Bu fotoğraflarda mesai arası kahve kaçamağından. İşyeri evinin altı olan gördüğüm en minimalist ev diye bahsettiğim arkadaşım.Daha önce evini görüntülemiştim. İç mimar olan.
Soldaki kaktüs kokteyl benden, benim bahçeden, sağdakini o almış.
Burcu ve annem aralıkta kargo göndermişlerdi,bunlar o birde yılbaşı kargom geldi ki içinde çok güzel hediyelerim var,görüntüleyemedim daha ,paylaşacağım.
Kitap fuarından Burcu'dan bana gelen hediyelerden... Bayıldım.
Burası arada alışveriş yaptığımız Mango-Karma mağazası.Sahibi çok zevklidir, buralarda nadir gördüğüm modadan anlayan mağaza sahibidir. Ankaralıdır,ayrıca severim :)
Biz CHP Fethiye Kadın Kollarında her ay Muğla Kadın Toplantıları yapıyoruz.Kasım Yatağan'da, Aralık Datça'daydık. Ben görüntülediğimden fotoğraflarda yokum.Oldukça kalabalık ve Muğla'nın her ilçesinden kadın kolları toplanıp,pazar yerlerini gezip toplantı yapıyoruz.
20 sinde onlarda Deve Güreşi bizde Çalış 2. el pazarı var.
Kitap atölyesinden...Çok güzel gidiyor, keşke çok daha önceden yapsaymışız. Daha ayrıntılı belki daha sonra yazarım,çok keyif alıyorum. Onbeş günde 2 saat çabuk geçiyor.
Ben Dönüşümü okudum,herkes istediği bir eseri seçiyor,ya da okumuşsan okumadığın başka bir kitabını okuyup geliyorsun. Yatağan'a giderken yolda okudum.
şalları Cafederin zehranın annesi örmüş,kızkardeşine,ben görüntüledim.
Bir kahve kaçamağında görüntülendi.
Bu da günümüzden..Zehra'dayız yine.
Koca Çalış...Bir yürüyüşten...
Bizim partiye paralar havadan gelmediğinden ancak bir tane alıp Engelliler Gününde hediye ettiğimiz tekerlekli iskemle.Ben yine çekimdeyim,boşuna bakmayın :)) Kadın Kolları Arkadaşlarımdan bazıları..
Keçi kitap evinde LÖSEV ürünleri de satılıyor, ocak ayında bol bol ücretsiz takvim dağıtmamıza rağmen insanlar sadece destek olmak amaçlı bu takvimlerden alıp sattı.Gurur duydum onlarla.
Bir akşam ödül töreni için Buffola daydık.Güzeldi.
Adaçayı, Fethiye'ye gelipte içmeden gitmeyeceğiniz bitki çayı.Gerçek bitki çayları böyle olmalı,yayladan toplanmış ve poşet içinde değil,dal şeklinde. :)
Antalya gezisine giderken yolda.
Yılbaşı süsleri satan bir İngiliz hanım.Otellere satıyormuş aslında ama bizim turu davet etti. Lara'ya giderken..
Antalya Lara tarafında bir park havuzu.Biz çıktığımızda hava kararmıştı.
Antalya -Fethiye arasında Korkuteli var. Korkuteli Türkiye'de en çok mantar üretilen yeri ve ürünlerinin hepsinin mantardan oluşan menüsü bulunan güzel bir restaurantı mevcut.Antalya tarafından girdiğinizde Korkuteli girişinde sağda" Mantar Evi " Önce şöminesinde ısındık,yemek yedik, alışveriş yaptık ama önce bir İngiliz nescafe istedi yok dediler, ona Türk Kahvesi verelim mi dediler,istemedi,çay ve içki vardı içmedi tamam anlarım.Biz yemek yemiştik,bizde Türk Kahvesi istedik ki ben bütün gün içmemişim,canım çok istedi,baştan bir kaç tane yaptılar, sonra sıra bana geldi ki herkes genelde yemek yedi, yani içen kişi sayısı onu geçmez bir otobüs insanda, yapmadılar, yok efendim kahve makinaları bozulmuş! İyi de Allahın taşralısı, bir otobüs insan görünce kendini şaşıran insan gurühu , bizde o numarayı yedik, sende çay,kahve içmeyeceksem otobüsle neden durayım bir daha.. Hoş Uzunbey istedi orada durmak ama ben böyle sonradan görme lokantacılara gıcık oluyorum.Niye böyle dedim biliyor musunuz, bu adam esnaf olsa dekora verdiği özeni insana verir,vermezse ancak böyle yolu düşünce gider oraya müşteri.Ben senin İngilize nescafe vermeyen tavrını seveyim. Pöh! Türk'e de Türk kahvesi yapmadın ama. Gidiceğim yine, yolum düşerse, bakalım tavrı değişecek mi yoksa aynı tahtalıkta devam mı edecek,yazarım.
Yemekleri gördüm,uyuzluk yaptıklarından sonra yemek yemedim.Sanki çok kalabalıktı, Afyondakiler ne yapsın. Web siteleri var ama ziyaretçi defterleri kapalı, anlaşılan başka güzelliklerde yaptılar ki ziyaretçilere defteri kapamış akıllılar.Basında haberlerimiz diye buton var, ya şeytan dedi ki yaz şunları basına koysun anılarının en güzel yerine.Evet sadece bana Türk Kahvesi yapmadıkları için bu kadar kelime. Hak ettiler :)
Boğa burcuyum ya kendi kendimi öfkelendirme-siz gaz verme de diyebilirsiniz- konusunda süperim.Durdukça sinirlenirim ben :))
Bunlar benim kıymetlilerim.. Deri bavul babaannemin, annemler bana verdi, kasetler benim eski kasetlerden, plaklar 2. el pazarlarından.Daha ayrıntılısı daha sonra,ayrıca bir yazı yazacağım bu bavul içindekilere,hepsini ayrı ayrı görüntüleyeceğim.Çok güzeller değil mi..? İçinde kimler var kimler..
Bu eski kaktüs kokteyl.Arada görüntülüyorum.Evin giriş kapısında.
Bu da yeni saksıda eski kaktüsüm.
Atatürk Çiçeğim, bahçeden.
Yine LÖSEV den.
Bizim sokakta Ares'i insanlar çok sevince, evlerde tercih edilen cinslerde değişti.Bahçede yaşaması için alınan "Tekila" en az Ares kadar sevilen bir sima oldu,bizim için zaten Ares'in arkadaşı olduğundan ben de çok seviyorum.Araları az ama Ares kadar büyümediğinden ayırabildiğimiz Tekila. Arada bahçeye salıyoruz,özellikle işten çıkınca götürüyorum ki enerjisini atsın.Birde beyaz golden var ama o biraz sinirli,o balkonda yaşıyor, biz dışarı çıkınca bol bol Ares'e havlıyor.
Kitap atölyesinde karışık gidiyoruz.Bunlarda diğer haftadan.
Bunları Ümit Hanım, keçi için yaptırmış,çok güzel,okuduğun kitapları içinde kayıt altına alabiliyorsun.İçine notlar alıp,sevdiğin cümleleri yazabiliyorsun.İçini de görüntüleyeyim bir daha ne demek istediğim daha net anlaşılır.
Yılbaşı öncesi kahve keyfinden bu blog için :) yaptığım çalışmalardan...
Kaya'dan Gemiler Koyuna inerken yürüyüş yaptık üçümüz bir hafta sonu.
Kayaköy Antik Restaurantta bir kahve molası.
Antik..
Yolun ortasındaki Likya Lahiti..
Genco Erkal buraya geldiğinde imzalattığım oyun kitapçığı,saklıyorum.
Birde bunu saklıyorum hediye :)) Çok sevdiğim bir sanatçıdan.Şimdi kitabı da çıktı,alacağım,sipariş verdim.
Cuma günü sinemaya gittik Uzunbeyle..F Tipi.Gidilmeli."tamamen gerçek olaylardan ya da gerçek anlatımlardan yola çıkılarak kurgulanmış öykülerden oluştuğu belirtilen kısa filmlerin tamamının iyi olduğu söylenemez; ama, sanatsal kaliteleriyle öne çıkan birkaçı, filmin bütününü de sırtlıyor diyebilirim.." diye bir yorum vardı ekşi de bende katılıyorum.
* Özdemir Asaf