
Bu resim bu akşam hava kararmasına yakın gittiğimiz kumsaldaki sucuk-ekmek-şarap partimizden..
Bugün evde temizlik yaptım :) Yardımcım geldi ve ikimiz eve giriştik.Dün gece (cumartesi)sabahın dördüne kadar oturmuş biri için aslında iyi çalıştım. Uykum kaçtı nedense..Sabahladım diyelim. Sabahtan akşama kadar da bilgisayarı açamadım.Bir insan bütün gün aklında aynı düşünceyle dolaşır mı ...? Dolaşır :)

Biz gittiğimizde saat sekize geliyordu..Uzunbey ve Çağıl güzel bir Fransız şarabı almışlar.Tam da şarap havasındayım.Akşamda içtik :) Hemen katlanan sandalyelerimizi açıp ,tüplü mangalımızı yaktık.Şaraplarda çok iyi geldi.Sonra sucuk ekmekleri yedikten sonra Çağıl telefondan şarkılar çaldı bize..
Bu bana yapılır mı oğul..İlk şarkı "Enginde yavaş yavaş bu günde akşam oldu.."
ENGİNDE YAVAŞ YAVAŞ (BUGÜN DE AKŞAM OLDU) Enginde yavaş yavaş günün minesi soldu
Derdim bana arkadaş, bugün de akşam oldu
Gölgeler indi suya kuşlar vardı uykuya
Gurbeti duya duya bugün de akşam oldu
Su uyur fısıldaşır gider yare ulaşır
Yolcu yolda yaraşır bugün de akşam oldu..
Arkası arkasına bu tarz şarkılar içimi daha bir burkan..

Agora Meyhanesi
Burası agora meyhanesi
Burda yaşar aşkların en divânesi, en şâhânesi...
Bu gece benim gecem, bu gece benim gecem
Cama vuran her damlada seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu...
Bu akşam ümitlerimi
Meze yapıp içiyorum, içiyorum,
içiyor, içiyorum.
Hava kararana kadar ordaydık. Hatta birbirimizi göremeyecek kıvama kadar plajda kaldık. Son parçalarda artık oynamaya bile başlamıştık ki gözgözü görmeyince en son " I Know What is to be Young" ile dansedip Çağılla günü kapadık.Beni tam kalbimden vurdun bu şarkıyla dedim, zaten bilerek açtım dedi :)
Odasına gittiğimde de böyle yapıyor. Onun yatağına yatıyorum,o bilgisayarda oluyor. Bana benim sevdiğim şarkılar açıp beni mayıştırıyor :) Bazen de takılırken beraber eğer beni kızdıracak birşey yapmışsa cepten sevdiğim şarkıları açıp çalıyor.Beni yumuşatmak için yapıyormuş :))

Burada kipa açıldı yeni, bizde doğal olarak gidip baktık nasıl bir yer diye. Çok güzel içki reyonu vardı,uzun zamandır bulamadığımız meyveli şaraplardan bulduk orada..ve özel olarak aldık akşam.İçtikte hatta bu yazıyı yazarken kalan son kadehi ben içiyorum şu an sizin sağlığınıza :)

Bu hafta hep içerek geçti galiba..Uzunbeyle hem iş hem kaçamak yaptık cuma günü akşamüstü..
Çalış Orient Restaurant.

Keyif öncesi iş ziyaretinde :)

Bu oyuncağa 2. el pazarında rastladım. ne olduğunu bilemedik pazardakilerle.. Sizlere soramaya karar verdim,bilen yorum yazsın.

Yine bir iş randevusunda Uzunbeyi beklerken kapıdaki begonvile dayanamayıp fotoğraf çekmişim.

Geçen haftadan bir gece ..mutlu restaurantta karanlıkta yine yemek yedik plajda.. Görünen kısım Çalış Plajı.

Ben size yazmayı unuttum. hani nisan ayında yaşgünü partisi yaptık ya, o partiye Çağılla Uzunbey Ares'e de kimlik kartı yapmışlardı. Şimdi aklımıza geldikçe takıyoruz :)
Hala karışık hallerdeyim. Ha birde özlemde..Siz sormadan ben söyleyeyim dedim. Geçen pazar günü denize girdiğimi de yazmadım daha sanırım. Çok soğuk değildi deniz, girince güzelliğinden çıkamadım bir müddet :) Ah deniz ..Aklıma ne düşünceler getiriyorsun.. Bu hafta giremem ama bugün plaj dönüşü uzunbeye kararımı belirttim.Hergün öğlene kadar denize girip işe geleceğim ha..
Ferhat Göçer'in son cd'sini arabada çevirip çevirip dinleyip şimdiden herkesi bıktırdım yine.. Bunun yanında işyerinde ise cuma günü Kıraç'a takıldım.. dinlememişim..Çok hoş bir parça ve adamı çarpıyor hemen.. Kıraç'tan "
İstanbul saklasın bizi"..