Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ekim 28, 2014

91. yıl Cumhuriyet...

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun... Resmi törenden sonra kendi törenimizde bizlere izin verilmeyen çelenklerimizi koyduk sivil toplum örgütleriyle. Yarın akşam da Cumhuriyet Balomuz var, yemekli :) 
Onun harici Annem buradaydı,gezdik,tozduk, İkea İzmir yaptık bir gün, turla ..Çok olmuş yazmayalı,özledim de ayrıntılı bir yazı yazıp geleyim daha sonra.


Özel Not: Ankaralı'lara özel ricamdır, Anıtkabir'e gidenler bir kere de benim için özel teşekkür etsinler Yüce Atama...

Pazar, Kasım 10, 2013

Aşk tüm zamanların içinden geçer...

Yine bir 10 kasım ve Ankara'ya selam olsun bu yazı..
Bu resmi çok seviyorum.Karanlıklar içinden parladığı için olabilir mi..? Evet... Ne yaparlarsa yapsınlar hep böyle parlıyor.Ne olursa olsun hep haklı ve kim olursa olsun onu geçecek ne kapasitesi ne de kalitesi  mevcut. Ancak yasaklarla ve başkalarına  haksızlık ederek bunu yapabiliyorlar.
Hayatın en büyük gerçeği işte burada yatıyor.İster kabul etsinler ister etmesinler.Gerçek bu sevgide... :)

Cumartesi, Aralık 01, 2012

Ve nelere baskın gelmez ki seni düşünmenin tadı.*

"Psikolojik araştırmalara göre, birini sürekli düşünürseniz ve bunu engelleyemiyorsanız ,sebebi düşündüğünüz kişinin de sizi düşünmesidir " diye yazıyordu bir yerde. Beni düşünmüş müdür ya da bizi görmüş müdür bilmiyorum ama ben Ankara'ya gittiğimde hep onu düşündüm.Öncelikle meclis için gittiğimizden Anıtkabire yetişip yetişemeyeceğimiz belli değildi,  Cafe Derin Zehra ve Selma ile Muğla Kadın Kollarıyla Ankara-Eskişehir gezisine gittik biz.Salı CHP Grup Toplantısı için Muğla'dan pazartesi akşamı yola çıktık.Sabaha karşı Ankara'daydık. Hoşdere'de Zonguldak Amele Birliği Konuk Evine gittik doğrudan,gece orada kalacağımızdan eşyalarımızı odalarımıza koyduk.Yol kıyafetlerimizi çıkarıp elbiselerimizi değiştirdik. Oradan saat 11.00 randevu aldığımız Emine Ülker Tarhan'la görüşmeye meclise gittik. Önce onunla görüştük, Biz küçük otobüsle gittik, yani fazla kalabalık değildik. Fethiye'den üç kişi olduğumuzdan jest yapıp üç arkadaşı ayırmadılar ve aynı odada kaldık. Geziden geleli bir hafta  olmasına rağmen yazamadım, nasıl anlatacağımı bilemedim birazda. Aslında çok şey yazmak istiyorum ama bir yandan da hiç bir şey yazamayacağım.Yani düşündüklerimin onda birini anlatabilsem ne mutlu gibi bir durum var ortada. Ben Ankara' yı çok sevdim :) Yani görebildiğim kadar. İlk geldiğimden beri  34 yıl olmuş,arada geldim ama birkaç saatlik bir buluşmaydı bir şey anlamadığım.Ankara'da kapım çok, Aysetun başta Nalan gibi çocukluk arkadaşım var ama daha önce de söylediğim gibi meclise geldik ve resimlerde  göreceğiniz gibi akşamüstü geç saatlere kadar oradaydık. Beşe doğru meclisten çıktığımız gibi Anıtkabire geçtik. Kaldığımız yer Çankaya'da ama biz arkadaşlardan ayrılıp Anıtkabir dönüşü otobüsten indik.Zehra önce beni heyecanlandırıp seni Kuğulu Parka 'da götüreceğim dedi -sözü var bana, Aşk tesadüfleri sever filmine gittiğimizde söz vermişti- ama park kapalıymış,tadilattaymış sanırım. Bizde yemeğe Tunalı Hilmi'ye gittik.
Yolda müzisyenler vardı,sokak çalgıcısı, Fethiyeden selamlar diyerek bir şeyler bıraktım ben önlerine. Önce yemek yedik, sonra kahve içmeye Özsüte girdik.Zehranın arkadaşı vardı Ankaradan yanımızda,  dördümüz saat dokuza kadar oturduk, ben etrafı seyrettim,kahve falı baktık,sohbet ettik. Özsüt'ün özensiz ve tatsız  pastalarını yedik,kahvelerimizi içtik.Dokuzdan sonra kalkıp taksiyle misafirhaneye döndük,çok yorgunduk, yattığımız gibi uyumadık tabii ki,günle ilgili konuştuk.Hatta ben sonra da uyuyamadım.Kalkıp kalkıp gece ışıkları yanan Ankara'yı seyrettim uyuyana kadar.



Tunalı Hilmi..

Bu yolda , Polatlı' da içtiğimiz çorbalar.

Bu akşam kahvesi de yola çıkmadan Muğla Öğretmen evinden,otobüsü beklerken.
Sabahın yedibuçuğunda çok normal bulduğum Ankara trafiği.
O bölgede gördüğüm en yoğun trafik.Her yer böyle olmaz yeni yerleşim yerleri daha yoğun dediler.
Zonguldak Amele Birliği Konuk Evi.
Kaldığımız odanın penceresinden. Sisten Atakule gözükmüyor.

Ben bu resmi duvarda çekerken Zehra da beni çekiyordu.
TBMM
CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan ve Muğla milletvekilimiz Ömer Süha Aldan.
Özellikle odasında bizleri kalabalık şekilde ağırlayan CHP Grup Başkan Vekili  Muharrem İnce.
Bir ara oturacak yer bulamadık odada.Muğla Milletvekilimiz Nurettin Demir kalkıp yaşça büyük arkadaşlarımızı oturttu.(siyah ceketli)
Sonra meclis lokantasında yemek yedik.
Yemekten sonra CHP Grup Toplantısına girdik,salı günleri her partinin ayrı salonu var,orada yapıyorlar.Ben İstanbul milletvekili Melda Onur'un sırasına oturdum.Zehra,Tolga Çandar'ın. Zaten milletvekilleriyle beraberdik ama danışmanları da bizi hiç yalnız bırakmadılar.Selma Bursa milletvekillerinden birinin sırasına oturdu.
Salı Grup Toplantısını o gün nöbetçi olan Emine Ülker Tarhan açtı.Biz sabahtan görüştüğümüzde ondan çok etkilendik.Çok sevdik.Gayet hoş ve akıllı biri.Bunu konuştuğunuz da daha net anlıyorsunuz.
Daha sonra Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu salona girdi.Biz girdiğimizde sakin olan salon,toplantı bitene kadar tıklım tıklım ve ayakta bir sürü insanla devam etti.Şafak Pavey, Birgül Ayman Güler gibi milletvekilleriyle tanıştık ve söylemem lazım ki çok resim çekildik.Ben çektim ama beni de arkadaşlarım çekti,böylece bir sürü fotoğraf çekilmiş olduk.
Sonra grup toplantısı bitince randevu aldığımız genel başkanımızı beklemeye başladık.Muğla grubu oldukça kalabalık bir şekilde odasına gittik.Konuştuk.Fethiye Kadın Kollarından geldiğimizi her tanıştığımız kişiye söyledik :)) Genel başkanımıza da ayrı ayrı hem Zehra hem ben söyledik.Çok sevindi.Resimler çektirdik.Gündemi konuştuk. Bize ikramlarda bulundular.Sağ yanındaki Muğla Kadın Kolları Başkanımız.
Gördüğünüz üzere genel başkanımız bir kaktüssever :))   Odasında masasının önündeki  sehpadan çektim bu görüntüyü.O diğer arkadaşları uğurlarken.
 -Kaktüs  ama  sukkulentlerden oluşan bir kaktüs düzenlemesi o-
Resmin arkasında bizi uğurlarken, çıkış kapısındayız.Önde Muğla milletvekilimiz Tolga Çandar. Konuştuğu Ömer Süha Aldan.Biraz da meclis toplantısını seyrettik çıkmadan.Orada resim çekmek yasak, bu yüzden fotoğraf yok. Burada ayrı ayrı bizimle ilgilenen milletvekili danışmanlarımızı yazmazsam olmaz.Bütün gün bizimle beraber mecliste dolanıp,rehberlik yaptılar. Çok güzel bir tecrübeydi, herkese o ortamı gidip ziyaret etmelerini tavsiye ederim.Her kapıda  güvenlik önlemleri aldıklarını ve kimlik kartı almanız gerektiğini ve bunun kaybedilmemesi gerektiğini de belirteyim.Biz davetli olarak gittiğimizden randevularımızı önceden aldığımızdan bir sorun yaşamadık. Kapıda hanım polislerle sohbet ettik, sanırım Akdenizli halimizde dikkat çekti hemen . Birileri sormadan söyleyeyim,  güleryüzlü, sıcak davranışlarımız :)
Aslanlı yol
Anıtkabirden Ankara görüntüsü.. Gündüz gözüyle gördüğüm son görüntü buydu o güne dair. Gece oldu, biz yemeğe gittik,yukarıda zaten anlattım ama, aması var işte. Yetmedi bize.Bana da, Zehra'ya da ,Selma için de sanırım.Ankara'ya gidip bir günde veda etmek gezinin en kötü tarafıydı. Bu gezi meclis gezisi olduğundan başka hiçbir şey görmeden dönmek zorundaydık.Hele ben, üç gün kalmalıydım en azından. Daha arkadaşlarımla bile görüşemedim.Bütün gece bunu düşündüm.Tadı damağımda kaldı.Aslında aklımda.Bu yüzden başka görmediğim bir şehre yola çıkmamıza rağmen Ankara'dan gönül rahatlığıyla ayrılamadım.Bir zamanlar haritasına baktığım semtleri yolda gördükçe de heyecanlandım :) Okuduklarımı düşündüm, bir daha ki buluşmaya kafamdan hesaplar yaptım.
 Sabah erkenden yola çıktık,böylece Beypazarını gezebilecektik.
 Demirci ustası ,
 takılar,
 havuç döner,
 baklava,
 yeni onarımına başlanmış han,
 sokaklar,
 kuru biberler..
 Hepsi Beypazarı'nı anlatan güzelliklerdi.Bol alışverişten sonra otobüsümüze bindik ve Eskişehir'e doğru yola çıktık. Fakat yolda yaşadığımız teknik bir sorundan ötürü saat 13.30-14.00 te olmamız gereken Eskişehire 16.00 da varınca gezi planı değişti.Gün kararmadan gezebildiğimiz kadar ki bu bir saatte ancak Göletli Parkı gezdik.Oradan yemeğe gittik Porsuk kenarına, gondollar kışa girdiğimiz için kaldırılmıştı, Boynerde kahve içtik ve dönüş yoluna geçtik.Zehra bu olayın tamamen bizim oraya tekrar gidip gezmemiz için olduğunu düşünüyor.Bende katılıyorum.Biz Fethiye  Kadın Kolları olarak baharda belki bir gezi düzenleyebiliriz,zaten geçtiğimiz sene istemiş ama yapamamıştık.
 Eskişehire giriş..
 Göletli park- başka bir adı var mı bilmiyorum,varsa yazarsanız sevinirim.
 Porsuk nehri o gece bana bambaşka ışıldadı ama sadece gördük,gezemedik.


Kahve keyfi ve sohbet güzeldi.. İçimden vedalaştım şehirle ama tekrar geleceğim diye de söz verdim.

* Ahmet Arif.

Cumartesi, Kasım 10, 2012

Çarşamba, Kasım 02, 2011

Ve sen olmadın hiç mehtabın renginde...

Burada yaşamanın en güzel yanı arada işte kaçıp böyle güzelliklere kısa sürede dalmak.Uzunbey bazen böyle kaçamaklara imza atıyor, bazen de aynı büroda çalışmamıza rağmen birbirimizin yüzünü göremiyoruz. Bu koylar hem merkeze çok yakın, hem de sakinliğiyle kafa dinlemeye birebir.Biz Ares'i de alıp gittik.Bizden sonra gelen bir çift denize girdi,diğerleri de balık tutmaya gelmişler.

 Ares bey denize girdiği yetmiyormuş gibi  gelip benim çevremde dolaştığından hep ıslanma tehlikesiyle kendimi korumak zorunda kaldım.
 Denize girenler de vardı.O geçen haftaydı ama bu sabahta Çalışta denize giriyorlardı.Türkler denize girmiyor artık,İngilizler plajda.Sabahları artık serin olduğundan kısa kollu tişörtle yürüyemiyorum mesela ben.Öğlenleri ise günün en sıcak saati olduğundan ince kıyafetlerle dolaşabiliyoruz.Akşamları güneş battığı gibi de üstümüze hırka almamız gerekiyor.Akşam böyle yazıya başlayıp, uykum gelince bırakmıştım.Bu sabah ikinci el pazarı vardı,cumhuriyet kadınları derneğinin yiyecek standına milföylü börek yaptım, evden fazla eşyaları mavikuşa ve kadın kollarına bıraktım.Onlarda burslar için satıyor pazara gidip.Yani satıp parasını bağışlıyorlar.
Ares
samanlık koyları

chp kadın kolları gazete ilanlarımızdan biri.
Bu da 29 ekim günü partideki Cumhuriyet kutlamalarımızdan.
Fethiye Teröre hayır !  yürüyüşü.


CHP Fethiye Kadın Kolları
Herşeye rağmen sırtımızı yine ona dayadık,dayıyoruz. Ne güçlü bir sevgisin ulu önder Atatürk! Bu dünyaya uzak ama hala  kalbimizin taa içinde :))
Fethiye Belediye Bandosu
Yürüyüşün gerçek sahipleri..Fethiyeli şehit aileleri ve gaziler.
Hepimiz Mehmetçiğiz...
ADD -Atatürkçü Düşünce Derneği
Bu güzellik de kapmış bayrağı gelmiş :)

Şimdi de biraz el yapımı işler.Birsen hanım partiden,kendine küpe yapmış,hatta bana da beyaz bir tane yapmış.Bu ikisinin büyüklüğünde tek bir parça.Onu da çekip koyarım sonra.
Bu örtüyü  Demirköyden gelirken getirmiştim.Anneannemin buzdolabı örtüsü.Tül üstüne işleme.Kırmızı çıkmış ama koyu pembe ve yeşilden çok hoş renkleri uyumlu bir örtü,hatıra.
Fatoş'un kolyesi, Rana takı-tasarımdan :)
Fatoşla kahve kaçamağımız.

Cumhuriyet Bayramında gidip Cumhuriyet Kadınlarının eli öpülür :) Huzurevinde yaşayan Ressam Şükran Teyzeyi ziyarete gittik Hale ve Dilek Hanımla.O duvarları çok renksiz bulduğundan kendi boyamış.Dairesel figürler onun herzaman kullandığı döngüler.
Satranç oynamayı çok seven Şükran Teyze huzurevine gidince satranç takımını da oraya bağışladı.
Banu Avar'ın kesinlikle önerdiği kitaplar,bu ara onları okuyacağım.Bayram tatilinde.
Geçen hafta ne yoğunmuş, yaz yaz bitmedi. Rana takı ve doğal taş dükkanı olan arkadaşım, onun doğum gününde bar kapattık biz :) Yani organizasyon yaptık ve hep beraber toplandık.Sadece yakın arkadaşları vardı.Karaoke yaptık,oynadık,çaldılar, bizde söyledik. Çok güzel bir geceydi,geç döndüm eve.
deep blue bar- paspatur
paspatur çarşısı
paspatur çarşısı- gece
Aslında gittiğimiz saatte kalabalıktı ama ben bu resmi gece yarısına doğru çektim.
Geçen hafta bir günde tam dört etkinliğe gittim :) Birde Fethiye sakindir derler. FKM de eski CHP Milletvekili Dr. Sami Gökmen'in kitap imza günündeydim,kalabalıktı ve güzeldi.

Ümit Hanım, HES'ler için Hayır! imza kampanyasına katılıyor.
imza gününden
HES'lere hayır!

HES bilgilendirmeleri.
Fethiye-Sivas Kültür ve Dayanışma Derneği yeni kuruldu, içlerinde kadın kollarından arkadaşlar var, bu yüzden ilk etkinliklerinde destek olmaya çalışıyoruz.Yoksa bazı arkadaşların sataştıkları gibi- ne zaman Sivaslı oldun?  Sivaslı değilim tabii ki :))  Akdenizde yaşayan bir İstanbullu'yum.Son zamanlarda daha bir Akdenizli oldum sanırım.

Sivaslılar Derneği için Şehitler sevabına  helva ekmek dağıtıldı,basına bilgi verildi.Şehitler Anıtı önü- Fethiye

Fethiye Lions Kulubü de Van Depreminden hemen sonra organize olarak depremzeler yararına resim sergisi açtı ve tüm resimleri satıp,gelirini Van'a bağışladılar.Resimler Nejat Gürkan'ın resimleriydi ve benim payıma da bir tane düştü.Çoğunluğu satıldığından satılmayanlardan yukarıdaki resmi Ortaköy diye daha gördüğümde ağzımdan kelimeler dökülünce Ümit Hanım bana hediye aldı.Şimdi büromda.



95. sokak  bu tarz etkinliklerde genelde kullanılan bir sokak.


Ferhat Göçer'in yeni albümü  çıkmış; ( Seni sevmeye aşığım ) Uzunbey bana hemen almış.Yine çok güzel ve hemen her şarkısı dinledikçe netleşiyor,güzelleşiyor.
Mehtabın rengi , unutmuş çoktan hemen dikkati çeken şarkılar. Ben yine çok sevdim.

*Yarın 13.00 de Fethiye Ticaret odasında HES'lerle ilgili basın açıklaması var.
* Bayramda  Uzunbey'le İstanbula gitmeye karar verdik kısmetse.Asortik Krep bayramda yollarda olacak !
Bu yüzden valiz hazırlıklarına giriştim.Hangi gün gideceğimiz belli değil.Belki cumartesi, işler bitmezse de pazar.
Çok özlemiştim, iyi oldu. Sadece onları değil,İstanbulu ve yolculuk etmeyi de özledim. Geçerken selam göndermeyi tanıdık şehirlere ve işleri düşünmeden gezmeyi :))
Rana'dan aldığım Atatürk kolyem, 10 kasımı bekliyorum şimdi bakalım ne naneler dinleyeceğiz.Anma törenleri de iptal edilecek mi bayram tatili münasebetiyle...? Merakla bekliyorum.