Pazartesi, Ocak 16, 2012

ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi "aşk" karınla sana,ne şiirler yazarım*

Hayatımın hızına alıştım, evi otel gibi kullanmaya, koşturmaya da.Böyle kabul edince zorlanmıyorum. Geçen hafta başını unuttum bile, yani ne yaptığımı.Her gün işe gidiyorum, zaten geçen hafta yağmurluydu ara ara, öyle zamanlarda işler daha bir koşturmaca.Salı kadın kolları toplantımız oluyor,her salı saat birde.Öğleden sonra öyle geçiyor.Pazartesi tüm gün Dalamanda geçti,kırmızı arabayı sattık, başka bir işimiz daha vardı, o yüzden Aydın'dan gelen müşteriyle orada buluştuk.İki araba gittik uzunbeyle arka arkaya.Diğerini verince tek döneceğiz ya,hem Ortaca hem de Dalaman'da iş olunca öyle karar verdik. Bir ara vergi dairesine işim düştü.Daha doğrusu ocak ayı makbuzunu yatırmadan satış yapamıyorsun araba için.İyi de ocak ayı daha bitmemiş ki.Ayın başı.Hem bankadan makbuzu da yatıramıyorsun.Ertesi gün çıkıyormuş bankadan ,noter kabul etmedi.Bu yüzden vergi dairesine gittik.Sırada 3. cüyüm.Sistem gitti.Arkadaşlar saat dört olmuş, her işi bitirmişim ,param elimde ama sistem gittiğinden makbuzumu alamıyorum.İyi de sistemi yedekleyecek server'ın yoksa neden bilgisayar kullanıyoruz ki ?  Bayağı bir bekledim.Makbuz olmazsa noter satış yapmıyor,uzunbey Ortacada, diğer işi kovalıyor,ertesi gün tekrar gelmem gerek Dalaman'a.Müşteri  Aydın'dan gelmiş zaten,bekler mi bilinmez.Bir ara dedim ki ne yapıyoruz biz böyle ya....Neyse sistem mi geldi, oradaki kadın memur portakal soymayı bırakıp işlemi yapamayan veznedeki adama yardıma mı  geldi anlamadım  parayı yatırdık.Makbuzu aldık,notere döndük.Bomboş noter dönüşümüzde kum gibi çocuk ve veli kaynıyordu.Sanırım bu öğrencileri umreye götürme işi nedeniyle noterden vize işlemleri için başvurmaya gelmişler. Canına yandığımın ülkesi -bana bile yazdırdığı cümleye bak şu politikanın- ülkenin geldiği durum bu.Biz çocukken AKM'ye bale izlemeye giderdik, resim sergilerine Galata'ya.Konserlere ve operaya.Tamam umreye gitmesinler demiyorum ama bırak onları oraya ailesi götürsün, sanane devletim çocukların umresinden.Sonra kazma adamlarla konserlere gidiyoruz biz, konserde nasıl davranacağını bilmiyor, tiyatro da konuşuyor, sinema da kıpraşıyor, bunları kırolarla aynı salonu paylaşıyoruz diye yazmıyorum..Rahatsız olduğum içinde yazmıyorum, hala bu zamanda kadın cinayetleri, namus davaları , çocuk tacizleri ile uğraşan insanlar olarak okuyamayan kızlar, eğitim görmeyen çocuklar ve nerde nasıl davranacağını bilmeyen insanlarla uğraşıyoruz biz.Sen hiç buralara gelip taşımalı eğitim için her gün uçurumlu yollardan okula giden çocukları gördün mü..? Ya da daha hayatında hiç sanatçı görmemiş köy çocukları mevcutken, kitap ve eğitim için para bulamıyorken, daha 13 yaşında içkici babasının eve getirdiği adamlardan birinden hamile kalmış ki hangisinden hamile kaldığı belli olmayan çocuklar dururken, OYS sınavları için para bulamayıp Muğlaya sınava gidemeyen köy çocukları varken, üniversite kazanıp ,parasızlıktan farkında oldukları  halde aç kalmamak adına "farkına vardığını çaktırmamaya çalışarak" cemaat evlerine gitmek zorunda kalan çocuklar varken umre senin neyine.Yazıyoruz diye kötü olacaksak da olalım.Bu çocukları görünce her şey boş işte. Oturduğu yerden konuşanlar kadar kızdığım bir şey yok şu dünyada.Hem bir şey yapma, hem de yapıyorsan boşa yap.Kendin için yap, onlar için yapma. Sonra da ahkam kes.Politika yaptığını san.Herkes de seni başarılı bulsun.Dünya bunlar üstüne dönüyor işte. Al sana gerçek bir Türkiye yazısı.Dünya büyük şehirlerden ibaret değil,herkesi  İstanbula tıkınca bu ülkenin diğer şehirlerinde refah olmuyor.Bilakis tam tersi oluyor.Yazında bekliyorum ,mahfettiğiniz turizm politikamızı görmeye, eskiden beş ay süren turizm mevsiminin nasıl iki aya indiğini göstermeye.

 Öyle konulardan bu konulara nasıl girilir bilmiyorum.Bu tarz şeylerle avunuyorum diyelim.Zaten gördüklerimi anlatmaya yetişemiyorum ki,hangi birini anlatayım.Muğla büyükşehir belediyesi olacak, Fethiye'den de oylar onlara çıkmıyor diye bir kaç belediyeyi birleştiriyorlar.Belediye seçimleri enteresan olacak.Alır mı bilmiyorum.Gerçek Fethiye halkına güveniyorum diyelim.Gerçi buraya da Van'dan depremzedeler geldi, oy için bu bölgelere gönderildiğini söylüyorlar.Yani belediye seçimlerine burada oy kullanacaklar.Bu da bir çare olabilir mi göreceğiz.Gördüklerimi yazacağım en azından, beraber karar veririz artık.
 Geçen hafta çarşamba günü bir açılışa davetliydim.Tıklım tıklım doluydu,ikramları boldu.Bambu diye bir markanın Fethiye temsilciliği açıldı.

 Arkadaşlarımdan bazıları  scrable günü yapıyordu geçen sene, ben katılmayı çok istedim ama işlerden mümkün değil.Bu sene bir grup daha başladı.Zehra'da o grubun içinde.Bizde arada kaçıp uğrayabiliyoruz bazen.Bu hafta mesela uğradık bir ara.Zehra çok  güzel menüler yapmış, birde ıspanaklı bir ikram, dükana uygun.Buradan resmini kaydedip,umarım tarifini yazar bloğunda.
Bende şu geçen seneden beri yapmayı istediğim okuma atölyesi yapayım diyorum artık.
 Perşembe Bodruma gittim toplantıya. Muğla Kadın Kolları toplantısı bu ay Bodrumdaydı.Gelecek ay bizde.Giderken Muğlada köfte yedik pazaryerinde.Meşhur bir yermiş,adı Osman'ın yeri olabilir.Hatırlayamadım.Simit aldık ve yola devam ettik. Yollar iyiydi, sadece Bodrum-Milas arası az bir yol kalmış yapılmadık.Hava çok güzeldi o gün.Sabah gidip akşam döndük.
 pazaryeri
 Bodrum
 Bodrum
 CHP Bodrum Kadın Kolları
 Bodrum Kadın Kolları Başkanı Saime Demirtaş- küt saçlı,tam karşıdaki hanımefendi-
 Bodrum yolları-perşembe günü sabah çıkıp akşam geldik.
 Cuma günü kahve günümüz vardı Zen'de.Sabahtan Rana'ya gidip çok güzel çekimler yaptık, onları kızına yollayacak, öğleden sonrada Zen'de  gidip kahvelerimizi içtik ama gün çoktan kahve ikramından pasta börek günlerine döndü.Serbest günlerimden birindeydim,yoksa öyle günlerde sadece dükana uygun şeyler yiyiyorum ya da peynir yiyiyorum biliyorsunuz artık.Cuma akşamüstü eve geldiğimde ancak ertesi gün için kalabalık bir davet düzenleyeceğim aklıma geldi :) Zen'in doğumgünü 15 ocak ama biz 14 ünde gece bizde toplanalım ve herkes beraber olsun istediğimden herkesi çağırıp çocuklarla beraber yaklaşık 20 kişilik bir kutlamayla partiyi yaptık.
 Pastaları Cafederin Zehra yaptı.Nefisti.
 Her ikisi de kestaneliydi.Ben çok severim zaten kestaneli  pastayı.Herkes bir şeyler getirdiğinden ikramlar boldu.Yine de ben makarna salatası,brokoli salatası, kek, iki çeşit börek yaptım.Bunun yanında kuruyemiş ve likör de vardı.Şömineyi yakıp sıcak şarap içtik.
 Zeynep ; patlıcan dolması yapmıştı.
 Benim peynirli milföy böreklerim.

Fatoş'un tiramisu tatlısı.
 Dükancılara atıştırmalık turp.Yanında Talin'den nefs küçük tuzlu bisküviler.
 Peynirli atıştırmalıklar.
 Ares
 Çarşamba günü birde bebek ziyaretine gittim :) İşyeri  arkadaşımızın bebişi geldi .Kayra bebek.

 Evdeki İstanbul köşem.
 Dün biz yine kara gittik.Cumartesi Çağıl geldi tatil için.Hem cumartesi gecesi herkesi görmüş oldu hem de pazar günü için beraber hareket edebildik.Sucuk -ekmek -şarap menüsüyle karda yemek yedik,kartopu oynayıp ,kaydık.Dönüşte de kahvelerimizi Üzümlüde içip dağıldık.
 Nif
 Nif
Bu şal bana Demirköy'den hediye geldi,eski tanıdıklardan, gelirken Çağıl getirdi.

Salı günkü Fethiye Kadın Kolları Toplantısından.Bu sabah -pazartesi sabahı - başkanıma dokunma eylemi için Muğlaya araba kaldırıldı partiden.Hem başkanıma dokunma hem de 19 mayıs törenlerine tepki için ama bayram kutlamalarının kaldırılması sadece 19 mayısla sınırlı kalmayacak,haftasonu yapılan açıklamalarda 23 nisan ve 29 ekim bayram kutlamaları da stadlardan kaldırılacak diye açıklama yapılmıştı.Bunun için de bu sabah Muğlada pankart açacaktı CHP'liler. Muğla genelinden kadın kolları "başkanıma dokunma " eylemi yapacaklardı.Ben gitmedim ama şu saat itibarıyla daha internete haberleri düşmediğinden paylaşamıyorum.Daha sonra eklerim bilgileri.
-Bu akşam Benyamin Sönmez için yapılan bir etkinlik var, daha önce yazmıştım onu. Fethiye Kültür Merkezinde arkadaşları ve hocası onu anmak için konser ve etkinlik düzenliyorlar,doğumgünü anısına.Saat 20.00 de,bir terslik olmazsa ordayız ailecek.
-Dün Nazım'ın doğum günüydü.
*Başlık  K İskender.

Perşembe, Ocak 12, 2012

Cebimde yoktu,yüreğimden verdim *

Bu harika  Demirköy fotoğrafı altında yazmak istedim.Hiç değilse görüntümüz güzel olsun.
 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Gününde hapiste bulunan 97 aydın gazeteci olan  ve ana muhalefet liderinin tutuklanması için fezleke verilen bir ülkeden yazıyorum. Uyan ey halkım!

*Nazım' dan.

Pazartesi, Ocak 09, 2012

Ben sana her şehirde biraz geç kaldım*

Bu hafta arası çekilmiş bir resim bu.Çarşamba günü  Ölüdeniz Belediyesinin davetlisiydik Boğaziçi Cafede kahvaltıya,orada çektim. Karşıda gözüken Çal dağı. Zirvesi karlı.Aynı gün  2. el pazarıda vardı, önce orayı ziyaret edip kahvaltıya geçtik Fatoşla.
Mavikuştaydı yiyecek standı. Ona uğradım, bu kadar senedir ilk kez bir şey yapmadım.Ben yokken konuşulmuş, benden birşey istemedi arkadaşlar.Destek içinde aldım.
Mavikuş yiyecek standı 2. el pazarı. Mavikuşlardan bazıları.
Bu sosisli milföy Zen'den.

Zehra'da elmalı tart ve balkabaklı turta yapmış sanırım ,ben yiyemedim ama uzunbeye ve ofistekilere aldım onların yaptıklarından.
Bunlarda 2. el pazarından.
Bu çetikler Edirneli bir hanımdan.Zaten gördüğümüz gibi durduk,Fatoş çetikleri sordu,hanım bize nerelisiniz burada çetik denmiyor dedi.Bende benim yüzümden çetik diyor o çerkes dedim :)
Ölüdeniz Belediye Başkanı kahvaltıda.Kahvaltıda Boğaziçi cafedeydi sahil bandında. Cumartesi günü yine Boğaziçindeydik.Bu sefer CHP Kadın Kolları olarak her ayın ilk cumartesi geleneksel olmasını istediğimiz  kahvaltılarımıza başladık.Çok kalabalıktı, güzeldi.Kadınlı erkekli ,çoluk çocuk toplanmaya devam kararı aldık.

Her ayın ilk cumartesi "cumartesi kahvaltıları" günü.

Bu takvime bayıldım, içinde Cemal Süreya dan Nazım Hikmet e süper şairlerin süper cümleleri ve resimleriyle dolu dolu bir takvim yapmış TGB 'liler.Masamda duruyor, ben kullanıyorum.

Bu nefis ev yapımı içki Un Perisinden :))  Kendisi hediye getirdi.Biz uzun zamandır görüşüyoruz aslında ama yazmak bir türlü kısmet olmadı.

Çarşamba kahvaltı sonrası deniz kenarında içilen keyif kahvesi.
O gün hava açık ve çok güzeldi.Karşıda gözüken kısım Karagözler Mahallesi.
Bu tarafta Çalış.Martılar deniz kenarında kahvaltı edenlerin attıkları ekmeklerden nasipleniyorlar.
 Bu yazı aslında bir önceki resim konup kaç gündür bekletilen bir yazıydı.Sonra bugün birde kar keyfi yapınca yazıyı bitirmek gerekti artık.Bugün kalabalık bir şekilde Nif'e kar görmeye gittik.Resimler ordan.Böyle resim altı yazı yazmayı seviyorum.Zaten resimsiz yazılarım çok ruhsuz geliyor bana.Denedim olmadı da.
 Pek keyfim yoktu, üşütmemek adına dikkatli giyindim.Güneş varken iyiydi de güneş bulut arkasına girip sis basınca soğuk bastı.Bizde yemek için Kırkpınar Restauranta gidelim dedik.Gitmeden önce de çocukların ıslak kıyafetlerini değiştirip sıcak şarap içtik.
Ares Uzunbey'le.

 Nif
 kar



 Migrostan aldığımız Sevilen sıcak şaraplarını ısıtıp termosa koyduk.Daha sonrada karda içtik.Bir dahaki sefere sucukta götürmeye karar verdik.

 Restaurantın kapısında arkadaşlara rastladık.Burada kar şerbeti adı verilen kar ve pekmez karışımını yapmışlardı.
 Karda Kırkpınar Restaurantın bahçesi.
 Bu da kardan adam.
Bir ara yemekten sonra çaylarımızı içip ısındığımız,kardan ıslananların kendini ve giysilerini kuruttuğu soba.
Orda buz yerine rakıya kar koyduğumuzuda eklemeden geçemeyeceğim.

xxxxxx

- Yarın bir terslik olmazsa Dalaman'da işimiz var.
-Birde  Kadın Kollarından bir hanıma gidilecek.Erken dönersem gideceğim. Geçen hafta zaten kadın kolları adına bir başsağlığı, bir geçmiş olsun, birde ev toplantısına gittik arkadaşlarla.Başsağlığı için gittiğimiz olay otuz yaşında bir şeker hastası kız acile gidiyor, şeker hastalarına vurulmayacak bir iğne vuruyorlar hastanede. Kadının yakınları uyarıyor,kendisi şeker hastası diyerek ama hastanedekiler bu gece rahat uyur diye yapıyorlar.Sonuç aile kızlarını kaybediyor.Babanın gözleri o gün içime işledi.Diyet miyet kalmadı, alt üst oldum.Benim gibi biri için zor bir ziyaretti işte.
-Nif'te dağda telefonlar çalışmıyor,Çağıl bize ulaşamayınca not yazmış,mesaj atmış, merak etmiş bizi. Yolda ulaştı ve ben nasıl size haber veriyorsam bir yere giderken sizde bana haber verin ,merak ediyorum dedi.Tamam haklısın dedim.Gerçekten atlamışız.
-Annem bloğa yazı yazmaya başladı. http://hamaratkontes.blogspot.com/

- Bu hafta gelen maillerden

bir konser http://www.youtube.com/embed/Kmy5kW3rWJU

bir reklam http://www.youtube.com/watch_popup?v=ThFCg0tBDck

*Cemal Süreya