Cumartesi, Mayıs 05, 2007

Benim Bahçem :)) 2.bölüm

Burası bahçede en sevdiğim bölüm..zaten neden büyük bahçe istemediğimi anlamış olmanız lazım..Hem yoğun çalışıp hem de bahçe ile uğraşmak çok zor..Başkasına yaptırırsanız da o işin keyfi kalmıyor..Bahçemin en geniş yeri evin yanı. Önü, arkasında daha sonraki resimlerden de göreceğiniz gibi az yerim var..Site olarak genelde bakımlı ve daha site yapılırken ekilen müthiş güller var..Büyük ve renk renk görülen güller daha inşaat halinde dikilmiş evde benden önce oturan olmadığından bize ait olan kısmı güller ve öndeki peyzaj hariç boştu.
İlk resim ceylan sardunya..Mor salkımlar geçen hafta coşmuş biçimde yapraklanmışlardı..Şimdi evin yanından 2. katın bitimine kadar balkonu ve verandayı saran boru çiçeği sarmaşığının açmasını bekliyorum..

Penceredeki sakız sardunyalar..Kırmızısı ve pembesi var..Bir arkadaşımdan aldığım alacalı bir rengi var ki yeni diktim.Bakalım tutacak mı?

Hep dışardaki çiçekleri gösterecek değilim tabi ki..Bu somon rengi gülü de Uzunbey işe giderken koparıp bana verdi :)

Sardunyalar resmi geçitte..
Balkonda ki sarmaşık beyaz gül..
Yeni aldığım saksılar..Hani geçen hafta gidip pazardan almıştım..

Sardunya renkleri çeşit çeşit çünkü her yerden bir parça getirip toprağa sokmuşum çelik için..ama siz yeni alıyorsanız ya da yeni dikecekseniz ayrı yerlerde ayrı çeşit ve rengi beraber dikin karıştırmayın :)

Hanımeli sarılı yola bakan bahçe duvarımız..

Mutfak camı önündeki güller..

Giriş kapısı önündeki güller..

Ekin Ablamızın bize hediye ettiği kaktüslerden..

Bu da öyle...

Öbür evden getirdiğim minik pembe güller açan sarmaşık gül..Şubatta çelikten yetişti..Şimdi çiçek açacak :)

Site güllerinden..

Zeytinler çiçekte..Sitenin diğer ucu.
Benim evin giriş tarafı..
Papatyalarım..Onları getirdiğimde parmak kadardılar..Ben nereye onlar oraya..Böyle gözüktüğüne bakmayın kocaman kocaman olup kendileri tohum atıp yayılıyorlar..

Şimdi bu çelik bir gün kocaman pembe çiçekler açan çok güzel bir ağaç olacak..Bekleyin yaklaşık bir karış :) Bu sene olmaz ama..Gelecek seneye belki..En çok izlemekten keyif aldığım şeylerden biri bu..Öbür tarafa da bunun yaklaşık 15 cm dışarıda sapı kalan çeliğini dikmiştim..İkiside şimdilik tuttu..Bu yazı geçirirse esas tutmuş sayılır..Bu yüzden iyi bakıyorum kendilerine..

Mutfak camının önden görünüşü..

Sandığımın son hali..İçinde bir de tosbağ var..ama seramikten..

Balkondaki sarmaşık beyaz gül..Taşındığımızdan beri en geç açan gül bu oldu..Rengini bilmeyipte merak etmek, sonra da haif bir kırmızılık arasında bembeyaz yapraklar görmek çok keyifliydi..

Balkonun diğer ucundaki sarmaşık pembe gül..

Balkonun karşısında ve rengi o kadar güzeldi ki resmini çekmeden duramadım.

Komşumun sardunyaları..Katmerli pembe örnek olması açısından koyuyorum..

Itır.. Çok büyük ve çok güzel çiçekleri yoktur ama yapraklarını ellediğinizde ben bu kokuyu tanıyorum dersiniz.. Genelde sabun yapımında kullanılır ve yine kokulu bahçeler için dikebilirsiniz..
Komşumun güllerinden benim tarafın görünüşü..Öndeki kapı benim bahçenin diğer tarafı oluyor..Yani balkon tarafı..

Penceredeki diğer sakız sardunya ..Pembe olanı.

Benim penceremde de vardı ama bu ismini bilmediğim çiçek bu balkonda daha büyük olduğu için görüntülendi..Sarısı ve kırmızısı var ve az su ister..Çiçek sulamayı unutan hanımlara..Balkonlara ya da pencerelere önerilir :))

Mutfak penceremden bahçe manzarası..Karşıda papatyalar, kaktüsler, o sevdiğim ağaç fidanı ve güller var :)
Önünde pencere açtığımda koklayacak melisa ve sarmaşık gül ile yuvarlak saksı var..
Pencerede ise daha ayrıntılı bir zamanda resimleyip size gösterebileceğim seramik kaplarda minik kaktüs çeşitleri var..

Ben bu çiçeği çok severim..Yer örtücü ve adını Kaz ayağı olarak bilirim..Su istemez kolay kolay ve çok güzel çiçek açar..Çok güneş sever..Bahçede yoktu..Ekin Abla' dan aldım hem de resimledim..Gelecekte bahçe ile ilgili onunla çok güzel düşüncelerim var ama ancak gelecek kış yapabilirim..Mevsimi geçti çünkü..Hem de zamanım olmadı.
Bu çiçeklere patlıcan çiçeği diyorlar..Beyazı daha ufak boylarda ve müthiş kokulu oluyor..Sarısı da böyle ağaç gibi oluyor..Sarısının kokusu yok ama peyzaj için eğer güzel budanırsa müthiş görüntüler verebiliyor..Şemsiye açmış gibi düşünün..Bir de resimlerde küçük çıkmış..Çiçekler yaklaşık bir karış boyunda..(Hadi Erdil Bey artık bilmediklerimizin adını bulmakta size düşüyor :))


Çiçeklerim bitmedi..Çiçek açma zamanlarına göre ara ara resimleyip bloğa koyacağım..Neden şimdi büyük bir bahçe istemediğimi anlamış olmanız lazım..Çünkü dikmek birşey değil bakmak lazım :)
Bu sene diğer işlerin yoğunluğundan bahçe peyzajı ile ilgili çoğu düşüncemi gerçekleştiremedim..Seneye yavaş yavaş kafamdakileri uygulamaya koymak tutmayanların ve eksiklerin yerine yenilerini dikmek istiyorum..

Perşembe, Mayıs 03, 2007

Benim Bahçem :)) 1.bölüm


Büyük çam ağacımız..Nerdeyse bizden büyük..Çevredeki inşaatlar yapılırken işçiler gelip altında nefes alırlarmış..Yazın altı muhtemelen serin olacak..Fethiye için katma değer bence :)) Pazar günleri pazar pazarı kurulduğundan ve evimiz pazar yolu üstünde olduğundan en görünen yere astım bayrağımızı..Hala duruyor.

Ekin Abla' nın bize verdiği kaktüslerden..Saksısı kahverengi olduğundan değiştirmedim..

Benim çok sevdiğim mavi çiçeklerden..Kendi çoğalıyor, yer örtücü gibi..Adını bilmiyorum bilen varsa lütfen yazsın..

Balkondaki kaktüslerim..Çiçek açmayanlardan.(Bunu niye yazıyorum çiçekli istiyorsanız bundan almayayın diye :))

Eski arabamız,motorumuz ve çam ağacımız..Bazı kişiler budayın biraz daha diye akıl veriyor ama içeriden camdan baktığımda o ağacı görmek beni çok mutlu ediyor..Sadece bunun için bile bu ev benim için daha değerli..Benzerlerine nazaran..

Karşı komşumun ceylan sardunyaları,benim balkonumdaki manzara..Aslında sitenin bahçevanı varmış bir zamanlar ama şimdi bahçeyi biz suluyoruz Uzunbeyle :)) Bazı insanların kafaları basmıyor bu kadar yoğun çalışıp akşam gelip karı-koca bahçeyi sulamamıza..Bence hayata bakış açıları çok yanlış :)

Sarı çiçek açan kaktüsleriniz olsun istiyorsanız salon camındaki bu kaktüs kokteyli yaptığım kaktüslerden çiçekli olanı alacaksınız.

Bu da bir kaktüs kokteyl ama görünen kaktüs baskın çıkmış diğerlerini sindirmiş..Demek ki neymiş bu kaktüsten kokteyl karışım yapmayacakmışız :))


Bu pembe çiçeklerin adını ne yazık ki bilmiyorum Çünkü ben geldiğimde burdaydılar hem de benim balkonumun önünündeki taş peyzajı kaplayacak kadar..Bilen varsa söylesin lütfen..Lila renginden de eski komşum Hatice Teyzem getirdi..Bittiği yere diktim..Yani seneye birde lilalar yandan saracak kısmetse.

Gazanyalar, benim çok sevdiğim tam alırım diye düşündüğüm anda evin önünde görünce çok sevindiğim çiçek..Güneş sever ve yayılır.


Sarmaşık gül ,kapıda ve kocaman kocaman açtı..Sarmaşık güller budanmazmış..Sadece çıkıntı yapan dallar budanırmış..Diğer gülleri bol bol budamanız lazım..Özellikle çiçekten sonra ayrım yerinden en az 15 cm üstten budayın..Aşı yerlerininin üzerinden de..

Sardunyalar plastik..İstanbulda Sinanobadaki balkonum için almıştım..Üç tarafı deniz olan bir burunda oturduğum için çok rüzgarlı balkonumda hiç bir çiçek barınamzdı..Tam biz balkonu kapattık, buraya taşındık..Yanındaki çiçek yer örtücülerden ama adını bilmiyorum..Küçük pembe çiçekler açar, çok su istemez ve güneşe bayılır.

Karışık kaktüs tabağı..Özellikle seramik kaplarda çok güzel duruyor..

Mor salkım ve dalları..Bahçenin diğer ucuna da mor salkım diktik..İki taraftan birden saracak.

Mor salkım taneleri :)


Kılıç çiçeği, görüntüsü çok sevimli olmayabilir ama bir inanışa göre girdiği eve bereket getiriyor..Ben bana hediye getiren arkadaşıma bunu bildiğim için teşekkür etmiştim..Evinize alsanız bence iyi olur :))

Pembe sardunyalardan..Her rengini bahçeye dikmeye çalışıyorum..O kadar çok seviyorum ki onları..Kıyamayıp hemen her renginin resmini çektim zaten..Katmerlisi,sarmaşığı,ceylanı hepsi çok güzel..

Giriş kapısının önündeki koyu pembe güllerim..Böyle açık renk olduğuna bakmayın ilk rengi resmen koyu çingene pembesiydi..

Birilerine batan özelliklerim var..Biliyorum ama açık ve net bir insanım..Okumak ve link vermek zorunda değilsiniz..İsteyen her taraftan bana ulaşabilir..Sanal ya da gerçek olarak..

Hiç av olmadım..Yanlış takip!

Çarşamba, Mayıs 02, 2007

Motiflerin Dili...


Motiflerin dili...
Bir tekstil ürünü olan halının değerini belli eden kendine has karakteristik özellikleri vardır. Desenler el yapımı Türk halılarında her zaman kullanılmıştır ve bunu yapmaktaki ana teknik düğümdür. “Türk düğümü” diye bilinen çift düğüm, el yapımı Türk halılarının karakteristik bir özelliğidir. Dizayn ve desenlerde gelişmeler olsa da Türk halıları tarihi ve geleneksel özelliklere sadık kalınarak üretilir.


El dokuması halılar, farklı bölgelerde farklı amaçlara hizmet edecek şekilde üretilirler. Bu halılar sadece yer halısı olarak değil, çadır perdesi, beşik, koltuk örtüsü, duvar halısı ve seccade olarak da kullanılır. El dokuması bir halının tamamlanması, aylar süren ve yetenek isteyen bir çalışmadır. Yere serilen halı, bir nesilden diğerine kalır ve değeri eskidikçe artar.


Her bölgenin kendine has motifleri ve teknikleri vardır. Halıların motiflerinde saklı hikayelerin oluşumu ve bu motiflerdeki anlam, Anadolu’da dokunan ilk halıya kadar dayanır. Halıyı dokuyan kişi, halıya duygularını ve düşüncelerini katar (sosyal kısıtlamalar gibi), bu duygu ve düşünceleri aktarmak için kodlar ve semboller yaratır. Motiflerin doğuşu ve anlamları böyle oluşmuştur.


Motifler, hizmet ettikleri amaçlara göre dört farklı başlıkta incelenebilir.
• Doğumu ve çoğalmayı anlatan motifler
• Hayatı temsil eden motifler (hayatın ortaya çıkışına, hayatın temellerine ve korunmasına dair motifler)
• Ölüme ait motifler
• Ölümsüzlük ve aile ile ilgili motifler

Halıyı dokuyan kişi, önce doğumla ilgili motiflerden başlar, hayatı sembolize eden motifleri koyarak devam eder ve halının dokunması ölüm motifleriyle son bulur. Halıya bakıldığında hayatın her ayrıntısını görmek mümkündür.
Motiflerin ortaya çıkışı tamamen iletişimle ilgilidir. Halının motiflerinin dili estetik amaçlardan çok psikolojik etkileri için yapılmıştır.

Üreme ve doğumla ilgili motifler


Kalçadaki eller: Bu motif anneliği ve doğurganlığı temsil eder. Bu motife Anadolu’nun çeşitli yörelerinde, “gelin kız”, “sarmal”, “çocuklu kız”, “kanca” gibi isimler verilir. Ankara yakınlarındaki Ahlatlıbel’de bulunan M.Ö. 3000 yıllarına ait “Tanrıça Kraliçe” heykelinin bu motifin kaynağı olduğu düşünülmektedir.

Koç boynuzu: Bu motif erkekliği, cesareti ve gücü sembolize eder. “Gözlü koç başı”, “boynuzlu” gibi isimleri vardır. Boynuzlu koç figürü Anadolu birçok farklı yöresinde farklı varyasyonlarda kullanılır. Bronz koç boynuzu bir Frigaya sembolüdür. Koç şeklinde yapılmış mezar taşları da sonsuzluğu temsil eder. Bu semboller halıya adapte edildiğinde ortaya bu motif çıkmıştır.


Doğurganlık: Bu motif kadın-erkek ilişkisini ve üreme sürecini sembolize eder. Arpa, kavun, karpuz, üzüm ve nar motifleri de doğurganlığı temsil een diğer motiflerdir.


İnsan figürü: Bu motif belirli kişilerin hatıralarını yaşatmak amacılıyla kullanılıyordu. En eski insan figürü Pazırık halılarında görülmüştür. Bazı insan figürleri ise çocukları sembolize eder, halıyı dokuyan kişinin çocuk sahibi olma dileğini yansıtır. Bazen de ölen bir çocuğun anısına bu figür kullanılır.

Saç bandı: Anadolu’da halı dokuyan kadınlar, beklentilerini ve hayatlarında olan önemli olayları saçlarını motifleyerek yansıtırlar. Bu motif evliliği temsil eder. Dokunan halıya eklenen küçük bir saç motifi, ölümsüzlüğe olan isteği yansıtır.

Küpeler: Küpeler Anadolu’da yıllardır değişmeyen bir evlilik hediyesidir. Dokuduğu halıya küpe motifi ekleyen bir kadın, ailesine evlenmeye istekli olduğu mesajını verir.

Pranga: Pranga motifi aşkların devamlılığına olan isteği, bağlılığı ve aşıkların birbirlerine kendilerini adayışını sembolize eder.

Sandık: Bu sandık, evlilik öncesi bir kadına verilen çeyiz sandığını temsil eder. Çeyizde toplanan eşyalar gelecekte kadının evinde kullanılacağı için bu motif gelecekten beklentileri ve bir çocuk sahibi olma arzusunu gösterir.

Aşk ve birleşme: Uzak Doğu’ya ait eski bir sembol olan bu motif, eşliliği temsil eder. Anadolu’da ise kimi zaman bu motif gece ve gündüz anlamında kontrast renkler kullanılarak uygulanmıştır. Renklerin kontrast kullanımı, doğada hiçbir şeyin basit olmadığını sembolize eder. Çift sayılar, özellikle 2 Anadolu’da doğurganlığı sembolize eder.



Yıldız: Anadolu motiflerinde yıldız mutluluğun sembolüdür ve gökteki yıldızları sembolize etmez. Gökyüzünün anlatımında ejderha, anka kuşu, bulut gibi figürler kullanılır.

Pıtrak: İnsanların giysilerine ve hayvanların tüylerine yapışan pamuksu bir bitkidir. Onun, kem bakışları savuşturmaya gücünün yettiğine inanılır. Diğer taraftan çiçeklerle dolu anlamında gelen "Pıtrak gibi" deyimi, bu motifin bolluğun bir sembolü olarak un torbaları üzerinde kullanılmasını açıklar.


Yaşamın motifleri
• Hayatın temeline ait motifler, akan su motifi, su hayatın temel ihtiyaçlarından biridir ve her zaman kullanılmıştır. Kuraklık çekilen bölgelerde suya olan hasreti temsil etmek adına bu motif kullanılmıştır.


• Hayatın korunması ile ilgili motifler, dulavratotu, el, parmaklar ve tarak, muska ve düşman göz, göz, haç, kanca, yaşamı koruyan motifler, yılan, ejderha, akrep, kurt ağzı, kurt izi, canavar izi. Tarih öncesi çağlarda mağaralarda yaşayan insanlar vahşi hayvanlardan korkuyorlardı ve her hayvandan bir parçayı motif olarak kullanarak kendilerini güvende hissediyorlardı. Çatalhöyük’te leopar, akbaba ve kartal motifleri bulunmuştur. Muska ve nazarlık, bazı insanların bakışlarında bir güç olduğuna, bu bakışların kötülüğe, zarara, şansızlığa ve hatta ölüme bile sebep olduğuna inanılır. Nazarlıklar işte bu kem bakışların etkisini azaltan çeşitli nesnelerdir.



Ölümsüzlük ve aile motifleri
Yaşam ağacı, kullanılan bu motifin canı ve malı koruduğuna inanılırdı. Tek tanrılı dinlere inanan kültürlerde ağaç motifine genelde rastlanır. Yaşamdan sonrasına olan inancı temsil eder. Ölüm zamanı geldiğinde hayat ağacının üzerinden uçtuğu söylenen “Can Kuşu” da motiflerde rastlanan bir figürdür. Aile Türk kültüründe aile, göçmen ailesi, kabileler ve milletler, sembollerle anlatılır. Bu motiflere, mezar taşlarından halılara kadar birçok yerde rastlanır.


Ölümün motifleri
Kuş motifleri kuş motiflerinin Anadolu kültüründe birçok farklı anlamı vardır. Baykuş ve kuzgun kötülük alameti kabul edilirken, güvercin, bülbül ve serçe gibi kuşlar iyilik alametleridir. Aşk, zevk ve mutluluğu temsil etseler de, kuşlar ölünün ruhunu da temsil eder. Dinsel bir sembol de olan kuş, gelecekle ilgili bilgi sahibi olma arzusunun da sembolüdür. Kuş motifi Anadolu’da görkem ve gücün de sembolü olmuştur.

Salı, Mayıs 01, 2007

Ortaya Karışık



Gündüz çok sıcak olan hava öğleden sonra bozdu..Hatta geç çıktığımızdan yağmura bile yakalandım ben..Çıktığımda hava kararıyordu ve her yer ıslaktı..Genelde büroda üşüdüğümde sarındığım leopar desen kumaş bir şalım var benim..Islanmamak ve üşümemek için ona sarındım..Durakta inip yürüdüm karanlıkta..Saat sekizbuçuk olmasına rağmen 2 ana cadde bir sokak geçtim sadece bir kişiyle karşılaştım yolda..Melisalar açtığı için akşamları her yer melisa kokuyor..Koklaya koklaya geldim eve..

Tüm balkona ve bahçeye bitki almak isteyenlere önerimdir..Melisa alın ve çiçekleri açtığında akşamları koklayın..Eminim kulaklarım çınlayacaktır :)


Uzun süredir yazmak isteyipte yazmayı unuttuklarım var sırada..
Atahan bana çok güzel bir resim yapmış göndermiş.Harikaydı ve Burcu yazdığı mektupta hikayesini de anlatmış :)
Bugün de beni arayıp 5 haziranda ki sınıf gününe davet etti..Teyzeciğim dediğinde içim titriyor..Çok özledim onu :)


Eski tarz aydınlatmalar..Çok severim.


Çağıl' a Uzunbey kartvizit bastırtmış..Kartta İT Departmanı yazıyor.Yani bizim İnternet Teknolojileri sorumlumuz Çağıl :)) Ben o yaştayken kendime basketbol topu, basket için yeşil adidas şortu ve atleti, bir de YKM Şişli mağazasından Amerikan Eagle bilekli spor ayakkabı almıştım ..

İlk paramı 18 yaşında katıldığım nufus sayımı memurluğundan kazanmıştım..(50 YTL)

İlk yalnız otobüse binişim orta2 de B.çekmece' den Çatalca'ya gidişimdir..Orada Babamın teyzesi oturduğundan sık sık onu ziyarete giderdim..Topuklu diye bir çeşme vardır eve su taşırdım bidonla :)Alışverişini yapar dönerdim..İnternette gezerken resmine rastladım..



Hala rüyalarımda o Çatalca da ki eski sokaklarda gezerim ve ahşap rum evlerini çok severim :)