Salı, Mart 03, 2009

çarpıntı..

Arada okurum.Güzel de yazar ama herkes bilmez..

"
Sinir oluyorum...
Bir de demezler mi neden hala bekarsın diye?
Sanki aşık olunacak adamlar sıraya girmiş de bekliyorlar.... Nerde bir gözünüze görünür görünmez ayağınızı yerden kesecek adamlar? Tabii ki yoklar....
Kimi yakışıksız,
Kiminin cinsel tercihi sizinle ayni...!
Kimi sizi beğenmez,
Kimini sizin içiniz almaz,
Çogu ise uzak diyarlarda evli barklı...

Ortalik ucuzlugun son günlerindeki magaza misali, iyiler seçilmiş. O halde düşün partnersizlikten dogan mecburi aşksız yılları.

Geriye ne kalir?
Onca boyanma,
Onca giyinme,
Onca gözyaşı,
Onca sitem,
Onca kırıtma,
Onca hengame..

İki senelik kalp çarpıntısı için.....

Ayol ne yapar ne eder;

misal günde üç-beş bardak fazla çay, nescafe içer o çarpıntıyı yaparim ben...! "

Pakize Suda

Teşekkürler Aysetun :)

Bahçe 5 : Peyzaj

Uzun süredir bahçe peyzajıyla ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum. Bazen çalışırken bunaldığımda ya da yapacak işim olmadığında ya da çok sıkıldığımda bahçe resimlerine bakıyorum.Uygulayacağımdan değil ,bazılarını fikir edinmek adına da takip ederim ve bu beni rahatlatır.

Bulduklarımı sizlerle de paylaşmak istedim..


Genelde resimlerde baktıklarım bahçenin tarzı, hangi çiçekleri nerede kullanmışlar ve mevsimlik mi yoksa genel bir düzene mi hakim oluşudur..

Aksesuarlara, oturma grubunun düzenine bakarım daha sonra. Bunu sadece resimlere değil, sokakta yürürken de yaparım.
Bazen araba kullanırken balkonlara kayar gözüm, sırf o sokaktaki bitkileri görmek için tekrar geçebilirim oradan :) Bazen de yeni yapılmış evlerin bahçelerini düzenlerim hemen bir çırpıda..Yanlış kullanılmış şeyler varsa kafamda düzeltirim..


Genel anlayışım ,yeşil ve doğal bir bahçedir,genelde oturma yeri gözükmeyen ya da az gösteren düzenlemeleri tercih ederim.



Yürüyüş yollarına bakarım..Çok mu doğal ya da değişik bir döşeme mi kullanılmış..


Bu tarzda bahçelere bayılırım.. Hem gizemli hem doğal..


Bazen de yapım aşaması resimlenenler oluyor, normalde kendim yapmayı tercih etmesemde nasıl yapıldığına ,hangi malzemelerin kullanıldığına bakarım..


Bitişik nizam evlerin bahçelerinin güzel bir kullanışı görülüyor resimdeki gibi.. Duvarlar yüksek ama rahatsız edici değil.

Havuzlu bahçeleri daha sonra konu edeceğim gerçi ama bu güzel resme dayanamadım. Öndeki bitkilerin kullanılışı çok güzel bence.


Bu da bir başka arka bahçe düzenlemesi..






Ne kadar doğal ve fazlalık hiç bir eşya yok.

Yer döşemesi yönünden ve çeşitli yükseklikleri olan bahçelere örnek olarak düşündüm bunu.Bitkileri pek hoş değil.

Beyaz, bazen bambaşka bir görüntü verebiliyor ahşapta. Bahçeye de beyaz ahşap ve çiçekli sarmaşıklar çok yakışıyor.
Komşu bahçeleri yakın olan alanlara güzel bir örnekleme..Eğer sarmaşıkları doğru kullanırsanız ,etrafınız da yeşillikler daima yakın olur :) Kullanılan sarmaşık sanırım hedera..

Yüzme havuzu ile küçük bahçe çok güzel değerlendirilmiş.

Bu da doğal hayatı sevenler için :))

Etraf ve bahçe çok güzel ama nedense bitkileri ve bahçe düzenini -düzensizliğini mi deseydim - sevmedim.

Bazen benim balkonumdaki bankın görüntüsü de böyle oluyor.. Her yer çiçek :)

Bu bank modelleri yabancıların çok tercih ettiği bir model. Sanırım İskandinav ülkelerinde çok seviliyor..


Bu bahçe ilk baktığınızda özelliği fazla yok ama o yerdeki taş döşemesine bittim.Sırf bu yüzden yazıya girdi diyebilirim.Düz ve sadece çim alanları ben ne kadar sevmesem de köpeğim bayılıyor :)) Sadece bunun için ileride onun için bahçemde uygulayacağım. Bu arada su problemi oldukça eskisi gibi bakımlı çim bahçeleri kalmayacaktır.
Bir çim için en kötü iki şeyden biri köpeğinizin ona işemesiyse :)) diğeri bahçenin gölge olmasıdır..


Burası bir restaurant bahçesi ama benim hoşuma giden yükseltilerle dolu bir bahçenin değerlendiriliş şekli..

Genelde hangi bahçede hangi tarz masa kullanılmış ve mekana göre masa -sandalye şekline de bakarım. Köşe oturma yerlerini çok severim ve rahat divanları.. Birde güzel masa sandalye takıntım vardır. Evde 3 takım masa -sandalye olsada hoşuma giden görünce yine almak isterim.

Pazartesi, Mart 02, 2009

cumartesi-pazar

Pazar günü hava o kadar güzeldi ki Çağıl'ın dershanesinin tatil olmasını da değerlendirerek Kaya'ya Gemile Koyuna gittik hep beraber.

Ares 'in geldiğinin ilk haftaları da gitmiştik, şimdi de bayıldı oralarda gezmeye. Bu net olarak fotoğraflardan da yansıyor zaten.

Hava ve görüntü çok güzeldi, resim çekmeye doyamadım. Fazla da kalabalık değildi, kışın Fethiye' nin bu kalabalık olmayan zamanını çok seviyorum..




Genelde üçümüz yürüyüşe çıktığımızdan ve Çağıl Ares'in en sevdiği kişi olduğundan Ares'in sevinci ve oyunları görülmeye değerdi aslında.




Uzun uzun yazmak üzere hazırlık yaparken birden yazmak istemediğimi farkettim.Bu yüzden resimlerin altını doldurup gideceğim :)














Gemile Koyunun kumsalı..




Burası da oturma yerleri..








Gemile Adası.. Üzerinde Likya zamanından kalıntılar var, mübadeleden çok öncesine kadar da baharat yolunda iyi bir sevkiyat limanıymış.. Rumlar zamanında da kullanılmış..



Burası Kaya yolu.. Fethiye görüntüsü eşliğinde..



Fhm'nin bana hediye aldığı paşmina.. İki taraflı kullanılıyor, benim bu renklerde ihtiyacım olduğundan bu modeli aldım.. Burcu'nun ki daha farklı ve rengi de turkuazlı..

Bu da Çanakkale'nin meşhur Peynir Tatlısı.. Biz çok severiz, Burcu'da gelirken iki paket getirmiş :)



Burcu' lar cumartesi sabah gidince, öğleden sonra Şükran Teyze'nin doğumgününe gittim. Onun için pasta kestik, bol muhabbet ettik ve sevdiği insanlar olarak zaman geçirdik. Kendisi de oldukça nazik biri olduğundan bize şiir kitaplarından bizim seçtiğimiz sayfa numaralarına göre şiir okudu.. Kendisi aslında ressam, ama gazetede köşe yazarlığından tutun, şairliğe ve teknik ressamlığa giden bir hayatı var. Bunların yanında gerçekten örnek alınacak bir cumhuriyet kadını.. Ekmeğini her zaman kendi kazanmış ve kimseye muhtaç olmamış, bilgisi ve kültürü karşısında zaman zaman ezildiğinizi hissettiğiniz biri..


Politikayı, satrancı, briç ve dostlarını seven biri :) Kapısı her daim açık olan ve hala insanların her yönden saygı duyabileceği azınlıkta kalan herkesi etkileyebilen biri.




Kadın, erkek onunla konuşup ta ona uzak kalabilenini görmedim.Bu yüzden Fethiye' nin fahri elçisidir, herkese ulaşır..





O gün huzurevi yararına yapabileceğimiz etkinliklerden konuştuk mesela.. O neye karar verirse her işte onu takip ederiz biz ..


Bu hediyeyi kendisi yaşgününe gelenler arasında yaptığı bir çekilişle verebilmek adına hazırlamış. Bilin bakalım kime çıktı :))



Çok fazla geçmişten bahsetmeyi sevmez, ama kitaplarında basitçe şöyle geçer..



Bana imzaladığı kitaplarından biri..





Şiir kitabı, Palyaço..



Bir dönem yazdığı gazetedeki köşe yazılarını topladığı kitabı..



Yine Irak savaşı zamanında yazdığı politik yazılarını topladığı son kitap.



Kendisi bu güzel ve altın plak alan şarkının söz yazarıdır ayrıca.. Hasret -Tanju Okan




... ... .....





Arada bazı hastalıklarım nükseder benim..Mesela bu aralar "Vadim o kadar yeşildi ki " filmini izlemek istiyorum.. ama nasıl..? (Çağıl'ın peşine düşmem gerek, ancak o bulur bu filmi :)) ve müziğini..


Özgün ad How Green Was My Valley
Yönetmen John Ford
Yapımcı Darryl F. Zanuck
Senaryo yazarı Philip Dunne,

hikâye: Richard Llewellyn
Oyuncular Walter PidgeonMaureen O'HaraAnna LeeDonald CrispRoddy McDowall
Görüntü yönetmeni Arthur C. Miller
Kurgu James B. Clark
Film müzikleri Alfred Newman
Yapım yılı, ülkesi 1941,ABD
Dağıtım şirketi 20th Century Fox
Süre 118 dakika
Dili İngilizce
Cins Sinema filmi
Renk Siyah beyaz


Aday Olup Kazandığı Oskar Ödülleri
En İyi Görüntü - Darryl F. Zanuck.
En İyi Yönetmen - John Ford
En İyi Aktör - Donald Crisp
En İyi Sinematografi - Arthur C. Miller
En İyi Sanat Yönetmeni - Richard Day, Nathan H. Juran ve Thomas Little

Aday Olup Kazanamadığı Oskar Ödülleri
En İyi Uyarlama Senaryo - Philip Dunne
En İyi Aktris- Sara Allgood
En İyi Kurgu - James B. Clark
En İyi Müzik - Alfred Newman
En İyi Ses Kayıt - Edmund H. Hansen

Diğer
New York Film Critics Circle Awards: NYFCC Award; Best Director, John Ford; 1941.
Argentine Film Critics Association Awards: Silver Condor; Best Foreign Film, John Ford, USA; 1943.
1990—National Film Registry.