştı desteklemek için.


Alınan sandalye bu ve okul büyük bir kısmını zaten karşılamış.


Kalepark çok güzel Fethiye manzaralı bir yer. Aslında daha önce de gitmiştim ama fotoğraf çekememiştim.



Ben Fethiye Ressamlar Derneğinden arkadaşlarla oturdum.Berna da onlardan olduğundan beraber oturduk. Sağdaki boş yer benim koltuğum..Bir ara hava o kadar sıcaktı ki üstümdeki triko hırkayı çıkarıp kısa kollu güneşlendim. Nefis bir güneş vardı.



Geriye giderek yazıyorum çünkü resimleri o şekilde yükledim. Bu güzel kız Misket,

Back to Black'in köpeği.. Biz çarşamba günü cuma günü için sözleşince cuma sabah ona gittim. Oturduk, ona kaktüs götürmüştüm ve beraber kahvaltı ettik.


Misket çok tatlı ve uslu bir köpek, Black öyle demese de öyle bence.


Bu güzel şey de Kömür.. O da çok usluydu ben orada olduğum zamanlarda :)


Çarşamba günkü 2. el pazarının girişi..Üstü kapalı olduğundan hava kapalı olsa bile endişelenmiyorsunuz.. Nitekim hava süper değildi ama pazar kalabalıktı.


Kumaş boyamalar..

İşlemeler..


Şallar ..



Birde bu değişik ve hoş geldi, aslında beş-altı resim daha vardı ama bir şekilde kaybolmuş. Tekrar yüklemeye çalışmadan geçiyorum.

İzini bulamadığım bir şey var kafamda.. Yani düşündüğüm yerde yok sanki.. Bir türlü yerine oturtamıyorum. Uzun zamandır böyle değil ama o düşünce beni rahatsız ediyor işte. Nerede olduğunu bilmediğim her şey için geçerli bu , bazen bir eşya, bazen davranış.Yani beklediğim davranış olmazsa bu beni rahatsız ediyor. Kendimi rahat hissedemiyorum. Herşey yerinde ve benim alıştığım durumda olmalı. Ne kadar zor bir durum bu anlatamam.Kaybetmek kadar beni rahatsız eden hiçbir şey yok ..

Not: Antalya'daki dostlar için güzel bir etkinlik..

Beethoven Gecesi /Beethoven Night
Sanat Yönertmeni/Art Director: Fazıl Say - Yapım/Organization : Kadir Dursun/ Forte Production
Yer:Antalya Kültür Merkezi
Tarih:09 Kasım 2009 Pazartesi 20:00

.... ..... .....

Günün şarkısı.. Emre Altuğ'dan.. Karanlıklar içinden

Pazartesi, Ocak 12, 2009

Antalya Gezisi

Pazar sabahı iki araba; önde onlar, arkada biz (uzunbey , ben ve ares) Antalya'ya yola çıktık. Kahvaltıya gittiğimizden yolda sadece çay-kahve molası vererek ve araba da müzik dinleyerek yol aldık.Yollar bomboştu.Hava açıktı,müzik güzeldi ,biz keyifliydik.


Akdağlardaki karları ancak yakınından geçerken görebildik.Yolda ağaçların rengi ve havanın güzelliği göz kamaştırıyordu.
Burası Karabel 'den (rakım 1300) aşağı inerken görünen Seki yol ayrımı..
Korkuteli-Antalya arası uzun zamandır görmediğimiz kadar sisliydi..


Antalya girişinde arabadan çekilmiş ilk görüntü.Zaten hemen hemen her resim arabadan ve hareket halinde çekildi, kapak dahil :)


Uzunbey'le Konyaaltında yol alırken ne kadar yüksek evler bunlar diye birbirimize güldük :) Oysa bir zamanlar en az 13 katlı evlerde oturduk biz :)
Şehir görüntüsü görmeyeli çok olmuştu.. Karşıdaki evlerin görüntüsü de gözümü yordu.
Gitmeden rezervasyon yaptırdık bu sefer.. Konyaaltı balıkevinde kişi başı 10 ytl ye açık büfe kahvaltı yaptık 6 kişi..Kalabalık sayılırdı ama servis iyiydi.. Kahvaltıda fena değildi 5 yıldızlı otel gibiydi kahvaltısı , sadece hamurişi yoktu.


Çaylarımızı içip, günü nasıl geçireceğimize dair plan yaptıktan sonra 5MMigros'a doğru yola çıktık..
Bu arada kahvaltı ucuzdu, bizde 10 ytlye kahvaltı yok.
Bu pozlar hep arabadan..
Bu arada Migrostaki işimiz bitince önce Koçtaş' a daha sonra da Deepo 'ya uğradık.Bir önceki yazıda deppo diye yazmışım ama doğrusu Deepo imiş :) Kahve keyfi yaptık alışverişten sonra.. Kahve aslında iyi geldi ama ben yine de seramik fincanlarda daha fazla keyif alıyorum..

Deepo çok kalabalıktı. Arabayı zor parkettik. Ares biz alışverişteyken arabada bekledi.Her seferinde önce onu gezdirip öyle arabaya bindik.. Tüm gün bize problem olacak hiç bir davranışı olmadı. Akşamüstü arabayı ful doldurup yola çıktık.Biz daha çok ev ile ilgili eksiklerimizi aldık Koçtaç'tan. Dönüşte öğlen bitirdiğimiz kahvaltımızdan sonra ancak acıkmıştık ki Korkutelinde meşhur Şişçi İbo' ya girdik.Gündüzden öyle karar vermiştik.

Şişçi İbo; garaj yanı- Korkuteli 0 242 643 00 03


Tahinli Piyaz

Köfte şiş
Arap Kadayıfı

Hepsi güzeldi, mekan çok temizdi ve iyi esnaf oldukları servisten ve davranışlarından anlaşılıyordu. Bundan sonra her Antalya gezimizde uğramaya karar verdik :)


İşte Beyonce ayakkabılarım :) Home Store'dan aldım.. 8.250 ytl indirimdeymiş.


Antalya Anılarım..

1- İlk gelişim 7 yaşındayken, babam askerliğini antalyada kısa dönem yapınca bizde görelim diye bizi de daha sonra buraya getirdi.. O zamanlar tv de Heıdi dönemi,tabii ben karlı Torosları görünce Avrupalı(!) üjbej bir çocuk olarak Alp Dağları diye tutturmuşum :)) Annem bu geldiğinde tekrar anlattı , ben gerçi iyi hatırlıyorum.. Konyaaltında denize girmiştim :)

2- 18 ya da 19 yaşındayım,İstanbuldan bir organizasyonla geldik, o kadar hoşuma gitti ki şehir ben burda yaşayabilirim aslında diye içimden geçirmiştim..O dönem uzunbey olmasa yaşardım da.

Daha sonra da tatillerde tercih ettiğimiz bir şehir oldu, hemen hemen her sene geldik..