kürtaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürtaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Haziran 06, 2012

"Ve bazıları; Yokken bile vardır, fazlasıyla.*



Geldik geçen hafta ama yazamadım.Gündemi de yakalamak benim için bile mümkün değil artık.Hangi birini yazmalı bilemiyorum.Kürtaj konusundan çok rahatsızım mesela.Tamamen gündemi oluşturmak adına ortaya atılmış bir yem gibiydi, tuttu da.Kürtajla uğraşırken bunları kaçırdık.
Benim anlamadığım kadın ve doğuracağı çocuk için herkes söz söyleyebiliyorken kadınlar konuşunca neden  kötü oluyor.
  Melih Gökçek, anne kendini öldürsün  çocuk öleceğine dedi ki şaşırmadım  valla, daha yumuşak bir açıklama zaten beklemiyordum, onun insan sevgisinden şüpheliyim zaten de kadınlardan da bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum, ve kimse yazmadı ama ben yazıyorum anne öleceğine o (M.Gökçek) ölsün  bence.O belediye başkanı diye herkesin ölmesini isteme hakkı mı var ..? Seçilmişse insan böyle bir hakkı olabilir mi..? Oy verenlerin de böyle güzel dilekleri olsun o zaman :) Bir kerede vatana millete faydası olan bir açıklaması olsun istiyorum ama nafile...

Tayyip Erdoğan'ın "Çankaya 'ya taşınırız" açıklamasıyla ilgili google'a yazdığımda sanki o sözü söylememiş gibi olmasına da alıştım artık,çıkan linklerin hiç biri çalışmadığından bu haberle ilgili size yorum yapamıyorum.Google böyle bir haberi neredeyse yok sayıyor,tabii ki google dan değil,filtreden ama deneyin görün.Hükümetin istediği kadar okuyabiliyoruz, istediği kadar yaşabileceğiz giderek...Baksanıza kaç tane doğuracağımıza zaten karışıyorlardı, şimdi de doğurmadıklarımıza da  karışacaklar.-yasa geçti gerçi,sen sağ ben selamet-
(güncelleme: Bugün -7 haziran-baktım,benim blog bu cümleyi yazınca google da iki numarada çıkıyor :)
Bu güzel resimlerin altına bunları yazmak istedim çünkü sınıfın çalışkan çocuğu hep parmak kaldırır ama öğretmen hep o cevap verdiği için konuşturmaz ya,yazamayınca ve anlatamayınca kendimi öyle hissediyorum.Herkes biliyor diye bloglarda az görüyorum, oysa ben istiyorum ki herkes gündemi yazsın,fikirleri duymak istiyorum bu konularda.Zaten basına sansür var, yandaşı var, korkanı var, bu yüzden rahat yazılabilecek ortamlarda yazılsın istiyorum bu konular.Birde yazanların üstüne giden yorumlar var, efendim ön yargılı yazıyorlarmış.Bu konunun ön yargısı ne olabilir ki..? Kendi vücudumda oluşan  (!) benim sorumluluğumda oluşmuş bir varlığa ben karışamayacağım, başkaları karışacak hatta önemli  biri bana katil diyecek,  (sivasta 33 aydını yakanlara bile diyemediler, öbürüne artık sayın apo demek  zorundayız) sonra da bunu yazıyorum diye bana kişilere karşı önyargılısın diyecekler, hadi be..!  Çok demokratsınız,hatta aşırı, gözleriniz kararmış sizin demokratlıktan.Hele  yok tecavüzse başka, değilse başka gibi yaklaşımları hiç duymamış olayım istiyorum.
Neyse bu saçma salak konular yazarken beni bile yoruyor, ben size 21 sene sonra gittiğimiz tekne gezisini yazayım.

Kekova tekne turuna tam 21 sene evvel balayında gitmiştik, aynı tekne turunu tekrar yaptık.Kale -simena adası- hariç hiç bir yer değişmemişti.Ada koruma altında ama bana değişmiş geldi.Birde Fethiye'de Gemiler Koyu hariç dondurma fiyatları hiç bir yerde farklı değildir, Üçağız-teknelere binilen liman- bir kazık bir kazık ki sormayın gitsin.Dondurmalar tam iki katıydı.Herşey güzeldi de oteldeki iki düşüncesiz gruptan biri tekne gezisine gelince çok rahatsız olduk.Bebekli, yeni baba olmuş ve kendinden başka insanların tatile geldiğini düşünmeyen " mustafa adında biri" ne zor tahammül ettik. Kelimelerimi harcamak istemiyorum ama Erdek dolaylarından mustafa bey ve akrabalarıyla sakın tatile çıkmayın!  Tekne gezisinde bizim otelden başka müşterilerle dedikodusunu bile yaptık, düşünün yani o kadar...
Adam süper malzemeydi yalnız, aziz nesin hikayesi gibiydi :)



batık şehir kekova




korsan mağarası
Kaş 'a yukarıdan bakış, otelimiz yarımadanın ucu.
meis'e giden feribot
Son gün önce kıyafetli sonra da mayolu olarak güneşlenip serenad'ı bitirdim.Nefis bir kitaptı, çok sevdim.



Kaş-kalkan yolu.
Son gece uzunbey beni meyhaneye götürdü Kaş'ta. "Üzüm kızı" keyif aldığımız bir mekandı, fiyatları tuzlu ama ambians güzeldi.Sanırım yabancılara daha farklı fiyat uyguluyorlar.Arkadaşlar için bol bol yasemin kokularını içime çektim ve onlar için de içtim :)

Böyle yazılarımı sevmiyorum aslında ama yazmazsam rahatlayamıyorum.Bu güzel resimlerin altına daha güzel konuları yazmak isterdim,bu yüzden okurdan özür dilerim.
*Edip Cansever.

Not: Bunu nasıl unuturum , dumur yumağı oldum sayesinde... -bakanın tecavüze uğrayanlar doğurun,devlet bakar açıklaması.-

Unutmadan birde bu var.......................................................................................................

KAZ DAĞLARINDA SİYANÜRE HAYIR...!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!