facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mart 07, 2009

ortaya karışık : mart başı

Geçen hafta okul turnuvası için geçen sene söz verdiğimiz sponsorluk formalarını yaptık Çağıl 'ın sınıfının.. Oğluş kaleci formasını geçirince sırtına çok yakışıklı oldu. Sınıf arkadaşları da çok beğenmiş, gerçi ilk maçta yenilmişler ama onlara üzülmemelerini , beden derslerinde ve maçlarda giymeye devam edebileceklerini söyledik.. Ayrıca istek üzerine sınıf numaralarını yazmadık, yani seneye de giyebilecekler.. Halbuki geçen sene ne kadar heveslenmişlerdi şampiyon olacaklarına.. Üzüldüm daha ilk maçta veda etmelerine, sadece heveslerini alamadıkları için.
kurdele çiçeği-
Bugün Şükran Teyzeyle beraber dışarıdaydık,aslında başka bir yere davetliydik ama o kadar kalabalık ve yüksek sesli bir ortamdı ki kaçtık sonra deniz kıyısına.. Şükran Teyzenin ahbaplarıyla oturduk ve sohbet ettik tüm öğleden sonra..
Dün hayatta ara ara yaşadığım insanlar hakkında bir hayalkırıklığını yazmak isterdim aslında.Sonra düşündüm ki aslında değersiz bir ayrıntı.Bitti gitti. Bazıları çıkar peşinde ,bazıları da kendini tatmin. . bazıları için devam etmek isterdim ama prensiplerim var,yapamadım.Çok az işi yarım bırakmışımdır hayatta, bu da onlardan biriydi.. Kullanılmaya izin vermezsen insanlar sana neden diye sorabiliyor,daha büyük bir neden var mı ki bunları ruhunda görebiliyorum .. Kullanmasına izin vermediğim için neden ben suçlu olayım ki.. Herkes sınırını bilmeli. Bildirdiğinde sen kötü olsan bile hem de. .

kalonche-

Bir kaç gündür hava rüzgarlı, ılık ve sıcak bir rüzgar esiyor buralarda. Yarın Hisarönü car boot' u var. Bir terslik olmazsa gitmeyi düşünüyoruz.
Denizli sallanıp duruyormuş,aynı fay hatları üzerindeyiz sayılır..Biz hissetmedik ama onlarda okullar bir gün tatil edildi cuma günü. Hayırlısıyla atlatırlar umarım bu günleri.
sukulent-

Bahçeyle ilgilenmem lazım.. Evde kalmadığım için bahçeyle de ilgilenemiyorum.. Yarın fırsat bulursam biraz bahçeye çıkacağım..
penceremden..


Burcunun hediyesi yine bu çanta .. saymayı unuttuğum kadar da avon hediye getirdi bana..aklıma geldikçe koyuyorum bloğa.
Bir sürü yeni kitap aldım kendime , Çağıl' a da.. Ona onun seveceği ve okuyacağı tarzda kitaplar aldım.. Fahrenheit 451 okuyordu, tahminen Ütopya, Güneş Ülkesi ve 1984 aldım.. Meğer listesindeki 3 kitapmış, alınca şaşırdı..Onu sevindirmek bazen ne kolay :) Bazen de zor..
Face'de bir -iki ay oldu sanırım..110 kişi olmuş arkadaşım..Dün de beni İstanbuldan eski komşum bulmuş.. Hem de sevdiğim bir arkadaşım.Çok sevindim.Bunun haricinde pek zorladığını söyleyemem.Girdiğime pişman olmadım yani. Sadece bloğu fazla kişi bilmediğinden ,birde orada paylaşmadığımdan blog adresini yazmış bir arkadaşım.. Kendimle ilgili çok özel bilgilerim yok, zaten bilerek yazmadım. En güzel yanı lise arkadaşlarıma ulaşmam oldu şimdilik.. Sadece iş bilgilerim var.. Yani yine istediğim mesafe de olmuş..
Birde farkettim ki çok farklı yelpazede arkadaşım var :))
Aslında yazacak çok şey vardı.Bir şekilde silindi gitti, aklıma gelirse devam ederim.
Biyo yeni yazı yazmış, her iki bloğuna da.. bak bu haber işte :))

Cuma, Ocak 16, 2009

Ortaya Karışık

Bugün biraz içiniz açılsın dedim :) Çok güzel bahçe ile ilgili bir yazı hazırlıyorum..Az bilinen çiçeklerle ve bahçe düzeniyle ilgili bir yazı olacak. Bugün evdeyim ve biraz evde dinlenmek istedim.. Burada da hava yağışlı ve bahçe havası yok en azından bilgisayarda bahçe ile ilgili bir şeyler yapmak istedim..

Ortaokuldan en yakın kız arkadaşım aradı.. Önce ben onun eşine ulaştım, telefon numaramı verdim.. Sinanobada oturuyorken tam onu buldum dediğim anda buraya taşındığımızdan, uzun süredir görüşememiştik... (Facebook sayesinde- evet sonunda girdim :) Burcu bana mart ayında daha sayfa açmış, (bütün belalalara da Burcudan bulaşıyorum :)) Ben yoğunluktan giremedikçe hadi hadi diye sıkıştırıp durdu. Sonra kasım ayında yavaş yavaş baktım biraz, yoğunluk vardı girmek 2-3 gün öncesine kısmet oldu. Mail listeme , herkese yeni mesaj attım ve face' e girmek kırolalarla aynı zamana kaldı dedim :) beni eklesinler fazla uğraşmayayım diye .. Bu yüzden adımı , soyadımı bilen varsa ekleyebilir, önce bana danışarak diyelim tabii ki , bilmeyenler için üzgünüm.. Burcu açtığından şimdiki adım soyadımla Face' teyim..Dedikoduları sonra yapacağım, yani nasıl bulduğumu :))

Tabii eski arkadaşlarıma ve öğretmenlerime ulaşınca -yani bir kısmına- meşhur ve sevdiğim bir grubun üyesinin müzik öğretmenimin kızı olduğunu -öğretmenimin kendisinden- öğrendim :)) Çok sevindim.. Annesine çekmiş :))

Yeni düzenlemeler yapıyorum..Evde çalışmayı özlemişim.Çarşamba günü yardımcım geldi ve ikimiz birden eve giriştik..Terslikler bir yandan ama kış düzenlemeleri de iyi oldu.. Antalya'dan yaptığımız ufak tefek alışverişlerle de bayağı bir düzenleme yaptık bu arada..

Fazla zaman ayırmadan kalkıp işlerimi bitireyim..Sanırım elektrikler de kesildi..Çağıl' ın bilgisayarına bağlı güç kaynağı kesilmeden yazıyı yollamam lazım.

Pazartesi, Ekim 15, 2007

Facebook...

Gülse Birsel in Sabah ta çıkan son yazısı : Arkadaşlığın çivisi çıktı! En yakın arkadaşlarımdan biriyle telefonda konuştum geçen gün. 19 yaşından beri tanışıyoruz. Haftada bir iki kez mutlaka görüşürdük. Aynı dönem New York’da yaşadık. Sonra yıllarca beraber çalıştık. Birbirimize bütün sırlarımızı anlattık. Dehşet içinde şunu fark ettik: O en yakın arkadaşımla üç yıldır görüşmüyoruz! Küs müyüz? Yooo, hiç alakası yok. Üç yıldır görüşemediğimizden ve ne kadar özlediğimizden yakınıyoruz. Aslında iletişimimiz tam, belki o yüzden ihtiyaç duymuyoruz! Zira haftada bir, olmadı iki haftada bir, uzun telefon konuşmaları yapıyor, şundan bundan, hayattan, modadan, işten güçten bahsediyor, ikimizi de ilgilendiren bir haber aldığımızda da birbirimize mesaj atıyoruz. Ama arkadaşım, bu zaman zarfında 20 kilo almış, saçını değiştirmiş, hatta yaşlanmış olabilir! Görmedim kendisini! İki yıl önce yeni bir eve taşındı, henüz gidemedim. İnternetten bir hediye sipariş ederek adresine göndermeyi düşünüyorum! Evinin fotoğraflarını çekip mesaj atmayı teklif etti, telefonum eski model olduğu için muvaffak olamadık!

En yakın arkadaşlarımdan bir başkası… Üniversitede birlikte okuduk, New York’da aynı evde oturduk. Şu anda ise evlerimiz birbirinden yaklaşık 800 metre uzakta. Bir yıldır yüz yüze görüşemedik! Ama müthiş sıcak bir chat ilişkimiz var! Haftada birkaç gün, yarım saati geçen uzun yazışmalar yapıyor, birbirimize sırıtan suratlar, dansözler, animasyon karakterleri yolluyor, şirinlikler yapıyoruz. Arkadaşımın kızı büyümüş, yuvaya başlamış. Chat yaparken yolladığı fotoğraflardan takip ediyorum! O da beni kızına televizyondan gösteriyormuş, “Bak Gülse teyze, tanıdın mı?” diye! Bir başka üniversiteden sınıf arkadaşım yan apartmanda oturuyor. Daha doğrusu öyle olduğunu söyledi. Taşınalı bir buçuk yıl olmuş, ama henüz görüşemedik! E-posta trafiğimiz var. SMS’le de haberleşiyoruz bazen!

‘Facebook’, son günlerde insanların dolaşıp eski arkadaşlarını buldukları, tanıdıklara rastladıkları, yeni insanlarla da tanıştıkları yeni ve çok popüler bir yer! Kafe değil! Bar, kültür merkezi, ne bileyim dernek salonu filan hiç değil. ‘Facebook’, internet sitesi, bilenler biliyor. İnsanlar isimleri, e-posta adresleri ve resimleriyle girip bakınıyorlar. Sosyalleşiyorlar, muhabbet ediyor, hatta birbirlerine sanal kahve, içki filan ikram ediyorlar! Ve ifadelerine göre çok eğleniyorlar!ÇAY PARTİLERİ UNUTULDU MU?Arkadaşlığın çivisi çıkmıştır arkadaşlar! Eskiden evlerde yemek filan yerdik hani. Hatta partiler verirdik. Birbirinin evinde kalma gecelerine filan ne oldu en son? Randevular verip, akşamüstü çayları yapılırdı bir zamanlar! Arkadaş grupları olurdu hatırladığım kadarıyla, bir kişi bir program ortaya atardı, yarım saat sonra 20 kişi orada olurdu! İletişim araçları, henüz 20, hatta 15 yıl önce, “Nerede, nasıl ve ne zaman buluşulup görüşüleceğinin,” tespit edilmesine yarayan teknolojik gelişmelerdi! Arkadaşlığın ta kendisi haline gelmemişlerdi yani! İletişim patladı, bütün arkadaşlarım ’sanal arkadaş’ oldu kardeşim!

Benim üniversitede yediğimin içtiğimin ayrı gitmediği kız, Papua Yeni Gine’ye taşınsa, onun isim ve şifresini birisi keşfedip kullansa, iki üç yıl, muhabbet ettiğimiz insanın başkası olduğunu hiç hissetmeyebilirim! Hayır SMS’lerde, sanal ortamlarda filan sohbet de hafiften sanallaşıyor! Bir yüzeysellik, bir bilgi alışverişi çabası, “N’aptın, n’ettin, öptüm, güle güle,” bitti! Sadece ifadeler ve kelimeler kısalıp, sesli harfler yok olup, anlatımlar özete geçip sıkıcılaşmakla kalmıyor. Dedikodular ağdalanmıyor, gülme krizleri geçirilmiyor, birbirinin omzunda tabiatıyla ağlanamıyor! Tatsız, tuzsuz, baharatsız bir “Evet hayattayım, bak ne güzel iletiştik yine, hadi grşrz…” durumu.

................

Bu yazıyı Aysetun göndermiş maille..Yazıyı okuyunca aynı durumda kaldığımızı ne yazık ki farkettim arkadaşım..Bu hafta ilk fırsatta kahve içmeye davet edeceğim seni :)) Yüzyüze...

Haftasonu her yerde gördüğüm facebook yazılarından sonra onu kullanmamaya karar verdiğim an bir arkadaşımdan davet aldım..Yine kullanmayacağım.Çünkü zaten benim gerçek adımı ve soyadımı googla yazdığınızda her iki haliyle de beni bulmak olası :)) Yani kızlık soyadımla da..Bu yüzden şimdilik kullanmamaya karar verdim..
Yazı için teşekkür ederim Aysetun :)) Gerçek arkadaşım benim.