kaktüs villa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaktüs villa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Mayıs 02, 2017

Bir kedi sokulganlığıyla sokulun Bahar'ın içine...

Zaman nasıl geçiyor.. Çok hızlı. Referandumu yoğun bir çalışmayla yaptık.Bizim için güzel sonuçlar aldık.Fethiye % 65  HAYIR çıktı. Ülke genelinde de biz kazandık ama kanıtlayamadık. Olsun, ben umudumu yitirmiyorum.Çalışmaya devam ,başka şansımız yok. Kendi kaderimizi kendimiz tayin edeceksek çalışacağız. 
Çalışma derken ,parti çalışmaları bitince birkaç gün dinlendik.Sonra aynı hızla çalışmalara devam...
İş kısmında ise büroya ve arkadaşlara alışmaya çalışıyorum.Değişik bir sektör ama hani içinizde ben bu işi yaparım duygusu olur ya ..İşte içimde o duygu var.Heyecanlıyım.Ben buraya 17 yıl önce geldim. Bir başlangıç yaptım. Yine yaparım. Çalışmayı seviyorum.Sevinerek söyleyebilirim ki insanlar beni bu özelliğimle tanıyor.Gündüz işte ,genelde eski işim gibi büroya girip çıkıp hareketli bir şekilde günü geçiriyorum.Bu işi tercih etmemin sebebi bu zaten.
İşe başlarken eğitime gidiyoruz.Ben hem ailemi görmek için hem de özlediğim için İstanbul'da eğitimi tercih ettim. Geçtiğimiz haftalarda 6 gün için gittiğim de..
Annemlerle az görüşebildik. Çünkü bir gün gidebildim. Çağıl'ın evine yakın olduğu için onda kaldım. Eğitim Taksim'de bir oteldeydi. Çağıl'ın evi Mecidiyeköy'de. Çocuk beni her sabah otele bıraktı, işe öyle gitti. Işi   Levent'te. Ben 12 yaşımdan beri Istanbulda yalnız seyahat eden biriyim. O yaştan beri Avrupa Yakasında gitmediğim yer yoktur, her yerini bilirim. Uzun zamandır Akdeniz'de yaşıyorum ama geldiğimde babamlar arabayı bana verdikleri  için de her geldiğimde araba kullanırım. Yani her yere genellikle yalnız giden biriyim. Yine de insanın oğlunun üç durak için bile ona eşlik etmesi güzel bir şeymiş. Beni bırakıp, ters yönde işe gitmesi beni şımarttı.Uzun zamandır böyle şımartılmamıştım :))  Sizinle de paylaşmak istedim. 💓



Burası çok sevdiğim Arkadaşlarımın evleri.. Nif'te. Bazen gidip bir mola veriyorum orada.Evin Hanımı çok zevkli bir hanımdır. Sizde resimlerde farkedeceksiniz...

Evin antika sobası.. Böyle eşyaları çok seviyorum ben.

Bahçe lavabosu.

Bunlarda Kaya Lalesi.Anemon.Martta açmaya başladı bu sene... Gidip resimlerini çektik.


Yine Kaya'da eski bir evin kapısını bekleyen kedi... 

Kayaköy

Kayaköy

Kayaköy- Papatyalar

Uzun zamandır yoktu Hatice Teyzenin bahçesi.. Geçen gün uğradım ve hemen bir kare bile olsa çektim.

Çilek güzelleri Fethiye'den..

Mor salkımlar açtı. Mis gibi de ortalığı kokuttu.
Bir bahçe temizliği yaptık dün, iki kişi zor temizledi..Uzun süredir bahçelerden uzaktım.Bu evde içimden gelmiyordu çıkmak.Oysa ne çok özlemişim. Şu saatten sonra bol bol Bahça  :) ve Bahar halleri göreceksiniz bu blogda.


Cumartesi, Kasım 12, 2016

Sözünü örtmediğin için üşüdüğüm günlerdeyim *

Dönüşüm muhteşem olacak demek isterdim.Yılgın, bitkin ve yorgunum. Öncelikle çok konuşup devamlı eleştiren bizim insanlarımıza söylüyorum..Konuştuğunuz kadar yaptığımız etkinliklere katılın, çok konuşup her şeyi bilmek mümkün değil.Biraz öz eleştiri yapın.Bizler meydanlarda yalnız kalalım diye çalışmıyoruz. O meydanlara sizlerde çıkmazsanız bir değeri yok ki.. Sadece bizim çalışmamızla olmuyor.Buna rağmen kalabalık bir 29 ekim geçirdik. Kısa kesip eski yazılar gibi çok resim eklemek istiyorum.
* başlık: umut güner - kavuşmak üzere 

Ares, evde güzel vakit geçiriyor...

Mia, hala Erika ile cebelleşiyor...


Erika, Mia'yı rahat ettirmesin diye her yolu deniyor.








Ateş, evdeki en serseri çocuk...






İki gecedir soba yakmaya başladık ama gündüz kısa kollularla geziyoruz. Onun dışında çok yoğunum 
her zamanki gibi. Oğlumu çok özledim.Kocaman ve iş dünyasında olması özlememeyi gerektirmiyor sanırım.Şimdi neden insanların iki ve daha çok çocuk yaptıklarını anlayabiliyorum. 
Mia Hanım, bahçe kuşu oldu bu ara.Biraz eski yazılar gibi olsun istedim. Fotoğraf yükledim. Günümüz onlarla geçiyor, evde hayvanlar hakim zaten.Arkadaşlar sizin hayvanat bahçesi deyip işi şakaya vuruyorlar. İlk defa tavşanları göndereceğim gibi bir cümle kurdu eşim, umarım gönderir,çünkü evdeki hayvan popülasyonundan sıkılmaya başladım ben. 

Asortikkrep :) 
Burada hala havalar çok güzel.. Bu hafta ancak kapalı ayakkabıya geçtik.

Muğla Yatağan'da CHP Kadın Kolları toplantısına katıldık geçen ay.Bizi iki antik şehir kalıntılarına ve bir müzeye götürdüler. Lagina ve Stratonikeia ve Osman Hamdi Bey'in evini gezdik.Osman Hamdi hayranı olan biri için evi gördüğümde suratımın halini düşünün bi :))

Gece halleri.. Dolunay zamanı. Bu geçen ayki Dolunaydı.Ben yazana kadar bir ay geçmiş.

Osman Hamdi evi sedir yanı pencere...
Çay keyfi bu yaz hep bu köşedeydi..

Bunu bir diş hekiminin muayenehanesinde gördüm, çok hoştu.
Melek Borazanı -avize çiçeği- patlıcan çiçeği-mis gibi kokan bir çiçek.
Bu da kahve keyfi.
Karanfil

Ares ve Ateş Bahçede.Kimin poposu kıymetli resimden belli oluyor.Şezlongdaki Ateş.
Gece mis gibi kokan Melek Borazanı...
Kayaköy
Fevzi ve Zeynep'le kahvaltı demek çocukların Ares ve Ateşle zaman geçirmesi demek...
Köpeklerle yürürken karşımıza çıkan şirin bir ev. Kayaköy.

Kendi renkleriyle doğadan gerçek bir enstantane.. Rengi orjinaldir.

İlk defa yarım yazı yolladım.Evde internet sorunumdan dolayı, bir türlü cepten yazıyı rahat gönderemedim.Bu aralar canım yine yazmak istiyor.. Şu sorunları atlatırsam sular seller gibi yazacağım..İç döküntülerim çoğaldı.Yazmak bana kendimi iyi hissettiriyor.







Pazar, Nisan 10, 2016

Bir misillemeydin yalnızlığa.. *

Morale ihtiyacım olduğunda mutlaka sevdiğim şeylerin fotoğraflarına bakarım, Bunlar bazen bahçe ve çiçek fotoğrafları olduğu gibi bazen de Ares ve Ateş ya da çektiğim fotoğraflar olabiliyor. Ya da şiir açarım, sevdiğim şairlerin sözlerine bakarım.Bunlar beni rahatlatır.Toplumca rahatlamaya ve sakinleşmeye ihtiyacımız var, var da nasıl olacak bu psikoloji de bilmiyorum. Sadece büyükşehirdekiler için tehlike yok ki.. Turizm merkezlerinde ve artık her gün her yerde artarak giden bir mutsuzluk ve umutsuzluk söz konusu.Buna bir de kişisel sıkıntılar eklenince bu gece ne yazacağımı şaşırdım.Bir kere patlamalardan sonra dudağım uçukladı, üç yerden,  onlar geçmeden cumartesi akşamı misafir gelecekti, oturmak için, gündüz hem hazırlık yaptım hem de evin haftalık temizlik işini hallettim.O gece geç vakte kadar oturduk, oturduk da ben sanırım üşüttüm.Bir hapşırmaya başladım ve pazar gününü hastalığın ilk günü olarak gözümden akan yaşlarla ve hapşırmalarla geçiştirdim.Kahvaltıya  yeni aldığı ördek ve civciv yavruları için yaptığı kümeste geçiren Uzunbey - bu isim artık bana uzunadamdan sonra itici geldiğinden sanırım kullanmayacağım-  sayesinde ona yardım eden komşularımızı da alarak kalabalık bir pazar kahvaltısı yaptık.Sanılanın aksine büyük bir sülalede büyüyen biri olarak en sevdiğim şey kalabalık sofralardır. 
Bunları geçen akşam yazdım, dün sabah üstüne bir de dişim ve yüzüm şişmiş olarak kalkınca iki gündür evde hapsolmuş bir şekilde yatıyorum. Belki de bir dinlenme   şeklidir bu, dün ağrıdan sızıdan anlamadım ama bugün iyi geldi biraz daha dinlenmek.
Ocakta portakal reçelim var, onu partiokulu projesi için yapıyorum.Dalaman 'da geçen hafta iki gün eğitime gittim. Orada hazırladığımız proje için pazara çıkacağız.Bu perşembe kısmetse yine Dalaman'dayım.

Hala telefonumdaki resimleri buraya yüklemekte sorun yaşıyorum.Bunu çözebilsem sanırım daha çok yazı yazabileceğim.Aslında çok özlüyorum yazmayı.
Bu aralar bir de hayatın  en güzel yanları çocuklarmış diye düşünüyorum bu ara. Çağıl artık uzakta,  bu tüylü şeyler olmasa özlemine dayanamazdım sanırım. Onları seyredip eski hallerini düşünüyorum. Bir tür geçmişle hesaplaşma oluyor onlar uzakta olunca. Daha çok onunla ilgilenebilir mişim diyorum hep.Bana göre güzel zamanlarda geçirdik ama şu an artık uzakta yaşadığından yumuşak karnım sanırım hep o olacak.

Bunlar Ateş'in geçmişten günümüze resimleri.. Geçen gün toparladım , Facebook' a koydum.
Eski balkondan görüntüler..
Bize geldiği zaman iki aylıktı.Çok ufaktı, kendine özgüydü,hala da öyle.Evin yaramaz çocuğu o.

Ares ona çok güzel babalık yapıyor.
Bu uzun arada bazen toplantılar için Muğla'ya gidiyorum, bazen de Seydikemer'e gitmeye başladım kadın kolları için. Dışarıdan bakınca konuşan adam çok da ben de geleyim bir ucundan ne yapabilirim diyen az oldukça şartları değiştirmek zor, ama imkansız değil. Gelecek ay eğitimlere başlıyoruz partide.. Eğitmenlik konusunda aslında uzun uzun yazmak istiyorum.Hiç bir zaman eleştirmekten çekinmedim ama hep bir önerim vardır eleştiriler yerine. Yani bıraksan yaparım ne iş olsa :)
Ortaya karışık bir yazı oldu, farkındayım. Günlerce oturup çoğu zaman bir kelime yazıp göndermeden kapatabiliyorum artık diye yazıp bırakmışım.En son ne zaman bunları yazmışım hatırlamıyorum bile. Bu gece aklıma geldi yazdım.

İki gündür partide eğitim yaptık.Parti okulu dediğimiz üye siyasi eğitimi.İki gün boyunca çalıştık ama değdi.
Bu yazı böyle bitsin şimdilik...Artık tarz mı değiştirmeli bilmiyorum. Bir zamanlar günlük gibi de kullanıyordum burayı,sanırım adı artık benim için aylık olacak :))Ayda bir bile yazamıyorum artık.
Ateş'in eski halleri çok tatlı..O yaramaz çocuk artık uslanmaya başladı. Bahçede iyi bekçilik yapıyor.Kim gelirse gelsin havlıyor ve artık eşimin ayakkabılarını yemiyor.Benimkileri ellemdiğini söylemiş miydim..? :))













Ateş...
*Başlık : Cemal Süreya