yurtiçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yurtiçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Temmuz 05, 2010

Mavi Kuş Kargo 21 / Tülin Bozkoyunlu

Mavi Kuş'u unuttum sanmayın. Ben yoğun olsamda olmasam da orada işler bir şekilde yürüyor. Ucundan kıyısından elim yettiğince her işe yetişiyorum.Bu konuda bana sevdiğim birinin "kendi adıma seninle gurur duyuyorum" demesi benim için en büyük ödül. Hiçbirşey beni o cümle kadar mutlu etmezdi. Beni sevdiğini düşündüğüm insanların sevgisiyle yaşıyorum ben..
Bu kargomuz Tülin Bozkoyunludan. Bloğu var mı bilmiyorum.(Varmış tabii ki..hatta bende linki varmış :)) www.bulutgolgesi.blogspot.com Bu pembişlere de bittim ve her şey için teşekkür ederim.
Bu haftasonu yazı yazacak zaman bulamadım.Hem festival hem de başka işler yüzünden hızla geçti günler.

Gönderilenlerin hepsini paylaşmayı düşünüyorum.İş ve hayat yoğunluğundan bunu geç yapıyor olsamda gelen herşeyi sizlerle buradan paylaşacağım.Sizlerin sayesinde son dönemlerimizi iyi geçirdik ve o kadar güzel şeyler gönderdiniz ki hepsinin birer örnek teşkil ettiğini düşünüyorum.

Festivalde de gönüllülerimizin oluşturduğu masadan satılanları burslara bağışladık. Teşekkür ederiz.Fotoğraflarını çektim,sizlerle paylaşacağım daha sonraki yazıda.







Bana gönderdiğiniz notlardaki her şeyi okuyorum,yönlendirmelerinizi uyguluyorum.





Bana gönderdiklerinizle de beni utandırıyorsunuz diye belirtmek istiyorum. İstemem yan cebime koy hesabı sevinçle! karşılayarak hem de :))
Tülin Hanım, gönderdiklerinizle bizi çok mutlu ettiniz,tekrar teşekkürler.. Jale Hanıma da sevgilerimizi iletin lütfen.

Mavi kuş kargoıları devam edecek...

Salı, Mart 16, 2010

Mavi Kuş Kargo 4 / SudeDuru

Öncelikle üzgünüm, kaç gündür zaman ayırmaya çalıştım ama ben debelendikçe blogdan uzak kaldım ve kargoları görüntüleyemedim bile.Bu arada kargolar gelmeye devam ediyor..

Bu güzellikler hiç kullanılmadan gönderilmiş, iki ceket ve beş pantolon. Eğer Sudeduru itiraz etmezse bu etiketleri üstünde ceket ve pantolonları bizim yüksekokulda okuyan öğrencilerimize vermek istiyorum. Seve seve ve bayıla bayıla giyeceklerdir. Geçtiğimiz hafta arkadaşlarla görüştük, gönderilen ürünler o kadar güzel ve bakımlı ki bu konuda yazmadan Gülen'e de danıştım, biz bu ürünler için ya özel kermes yapalım dedik ya da bunları 2. el pazarlarda değil El sanatları pazarında değerlendirmek istedik. Yani bu bağışlarınızı 1-2-3 liralık satışlar yapılabilecek pazarlarda değil, direk olarak özel bir şekilde değerlendireceğimiz şekilde paylaşalım, böylece değerine gitsin diye karar verdik.
Güzel ve özel bir tarih bekliyoruz.Bu konuda sizleri bilgilendireceğim,hatta davet edeceğim. Yakın yerde olanlar ve gelmek isteyenler bizlere katılsın istiyorum. Gördüğünüz kuru çiçekler kargonun içinden çıkan ve kokulu kuru yapraklar. Nasıl açtığımı ve geldiğini siz tahayyül edin artık :) Böyle güzel paketler açmak insanda alışkanlıklar yapabiliyor, her yeni kargo da heyecenlanıyorum ve içim sevinçle doluyor.İşin bir kısmı halledilmiş oluyor ama diğer bir kısmı var ki o daha sorumluluk isteyen ve olayıcı kısım.Allahın izniyle hep beraber
altından kalkacağız diyelim. Son toplantımızda Berna arkadaşlara sizin gönderdiklerinizi anlatıyordu, ben bile görmemiş gibi hayran hayran dinledim ,düşünün artık sizleri nasıl anlattığını :))
Büroda masamın olduğu köşe yavaş yavaş dolmaya başladı, gelenleri üçe ayırdım, görüntülenenler, yayınlananlar ve görüntülenmek için bekleyenler.Hepsini ve herşeyi sizinle paylaştığımızdan sakin sakin bekliyorlar şimdilik..
Bu yazıya sebep olan SudeDuruya teşekkürler, birde Gülen'e teşekkürler. SudeDuru diyorum ama blog ismini bulamadım. (Çok üzgünüm, yazıyı evden yazıyorum kargolar ofiste bu yüzden telefon numarası da yok ulaşabileceğim) En yakın zamanda bana bildirmesini rica ediyorum. Mavi Kuş Hareketine devam ve Yurtiçi kargoya gönül dolusu teşekkürler..


Bu güzelim eşyalar içinde mutluluktan kayboluyorum, desteğiniz ve güzellikleriniz için tekrar teşekkürler..
SudeDuru, bir an önce linkini bloğuna yönlendirmek üzere bekliyorum.. Yeni bir kargo da görüşmek üzere..

Cuma, Mart 12, 2010

Bahçemdeki çiçekler solmadan gel..

Yazmayı özledim. Pazartesiden bu yana koşturmaca da tamamlıyorum günleri. Nefis bir pazar günü geçirdim ama. Zaten resimler pazar gününden, yazılar karışık olacak.. Sanırım buralara bahar geldi :) Artık yakası kürklü kalın triko hırkamla sıcaklıyorum.Yarından itibaren kot cekete mi dönsem..
Pazar günü önce kahvaltıdaydık Boğaziçinde.. Mavikuşlar kendi aramızda toplandık, sonra Kaya'ya gittik Uzunbey'le. Bu çiçekler Kaya'dan. Afkule yolunda yürüdük. Yolda bir sürü insanla karşılaştık. Herkes kendini dağlara ve yollara vurmuştu hava güzel olunca. Bizde yürüdükten sonra bizi hep davet eden ama bir türlü evi bilemediğimizden ve zamansızlıktan gidemediğimiz dostlara uğradık. O ev gezmesi 2. bölümde bugün ancak yürüyüş ve çiçekler var.Eve bayılacaksınız eminim :) Ressam bir hatun ve onun kafa dengi eşi ,biz aslında ailecek yeni yeni görüştük ama Uzunbey herkesi sevmez,onlara bayıldı :) Ben zaten ilk görüştü çok kafa dengi bulmuştum ve yapıştım her zaman ki gibi.. Yaşça bizden büyükler ama ortak noktamız Şükran Teyze diyebilirim..Neyse ayrıntılar 2. bölüme..

Bahçemdeki çiçekler solmadan gel.. Roman yazsaydım adı bu olurdu sanırım. Romantik bir şey olurdu belki, ya da " bu kalp seni unutur mu..?" da ki gibi olabilirdi. Ben aslında araştırma kitapları yazmak istiyorum yani herhalde güzel roman yazamam diye. Ya da gezmeyi görmeyi seviyorum ya ondan belki bilmiyorum. Biraz pişmeyi bekliyorum yani hazır değilim daha.. Biraz daha hayat önümde pencereler açsın bakalım, biraz daha deneyimler yaşayalım. Birde paylaşmak istediğim bir şey var ki herkese öyle geliyordur belki ama hayatın verdiklerini iyi karşılayabilme özelliği çok güzel bir şey..Yani verilenleri almak için hazır olma durumu.Buna tecrübe mi denmeli bilmiyorum,yaşı ve deneyimi daha çok olanlar yol gösterebilir. Bazen hayatı yaşamak için çok genç bazen de bazı olaylar için geç hissetmek insanların ortak özelliği belki de. Fakat bir şey var ki hayata hazır olduğunuzda yaşadıklarınız kaymaklı ekmek kadayıfı gibi tatlı :) Ben hayatı bu şekilde kabullenmeyi seviyorum. Bazen şartlar size olduğu gibi sunulmuyor,şartlar iyi gelişmiyor ama eldekilerle yetinmek, yetmiyor aslında ama gelecek hayal etmek ve yanında ve istediğin gibi hissetmek senin elinde. Bu bazen umut kırıcı kalp yalnızlıklarına ya da sevgisizliğe vursa da hayat güzelliklerle ve onu güzel düşündüğün sürece güzel. Bu umudu yitirmeden o umudu insanlarla paylaşmak ,yaşam sevincini aynı hızla onların kalbinde de hissetmek kadar güzel birşey yok.
Bahçedeki çiçekler , en çok sevdikleriniz soğanlılar galiba :) Benimkiler sardunyalar ve kaktüsler , ne alaka ..? Sardunyalar çocukken odalarında dolaştığım Rum evlerinden, kaktüslerde Akdeniz sevdam .. Buraya geldikten sonra oldu, ama tam oldu. Bir arkadaşım bana sayende bende kaktüslerle ilgileniyorum demişti.. Ne güzel insanları bir yönde de olsa güzel uğraşlar için etkilemek güzeldir diyorum. Bende arkadaşlarımdan etkilenmeye onların sevdiklerine yakınlık duymaya çalışırım genelde. Yine de ustalığı onlara bırakmak şartıyla.

Kaya lalesi. Baharda Fethiyeliler Kaya lalesi toplamaya çıkarlar Kaya'ya. İlk zamanlar anlamazdım neden topladıklarını. Ben çiçek çok severim ama öyle her gördüğümde de toplamam, kıyamam yani. Geçen sefer Köyceğizden toplamıştım ama oraya insan ayağıyla gitmek zordu, kaybolup gideceklerdi. Oysa ben onları günlerce suda sakladım. Sonra düşündüm, yani dönerken sekiz sene oldu buraya geleli, ilk başta garip gelen çoğu şeye başka türlü bakmayı öğrendim ben. Başka bir bakış açısı kazandım, belki hala değişerek bakıyorum hayata. Bilemem ki .. Hayat dışarıdan göründüğü gibi dönmüyor buralarda. Farklı ,çok farklı hem de ama güzel.

Bu ağaç nedense diğerlerinden farklı gözüktü bana, bir tablo gibiydi.. Yüzlercesi içinden onu çekip çıkarmak , onun yakın gelmesi , arkadaşlıklarda böyle değil mi..? Bir sürü insanla tanışıyorsunuz ki ben mesela her gün yeni bir kaç kişiyle tanışıyorum ve aralarından cımbızla seçiyorum etrafımdakileri.
Geçen gün yahoo mailimde bir not, Facebookta benimle arkadaş olmak isteyen biri var :) Ne güzel ben onu taa 12 yaşımdan beri tanıyorum.. Biraz geç kaldı internet dünyasına girmekte çünkü bilirim bilgisayarlarla arası iyi değildi. Şimdi iyi :) Onu görünce çok sevindim tabii ki.. Hayatımın en güzel dönemlerinden birini beraber geçirdik.. Biz iki kız ilk defa yalnız dışarı çıkmaya ve gezmeye onunla başladık. Yani o çıkıyordu zaten sahilde oturuyordu ama ben çekmece de merkezde oturuyordum ve sahile uzak sayılırdı evimiz.O zamanlar sahile minübüs işlemezdi ve biz her yere yürüyerek giderdik. Sahil yazlıklardan oluştuğundan kışın ıssız ve sakin olurdu. Bu yüzden gece iznim az olurdu, yani gündüz sabahtan yürürdüm ve denize girerdim yazın. Dönüp eve annemlerle denize giderdik, sonra akşam üstü giyinip süslenip sahile çıkardık biz eskiden. Yani ben gider onu evden alırdım, beraber bazen çekmecedeki askeri kampa bazen de sahile cafelere akardık :) Eller havaya olmazdı çoğunlukla çünkü biz sohbet etmeyi sevdiğimizden daha sessiz yerlere giderdik. İlk yazlık sinema iznimi, ilk gecelere akma deneyimlerimi beraber yaşadığım bu arkadaşımı o kadar özlemişim ki ve eski günleri.. O bana ilaç gibi geldi.
Şimdi dernek başkanı olmuş :) Sosyal projelerde çalışıyor ve bana dedi ki kimin arkadaşıyım :))

Mavi Kuş Hareketi için en son Şanslı'dan, Mine Floradan ve Canan Hanımdan kargolar geldi. Sırasıyla ekleyeceğim , hafta sonuna sarktığı için üzgünüm. Yine yoğunum , çok yoğunum bu aralar. Bugün rahat çalışmak üzere geldim büroya çünkü evde kalsam bahçeye çıkarım biliyorum :) En azından 4 'e kadar işlerimi bitirebilirim sanıyorum. Pazartesiye yetişecek iki işim var. Haftasonu hazırlamam gerek, evde de işler var ama şu ara en son düşündüğüm yer evim.
Bu gece Çalış Karnaval grubunun yardım yemeği var Roka Restaurantta, oraya gideceğiz komite olarak. Desteklemek adına, çünkü Roka Restaurant şimdiye kadar burada olmayan bir yöntemle o gecenin servis elemanları hariç tüm gelirini Çalış Karnavalına bağışlıyor, ayda bir kez yapıyorlar bu etkinliği ama biz yoğunluktan hiç gidemedik. Birde ben Çağıl isyan etmesin diye haftada bir geceden fazla bir yere gitmiyorum, misafir çağırma durumları da bu sene hep
Çağıl'a göre ayarlandı o farkında olmasa da ..
Gülen tam hazırlık gidiyor, hızına yetişmek mümkün değil hala.. :))

Şimdi de arada kaçamak yapıp yürüyüşe gittik bir saat, Oyuktepe koylarının oraya, ilk defa hırkamı çıkarıp yürüdüm, çünkü esiyor deniz kenarı ve körfeze baktığından yürürken üşüyorum. Ares çok mutlu, o olmasa hayatta böyle bir şey yapmazdık, bizde mutluyuz :)



Yürürken yanımıza su alıyoruz, arada Ares'te sebepleniyor bizim sulardan ..

Papatyaları görünce aklıma Demirköy geliyor.. Özledim , belki İstanbula gittiğimde gideriz annemlerle.. Çok istiyorum.
Papatyalar..
Klasik Ares pozu :))

Kaya Lalesi

O gün sabahtan Boğaziçi cafedeyiz demiştim ya Yurtiçi Kargo şubesi bizi bu olaylarda hiç yalnız bırakmadığından Fethiye Yurtiçi Kargo Müdürü Rıza Bey' e teşekkür belgemizi sunduk. Fotoğraftaki Berna , arka grup gönüllülerin bir kısmı, ben en soldayım,Uzunbey böyle çekmiş. Ben zaten fotoğraflara çıkmayı sevmediğimden işime geldi,yoksa kendimi kesecektim :))

İndirimi bu sefer az yapabildiler biliyorum ama geçen sefer bizim başka bir etkinliğimizde tüm kargoları ücretsiz taşıdı Rıza Bey,( O zaman sadece Rıza Bey kendi adına-Fethiye Yurtiçi kargo şubesi- bu indirimi yaptı) bu yüzden fazla yüklenemiyorum.Yoksa İzmir Bölge umduğumdan cimri çıktı :P Bir hafta bu işler için görüştüm emin olun, yine bize destek veren bir otobüs firmasıyla görüştüm ama artık otobüslerin kargo taşıması yasak ve kısa zamanda bu problemi çözemiyorduk, bu yüzden vazgeçtik .. Bu konularda da duyarlı insan bulabilmek çok zor gerçekten, kimse beş kuruşundan vazgeçmiyor sosyal yardım projeleri için. Nerde ücretsiz taşıyacaklar. Benim dilim sivri bu konularda çünkü yaşanmışlıklarım çok, bu yüzden bu konuyu kapatayım artık :)

Kahvaltı çok nezih geçti, beraber kahvaltı ettik, fikir alışverişinde bulunduk. Baharı karşıladık bir bakıma..


Boğaziçi iyi hazırlanmıştı, diğerlerini çekmedim. Yönetimi değişmiş, daha sık giderim artık kahve içmeye..

Yazının birinci bölümü bu, ikinci bölümü Kaya'da geçiyor ve çok hoş , gördüğüm güzellikleri sizinle paylaşacağım..
Uzun yıllar beraber olmak şöyle bir şey sanırım, Uzunbey 'le oturuyoruz, ben son günlerde bir melodi var kulağıma yakın geliyor ama tek bir söz hatırlamıyorum dedim.. O bana direk Buz dedi, iyi de biz son zamanlarda arabada beraber radyo hiç dinlemedik, genelde konuştuk biraraya gelsekte. Evde zaten tv açık, işyerinde de bu ne güzel şarkı diyebileceğim bir zaman olmadı ama o benim hangi şarkının melodisini hatırlamaya çalıştığımı direk öneri getirerek bana sunuyor.Google açtım ve buz yazdım,şarkıcının adını da biliyor.. Oh ne güzel.. Şarkı çıktı ama bu değil diye o kadar kendimden emin dinlemeye başladım ki..Sonra baktım o, evet o melodi.. Buz'muş :)) Bizleri bizim farkettiğimizden daha iyi izliyorlar sanırım..

Pazartesi, Mart 08, 2010

Mavi Kuş Kargo 3 / Bilge ve Annesi

Bilge ve Annesi göndermiş, bende hem teşekkür ediyorum hem de yayımlıyorum.. 19 birbirinden şahane kolye, 4 broş.. Biraz bekletiyorum sırada daha bugün gelen Evrim ve Sevda'nın gönderdiği kargolar var. Özlem rahat durmamış 2 kocaman kutu göndermiş :) Bu yüzden yavaş ama bol sürprizli geçiyor kargo faslı.

Yani
1- Ece
2- Dersaadet
3-Bilge ve Annesi -yayımlandı..
4- Tuana(Evrim )
5-Selda
6 Özlem diye kaydediyoruz gelenleri..

Yurtiçi kargoya buradan yazdığımız numaraları söylüyorsunuz sadece, ( 226463177 )adres ve telefona gerek yok. Yurdun her yerinden indirimli,kampanyaya dahil değiliz gibi bir cümle kabul etmiyoruz. Olursa lütfen bana ulaşın.. Kargoları Fethiye şubesinden teslim aldığımızdan biraz da oradan indirime giriyor. Bu arada pazar günü kahvaltıda Yurtiçi Kargo Müdürü Rıza Bey'e teşekkür belgemizi sunduk. Daha sonra paylaşacağım, bugün ancak kargo yazısını yazabiliyorum. Akşama yemekteyim, gidene kadar son yazıyı yazmak istedim.









Modellerin hepsi nefisti, ne emek var öyle inanamadım..


Şimdi böyle kargolar geldikçe gözlerime inanamıyorum ve insanlara tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Bu kadar emek verdikleri eşyaları bizimle paylaştıkları için..


Her tarz her model için örnek de var burada..Bakmaya doyamadım. Şimdilik bekletiyorum, daha teslim etmedim.Tüm gönderilerin hepsi bende saklı :)






























Oldukça emek verilmiş ve hepsi birbirinden güzel bu kolyeler için tekrar teşekkür ediyorum..




Bilge ve Annesi, Çok Teşekkürler :))