Akdeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Akdeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Nisan 20, 2017

Tesirsiz ne kadar söz varsa ruh cebimde biriktirdim ki zaten ben küçükken de meraklıydım suya yazılar yazmaya.*

Bir daha ne zaman yazarım bilemiyordum. Bu köprülerden çok su aktı.Hayatım değişti, ülke de değişti.Uzun zamandır buralardayım, Fethiye'deyim. Yıllardır yaptığım işi bıraktım. Gayrimenkul Danışmanıyım artık. Nisan başından beri Remax'te çalışıyorum. Yeni işime kanalize oldum. Asılıyorum. Çok çalışmaya çalışıyorum. Çok şey yaşadım son aylarda, tabii ki ayrıntılardan bahsetmeyeceğim. Okudukça eskiler yorumlar zaten.Yeniler içinde yeni başlangıçları okuyun, çok güzel şeyler yazmak istiyorum artık diyeceğim...

Fethiye'de bir değişiklik yok.Hep aynı güzellikler.

Bahçede kaktüs ve sukkulentlerle yaşamaya devam.



Mia , benimle...  Erika hastalandı ve yaklaşık üç haftadır ortada yok.Sanırım ölmek için evden uzaklaştı.Sanki her gün geri dönecek diye bir his var içimde ama gelmiyor.

Ateş, Ares'in oğlu. Onunla beraberiz. Ares yok...

Yine kahve keyiflerine ve hayata devam...

Yakın zamanda görüşmek üzere...

*Başlık: Ali Lidar 

Perşembe, Aralık 20, 2012

Kırılmasın diye durur kalbim..*

Sagalassos çok güzel bir şehirdi. Kazıları yeni bittiği için yeni duyulan ama bence Efes kadar olmasa da ilgi çekeceğine emin olduğum bir antik kent.
 Resmi kazı sitesi .. tık
Biz geziye kasım ayında gittik ama anlatmadan geçmek istemedim.Biz -iş olarak - her ay bir etkinlik yapıyoruz.Bu biraz bizim için biraz da halkla ilişkiler çalışması gibi.Ücreti çok yüksek olmayan günü birlik turlar bunlar. Kasımda oradaydık, aralıkta Antalya  alışveriş turu, ocakta Seki kar gezisi , şubatta ikea, martta Şirince :)) Biz böyle planladık çok önceden bilseydim aralık ayına Şirinceyi alırdım : P  Neyse biz zaten Metin Uca'nın gösterisi var ,orada olacağız kısmetse o gece.

Burası bir Höyük,geziye Burdur yakınlarındaki bu höyükten başladık.Hava çok güzeldi, bir otobüs kadar İngiliz-Türk karışık bir gruptuk.

Bademler vardı yolun kenarında, resimler çektik ve sabah yürüyüşü gibiydi ilk durağımız.
Burdur da yemek molası verdik ödüllü müzesini gezdik.O taraflara yolu düşenin mutlaka gezmesi gereken bir müze bu bence.
Girdiğinizde sizi karşılayan muhteşem boyutlu heykelleri ile kalbimi çaldı bu müze. Bu görüntülerde video görüntüleri,yalnız her zamanki gibi güncel değil, son kazıdan sonra getirilen heykeller ,büstler insan boyunun beş katı görüntülerde ve girdiğiniz gibi solda müzenin kapısında sizi karşılıyorlar,ağzınız açık kalıveriyorsunuz heykellerin büyüklüğü ve güzelliği karşısında. Ben hayran kaldım.Tekrar gidip ağır ağır en az 2-3 saatte gezmek isterim.Oysa hızlandırılmış bir turla gezmek zorunda kaldık biz.Hava kararmadan Sagalassos'u da bitirmek üzere erken çıkmak zorunda kaldık.

Yemeğimizi oranın tek ünlü ve eski restaurantında yedik.Emniyet Lokantası.Bu da lokantanın buzdolabı.İçini açıp bakmak istedim ama sahibi bana bakınca utanıp da açamadığım dolap :)
Burdur şiş.. Mutlaka yenmeli denilen şey porsiyonu küçük,baharatsız şiş  köfte. Mekan yediklerimizden daha güzeldi zaten etrafı seyrederken doydum ben. Burdur'a kesin gidin, müzeyi kesin gezin ama bundan yerseniz aç kalırsınız. Porsiyonu az çünkü.Ben zaten hamur işi yemediğimden iyi ki çorba içmişim.Çorba güzeldi.Üstüne kaymaklı kadayıf dediler bende olsun dedim de gelen ekmek kadayıfı değil, tel kadayıf üstüne kaymaktı.Hayal kırıklığımı ne kadar anlatsam beceremem.Burdur yemek açısından zayıf bir yer bence.Hem koca şehirde internette sadece iki yer yazmışlar şiş köfte yemek için sanayi ve emniyet lokantası. Başka da yemekle ilgili bilgi yok.
Bu büstler yaklaşık insan boyunda ve müthiş görünümlülerdi, bayıldım.  Birini Zeus'a benzettim ama bilmiyorum doğru mudur..? :)
Günlerdir on yazı yazdım kafamda,oturup yazmaya gelince bir şey çıkmıyor.

Son zamanlarda sizin internetlerinizde de garip kopmalar ve sayfa yenilenmeleri meydana geliyor mu..? Benim çok geliyor ve işin tuhaf yanı artık bana garip gelmiyor.Bi kontrol bi kontrol bk var sanki.Ne bulacaklarsa, her yeri kontrol ediyorlar. Etsinlerde bazen isim yakalıyorum ben ,özellikle facebook konuşmalarında hatta kim girmişse mesela,nasıl oluyor bilmiyorum diyelim ki özlemle konuşuyorum,yukarıda pencerede başka isim yazıyor.Dalgınlıkla sanırım , iz bırakıyorlar :)

Kaç gündür bir yazı yazamadım ben,hem canım istiyor,günde on defa kafamda yazıyorum yazıyı,tam oturuyorum yok.Bir kelime yazmak içimden gelmiyor.Şu yazıyı allah sizi inandırsın beş gündür yazamadım ben.Bir paragraf yazıp çıkıyorum her seferinde. İnternette iş yapıp çıkıyorum.Bu arada gündüzlerim ve gecelerim yoğun geçiyor,güzel şeyler yapıyorum.Bazende bu bloğa çalışıyorum valla :))
Gezi yazı gibi geçmedi,gayet akıc ve güzeldi.Onun üstüne iki gezi yaptık biz.
Bu hafta 22 aralıkta Datça ya kadın kolları toplantısına gideceğim kısmetse.

Kitap okuma atölyesinde hızlı gitmeye başladık.Cevat şakirden sonra yabancı yazarda simon de beauvoir sıra.
Kitap okuma atölyesi demişken antik şehirde öyle bir kütüphane vardı ki aklım başımdan gitti.Üstteki ve alttaki resimdeki mozaiklerle süslü büyük yer bir kütüphane.. Hepimiz dakikalarca resim çektik, çok güzeldi.


Burası da antik tiyatro.






Çok güzeldi.O bölgeye gidipte orayı görmeden dönmeyin derim.

Dün gece Atapark otelde Tango gecesine davetliydik.Can Hoca ve eşi davet etti.Çok güzeldi,resimler daha sonra. Sanırım Tangoya gideceğim..Hemen değil ama karar verdim. Uzunbey birşey demedi :) Biz Fatoşla gitmeye karar verdik.

Yarın bürodayım,sene sonu temizliği yapıyorum masamda.

Vakit bulursam şöyle eski yazılarım gibi keyifli bir yazı yazmak istiyorum artık :)

*başlık   Tangodaki şarkılardan biriydi,çok güzeldi,daha önce çok farketmemişim ne yazık ki...

Pazar, Mayıs 27, 2012

Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış, sözler ve şarkılar içindeyim*

Resimlerden anlaşılacağı üzere tatildeyim.Uzunbeyle Kaş'a tatile kaçtık.İş kısmını bilgisayardan halledecek şekilde ama.Bizim tatil anlayışımız farklı olsa da ancak bu şekilde kaçabiliyoruz.Cuma öğlen ben direksiyona o bilgisayara geçerek yolda hem işimizi yaptık hem de arada Tlos gibi yerlere uğrayarak Kaş'a akşam saatlerinde geldik. Yolda bir ara arabanın elektirik sistemi bozuldu.Döğer diye bir köy var,tam elektirikçinin önünde durduk,sistem çalıştı. O sistem çalışmazsa biz tatil yapamayız :( Yani hemen interete girilen bir yere gitmemiz gerekir.Neyse çalışınca ara yollardan kaş-kalkan yoluna  koyulduk.Ben o yolları seviyorum, daha öncede çok gidip geldim.İki paralel yol düşünün, çamurköy yolundan bağlanarak birbirini kesiyor.Herkes bilmez,yolda Uzunbey bana tatlı tatlı sataşıp durdu, araba kullanmayı seviyorum ve şöförken pek etrafa bakmam, ciddi ciddi araba kullanırım ve yol çok güzeldi,tarlalar arasından,kuş seslerinden , yağmur çiselerken geçtik ama biz gittikçe hava açtı.Cuma akşamı müthiş bir esinti vardı, dalga seslerinden ve rüzgar sesinden odada bile etkilendik.Bugün hava çok güzeldi.


Otel yarım pansiyon, bizim için de öğle yemeğinde gezmek için iyi oldu,Kaş'a indik.Hatta gece de kahve içmeye gittik.Yarımadanın ucunda ve tam Meis'in karşısındayız.Uzunbey sabahleyin bana sen burayı yüzersin diye gaz veriyordu :)) Yüzemem diye değil de  tutuklanırım o zaman diye cevap verdim :P


 Öğlende Zeytin diye güzel bir restaurantta yemek yedik.Deniz ürünleri güveci yedik ve bira içtik.Yemek güzeldi ama ben kediyi besledim diye bir ara garson sandalyaye vurup kediyi kovalayınca keyfim kaçtı.O saate kadar iyiydi, vurdunuz mu yoksa diye gayri ihtiyari yüksek sesle sormuşum.Yok biz ya su atarız ya da sandalyeye vururuz dedi ama kedi benim ayağımın dibindeydi.Ben kendimi  kovulmuş gibi hissedince hemen kalktık.Bir daha da gitmem.Türklerin bu uyuz davranışlarına gıcık oluyorum.İstemezsem ben kovalarım,sana ne oluyor.Yerde güzel güzel benim verdiğim ekmek parçacıklarını yedi kedicik.Zaten yemedikleri zaman toplayıpta kalkarım,bırakmam hiç bir zaman.


 Meis'e karşı kahvaltı ...




 Kaldığımız oda kalkan-kaş yoluna bakıyor.
 Meis Adası
 Babamla annem bana hem anneler günü hediyesi hem de yaş günü hediyesi için kargo gönderdi.-Burcununda hediyeleri vardı içinde,onlar sonra resimlenecek-İçinden nefis şeyler çıktı,hatta ikinci bir kargo bile aldım bu arada.Bunlar K.Atatürk yazılı saat,bileklik ve yüzük.Her gün takıyorum.

Hem gündüz hem gece gidince yoldan fotoğraf çektim.
Yarımadanın yolları böyle.Daha çok villalar ve oteller var.
Kaş 
 marina

Gece hava kararmaya yakın, eski kaş evi, titrettiğim halde çok güzeldi..Bol saksılı sardunyalı ev.

Bugün 20 kişinin bulunduğu havuzda tatile geldiğimize bizi pişman edecek bol çocuklu ama kendileri çocuklardan daha fazla ses yapan ve şu anda otelin merdivenlerinde  bu saatte bile - (00.20)etrafa biz tatildeyiz mesajı veren şehirli tatilcilere bütün otel müşterileri gıcık oldu. 2-3 aile.Şu an çiğdem çitliyorlar oda kapımın önündeki merdivenlerde :)) Birde sanırım büyükşehir dolaylarından kalabalık bir grup var,akşam restauranttan alacakları meyveleri sabah yolda yerlermiş diye muhabbet eden :) Biz bugün uzunbeyle böyle tatiller için yaşlandık mı yoksa huysuz tipler mi olduk diye konuşuyorduk.Onun haricinde iyiyiz.Bol kitap okuyup, bol bol dinlenmeye çalışıyoruz. Kaş izlenimlerine devam...

*Edip Cansever :)

Güncelleme: Kaş aquapark otel;  1- Otel hakkında fazla yazmamışım ama diyebilirim ki yemekleri bir insanı doyuracak amaçlı yapılmamıştı, diyet yaparsanız kesin gidin çünkü aç kalkıyorsunuz, tek etli yemek çeşidini ilk kez bu otelde gördüm.Kahvaltı bir büfede bile daha fazla çeşit vardır.Yemekten kaldı.
2- Havlum arıtmanın üstüne düştü,iki gün sonra zorla alabildim, önbüro müdürü bana havlularla anılarınız mı var dedi,bende çeyizimden değil ama ıslakken sarılmak iyi oluyor dedim.Çok ilgili! ve saygılı! olduklarını da belirtmeden geçmeyeyim.
3- Manzara süper ama bebek arabası veya tekerlekli iskemle gibi araçlarla gidilmemesi gereken bir yer.
4-Sadece yalnız kalmak ve manzara seyretmek,sakin güneşlenmek için ideal.Bu para içinde pahalı.