uğur mumcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uğur mumcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ocak 25, 2016

Biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz :) *

Bu fotoğraflar 1 ocak gününden, Hem yeni yılın ilk günü hem de ilk pazarı uzun uzun yürüdük plajda. Karşıdan görünen Akdağlar. Hava soğuk ama gezilmeyecek kadar kötü değildi.Yer yer rüzgar esti, o da yerleşmenin olmadığı taraflarda. 

İlk fırsatta kendimizi dışarı atıp yürüyüş yapmaya çalışıyoruz. Köpekler gündüz bahçede ama beraber gezmeye alışık olan Ares artık işe gitmediğinden ve Ateş'le bahçede kaldığından onu cezalandırıyor muşuz gibi  hissediyorum. O uslu bir çocuk, bazen Ateş yüzünden onu ihmal ettiğimizi düşünüyorum.Her gün bahçeden çıkarken öyle bir bakışı var ki , anlatamam.


İkisi de sahilde koşturup durdular, denize girip girip üstümüze kurulandılar :) Ben arada bağırdım ama dinleyen kim. Yağmurluğum ıslak mendile döndü.Bir de arada oturduğumuzda kaçacak yer olmadığından gelip önümüzde silkelendiler.

Bu kısmı çok seviyorlar, burası tatlı su kanalı,denize çıkıyor.Her seferinde girip yıkanıp,su içiyorlar.
Her zamanki gibi eski fotoğraflar, ben son senelerde gündemi burada yakalamakta zorlanıyorum.
Bu resimler instagram sayfamda da oluyor genelde. Adım ve soyadımla açtım sayfayı.Uzun bir süredir oradan da paylaşıyorum.
Orası çok güzel bir plaj.Karataş Plajı.Hem şehrin içinde hem dışında. Carettalar geliyordu,artık geliyorlar mı gerçi belli değil.Çünkü yeni ve büyük bir otel yaptılar.Tapulu arazi olduğu için bir şey yapamazlar ama plajın büyük bir kısmı artık kısmen açık kalacaktır.
Önde Ares ve Ateş,arkada Fethiye manzarası.Buraya kadar ocağın ilk günleriydi. Bundan sonra ayın yirmisini bulduk.
Dün 24 Ocaktı. Uğur Mumcu için etkinlik vardı, sosyal medyada paylaştım ama saati erken olduğundan yetişemedim. Dün kar ritüeli yaptık burada. Onu da bir başka yazıda paylaşacağım.
Yeni otelin yapıldığı plaj.Kargı Karataş plajı.
Ares ve Ateş.
Su kuşları.
Burası suyla denizin buluştuğu yer. Yazında su serin olur bu tarafta girerseniz.
Karşıdan Fethiye görüntüsü.
Bu da bizim evin yolu :) Karşıda Nif'te bulunan Çal Dağı.Şu an tepesi karlı.
Mustafa Koç için harika bir yazı Uğur Dündar'dan... Ben Öykü'nün bloğundan paylaşıyorum.
*Başlık : Oğuz Atay :)

Pazartesi, Ocak 27, 2014

Sonsuza kadar konuşabileceğimizi hissettiğimiz insanlar, en güzelleri...*

Uzun zamandır yazamamamın sebebi yerel seçimlerdir. Biz öyle yoğun girdik bu durumlara anlatamam.Adayımız belli olduğu gibi çalışmaya başladık.Ha biz önceden çalışıyorduk,aday adaylarımızda ama, adayımız kesinleşince daha yoğun çalışmaya başladık.Bu yazı bir nevi martın sonuna kadar göreceğiniz yoğun temponun aynasıdır. Ölüdeniz Belediye Başkanımız Keramettin Yılmaz, Fethiye Belediye Başkan adayımız oldu :) 

Bugün yağmurlu bir gündü ve evde dinlendik.Cuma - cumartesi bol bol yürüdüğümden ayaklarım ağrıyordu.
Geçen hafta gittiğimiz Davraz, bizi böyle karsız karşıladı.Ben bir gün önce ancak doktora gidebildim ve çok üşüttüğüm için antibiyotiklerle ancak bu hafta iyileşebildim. Yaklaşık 3 hafta sürdüğünü yazmam gerekli. Hasta olduğum için ben ve Fatoş hariç herkes karlarla oynamak,kaymak için telesiyejle yukarı çıktı.Biz aşağıda sohbet-muhabbet ,yeni insanlarla tanışma derken bayağı bir eğlendik. 2006 da gitmişiz en son, yaklaşık aynı günlerde ama daha önceden gittiğimizde kar içindeydi.Ne yazık ki artık küresel ısınma on seneye bile kalmadan iklimleri değiştirebiliyor... 

Şu andan itibaren bile yapabileceğimiz çok şey var, çöplerimizi belediye ayırmasa da biz ayırmalıyız, organik ve atık diye.. Kullanmadığımız eşyaları mutlaka kullanabilecek insanlara ulaştırmamız lazım.Yeni çıkan bir teknolojiyi almak pahasına işimize gelmeyecek şekilde hareket etmemek belki..  Bunları neden yazıyorum,biraz olsun  farkındalık yaratmak için.
En güzeli de alışveriş yapmadan önce almamaya programlanmak.Yani nokta atışı yaparak daha sonra kullanmayacağınız, işe yaramayan şeyleri önceden almamak.Alıp fazlalıkları ya da beğenmediklerinizi başkalarına vermekten çok daha kolay.

Şimdi biraz çalışmalara dönelim...


Salı toplantılarına devam... Hafta içi ne yapacağımıza orada karar veriyoruz.

 
Muğla Belediye Başkanımız 3 gün boyunca bizlerleydi. Muğla Büyükşehir Belediyesini kazanacağı % 99 gözüyle bakılan Osman Gürün babacan tavrı,samimi davranışları ve iyi başkanlık dönemiyle halkın arasında toplantılar yaptı.Ben bizim mahalledekine ve Ölüdenizdekine iştirak ettim. Benim favori politikacılarımdan olduğunu da yazmak isterim.
CHP Fethiye teşkilatı eski-yeni demeden kenetlenmiş halde mahalle toplantılarında... Soldan sağa, 1. belediye başkanı aday adayımız, 2.eski dp ilçe başkanı- bizim partimize geçti- 3. cü Üzümlü belediye başkanımız, 4. cü eski milletvekilimiz, 5. Muğla Belediye Başkanımız Osman Gürün, 6. Ölüdeniz Belediye Başkanımız Keramettin Yılmaz, 7. bir önceki seçimdeki adayımız, 8. yeni ayrılan belediyemiz,Seydikemer'in adayı Alim Karaca, Onun yanındaki de Göcek Belediye Başkanımız. Mikrafonu tutan ilçe başkanımız. Foça Mahallesi toplantısı.
Muğla Belediye Başkanımız  Osman Gürün.
Cumartesi günü kız yetiştirme yurdunun küçük bir kermesi vardı. Mavikuşta stand açmıştı,bizde destek olmaya gittik.

Ümit Hanımın babasının ölüm yıldönümüymüş, lokma döktürmüştü, bir kısmını kermese götürüp dağıttı. Bizde Keçi'de yedik, orada buluştuk. Sonra ben bir randevuma gidip 3 te tekrar keçiye döndüm.Ümit hanımla çıkıp bir kaç yere uğradık. Akşamda ADD -Atatürkçü Düşünce Derneğinin Organizasyonunda Uğur Mumcu'yu Anma Gecesine katıldık.İki milletvekilimiz aynı zamanda yeni HSYK düzenlemeleriyle ilgili de konuştular.
Gece Fethiye Kültür Merkezindeydik.
Muğla Milletvekilimiz Ömer Süha Aldan 
Antalya milletvekilimiz Gürkut Acar 

Osman Gürün Ölüdeniz Toplantısı.Yanında Ölüdeniz Belediye Başkanımız Keramettin Yılmaz.
Cuma günü de kadın kollarıyla beraber üzümlü,nif ve incirköye gittik. Önce İncirköyde gezdik.
Bizi koyunlar karşıladı.. Arkadaşlardan bazıları onları koyunların içinde çekmemi istedi :) İncirköy içiçe geçmiş,eski taş ev,yeni beton evlerden oluşan küçük bir köy.Öğlene kadar gezdik köyde,sonra düğün evine uğradık.
Evleri gezerken böyle yaratıcılık dolu eserlerle karşılaşmak süper oluyor...Eski çamaşır makinesinin kazanından mangal mesela.. :)

Eski evler hele böyle yastık dayanmış eski pencerelere de hiç dayanamam.
Gülümser Teyze ile akraba olduk biz :) Bu yaşta bu kadar aydın köy insanı az bulunur çünkü.Hayran oldum ben ona. Çay yapmak istedi bize ama zamanımız azdı,başka zaman içmeye söz verdik ama halk tv seyrediyormuş devamlı, zaten bir spiker hatta bir politikacı kadar olaylara hakim bir kadın  köyde ilk defa gördüm. Sonra konuşurken benim tanıdığım, akrabası olan emekli bir köy enstitülü öğretmenimizle akraba olduğunu keşfettik.İçimden aydın olmak genlerle ilgili olabilir mi diye düşünmedim değil :) Merdivenin üstünde görülen Atatürk takvimine dikkatinizi çekiyorum. Ben ona sizle akraba olabilir miyiz dedim ,o bana kızım ol dedi :)) Tekrar gidip çayını içeceğim. Esattan, saddama, bir gece önceki arena programına gündemdeki herşeyi biliyordu, valla ... Bence tv'ler eğitme amaçlı kullanılmalı, kadın programı diye bütün gün saçma sapan şeyler seyrettirince demek halk uyuyor... Daha çok özgür basınımız olmalı.. !
Bu pencere bana o kadar çok şey söyledi ki.. Bir gün anlatırım.
Gittiğimiz üç köyde de afişimiz asılıydı... Düğün yemeği olduğundan Keramettin Başkan da köye uğrayıp yemek yemiş sonradan.Burada 3 gün 3 gece düğün sürer,düğün evlerinde yemek özeldir,herkesin katılımı beklenir.
Bu sofra bir düğün yemeği sofrasıdır. Yedi çeşit yemek ortaya konur ve beraber yenir.. Yemekler çok güzeldi,mutlaka keşkek olur. Ben helvayı ve etli nohutu da çok beğendim.

Bulaşıklar için koca bir kazan su kaynatılıyordu bir yanda. Düğün evinden çıkıp asker evine uğradık.

 Köyün sokakları çok dardı, çoğu yere arabamız giremedi.

Asker evi yakınında bir duvara durumu işlemek bizim facebook duvarlarını anımsattı bana :)  

Burası da Nif. Kirazıyla ünlü köyümüz.
Toplantımızı yapıp bir-kaç esnafa merhaba dedik.
Nif.                                      



Nif'in pazarını da gezdik biz.Fethiye tulumu.

Nif'ten Üzümlü'ye geçerken deniz manzarası...


Üzümlü 'de pazarda gezip sırf alışveriş için uğradık.Daha önceden kızlar gitmişti oraya.
Adaçayı...
Çalı süpürgesi...
Ezme, pestil,cevizli sucuklar vardı.
Bu incir kaya inciri diye geçer genelde..Kolay bozulmaz. Nerede görsem almaya çalışıyorum.
Gelincik otu.
Adaçayı.. Gerçek bitki çayı.Suyun içine daldırıp içtiklerimizden.

Bundan sonra sanırım parti günlüğü izleyeceksiniz :)) Neyse güzel işler bunlar,hayat okulu gibi.Ben çok seviyorum, bu yüzden de sık sık çalışmaya gidiyorum,kendi işimi bırakıp.Bir gün bana gidip çalışmalısın demişti bir arkadaşım,çalışıyorum,keyifle ve heyecanla... Gelecek güzel günlere ...  

*Başlık: C.Süreya.